• Ölüden mektup gelir!
    Diri okur anlamaz..
    Sorsan herkes müslüman,
    Ne şükür var ne namaz.."
  • Dikkat ederseniz en iyi işçiler nasıl iş gördüklerini söylemekten aciz kimselerdir. Buna karşılık yaptıklarını çok iyi anlatan kimselerin iyi iş çıkardığı pek görülmez. Her işinde bol bol, güzel güzel konuşmasını çok iyi bilen birini tanırım ki, kendisine senede yüz bin lira gelir getiren bir serveti acınacak bir şekilde elinden kaçırdı.
  • Kanunlar doğru oldukları için değil, kanun oldukları için yürürlükte kalırlar. Kendilerini dinletmeleri akıl dışı bir güçten gelir, başka bir şeyden değik. Mistik olmak işlerine gelir. Kanunları koyanlar da çok kez budala ya da eşitlik korkusuyla haksızlığa düşen kimselerdir.
  • Okumanın -Hâlâ- İçsel Değişim İçin En Önemli Faktör Olduğuna İnananlara Selâm Olsun...

    Evvelâ eserle birlikte tanıdığım Sergei Vasilievich Rachmaninoff'ın olağanüstü icrasını sizlere de tattırmak isterim.

    https://youtu.be/r-zQSuwZTto

    Bir sanatçının kendi bestesini icra etmesini ; eserin ruhunu oluşturan, kişinin kendi mucizevi doğasını keşfederek, acı çekerek, sınırlarını zorlayarak, utancı ve korkuyu delilik düzeyinde yaşayarak ruhun değişimini tesis etmesiyle bağdaştırmamak mümkün değil.Bu yüzden Rachmaninoff birkaç gündür bana eseri zihnimde yenileme imkânı veriyor, sanırım hayat boyu bu eşleşme sürecek...

    Sevgili inci 'ye bu eseri farketmemize vesile olduğu için teşekkür ediyorum... Hiçbirşeyin tesadüf olmadığı gerçeğinden yola çıkarak, okurken bana eşlik eden arkadaşlarıma onlara bildirilen o her neyse, lâyıkıyla mukabele etmelerini temenni ediyorum.

    Daha ilk sayfalarda, diğer eserlerini de heyecanla araştırıp not ettiğim ender yazarlardan, Laurent Gounelle. Hem öğretici, hem de dinleyici psikolojisini hayranlık uyandıran bir zekâ ile kusursuz bir uyuma dönüştürmesi beni âdeta büyüledi...

    Eserin bende kalan dört tesirinden sıra ile sözetmek istiyorum...

    1- Teslimiyet...

    Alan'ın, hayatında bulunan herkes tarafından bir talihsizlik olarak algılanıyorken, birinin onunla gerçekten ilgilenmesi, dinlemesi ve ne yapması gerektiğini söylemesiyle ilk kez tanıştığı önemsenme duygusuyla kendini, bütün o kuşkularına ve mecburiyetlerine rağmen başka birine bırakma ihtiyacı...Kimi zaman sağlam bir gemi gelsin, bizi bilmediğimiz sularda yolculuğa çıkarsın hissiyle dolarız ve bu his ekseriyetle en ümitsiz anlarımızı süsleyen bir hülyâdır...

    2- Pişmanlık...

    Dubreuil, sıra dışı tekniklerini artık kendi trajedisinde , içini kemiren evlat özlemini ve pişmanlığı dindirmek için kullanacak, peki başaracak mı?

    Böyle bir mucize pek az kişinin başına gelir. Sizi ölümün eşiğine getirmiş pek çok acının temelinde yer alan kişi, gelip hayatı yeniden kucaklamanıza, bir mucizeye vesile olabilir mi?

    Okuyalım ve görelim :)

    3- Değişim

    Hepimize, 'bu cümleleri ben kuruyor olmalıyım', 'bu tespitler benim için yapılmış' dedirten, yaşamın bizi bizden uzağa atan üzüntüleri ve güvensizlik doğuran hezimetleri, en çokta insanı kendine düşman eden nedenlerin müşterek olmasıdır.Söz gelimi 'başarısızlık' duygusunun bende ki yankısı, birdaha cesaret edemeyecek olmak iken,sende ki yankısı daha iyisini yapabilmekse, benim üzerimden atmam gereken ruhsal külçelerim var demektir.Her olumsuzluğu bir basamak gibi düşünmek kendimiz adına 'doğru olanı' bulmanın tek yolu sanıyorum.

    Haklısınız,kitap bir kişisel gelişim kitabı değil ama inceleme birazdan tam olarak sıkıcı bir dikteler anaforuna dönüşmek üzere :) Susuyorum...

    4- Tevafuk...

    Evet hiçbirşey tesadüf değildir, herşey başdöndürücü bir düzenin yapı taşları gibi kusursuz bir yörüngeyi takip eder.An be an, bizlere yepyeni bir keşif sayfası açılır ve yazılanları okumak için ruhumuzun dilini çözebilmemiz yeterlidir.Ruhumuzun dili, susuzluğunu çektiğimiz sonsuzluğun dili... Kendimizde bulduğumuz kâdim yol ve onun gizemli yükselişi...

    Keyifle ve mutlaka okuyun :)
  • Pişmanım erken vazgeçmekten,kendimden
    Bu alem geçmiş kendinden ne gelir elden?
  • Ebedi, ezeli halka, hakikate sadakatle oku!

    Dokunma Kral, uğraşma şairlerle, öğüdümü iyi dinle,

    Bırak elleme, neftli çıraya çakma, ateşle oynama.

    “Ateş olsa cürümü kadar yer yakar” deme Kral,

    Deme ey sefa sarayı kuru asma damından çürük.

    Ah etse yanarsın, Sahra çölleri gülistan gelir adama.

    Aklını başına topla Kral, deme şairin gücü nedir ki.

    Yarım avuç toprak atsa Eşref senin tepene,

    Topyekun toprak altında kalır billahi el malı mülkün.

    Etme eyleme Kral, vurma şuaraya, çoğaltırsın,

    Bırak, ey Salamon bin Abdülaciz el Siyon bin Yanki.

    Bırak paçasını Kral, sen Tiran ile Sanafir’i kurtar.

    Uğraşma Kral bırak, belli olmaz şair dilinin ölçüsü,

    Tümce üflese saltanatına, cümleten mahşer fırtınası,

    Muallakata gelirsin, maazallah baş aşağı sallan sallana.

    Başlar ilahi velvele, yellenir boş kamış gibi debdeben,

    Yıkılır iki dünyan, kurulur hak divanı, başlar zelzele.

    Gel etme eyleme Kral, Mekke’ye yakışanı yap.

    Kibir eyleme bir nebze olsun, büyük putu kov gitsin,

    Sel önünden kütük kapmak değilse senin acelen,

    Taşıma suyla değirmen dönmez, demeyesin.

    Taşırır Kızıldeniz’i vallahı Ferhat’ın huyu, gelir ecelin,

    Rindin kabrindeki baykuşun feryadını dindiremezsin.

    Ebedi, ezeli halka, hakikate sadakatle oku!

    Durmadan dönecek ağır değirmen taşları şiirimizin,

    Öğütecek karanlığın kayasını türkü söyleye söyleye,

    Un edecek zorbaları, yüzükleri ve mühürleriyle.

    Özgürlük akacak oluklardan ışıkla doğacak yenidünya,

    Şam’a boğulacak baştanbaşa büyük Arabistan da.

    *Eşref: Aşraf Fayad, Filistin kökenli şair. Suudi Arabistan Kralı tarafından,

    Kasım 2015’te zorbaca ölüm cezasına çarptırıldı. Bu olaya tepki olarak

    Krala Öğütler ilk kez Türkiye'de Aydınlık gazetesinde 9 Ocak 2016 günü yayımlandı...

    Uluslararası kampanya sonuç verdi ve 2016 Şubat’ında şairin idam

    kararı bozuldu.

    * Tiran, Sanafir: İsrail işgali altındaki Arabistan adaları.
  • Fırtına’dan sonra Sessizlik gelir. İnsanlık güçlüydü, çalışkan ve zekiydi ve içinde yaşadığı koşulları değiştirmek için ruhundaki dirimin tümünü kullanmıştı. Şimdiyse değiştirilmiş koşulların tepkisindeydi sıra.