Beyaz Geceler

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·80 syf.·
2020 55. kitabı
Öncelikle bu kitapta diğer yayınevlerinden farklı olarak Dostoyevski'nin dört hikayesinin daha olduğunu belirteyim. Beyaz Gecelere geçmeden diğer hikayelerden de bahsetmek istiyorum. İkinci hikaye başlarda zaman ve yer karmaşasıyla dolu. Sürekli diyaloglarla olay çok karmaşaya döndü. Ne olup bittiğini sonda anladım. Sonrasında "Haysiyetli Hırsız" hikayesi vardı ki "Yemelyan ve İvaniç" etkileyici birer karakter. Bizde de çok fazla var onlardan. İçkiden kopamayan ve ailesini zor durumda bırakanlar. Ama biz yine de dışlayamıyoruz onları. Acıma/endişe duygusu daha ağır insanda çünkü.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Akvaryum Yayınları · 2013102bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Beyaz GecelerBeyaz Geceler Ah Nastenka! Sevgili Nastenka’nın aşığının içindeki söz seli taştı ve bizler o selin altında kalıp boğulanlardan olduk... Okuduğum değil hissettiğim en güzel kitaplardandı.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Akvaryum Yayınları · 2013102bin okunma
7/10
·80 syf.··
2019 37. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2019 11:30
''Beyaz Geceler'' Dostoyevski'nin ikinci kitabı. İlk kitabı ''İnsancıklar'' çok fazla ses getirmiş. Camiada büyük yankı uyandırmıştı zamanında. Fakat 2. kitabı o kadar da beğenilmemişti. Dili sade, olay örgüsü basit ve içine çekmeyen olarak adlandırılmıştı. Yine de okurken keyif aldığım bir kitaptı. Yazar, beğenilmediğini fark edince daha çok çalışarak en ünlü eserlerini yıllar sonra ortaya koydu.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Akvaryum Yayınları · 2013102bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2020 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2020 23:54
Utangaçlığın verdiği düşünceler en büyük kabusu olan yalnız bir adamın, hayatı doyasıya yaşama isteğini, duyguları resmederek çarpıcı şekilde anlatan kitap.. Nastenka spoiler vermekten korkuyor oluşuma şükret sen..
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Akvaryum Yayınları · 2013102bin okunma
Puan vermedi
Ağaçlar, taşlar, evler, bitkiler ve daha bir sürü şeyle konuşmamı şağlayan çok özel bir kitap. Her kitaplıkta bulunmalı. Ve ikinci kez okuyacağım kitaplar arasında
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Akvaryum Yayınları · 2013102bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 2. kitabı
Soluksuz çok kısa bir sürede okuduğum ve beğendiğin bir kitap oldu. İsimsiz hayalperest bir kahramanının genç güzel bir kadın olan Nastenka ile karşılaşması ve 4 beyaz gece içerisinde yaşananları anlatılıyor . Kahramanımız köprüde yürürken Nastenkayi köprüde bir tacizciden kurtarır ve tanışırlar . Bunun üzerine 4 gece buluşarak yaşadıkları olayları hayat hikayelerini birbirlerine anlatırlar. Mutsuzken baskalarinin mutsuzluğunu daha güçlü hissederiz, duygu parçalanmaz yoğunlaşır. Sonuçta hayallerde hayatta kalır.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Akvaryum Yayınları · 2013102bin okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2023 12:35
Dostoyevski öğrettiki, her güzel an için şükret. İyisi ve kötüsü ile hikayene sahip çık. Ve insanlara yaptıkları şeyler için kin gütme. O insanlarla yaşadığın güzel anları da hiçe sayma. İyi kötü her an güzeldir. Çünkü yaşıyoruz! Hayattayız!
2023 Okuma Raporları
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Akvaryum Yayınları · 2013102bin okunma
Beyaz ve Siyah Geceler....
10/10
·80 syf.·
Beğendi
·
2024 43. kitabı
Yoğunluğum arasından vakit bulup da okumaya fırsatım olmasa da kesinlikle başladığımda bir solukta bitirdiğim bir kitaptı. Muhteşem tahliller, tasvirler, bambaşka iki ayrı kişilik, bambaşka dünyalar, farklı hayatlar... Doğruyu söylemek gerekirse kitaba başladığımda başkahramanın onun dediği gibi 'ilginç' değil, doğrudan 'deli' olduğunu düşünmüştüm. Çok garip ve saçma gelmişti ama okudukça anladım ki dünyaya sıradan bir gözle bakmıyor, hayatı içinde bulunarak değil, hayal dünyasında yaşıyor. Kadın başkahramana gelince tamamiyle bir toy. Yalnızca düşünce olarak değil kelimenin tam anlamıyla bir toy. Hayatında bir şey yaşamamış olmasının verdiği toyluk, insanlarla iletişimde olmayışının verdiği bir toyluk, daha birçok sebepten ötürü diğer toyluklar... Açıkcası bu karakteri sevdiğimi söylemem. Birazcıık da sinir oldum. Ama yine de kurguya heyecan kattığı kesin. Bu benim ilk klasik kitap, ilk Dostoyevski maceramdı. O yüzden gerçekten ilk kitapta bu kadar keyif alacağımı, eğleneceğimi düşünmemiştim. Her şey istediğimiz gibi gidiyor sanarken bir anda dumura uğratıldım. Bu da hayatın gerçeğini, yazarın temsil ettiği gerçekçiliğin en büyük göstergesi oldu. Daha fazla bir şey ifade etmekte güçlük çekiyorum, bu denli tasvir barındıran bir eser hususunda. Okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Akvaryum Yayınları · 2013102bin okunma
10/10
·80 syf.··
2023 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2023 14:40
bu kitabı üçüncü okuyuşum. her okuyuşumda, farklı yaşımda farklı şeyler anlamanın zevkine vardım çünkü. Dostoyevski'nin karakterleri ilmek ilmek işlediği kitabın kısaca özeti; anlatıcı nastenka'ya aşık olur, nastenka'nın onu bırakıp giden adamı sevdiğini öğrenir, ona yardımcı olarak adama mektup gönderip cevap beklerler. cevap uzun süre gelmeyince nastenka u dönüşüyle yazara şans vermek ister, diğer adam gelince de onu bırakıp gider. ilk okuyuşumda Nastenka'ya hak vermesem de onu bir tık anlamıştım ve sevginin çaresizliğine düşmüş biri olarak görmüştüm. şimdiyse Nastenka'nın acımasızlığı yüzünden hayalperest anlatıcı yerine ağlayasım geliyor, anlatıcı her ne kadar onun halen daha üzülmesini istemiyorsa ben de o kadar yerin dibine girmesini istiyorum. halen daha iyi olmasını isteyen bu kadar naif bir karakteri nasıl yarı yolda bırakır? yine sinirlendim. çünkü hiç kimsenin başka birinin yerini doldurmak için yine başka birisini umutlandırmaya ve aldatmaya hakkı yok... teşekkürler iyi günler.
Sevgi
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Akvaryum Yayınları · 2013102bin okunma
Aşık Olup Hayallere Dalıyorsun. Gaza Gelme.
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2024 18:58
youtu.be/UOjK1hVy1ro?si=... Yukarıdaki videoya tıklamam ve kitaba başlama kararı almam bir oldu. Aslında bütün mesele başlıkta özetlenmiş. Zaten 80 sayfalık hemen okunulası bir roman. Videoda tamamını okumuş sayılıyoruz aslında ama Portal'in dilinden dinlemek ve Dostoyevski gözünden okumak bir olmuyor tabii. Eserin ustaca bir incelenmesi yapıldığından ve bunu metnin başına eklendiğimden dolayı çok bir şey söyleyemeyeceğim fakat şu ana kadar okuduğum en güzel aşk üçgeni bu kitaptaydı diyebilirim. Tavsiyemdir. İyi geceler dilerim.
Aşk Üçgeni
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Akvaryum Yayınları · 2013102bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.