Orjinal ismi ile Kahlil Gibran(Halil cibran)'nın 1923 senesinde yazmış olduğu derin ve başyapıtını bir otobüs yolculuğunda okumak bana da nasip oldu. Ressam, şair aynı zamanda filozof olan Halil Cibran'ın düşüncelerinden çıkan harika bir eser. Çok farklı bir dil kullanarak bir çok incelemede de görmüş olduğum aforizmalarla dolu kitabın sözleri bir şiiri andırıyordu. Kitabının ana kareketerinin Orphalese Adasında sürgünde geçen on iki senenin sonunda umutla beklediği gemisinin gelmesiyle veda öncesinde El-Mustafa'ya sevenlerinin soruları yöneltmeleri ve onun verdiği harikulade cevaplarını içeren yirmi altı bölümden oluşmakta.
Bir çok alıntı yaparak okuduğum duygulandığım bir eser oldu. Her kitapta mutlaka size hitap eden bir şeyler bulmak ve bilmek çok güzel. Keyifli okumalar dilerim.
Kitabın öyle sade bir anlatışı var ki değinmeden edemeyeceğim bir sadelik. Her kesime hitap eden, yalnız okuyanın değil, dinleyenin bile rahatlıkla anlayabileceği bir sadelikte olmuş. Bu yönünün yanında herkesin kendi içinde yaşanmışlıklarına/sorularına cevap bulduğu bir eser.
KENDİMDEN ÖRNEKLER:
Kitabı ilk açtığımda çok ağır bir dil olacağını hissetmiştim. Hatta kitabın az sayfa sayısına rağmen, anlamakta güçlük çekeceğimi zannederek bir kaç günde bitiririm diye düşündüm. Birkaç günde birkaç kere okuyacağım bir kitap olduğunu bilmem mümkün değildi. Birkaç kez okuma sebebim "acaba kaçırdığım anlatım, bir yorum var mı?" düşüncesiydi. Gelin görün ki her okuduğumda yeni şeyler keşfedip yeni cevaplar buluyordum. Kitabı okuduğunuzda elinizin yorulacağı konusunda uyarmak istiyorum. Çünkü tüm kitap boyunca hemen hemen her cümlenin altını çizdiğim ikinci kitap olduğunu belirtmek ister, okuduğunuz içinde teşekkürlerimi sunarım.
Saygılarımla...
- “Ermiş” Doğu’nun Nietzsche’si olarak adlandırılan Halil Cibran’ın en ünlü eseridir. Orijinal dili İngilizce olan kitap ilk yayımlandığı 1923 yılından bu yana onlarca dile çevrilmiş ve milyonlarca okura ulaşmıştır. Cibrân’ın eserlerinde Batı’yı bir nevi Doğululaştırma gayretleri göze çarpar. Amerika Birleşik Devletleri başkanı Roosevelt ona, “Sen Doğu’dan gelip Batı’yı silip süpüren ilk fırtınasın, ancak kıyılarımıza çiçekten başka bir şey getirmedin” demiştir. “Ermiş” romanında da Doğulu bir bilge konuşur bizimle..."
Keyifli okumalar...
Her cümlesi düşünülesi ve kayda değer. Mesela sevgi için söylediği şeye bir bakın
"İkinizde üstünsünüz birbirinize gereksinmektesiniz bu nedenle de eşitsiniz der. Sevginin tutsağı olmayın, sevginizi kullanarak birbirinizin üstünde baskı kurmayın. Çünkü şunu aklınızdan çıkarmayın ki, sevginin tek hedefi vardır; kendi kendine yetmek. Sevgi ne kendinden bir şeyler verir, ne de bütünlüğüne dışardan bir şeyler katılmasına göz yumar...
Bu kitap okuduğum kitapların arasında en iyisi olabilir. Yani mükemmeldi. Kitapta soruların yanıtları o kadar iyi o kadar edebi verilmiş ki çok güzel çok anlamlı bir kitap ölmeden önce kesin okumanız gereken kitaplardan
Halil cibran'ın okuduğum ilk kitabıydı bende o kadar güzel bir etki bıraktı ki mutlaka okunması gereken kitaplar listeme ekledim bile. Kitaba başlamadan beni çok ağır bir dilin karşılayacağını düşünüyordum ama çok yanılmışım kitap çok açık ve anlaşılır. İnsana ders verir nitelikte her bir sözü ayrı bir edebi çerçevede yazılmış bir kitap. Kitaptaki her cümleyi alıntılamamak için kendimi zor tuttum:) Mutlaka şans verilmesi gereken bir kitap ben okurken çok zevk aldim tavsiyelerim arasında yerini aldı.
Canım Halil Cibran... Hep büyüleyip, hep büyük farkındalıklar ile kapattırıyor bana kitapları... Ermiş'ten bunlardan biri. Tek solukta okuyacağınız, her cümleden sonra kafanızı kaldırıp kendinizden bir parça bırakacağınız, kendinize de parçalardan bütüne giden büyük değişimlere kapı açacağınız bir kitap... Gemindeki yolculuk, limanındaki hassasiyet için teşekkürler...
Kitap çok güzel, hayatın bir çok alanıyla ilgili öğretiler var mutlaka okunmalı, ancak okuduğum bu çeviri çok kötüydü sanırım yanlış yayınevinin baskısını almışım
Orphalese halkı ve karşısında ermiş olan El Mustafa veya
Bir başka deyişle okuyucu ve karşısında bilgin bir Halil Cibran var
Bilginliğini öyle bir ifade etmiş ki
İlk sayfadan son sayfaya kadar tek bir kelime bile boş yere sarf edilmemiş
Tecrübe ve birikimine sonsuz güvendiğin bir büyüğünden
Hayatın önemli noktalarına son derece etkileyici bir dille değinen öğütler dinliyormuş gibi hissettiriyor bu kitap
Bir çırpıda okunmasına karşın sindirimi ağır ağır olacağını düşünüyorum
Ayrıca kitap öğütleriyle sizi donatacağı gibi dil kullanımı da ifade ediş biçiminizi geliştireceğine inanıyorum
Gelelim alıntı konusuna, ben genelde kitaplardan çok az alıntı yapmaya çalışırım
Bunlar da kitabın özünü yansıtan alıntılar olur
Ancak ermiş öyle bir kitap değil
Kitabın beğendiğim kısımlarından alıntı yapacak olsam
Baştan sona alıntı yapmam gerekir
Yukarıda da belirttiğim gibi kitapta boşa söylenmiş bir kelime yok
Henüz okumamış olanlar için tavsiye ederim
Sizlere hayatın çeşitli yönlerini iyi bir şekilde taşıyıp taşımasanız da sizi yansıtacak şekilde anlatan bir kitap. Söylenecek fazla bir şeyim yok. İyi okumalar
Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.
1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.
Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.
Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.