Ve insan, karşısına çıkan her engeli aşmış, her düşmanı yenmiş. Yalnız bir tanesinin üstesinden gelememiş. Evet, yalnızca kendisini yenememiş. İnsanlık nasıl da nefret ediyor kendi kendisinden.
Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük
bir tane değil, biz hepimiz birer zübüğüz.
Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa,
bizler de birer zübük olmasak,
aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi.
Hepimizde birer parça olan zübüklük
birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor.
Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde.
Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra, kendi zübüklüklerimizin
bir tek Zübük'te birleştiğini görünce
ona kızıyoruz. (...)
Benim için şimdilik tek amaç, burdan kurtulmak. Ama gerçekten zübüklerden,
kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz? İşte bu soruya cevap veremediğim
için nereye gideceğimi, ne yapacağımı bilemiyorum. Yeni gideceğim yerden sana
mektup yazar, önce kendi zübüklüğümden
kurtulup kurtulmadığımı anlatırım.