Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Tam çerezlik
10/10
·38 syf.·
2023 6. kitabı
O kadar tatlı ve şirin bir kitaptı ki, okurken çok keyif aldım. Hikayeyi merakla okudum. İki kız kardeşin bütün yaşanan olaylardan sonra birbirlerine sığınmaları ve karşılarındaki dünyanın daha yeni farkına varmaları beni gercekten etkiledi, kendi kardeslerimi aklıma getirdi ve son zamanlarda aklımdan gecirdiğim bazı seyleri karşıma tekrardan çıkardı. Kesinlikle Stefan Zweig'ın en sevdiğim yazılarından biri oldu, Bayan Mann'ın hikayesini okudukça daha da merak ettim
DadıStefan Zweig · Dekalog Yayınları · 202032,8bin okunma
Puan vermedi·88 syf.·
2023 13. kitabı
Stefan Zweig’in dört öyküsünü topladığı bu kitap, başlığa adını veren Mürebbiye öyküsü ile başlıyor. İki küçük kız kardeşin, mürebbiyelerinin başına gelen bir olay ile büründükleri araştırmacı ruh hali, onları hayatın er ya da geç tanıştığımız acı yüzü ile karşılaştırıyor. Güven duygusunun, sadakatin ve yaşamları boyunca onlara öğretilen dürüstlük algısının malesef gerçek hayatlarında yer almaması onları etrafllarındaki herkese karşı bir savunmaya geçmelerine neden oluyor. Bir yandan mürebbiyelerinin yaşadığı sıkıntılar, öbür yandan büyümeleri, yaşamı anlamaya başlamaları bu iki küçük kızın düşüncelerini ve yaşamlarını nasıl etkilediğine şahit oluyoruz.
Hikaye-Öykü
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
Yetişkinlerin İkiyüzlü Dünyası
Puan vermedi·88 syf.··
2026 94. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 16:35
Stefan Zweig, insan psikolojisinin karanlık dehlizlerine inme konusundaki ustalığını bu kısacık eserinde bir kez daha kanıtlıyor. Mürebbiye, sadece bir ev çalışanının hikayesi değil; çocukların o tertemiz, güven dolu dünyasının yetişkinlerin yalanları, sırları ve ikiyüzlülüğü ile nasıl bir anda paramparça olduğunun sarsıcı bir tablosu. Evdeki sır perdesi aralandıkça, küçük çocukların büyüklerin dünyasındaki o acımasız "gerçeklerle" ilk kez yüzleşmesine şahit oluyoruz. Güvendikleri insanların maskelerinin düşüşünü izlerken yaşadıkları o derin hayal kırıklığı ve artık kimseye tam anlamıyla inanamama hali, okurken insana adeta kendi büyüme sancılarını, çocukluk masumiyetini kaybettiği o ilk anları hatırlatıyor. Hacim olarak bir oturuşta bitecek kadar kısa, fakat hissettirdiği çaresizlik ve empati duygusuyla günlerce aklınızdan çıkmayacak vurucu bir anlatı. Psikolojik tahlil okumayı sevenlerin ve "büyümenin" o soğuk yüzüyle edebiyat üzerinden yüzleşmek isteyenlerin mutlaka şans vermesi gereken bir eser.
Edebiyat
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
8/10
·88 syf.··
2023 55. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ekim 2023 21:07
Yazarın bu kitabında adı ile aynı olan hikâyesinde Mürebbiye görevini ifa eden karakterin başına gelen olaylar sonucunda hiyerarşinin de vermiş olduğu baskıyla ötekileştirilen insanları anlatır. Bu
Edebiyat
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
9/10
·88 syf.·
2025 6. kitabı
Ah Mürebbiye ah, ne okudum nasıl okudum pek aklımda kalmadı fakat Mürebbiye isminin bakire genç kızlar için kullanıldığı aklıma geldi. Hem de şimdi aklıma geldi. İnceleme yazmadan evvel Mürebbiye hikâyesinin konusunu tamamen unutmuştum yazmaya başladıkça, bilinçaltım bensiz bu bilgileri açığa çıkarmaya başladı. Vay be içimde benden bağımsız iradeye sahip bir canlı varmış. Hayırlısı olsun bakalım; ne diyeyim ki. Kitaplar yemek gibidir; yedikçe bedeninde dağılır. Kitap dört ayrı hikâyeden oluşuyor. Alışılmışın dışına çıkmıyor Stefan bey. Kısa ve akıcı yazıyor; yazarken de okuyucuyu sıkmadan olayların içinde sürüklüyor. Kısaca okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar dilerim.
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
İki kadın, tek kader...
Puan vermedi·63 syf.··
2024 51. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2024 19:54
İki farklı kadın, iki farklı öykü ve onlara yazılan benzer bir son... Stefano Zweig'in üslubunda varoluş yakalayan kısa bir anlatı... Zweig, öykü yazının çocuklar için olduğu görüşünü temelinden sarsıyor. Toplumda öykülerin çocuklar, romanlarınsa yetişkinler için olduğuna dair bir önyargı söz konusudur. Zweig'e bu tabuyu yıktığı için şükran duyduğumu söylemeliyim. Üslubu ise okura alan tanıyor. Okurun zekasını küçümsemiyor. Kurguda okur tarafından doldurulacak boşluklar bırakıyor. Su gibi berrak cümleler birbiri ardına akıp gidiyor. "Dadı" adlı anlatıda yanlış adama duyulan bir aşk sonucu yaftalanan, aşağılanan bir kadın var. Erkek karakterin bundan etkilenmesi söz konusu bile değil. İki küçük kızın dadılarının ruh halinden etkilenerek olayları çözümlemeye çalışması üzerinden kurgulanmış. Kızların çocuksu masumiyetleri oldukça başarılıydı. Diğer anlatımız "Leporella" da ise kimsesiz bir kadının birinden gördüğü ilgi parçasıyla birden değişmesini izliyoruz. İlgi gördüğü kişinin mutluluğu için her şeyi yapabilecek bir kadın... Gördüğü ilgiyi yitirince tekrardan umutsuzlukla çökmesi... Cehennem-Cennet-Cehennem mitolojisi üzerinden hayat bulduğu söylenebilir. Yaşamın hiçbir güzelliğini kullanmayan tek başına bir kadın (Cehennem) birinin ona ilgi göstermesiyle hayat bulur (Cennet) o ilgi geri alınınca ilk halinden daha bedbaht bir duruma gelir (Cehennem)... Kısa ve akıcı bir anlatı olduğu için bir çırpıda okunuyor.
Edebiyat
DadıStefan Zweig · Aperatif Kitap · 201932,8bin okunma
Puan vermedi·83 syf.··
Beğendi
·
2024 47. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 23:43
Zengin bir aile var iki tane küçük kız çocuğu olan bir aile ve bir bakıcı geliyor. Genç güzel biri Çocuklar bakıcıyı çok seviyor. Ama evde bir tuhaflık var. Bakıcı geceleri ağlıyor. Neden ağladığını merak ediyorlar. Bir gün çocuklar onun intihar ettiğini öğreniyor. Çünkü evin sahibi tarafından hamile bırakılmış
Alıntı
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
Sanırım ben Stefan Zweig kitaplarının insanı değilim.
Puan vermedi·88 syf.··
2021 46. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2021 22:41
Zweig kitaplarını bir türlü sevemiyorum ya. Daha önce Amok Koşucusu, Satranç ve Bir Kadının Yaşamından 24 Saat adlı kitaplarını okudum. Üçünden tek beğendiğim Satranç’tı. O da kötünün iyisi gibi geldi bana valla. Önyargılı yaklaştığımı düşünüp bir kitabını daha okumaya karar verdim ve Mürebbiye’yi okudum. Önyargı kırmak için yanlış bir seçim mi yaptım bilmiyorum ama bunu da beğenmedim. Hitap etmedi bana hiç. Çıtayı yüksek tutmaya çalışarak okudum ama beklentimi hiç karşılamadı. Aslında değindiği konu güzel, yetişkinlerle çocukların dünyasının ne kadar farklı olduğunu ve yetişkinlerin çocukların dünyasına kendi dünyalarındaki gibi bodoslama dalınca o masumların ruhlarının nasıl incindiğini anlatmaya çalışmış ama bana hiç geçmedi yani. Kitaplarının abartıldığını da düşünmüyor değilim. Popüler kültüre mi kurban gidiyor, ne oluyor bilmiyorum ama, ben Zweig kitaplarının insanı değilim, bunu anladım. Okuyacak olanlara yine de keyifli okumalar dilerim tabi ki :)
Hayat ve İnsan
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
10/10
·96 syf.··
2020 27. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2020 14:47
Dört öyküden oluşan bu eser Stefan Zweig'in en beğenilen eserlerinden birisidir. İncelememe başlamadan önce novella kelimesinin anlamını belirtmek istiyorum. Novella, romandan kısa fakat öyküden de
1000Kitap
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma
7/10
·88 syf.·
2024 101. kitabı
...MÜREBBİYE... Bir Zweig esintisinin daha sonuna geldim. Her zaman ki gibi şahaneydi. Kendisinin gerçekten efsunlu olduğunu düşünüyorum. Hiç bir kitabında soluğumuzu bir öncekinin üstüne kesintisiz
MürebbiyeStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202132,8bin okunma

Yazar Hakkında

Stefan ZweigYazar · 187 kitap
Stefan Zweig, Avusturyalı yazar ve gazeteciydi. Edebi kariyerinin zirvesinde olduğu 1920'li ve 1930'lu yıllarda, dünyanın en çok çevrilen ve en popüler yazarlarından biriydi. Zweig, Viyana, Avusturya-Macaristan'da büyüdü. Honoré de Balzac, Charles Dickens ve Fyodor Dostoyevski gibi ünlü edebiyatçılar hakkında Üç Büyük Usta (1920) ve belirleyici tarihsel olaylar hakkında Yıldızın Parladığı Anlar (1927) adlı tarihsel incelemeler yazdı. Ayrıca Joseph Fouché (1929), Mary Stuart (1935) ve Marie Antoinette'nin biyografilerini yazdı. Zweig'ın en bilinen kurgu eserleri arasında Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (1922), Amok Koşucusu (1922), Korku (1925), Karışık Duygular (1927), Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat (1927), psikolojik roman Sabırsız Yürek (1939) ve Satranç (1941) yer almaktadır. 1934 yılında Almanya'da Nazi Partisi'nin yükselişi ve Avusturya'da Ständestaat rejiminin kurulmasının bir sonucu olarak Zweig, İngiltere'ye göç etti ve 1940 yılında kısa bir süre New York'a ve daha sonra yerleştiği Brezilya'ya taşındı. Son yıllarında bu ülkeye aşık olduğunu ilan edecek ve Brezilya, Geleceğin Ülkesi adlı kitabında bu ülke hakkında yazacaktı. Yıllar geçtikçe Zweig, Avrupa'nın geleceği konusunda giderek daha fazla hayal kırıklığına uğradı ve umutsuzluğa kapıldı. 23 Şubat 1942'de Petrópolis'teki evlerinde eşi Lotte ile birlikte aşırı dozda barbitürattan ölü bulundu. Eserleri birçok film uyarlamasına temel oldu. Zweig'ın anı kitabı Dünün Dünyası (1942), I. Franz Joseph yönetimindeki Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun çöküş yıllarındaki yaşamı betimlemesiyle dikkat çeker ve Habsburg İmparatorluğu hakkındaki en ünlü kitap olarak anılır.