Hayatin ve ideallerin insanı nasıl değiştirdiğini bize gösteren bir kitap. Ananın ve oğlunun haksızlığa karşı verdiği mücadele. Gerçekten müthiş bir eser.
AnaMaksim Gorki · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 201734,3bin okunma
Rus edebiyatı daima ilgimi çekmiştir. Ana her yerde aynı sadece kendi çocukları için değil herkes için aynı duyguları hissediyor. Kapitalist hayatın dayatması, insanların yaşadığı zorluklar her yüzyılda karşımıza çıkıyor. İnsan inandıkları uğruna her zaman savaşmalı.
AnaMaksim Gorki · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 201734,3bin okunma
Bana hayatımın neredeyse 6 ayını özetleyen o kitap… Geleceğe ders niteliğinde benim gözümde. Yaşadıklarımızın yazılı ispatı gibi adeta. Öncesinde almam malumun habercisi olmuş bize resmen. Seni hep acı bir gülümsemeyle hatırlayacağım.
AnaMaksim Gorki · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 201734,3bin okunma
Bu ülkede kaç siyasetçi Maksim Gorki'nin Ana eserini okudu ki?
Eğer okusaydılar; ya ateşe atar, ya da toplarlardı.
Bir uyanış kitabı.
Pavel gibi gençlerin aydın bir yarına can vermeleri ve buna da kitabın ana karakteri Ana'nın eşlik etmesi. Sistemi,askeri baskısıyı, sömürüyü, işçi sınıfını, haksızlıkları, köylüyü, toprağı ve nicesini konu edinmişti. Çar dönemi fabrikalarda tüten duman,durmayan siren sesiyle gün ağırmadan gece gündüz çalışan işçilere karın tokluyla ve haklarını gasp ederek sırtlarından geçinen devlet,patrona baş kaldırdığı zaman tehlike olarak görüp askeri gücüyle; terörist, hain ilan ederek zindanlara sürmeleri ve köylünün, halkın uyanmasından korkmalarıydı. Ana bu yolda can verdi. Ana köylere gitti ve kitap dağıttı. Ulusu bilince davet etti. Askerler tarafından kaleşçe öldürüldü. O bir anneydi,o bir işçiydi, o bir vatandaştı. Çalmadı, etmedi hakkıyla senelerdir nasırlı elleriyle çalıştı.
"Yaşar kemal, İnce Memed eserini okuyan Demirel'e şöyle bir gönderme yapar: Demirel bana kitaplarınızı okudum dedikten sonra kitaplarımın hiçbir şeye yaramadığını anladım."
Harika bir gönderme yapıyor. Kesinlikle öğrencilerime felsefe derslerinde okutacağım bir eser olacak Maksim Gorki.
AnaMaksim Gorki · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 201734,3bin okunma
Ezilen, sömürülen, hakları çiğnenen işçilerin var olan düzene karşı çıkışını, ideolojin her ne olursa olsun zalimin değil mazlumun yanında, ezenin değil ezilenin yanında olup, hak,adalet,
Selamlar efenim! İnceleme biraz uzun olabilir ama anlatacaklarım önemli :) İşçi haklarını zaten biliyoruz, kitabı da anlatma sürpriz olsun ,başımızı şişirme derseniz . Buyurun, çıkışlar sağda :)
Kitabın incelemesini yapmadan önce ana olmanın ne demek olduğunu yazmak istedim. Beceremedim. Hiç bir sözcüğe sığdıramadım anneliği... Belli başlı kavramlarla sınırlanacak türden de değildi... En
"Yaşamın kaynağı sevgidir, kin değil."
Kitabı okusanız da, okumayı düşünsenizde, hiç okumayacak olsanız da bu incelemeyi okumanızı tavsiye ederim çünkü kitabı okumak isteyenler için çok
Bu kitabı üniversitenin ilk senesinde okumuştum. Ufkumu açan, düşüncelerime, hayata bakış açıma temel oluşturan bir kitap. Çalıştığım yerde yönetici olmama rağmen hak arayanlara her zaman sempati
Aleksey Maksimoviç Peşkov, en çok bilinen adı ile Maksim Gorki, Sovyet Rus yazar, sosyalist gerçekçi yazımın öncüsü politik eylemcidir.
1892 yılında Tiflis'te, Kafkasya Gazetesi'nde çalışmaya başladı. Yoksullukla ve acıyla dolu bir hayat sürdüğü için Rusça'da acı anlamına gelen Gorki takma adını kullanmaya başladı. 1895'te St. Petersburg'da yayınlanan bir dergide çıkan Çelkaş adlı öyküsü ile ünlendi. Ardından Yirmi Altı Erkek ve Bir Kız öyküsü yayınlandı.
Ünü hızla yayıldı. Bu öyküler kadar başarılı olmayan bir dizi roman ve öykü daha yazdı. Gorki'nin 1898 yılında yayınlanan ilk kitabı Hikâye Denemeleri (Очерки и рассказы) çok beğenilir ve yazarlık kariyerinin başlangıcı sayılır. İlk romanı Foma 1899'da basıldı. Bu dönemde sağlam bir olay örgüsü kuramaması ve yaşamın anlamı üzerine uzun felsefik tartışmalara girmesi romanlarının başarısını düşürür. 1906'da yazdığı ve Rus Devrimi'ne adadığı Ana en başarılı romanıdır. 1899-1906 arasında St. Petersburg'da yaşar. Gorki, Çar rejimine açıkça karşı çıkmış ve bu yüzden birçok kez tutuklanmıştır. Çarlık tarafından kontrol ve baskılara maruz kalmıştır. 1901'de Fırtına Kuşunun Türküsü isimli kısa şiiri yüzünden tutuklandı. Kısa sürede serbest kaldı, Kırım'a gitti.
Gorki birçok devrimci ile tanıştı. Lenin'le tanıştığı 1902 yılından itibaren aralarında yakın bir arkadaşlık oluşmuştur.
1902 yılında Rusya Edebiyat Akedemisi'ne seçilir. Ancak Çar II. Nikolas buna izin vermez. Anton Çehov ve Vladimir Korolenko bu tavrı protesto eder ve Akademiden ayrılır.
Başarısız olan 1905 Rus Devrimi sırasında Peter ve Paul Kalesi'nde kısa bir süre daha hapis kalır. Gorki Güneşin Çocukları adlı oyununu yazar.
Oğlunun Mayıs 1935'teki ani ölümünü takiben Gorki de, 1936 yılında Haziran ayında öldü. Her ikisinin de ölümü şüphe altındadır. Zehirlendikleri iddia edilmiş, ama bu iddia hiçbir zaman ispatlanamamıştır. Gorki'nin cenaze töreninde tabutu taşıyanlar arasında Stalin ve Molotov da yer alacaklardır.
1938'de Buharin'in mahkemesinde Gorki'nin NKVD başkanı Yagoda tarafından öldürüldüğü itiraf edilmiştir.