Kitap
Anna Karenina

Anna Karenina

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.8
5,3bin Kişi
19,3bin
Okunma
6bin
Beğeni
161bin
Gösterim
800 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 22 sa. 40 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · İlgi Kültür Sanat Yayınları · Nisan 2019 · Karton kapak · 9786052022986
Diğer baskılar
Anna girdiği her ortamda dikkatleri üzerine çeken güzel bir kadındır, üstelik zenginlik içinde geçen hayatında arzu ettiği her şeye sahiptir. Üst düzey bir devlet görevlisi olan nazik eşi Aleksey Aleksandroviç ve oğluyla yaşadığı hayat günbegün ona sıkıcı gelmeye başlar ve kendini derin mutsuzluğun koynunda bulur. Bir gün abisinin ve eşinin aralarını düzeltmek üzere Moskova’ya gittiğinde orada zengin bir subay olan Kont Vronski ile tanışır. Anna, Rusya’da kapitalizmin ve burjuvazinin altın çağını sürmeye başladığı bir dönemde, yasak aşkını kimseden çekinmeden ve saklanma gereği duymadan yaşamaya başlar. Onun dışlanması ise ahlak kurallarına bağlı kalmaması yüzünden değil, burjuvazinin ikiyüzlülüğüne bağlı kalmaması sebebiyle olur. Anna Karenina edebiyat tarihinin büyük yazarı Tolstoy’un aşkı, tutkuyu, ihaneti merceğine alarak 19. yüzyıl Rusya’sına odaklandığı en önemli yapıtı… (Tanıtım Bülteninden)
5 mağazanın 106 ürününün ortalama fiyatı: ₺25,96
8.8
10 üzerinden
5,3bin Puan · 784 İnceleme
Erhan
Anna Karenina'yı inceledi.
1062 syf.
·
12 günde
·
8/10 puan
Neden Tolstoy okumalı? Zamanında çok yakışıklı bir topçu subayı olduğu için mi? Üşenmemiş 1800 sayfalık kitap yazmış diye mi? En bilinen iki Rus yazardan ismi daha kısa olanı diye mi? Hristiyanlığı yerin dibine sokarken Müslümanlığı yücelttiği ve o kadar iyi gizlendiği için Rusya'da halen bulunamayan Hz. Muhammed kitabını yazdı diye mi? Ak sakallı dede modunda istediği zaman rüyalarımıza girip bize kitaplarını okutabileceği için mi? Yoksa günümüz Star Wars ya da Marvel evrenlerinin daha detaylısı olan, Savaş ve Barış evrenini tek başına oluşturduğu ve o kadar sayfa boyunca hiçbir şekilde "Ya burada mantıksal bir hata var"demenize izin vermediği için mi? Halen bir savaşı onun kadar canlı, onun kadar yaşanmış anlatan birisi olmadığı için mi? İstese bir pembe dizi kıvamına sokabileceği Anna Karenina'yı, bir çok yazara göre Dünya romancılığının zirvesi yaptığı için mi yoksa? Tabi, böyle bir girişten sonra her mantıklı okuyucu "Anna Karenina şöyle güzel, böyle harika" gibi cümleler bekler. Hatta belki de, bazı değerli 1000K kullanıcısın yaptığı incelemelerde geçen (ve hiç üşenmeden kopyalayıp yapıştırdığım) aşağıdaki benzeri cümleleri. "Okuduktan sonra trenlerden tren raylarindan uzak durmusumdur " "Kitabın içine girip karakterlerin bütün duygularını sonuna kadar hissedebileceğiniz başyapıtlardan. Her karakterde kendimden bir parça buldum " "Anna Karenina derin bir kitaptır. " "Tolstoy'un St.Petersburg'un balolarını, Rus aristokrasisini çok iyi yansıttığı bir eser. " "En kisa tanımı aşkın romanı. " "Kitabı çok kısa sürede bitirdim diyebilirim. Nedeni herkesin pek tabii bahsettiği o akıcılık " "Pembe dizi izliyormuşsunuz gibi severek okuyacağınız, sonrasında ne olacağını heyecanla bekleyeceğiniz bir kitap. " Gerçi 2800 okunmaya karşılık 87 inceleme düşük bir rakam ama burada galiba bu link giriyor devreye. (1000kitap.com/Haber/okundugu-soyl...) Savaş ve Barış'tan bir farkı yok bence Anna Karenina'nın da bu açıdan. Ama burada olmasa da, 1873-1877 arasında ilk önce gazetede bölümler halinde yayınlanan (toplam 239 bölüm), 1878'de kitap olarak basıldıktan sonra ise Dostoyevski, Nabokov ve Faulkner başta olmak üzere bir çok yazar tarafından şaheser seviyesine çıkartılan bu kitap hakkında yayınlamış binlerce eser ve inceleme halihazırda mevcut. Hatta kitabın okuduğum İletişim yayınları nüshasının sonunda Vladimir Nabokov'un kitap hakkında verdiği derslerden parçalar da eklemeyi uygun görmüşler içeriği tam anlayamayan okuyucu için. (Nabokov da hayatını Dostoyevski'ye sallamakla kazanıyor herhalde o dönemde) İşte bu ahval ve şeraitte; burada, 1000k'da yazılacak ve diğerlerinin aynısı olmaktan bir santim bile öteye gidemeyecek bir başka inceleme, kime ne yarar sağlar diye düşündüm tam olarak. Zaten bu kitaba başlamaya niyetlenip benim yüzümden vazgeçen, ya da sırf ben çok beğendimi belirttiğim için " Aman ben de okuyayım" diyecek bir okuyucu olacağını sanmıyorum, hele böyle bir platformda. Bu yüzden Esra Yalciner 'nın #26536293 incelemesi gibi ben de sadece tespitlerimi söylemek istiyorum bundan sonraki kısımda. Şahsi görüşlerim olduğu gibi haliyle bir çok incelemeyle benzerlik gösterebilecek şeyler çoğu. - Tolstoy'la başlayayım. Nabokov son sözün büyük bir kısmında, elinde bir kronometre ile olayların hızlılığı yavaşlığından bahsederek kafamızı karıştırmaya çalışsa da, kitapta iki Tolstoy olduğu fikrine ben de katılıyorum ve onun yaptığı gibi Vaiz Tolstoy'un sıkıcılığını, Sanatçı Tolstoy'un mükemmelliği nedeniyle görmezden geliyorum. - Herkesin bahsettiği gibi kitapta üç ilişki anlatılıyor. Anna Karenina- Vronsky (Tutku ön planda) Kiti – Levin (Size Lev diyebilir miyim ?- Aşk ve Tolstoy ön planda) Dolly- Stiva (Yalan ve Sadakatsizlik ön planda) Bunların dışında Aleksey Karenin'in (Anna'nın kocası) işiyle hırsın ön planda tutulduğu bir ilişkisi var. Bu yedi ana karakterin hiçbiri Tolstoy tarafından direk kötü ya da iyi diye lanse edilmiyor (Belki bir parça Karenin). Tarafsız bir tanrı anlatıcısı üzerinden şekilleniyor kitap. Belki de bu yüzden bu kadar kolay ilerliyor. Ben karakterlerin bazılarını Savaş ve Barış'taki karakterlere de benzettim ama kitabını okumadığım için yorum yapmam uygun olmaz sanırım. - Okuyanların büyük bir kısmı karakterler ile empati kurabiliyor. Gerçekten 19. yüzyıl Rusyasında yaşayan bu üst tabaka karakterleri kendimizden biri gibi görebiliyoruz şu an bile. - Her ne kadar karakterler üzerinden bir tarafsızlık mevcutsa da Vaiz Tolstoy sürekli araya girerek, dönemin Avrupa etkisine karşı düşüncelerini Levin ve Prens Shcherbatsky üzerinden vermeye çalışıyor. Fransızca konuşan Avrupa hayranları genellikle hep snop kişiler, iyi mantıklı Ruslar hep eskiye bir özlem halinde. - Sanatçı Tolstoy'un öne çıktığı yerlerde adeta yaşıyoruz kitabı. Hiç bir şey batmıyor gerçekten. Öyle ki bahsettiğim yedi ana karakterin yanında, onlarca yan karakteri de ayrıntılı olarak anlatabilirim size şu anda. - Vaiz Tolstoy'a son kez giriyorum. Kitabın sonunda Tolstoy gibi zayıflıklarından ve kuşkularından arınıyor ve iyi bir Hristiyan oluyor Levin. Kitap içinde de bunun sinyalini defalarca veriyor zaten. Mantıklı bir Rus Derebeyi olan Levin'in "Köylüler için okul ve hastaneye gerek yok. Yol yapılsa yeterli" demesi zaman/mekandan bağımsız olarak yüzümü gülümsetmedi desem yalan olur. Genel olarak ondokuzuncu yüzyılın sonunda yapılan yeniliklere bir tepki var gibi geldi bana. Diğer konular hakkında ayrıntıya girmek istemiyorum. - Sanatçı Tolstoy bazı simgelere (Tren, rüyalar, kızarma vb.) önem veriyor ve bunlar üzerinden bizim de anlayabileceğimiz bir şekilde hikayesini anlatıyor. Hiç bir şeyin bozmasına izin vermiyor bu rüya gibi anlatımı. Mesela ölümün yarattığı karamsar havayı bir doğum haberi temizliyor. Aşkı ön planda tutan çiftin uyumunda, sözlü ve sözsüz iletişiminde bir mükemmellik görünürken, diğerleri bu konuda sınıfta kalıyor. - Kiti ve Levin'in evlilik bölümleri günümüz romantik komedi filmlerinin öncülü gibi geldi bana:) - Kadın erkek ayrımı kitapta oldukça göze çarpıyor. Tolstoy daha çok sadakatsizlikte toplumun bakışı açısında bu ayrımı ele almış. Kitabın adı Anna Karenina olmasına rağmen erkekler kitapta daha baskın bir şekilde yer alıyor. Yaşadığı dönem okuyucu profili de göz önüne alınırsa bunun normal olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak en başta dediğim gibi adam oturmuş, 1000 sayfa kitap yazmış ve ağırlıklı olarak dünya edebiyat tarihinin en iyi romanlarından biri olarak nitelenmiş. Bugün olduğu gibi 100 yıl sonra da okunacak bu kitap ben ne dersem diyeyim. Buradaki incelemelerin çeşitliliğinden herkesin de bir şeyler aldığını görebiliyoruz Tolstoy'un bu eserinden. Şu an olmasa da hayatın bir döneminde okunması, en azından Tolstoy'u tanıma ve böyle bir kitabın yazılabileceğini keşfetme açısından, gerekli bence de. İyi okumalar şimdiden niyeti olan herkese.
Anna Karenina
8.8/10
· 19,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
65
922
Bahar Esen
Anna Karenina'yı inceledi.
1087 syf.
·
15 günde
·
10/10 puan
KADININ GÜCÜ;
Ben Anna Karenina; Uzun bir yolculuğa benimle var mısınız? Cevabınız evet ise satırlarda buluşalım.Okuyacağınız satırları yazar Tolstoy 1870 yıllarda yazmış ve beni de bu yıllarda ilahlaştırmış,tüm dünyaya tanıtmış. Onun kitap kahramanıyım fakat hepinizden birisiyim aslında.O yıllarda beni böyle ilmek ilmek işleyip bu kadar geniş çapta anlatması ve bu kadar sevilip benimsenmem okunma oranlarından belli... Anna Karenina=Tolstoy, Tolstoy=Anna Karenina olarak ele alınabilir çok rahatlıkla. Rusya'nın o dönemde ki, ekonomik,siyasi,din,sosyal hayatı,yaşantısı, evlilikleri,ilişkilerini öğrenmek istiyorsanız benim hikayemi okumanız yeterli.Çünkü o kadar zengin ki bu hikaye hayattan herşeyi bulmanız mümkün... Gelelim bana, dürüst bir kadın nasıl olur,hiçbir şeye boyun eğmeyen,aşkını doyasıya yaşamak isteyen ve önünde ki engelleri geride bırakıp yoluna devam ederken tekrar engellerle tüm gücüyle savaşan bir kadın var karşınızda. Yargılayabilir hatta kızabilirsiniz de bana. Unutmayın ben yüreğimin sesine göre hareket ederim.Herkese de bunu tavsiye ederim. Beni tanıdığınıza mutlu olursunuz umarım. Kalın sağlıcakla.
Anna Karenina
8.8/10
· 19,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
54
Hulya İnci
Anna Karenina'yı inceledi.
1062 syf.
·
10 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Müthiş bir kitap, her seferinde yeni bir boyut buluyorum.. Müthiş bir aşk öyküsü ama yaşamı her anlamda sorgulayan, sürekli analiz eden de bir kitap. Tabii içinde feodalizmin yükselişi, işçi sınıfının ayak sesleri, savaş da var.. okunası ve dinlenesi bir roman
Anna Karenina
8.8/10
· 19,3bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
16