Ahmet Cevizci

Ahmet Cevizci

YazarDerleyenÇevirmen
8.7/10
72 Kişi
·
304
Okunma
·
50
Beğeni
·
2.656
Gösterim
Adı:
Ahmet Cevizci
Unvan:
Türk Felsefe Profesörü, Yazar
Doğum:
Bursa, 1959
Ölüm:
1 Aralık 2014
Prof. Dr. Ahmet Cevizci, 1959 yılında Bursa'da doğmuştur. İlk ve orta öğretimini Bursa'da tamamlayan Cevizci, 1978-1982 yıllarında arasında Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü'nde Lisans eğitimini tamamlamıştır. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe Ana Bilim Dalı'nda,Sokratik Diyaloglarda Yöntem (1984) başlıklı tezi ile yüksek lisans, Platon'un Bilgi Kuramı (1992) başlıklı tezi ile de doktora derecesini alan Prof. Cevizci; Fransız Hükümeti'nden kazandığı bir burs ile, 1989-1991 yılları arasında Sorbonne Üniversitesi'nde doktora düzeyinde araştırmalarda bulunmuştur.
Şimdilerde Uludağ Üniversitesi'nde Felsefe Bölümü öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.
Gücünü sevgiden almayan erdemsiz toplum, insanın metafizik boyutunu hiç hesaba katmadığı için, burada erdemli insanın ya da gerçek filozofun mutluluğa erişebilmesi mümkün değildir.
Ölümden de korkmamak gerekir çünkü biz yaşarken ölüm yoktur, ölüm geldiği zaman ise biz artık yaşamda değilizdir.
Sokrates, bedenin insanın hayatının verili kısmı olduğunu, dolayısıyla bedene abartılı bir özen göstermenin gerekli olmadığını, insanın tüm çabasını ruhunu ve dolayısıyla aklıyla ahlaki karakterini geliştirmek için çaba sarf etmesi gerektiğini göstermek amacıyla yaz kış ince bir entari ve çıplak ayakla dolaşmıştır.
Ahmet Cevizci
Sayfa 54 - SaY Yayınları
İdeal devletleri betimleme gibi bir amacı olmadığını her fırsatta ifade eden Machiavelli, bir insanın politik hayatın ahlaki ilkelerine göre eylemde bulunduğu takdirde yok olup gideceğini ve bir yöneticinin de aynı şekilde devletin güvenliğini ve refahını temin edemeyeceğini söylemişti.
..eğitim ve araştırma merkezi olarak kurduğu Akademia'nın kapısına "geometri bilmeyen buradan içeri giremez" diye yazmasından da belli olduğu üzere, matematikteki gibi kesin, değişmez ve genel geçer bilginin mümkün olduğunu ileri sürer.
Aristoteles'e göre şu halde, insan aklını iyi ve doğru kullanır ondan layıkıyla yararlanırsa, insan gibi yaşamış olur. Buna göre mutluluk insanın kendisine özgü işlevi yerine getirmesinden, onun bütün bir hayatı boyunca aklını iyi ve doğru kullanmasından meydana gelir. Bir şeyi iyi ve doğru kullanmak ise erdemi gerektirir.
İlk gördüğüm de "Bu nasıl okunur! Resmen tuğla!" tepkisini verdiğim kitap. Ama Cevizci Hoca'nın yer yer kendi düşüncelerine de yer vermesi -özellikle medeniyeti Yunan coğrafyasında başlatanları eleştirmesi [ki bence Yunan coğrafyasında başlamıştır] dikkat çekici -, kitabı ders kitabı olmaktan çıkarmış, okunmasını basitleştirmiştir. Felsefe ile alakadar olan biri için başucu kitabı...
*Bir dipnot: Hocamızın kendi odasında çalışma yaparken kalp krizi nedeniyle ölmesi ayrıca üzmüştür.
Kitabın görüntüsü sizleri korkutabilir. Fakat kapağını açtıktan sonra sizi öyle bir yolculuğa çıkarıyor ki bu kitap, kitabı okuduktan sonra şöyle bir düşünce beliriyor zihninizde: Miletli Thales'ten hatta Çinli Tao'dan, Hintli Buda'dan, İranlı Zerdüşt'den... beri yaşıyorum ben. İnsanın düşünce serüvenini harika bir dille anlatan geniş muhtevalı bir kitap.
Çok değerli, özen gösterilerek hazırlanmış, felsefe ile alakası olmayan insanlarında okuduğu zaman anlayabileceği, süslü püslü idrakı zor kelimeler kullanılmadan içerikteki başlıklar açıklanmış, sade bir dil kullanmış rahmetli Ahmet Cevizci.

Ülkede felsefe denildiği vakit akla gelen ilk isimlerden olan birinin kitabını okuduğum için memnunum, akademik olarak 'Felsefe Sözlüğünü' eleştirecek yetim bulunmadığı için, okuduğum kitaptan sadece faydalandığımı söyleyebilirim, yine ara ara kitaba bakacağım, aklıma bir şey takılırsa sayfalarını karıştıracağım bir eser.
Sıklıkla bana sorulan bir soruya cevap olsun diye bu incelemeye birkaç cümle yazmak istiyorum.

Felsefi bilgiye sahip olmayıp da sahip olmak isteyen (ki kitap aşığı insanların mutlaka felsefi bilgiyi temel düzeyde bilmesi gerekir) arkadaşların 'başlangıç' olarak okuması gereken kitaplardan biri.
Felsefeye merak duyanların elinden düşüremeyeceği bir başucu kitabı. Kalınlığı göz korkutsa da akıcılığı ve sadeliği bu korkuyu gidermeye yetiyor. Felsefe tarihinde küçük de olsa yer edinmiş tüm filozofları kapsayan kitap büyükçe bir ansiklopedinin yapacağı işi tek başına yapmaya aday.
2haftalık maratonun ardından ilk kez karşlaşılmış terminolojiler,filozoflar ve kuramlar beni fazlasıyla şaşırtmasına karşın kitap bitince yüzümde aptalca bir aydınlanma yaşamanın getirdiği coşku hissettim. Benim gibi felsefe ye giriş mahiyetinde okursanız mutlaka sabırlı olun. Teoriler ve filozoflar ın bazen sansasyonel fikirlerle gelmiş olsalar bile kitapla şunu farkediyor insan; bilgi kümülatif ve bir o kadarda sentezdir. Bunun ışığında felsefeyi bana çok sevdirdi ve muhtemelen böyle bir serüvene sürükleyecek rüzgarı arkama aldım. Uzun zaman sonra motive edici kitabı buldum sonunda. Sabredenler ve azmedenler okumalı
Kitaba yeni başladım sayılır.İlk sayfalarda hemen gözüme çarpan;yazar ısrarla yunan mucizesinin falan olmadığından bahsediyor.Bu sanırım bazılarında refleks olarak gelisen birşey oysa yunanın felsefeye yaklaşırken ortaya koyduğu farkların önemini çok büyük bence.Evet doğunun/şarkın kendine has bir adeti bir haleti ruhiyesi ve bundan dolayı önemi vardır.Ama işin bilim ve felsefe kısmında batı/garp bana daha yakın gelmektedir.İkisi arasında denge kurabilmekte önemlidir.
Felsefe ile ilgilenenler ve bilhassa öğrencileri için doğrudan bir temel kaynaktir. Bu neydi ya dediğiniz şeyi açıp, kısaca hatırlayıp devam edersiniz.
Uzun zaman bu kitabın ciltli versiyonunun peşinde koşmuştum. Baskısı olmadığı dönemde bir kitapçıda hem de normal fiyata buldum. Felsefe sevenler zaten duymuştur. Muhteşem bir eser. Rahmetli hoca keşke genç yaşta aramızdan ayrılmasaydı da bunun gibi birçok eser yazabilseydi. Mümkün olduğunca basitleştirerek anlatmış. Yine de çok sade diyemeyeceğim. Yalnız bu gibi bir kaynak peşinde olanlar için son derece faydalıdır.
Sokrates felsefe tarihinin önemli filozoflarından biriyse, Ahmet Cevizci de yapıtları ve çevirileriyle ülkemizin felsefe alanındaki önemli isimlerinden biridir ve yüksek lisans tezi Sokratik diyaloglar üzerinedir.

Cevizci bu çalışmasında Sokrates'in dönemini, hayatını, felsefesini ve daha fazlasını okuyucuya sunarak hem kaynak bir kitap yaratmış hem de giriş yapacaklar ve felsefeye meraklılar için bir başlangıç yolu oluşturmuş.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Cevizci
Unvan:
Türk Felsefe Profesörü, Yazar
Doğum:
Bursa, 1959
Ölüm:
1 Aralık 2014
Prof. Dr. Ahmet Cevizci, 1959 yılında Bursa'da doğmuştur. İlk ve orta öğretimini Bursa'da tamamlayan Cevizci, 1978-1982 yıllarında arasında Ankara Üniversitesi Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü'nde Lisans eğitimini tamamlamıştır. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe Ana Bilim Dalı'nda,Sokratik Diyaloglarda Yöntem (1984) başlıklı tezi ile yüksek lisans, Platon'un Bilgi Kuramı (1992) başlıklı tezi ile de doktora derecesini alan Prof. Cevizci; Fransız Hükümeti'nden kazandığı bir burs ile, 1989-1991 yılları arasında Sorbonne Üniversitesi'nde doktora düzeyinde araştırmalarda bulunmuştur.
Şimdilerde Uludağ Üniversitesi'nde Felsefe Bölümü öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 50 okur beğendi.
  • 304 okur okudu.
  • 51 okur okuyor.
  • 295 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları