• Ah, bu hayat, anlamsız bir şaka
    Herkes bunun farkında.
  • Sadece eksik... Peki ya sen... Hala bekliyor musun?
    Beklemek şimdi hiç duymayan birine dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar
    Anlamsız...
    Peki ya umut ?
    Umut şimdi hiç görmeyen birine gökkuşağını anlatmak kadar zor ve imkansız...

    Herkes gider mi? Herkes gider mi ?

    ‘ Cem Adrian ‘
  • Uyanmak için uyumak gerekiyor. Uykudayız ama uyanmak o derece kolay değil. Oysaki biz ne zaman uykuya daldık hatırlamıyoruz bile. Yaşamımızda o kadar çok uyku getiren unsur var ki üzerimizden atamadığımız ağırlık ve sersemlikle tekdüze yaşamaya çalışıyoruz. Esasen uyuduğumuzun farkına varabilsek uyanmak o derece zor olmayacak düşüncesinde ısrar etmek istiyorum. Uykuda mıyız değil miyiz nasıl fark edeceğiz, bu hususta Perec yardımcı olacak mı dersiniz?

    Bana göre Perec oldukça iyi bir iş çıkarmış kitabında… Kitap yerine roman demek isterdim lakin romana uzak bir yazımı var öyle ki karşısına almış bir kopya Perec, anlatıyor da anlatıyor sen şöyle yaptın böyle yaptın diye. Farklı… Bu sebeple bir türe yakın göremedim ben. Doğrusu kitabı okuyacak olursanız beni daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.

    Perec, bir eylemsizlik ya da sessizlikle öyle ya yalnızlığı da eklemek gerekecek; yalnızlıkla, Dünya maskesini düşürsün diye gelip kendini bilhassa yazarımıza sunmasını bekliyor. Bir anlamda, Perec ’de kendi uyanışını tıpkı Kafka gibi bir sabah, eylemsiz bir uyanışla anlatmaya başlıyor. Böceğe dönüşmüyor da şiddetli bir algısal kırılma ile bir sınav sabahına uyanıyor. Uyumadığı halde kalkmıyor yataktan, henüz vakti varken bir eylemde bulunmuyor yani giyinmiyor, duş almıyor ya da tıraş olmuyor. Gündelik yaşamın anlamsızlığına bir darbe vuruyor. Gündelik yaşam, varoluş, zaman, dünya ve hissetmek üzerine sessiz ve eylemsiz bir direniş başlatıyor. Ve bu direnişle bir anlamda saydığım kavramları yok saymakla aslında bir hükümdarlık da başlatmış oluyor. Sonrasında kendi kurallarıyla yeni (gerçek) dünyada gezintiye çıkıyor ki hep yanında eski dünyanın anlamsız akışına eleştiriler savurduğu bir Perec var. Hani dedim ya yukarıda karşısına alıyor kopya bir Perec de anlatıyor diye aslında şimdi bir düzeltme yapmak gerekecek; yanında yol aldığı kopya Perec değil de uyuyan Perec olsa daha yerinde bir tabir olacak.

    Tedavi önce hastanın, hastalığını kabul etmesiyle başlarmış. İşte bu nedenle uyanmak istiyorsak uykuda olduğumuz gerçeğini kabul etmemiz gerekecek. Uyanık olanların çevremizde gürültü yapması sinirimizi mi bozacak yoksa yeni bir güne başlamak için bir iyilik olarak mı göreceğiz bu gürültüyü? Tüm mesele bunun ayrımına varmakta olsa gerek. Keyifli okumalar dilerim.
  • Nasıl ki bütün bedenimizin sağlığını değil, fakat sadece ayakkabının vurduğu küçük noktayı hissedersek, tıpkı bunun gibi mükemmelen yolunda giden bütün işlerimizi değil, fakat sadece
    bizi üzüp rahatsız eden önemsiz, anlamsız, küçük bir işi düşünürüz.
    Arthur Schopenhauer
    Sayfa 14 - Say Yayınları
  • Amerika'yı boykot ediyormuşuz. Vatandaşın biri de diyor ki " bundan sonra yerli malı kullanacağız." Kardeşim bana yerli malı söyler misin? Ürettiğimiz araba, telefon, kamera... Elimizde iPhone, Samsung ile sağa sola atar yapmak anlamsız.
    Bir yandan dolar yakan vatandaşlar var. Yani insanları rencide etmek istemem ama dolar yakan insan da gerizekalıdır kusura bakmayın. En kibar böyle dile getirebilirim düşüncemi.
    Yıllarca tüketen, yiyen bir ülke olduk. İyi kötü zamanlar geçirip buraya geldik ama değişen ne oldu? İnsanlarımızın zihniyeti hep aynı. O yüzden bugün bu durumdaysak kimseye kızmayacağız. Suçlu biziz. Almanya zamanında olağanüstü bir enflasyon ile karşılaştı. Ama o günlerden bugüne geldiler. Biz ki bütün milletlerden, devletlerden daha kötü şeyler yaşamış, başına gelmedik şey kalmamış bir milletiz. Neden hala ders çıkarmıyoruz? Neden yani? Nedeeeen?
    Çocuklarınızı bilime yönlendirin. Sanata, spora yönlendirin. Edebiyata yönlendirin. Bunları kimse profesyonel olarak yapmak zorunda değil ama bunlar her insanın bir kere dokunması gereken mucizeler. Ama " bizim oğlan yapamaz" " ay koşmasın terler" " ay resim yapıp ne olacak" gibi düşünmekten, aklı selim konuşmaktan uzak cümleler kurarak, bu ülkenin geleceğinde rol oynuyorsunuz, sayın ebeveynler.
    Elektronik aletlere boykot uygulanıyor ama ABD ile 11 milyar dolarlık uçak satın alım anlaşması halen iptal edilmedi. Silah alınmaya devam ediyor.
  • Tam futbolun 22 kişinin bir topun peşinden koştuğu anlamsız bir oyun olduğunu yazacaktım ki Birden memleketin yarısının “ampül” peşinde koştuğu aklıma geldi! Futbol iyidir iyi..
  • Aslında insan da biraz trene benziyor. Aynı şekilde o da, kimbilir kendisine kimden kalan karanlık ve korkunç vagonları çekmeye mahkûm edilmiş. Rastlantısal olarak art arda dizilen umut, düşünce ve korkuların anlamsız gürültüsünü de hayatı olarak görüyor. Bu kaderden kaçmasının hiçbir yolu yok.
    Viktor Pelevin
    Sayfa 100 - İş Bankası Kültür Yayınları