Aile Mutluluğu

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Ergin Altay
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2024 23:19
Genç yaşta kardeşi ile birlikte yetim kalan köy kızı Maşa kendisinden yaşça büyük olan Sergey’e karşı ilk başta dostça bir his yürütürken sonrasında Sergey’e aşık olduğunu anlar ve Sergey’e açılaraktan Sergey ile evlenirler. İlk başta köyde yaşamaya devam ederken daha sonrasında şehire giderek hayatlarını değiştirmek isterler Maşa’nın isteği sayesinde ancak şehirdeki hayatları bekledikleri gibi gitmez ve sosyete hayatına kendini kaptıran Maşa kocasından,çocuğundan iyice soyutlanır ta ki sosyete hayatın gerçeklerini görene kadar. Gerçekleri gören Maşa kocasına gider ancak kocası eski istediği gibi değildir eski aşkıyla beklemiyordur onu. Bu da Maşa’yı derinden yaralar ve sonunda Sergey’e açılır Sergey de kendisini korumak için kendisine olan aşkını sevgiye dönüştürdüğünü böylelikle zarar görmediğini söyler ve Maşa bu söylemden sonra hayatının asla eskisi gibi olmayacağını ve yeni hayatını kabul eder. Aile mutluluğu kısa ancak bence güzel etki yaratan bir kitap ilk başta tamamen aşk kitabı olarak gideceğini düşünürken ortalarına geldiğinde olanlara şaşırdım ve ayrıca Maşa her ne kadar hatalı olsa da maalesef ki bazı şeyleri hiç yaşamayan insanlar Maşa ile aynı hataya düşebiliyorlar özellikle de gençliğin verdiği heyecan ile birlikte. Bu yüzden de Sergey’in kitap da dediğinin benzeri olarakdan insan bazı şeyleri yaşamadan görmeden evlenmemesi gerekiyor. Maalesef evlilik olduktan sonra yaşanılmayan çok şey varsa onlar ukte olarak kalıyor ve daha sonrasında kişinin başına pişmanlık olarak gelebiliyor. O yüzden de Sergey’de Maşa’ya kendisini tutsaydı bazı hataları yapmayacağını ancak onu asla anlamayacağından dolayı bu hatalara izin verdiğini söylüyor. Aslında Sergey burada bilinçli bir adam olduğu için Maşa sonrasında kendisine dönüyor eğer bu kadar bilinçli olmasaydı
Aşk
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 20116,7bin okunma
8/10
·128 syf.··
2020 24. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2020 01:14
Hayatın bize getirdikleri ile yeni mutlulukların başında olduğumuzun farkında olmamızı ve her anın değerinin o AN da olduğunun bilmemizi ne de güzel anlatmış. LEV NİKOLAYEVİÇ TOLSTOY
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 20116,7bin okunma
Tolstoy ile Aile Mutluluğu Üzerine
Puan vermedi·128 syf.·
2025 48. kitabı
Tolstoy bu kitapta çok iyi bir yazar olmasının yanında çok iyi bir sosyolog olduğunu da göstermiştir. Hemen hemen birçok ailede yaşanabilecek farklı karakterdeki çiftlerin birbirlerine uyumsuzlukları, birbirlerine uyum sağlamaya çalışmaları çok güzel incelenmiş. Kitabın kısaca konusuna değinecek olursam Maşa ve kendisinden 20 yaş büyük Sergey'in arasında başlayan romantizmin evlilik ile taçlanması ve sonrasında gelişen olaylar örgüsü... Aradaki yaş farkının ortaya çıkardığı sorunlar vs çok güzel dile getirilmiş. Bu yüzden Tolstoy kült bir yazar.
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 20116,7bin okunma
6/10
·128 syf.··
2020 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2020 22:21
Donemin orta sinif burjuvazi ailesinden masa ile yine ayni siniftan yasca buyuk mihalic'in evliluk seruveni. Anlatim akici, tasvirler oldukca canli ama konu guzel betimlemelerin yaninda zayif kalmis.Yazari sevdigim icin diger kitaplarini da okumayi dusunuyorum.Ayrica cevirmen de guzel cevirmis.
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 20116,7bin okunma
Gitti giden, gitti giden..
9/10
·128 syf.··
2020 19. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2020 17:24
Başlarda sıkılmıştım itiraf etmeliyim, hatta bitince elimden çıkarmayı planlıyordum ( alan sıkıntısı sebebiyle sadece favori kitaplarımı tutuyorum ) özellikle doğa betimlemeleri beni benden aldı.. Ama ikinci bölümdeki keskin virajlar fikrimi tamamen değiştirdi ve evet, eser kitaplığıma girmeyi başarabildi :) Sergey Mihayloviç adamın dibi. Karısı sebebiyle üzüldüğü yerlerde hiç kıyamadım ona.. Ben hep yaş farkına takılınmaması gerektiğine inanmışımdır, kitabı elime aldığımda sadece bu konuyla ilgileneceğimi, hatta problem gibi işlediği için yazara kızacağımı sanıyordum ama hayır, benim ilgilimi daha çok giden zamanı asla döndüremeyeceğimizi anlattığı yerler çekti. Durup düşününce gerçekten insanın canını çok acıtıyor bu mesele, içini sızlatıyor. O anı o anda yaşamak gerekiyor, yoksa gitti mi geri gelmiyor. Bu yüzdendir ki kıymetini bilin diyor yazar, sonuna kadar hissedin. Bir zaman makinesi olsaydı da o ana gitseydik güzel olmaz mıydı hakikaten diye düşünüyorsunuz, o zaman da aynı tadı vermezdi diyor Tolstoy. Buraları okurken benim ciğerimi deşti resmen. Ölümden farkı yok çünkü kayıp zamanın.Tek seferlik yaşıyoruz malesef.Keşke en kıymetli anları bir kavanozda saklayabilsek ve tekrar tekrar kaşıklayabilsek istediğimiz zaman.. :)
İlişkiler
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 20116,7bin okunma
9/10
·128 syf.·
2022 341. kitabı
Her zamanki gibi Tolstoy'dan yine ilgi çekici bir hikâye. Olması gereken bir yaşantıyı, tavsiyelerle değil de kurgu bir hikâye ile çok etkili bir şekilde anlatan yazarımız, bu sefer de evlilik terapistlerine adeta yol gösteren bir hikâye ile karşımızda. Evlilik nasıl olmalı, evlilikte mutlu olmanın yolları nedir sorularının cevabını akıcı bir hikâye ile almış oluyorsunuz.
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 20116,7bin okunma
10/10
·128 syf.··
2024 40. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2024 15:28
Toystoy'un bu kitabının neden diğerleri kadar ünlü olmadığını sorguluyorum şu anda. Mutlu evlilik yanılgısını, uyuşmayan karakterleri, deneyim eksikliğinin getirdiği çabuk umutlanmayı, erken kavuşulan mutlulukların zaman içinde değersizleşmesini, varoluş krizinin aile hayatı ile giderilemeyeceğini ve daha birçok şeyi harika anlatan kitap. Tüm evlilik psikoterapistlerinin, evliliğinde sorun yaşayan insanların okuması gereken kitap. Sonu da olması gerektiği gibi bitmiş, çok beğendim bu kitabı.
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 20116,7bin okunma
Tolstoy'a Bakış
8/10
·120 syf.··
2021 137. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2021 14:28
Ekim ayında okuma grubumuzun kitaplarından ilki Tolstoy'un Aile Mutluluğu. Kitabı bugün birkaç açıdan değerlendireceğim. Uzun bir inceleme olacak gibi görünüyor. Ancak Tolstoy'u az da olsa anlamak adına bunu yapma gereği görüyorum. Okuma sabrını gösterenlere de teşekkür ederim şimdiden. Öncelikle, Tolstoy ve Valeria'dan bahsetmekle başlayayım. Valeria, Tolstoy'un aşk yaşadığı ve bu hikâyeyi Aile Mutluluğu'na yansıttığı kadındır. Sudakova'da yaşayan Valeria aslında üst tabakadan bir kadındır hattâ Tolstoy da onun ailesini tanımaktaydı. Daha da ileri gidip onların vasisi olmuştur. Yirmi yaşındaki Valeria'nın vasisi olması da onlar arasındaki durumu güçleştirir. Tolstoy 28, Valeria ise 20 yaşındadır. Hikâyemizde ise Sergey 36, Maşa ise 17'dir. Vasi olduğu eve sık sık ziyarette bulunur Tolstoy. Herkes onların evlenmesini istese de bütün bunlara rağmen "aşk" Tolstoy'un inanmadığı duygulardan biridir. Aşık olmaya zorlar kendini ve bu duygularını günlüğüne de yansıtır. Günlüğünden kısaca Valeria ile olan durumunu özetleyecek notlar bırakıyorum buraya: 26 Haziran 1856: Valeria beyaz bir el­bise giymişti ve çok güzel görünüyordu, hayatımın en güzel günlerinden birini geçirdim. Onu cidden seviyor muyum? Ya o, uzun süre sevebilir mi? İşte bu iki soruyu yanıtlayabilmek ister­dim ama yanıtlayamıyorum. 28 Haziran 1856: V. son derece eğitimsiz ve cahil, tabii eğer aptal değilse. 10 Temmuz 1856: V. çok güzel, ilişkimiz de rahat ve keyifli. 12 Temmuz 1856: Korkarım ki V. çocukları bile sevemeyecek biri. 12 Ağustos 1856: Aşık olup olmadığımı bilmek istiyorum. 25 Eylül 1856: Valeria Sudakova'ya döndü. V. iyi hoş ama gel gör ki tam bir aptal. 1 Ekim 1856: Fena halde boş kafalı, prensip sahibi değil ve buz gi­bi soğuk. 19 Ekim 1856: Çok şişmanladı, ona karşı kesinlikle hiçbir şey
Edebiyat
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,7bin okunma
Bilinçle taşınmayan sevgi
Puan vermedi·120 syf.·
2026 15. kitabı
Her an, hep yeniden kurmamız gereken bir bilinç temeli üzerinde yürüyebilir ilişkimiz ancak. Bu aynı zamanda ö z g ü r bir temel : çünkü 'karar'ımız, 'isteğ'imiz, 'inanc'ımız hep bilinçli olarak ayakta tuttuğumuz şeyler olacağından; 'doğal' duygulara ve tutkulara dayanmadıklarından, onları her an kırıp atmak elimizde olacak.” Oruç Aruoba İle (s.18) Lev Tolstoy ‘un aşkı ve evliliği idealize etmekten özellikle kaçınarak kurduğu evrende, insanın huzur arayışını sorguladığı, yoğun bir novella tarzında olan Aile Mutluluğu eseri büyük dramatik olaylardan ziyade, gündelik ilişkilerin içinde sessizce büyüyen çatlaklarla yüzleştiriyor. Romanıyla mutluluğu ulaşılacak bir hedef olmaktan ziyade, insanların korkularını bastırmak için sığındıkları bir düzen olarak konu ediniyor. Maşa’nın annesinin vefatında sonra açılan eser, yalnız kalan Maşa’nın, kendisinden büyük Sergey Mihaylıç ile kurduğu ilişkiyi ve evlilik sürecini anlatıyor. Başlarda sevgi, rehberlik ve güven duygusuyla kurulan bu birliktelik, zamanla iki farklı mutluluk anlayışının çatışmasına dönüşüyor. Maşa hareketi, değişimi ve görünür olmayı istiyor, Sergey huzuru, sadeliği ve durağanlığı daha çok arzuluyor. Kitabın çatışması da buradan sonra yoğunlaşıyor. Evlilikleri ilerledikçe bu farklı yönelimler, sevginin varlığını sürdürmesine rağmen ortak bir yaşamı giderek zorlaştırıyor. Maşa ile Sergey’in evliliği doğal duygulara yaslandığı ölçüde özgürlüğünü kaybediyor. Kararların, isteğin ve inancın bilinçli olarak yeniden üretilmediği bu birliktelikte, sevgi alışkanlığa dönüşüyor, huzur ise korunması gereken kırılgan bir düzene indirgeniyor. Kitaptan çıkarılacak dersi Aruoba’nın alıntısı berraklaştırıyor. İle kitabında kurulan ilişki anlayışı, __Aile
Düşünce
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20256,7bin okunma
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2023 130. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2023 17:29
Çok duygusal ve düşündürücü bir hikaye. Genç bir kızın yaşlı bir adamla olan aşkını anlatıyor. Aklın imkansız gördüğü bir birlikteliğin isteyerek ve zorlayarak nasıl mümkün olduğunu ve fakat ne kadar kırılgan olup, korunması gerektiğini... Adamı da kadını da sevdim, inandırıcı, sürükleyici ve çokça düşündürücü bir hikaye. Bahtınıza düşen mutluluğun kıymetini bilin, bilhassa onun için imkansızı aşmışsanız. Kitapla kalın...
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,7bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.