Goriot Baba

Honore de Balzac
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Baba(lık)
8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2019 32. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2019 04:23
Fransız edebiyatının önemli isimlerinden Honore de Balzac'dan okuduğum ilk kitap Goriot Baba oldu. Başlarda biraz çekiniyordum sıkıcı ve ağır gelir diye fakat korktuğum gibi çıkmadı. Vadideki Zambak ile tanınan yazarın bu eseri oldukça güzel ve anlamlı mesajlara sahip. Betimlemenin bol olduğu kitap ilk 40 50 sayfa biraz sıkıcı gibi gelse de sonradan açılıyor ve çekiyor kendine. Söz konusu pansiyonun inşaatında çalışan usta başından, pansiyonda oturanların kullandığı mendil türüne kadar olan tasvirlerin en ufak ayrıntısına kadar yer aldığı 19. yüzyıl Paris'inde bir hikaye okuyoruz. Hikayesinin biraz gerçeklik payı var diye duydum, çünkü Balzac'ın yaşamından da izler taşıyor. Yazarın dili orta sertlikte ama anlaşılır cümlelerden oluşuyor. Akıl dolu benzetmeler ve özlü sözler bir hayli fazla. Nereden aklına geldi dediğim çok yer oldu. Ancak klasik bir eser olduğundan günümüz edebiyatına alışkınsanız biraz sıkılabilirsiniz. Bazen fazla açıklama yapılması hikayeden kopmalara neden olabiliyor. Karakter sayısı az değil ayrıca ve aynı kişi bazen ilk isim, bazen son adla kullanılınca kafa karıştırıyor. Hikayeden bahsedeyim biraz kimmiş bu baba böyle. Eski bir makarna ve şehriye fabrikatörü olan Goriot Baba genelde düşük gelirlilerin kaldığı Madam Vauquer Pansiyonunda konaklamaktadır. Anastasie ve Delphine adında iki kızı bulunan bulunan Goriot, onca fedakarlığı ve zenginliğine rağmen kocalarının etkisiyle kızları tarafından dışlanır. Kızlarını çok seven ve onlar için ölümü göze alan Goriot Baba her şeye rağmen kızlarının mutluluğunu ister. Çevresinde farklı dedikoduların dolaştığı Goriot Baba düşünüldüğünün aksine çok iyi kalpli bir adamdır. Onunla aynı pansiyonda kalan Eugéne adında bir hukuk öğrencisi vardır ve sosyeteye girip kısa zamanda servet edinme peşindedir. Eugéne
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Oda Yayınları · 199818,6bin okunma
7/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2019 02:31
Ula bu Fransa harbiden Balzac,V.Hugo,Zola,Flaubert dönemi fenaymış düşüncem sağlamlaştı artık:)Üstad öyle bir anlatmış ki kemikleri sızlatır.Realiteden bahsedeyim derken duygusal okurları düşünseydi keşke kral... Bir karakter koymuş ortaya;adam kitabin ortasında kitabın özetini açıklamış.Eserlerde böyle şeyler güzel olur bence;Derviş gibi bir öznenin olması. Elleri öpülesi Jean Jochim Goriot beyefendi,maalesef Alfred Adler'in tabir ettiği şekilde Üstünlük Duygusunu evlatlarına aşılaması ile gelişen durumdan bihaberdir.Ama bundanda nasibini alır efendim.Hem de yinede pişman olmayacak halde...Neyse uzatmayayım. Eskiden,başlangıç sayfalarında betimleyici ifadeler olduğu için okumayı bırakmıştım.Halbuki kitap nerdeyse o ifadelerin bahsedildiği evin önemini anlatmaya çalışıyormuş:en azından yazar öyle dedi:)Okunması tavsiye edilir,güzel bir eserdir.
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Oda Yayınları · 199818,6bin okunma
8/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2020 01:27
Kitap Bir babanın göz bebeği gibi büyüttü kız çocuklarını anlatırken, babalığın ne olduğu, hayatın içinde bizler için ne oyunlar döndüğünü ortaya koymuş. Kitabın son sayfalarını okurken ağlamamak için kendimi zor tuttum. Herkese keyifli okumalar...
Goriot BabaHonore de Balzac · Oda Yayınları · 199818,6bin okunma
Mutluluğunuzu Paraya Endekslemeyin
7/10
·328 syf.··
2020 23. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2020 00:44
Balzac, yazdığı romanlarının karakterlerini diğer romanlarına da taşımayı seviyor, bunu pekâlâ görebiliyoruz ve de bu 'Goriot Baba' romanında, (kimi eleştirmenlere göre) Balzac, bütün roman karakterlerini burada toplamış, nasıl diyeyim, böyle bir telaşeye kapılmış ve muhtelif eleştirmenlere göre Balzac, bu romanında dönem Fransa'sındaki toplumsal sınıflar arasındaki uçurumları anlatan ve diğer uluslara da ışık tutan bir romanmış. Ben nacizane bu fikire katılmıyorum; toplumsal sınıfların aralarındaki olası bir etkileşimi anlatıldığı doğrudur fakat bu bizdeki ortalama bir kitap okuyucusunun gözetlediği alt sınıfların ve üst sınıfların aralarındaki uçurumların veya haksızlıkların işlendiği herhangi bir konudan ziyade buradaki konu, yazarın 'burjuva' dediği toplumun orta sınıfı ile yüksek fakat çok yüksek sosyetenin arasındaki etkileşim ve iletişim çabalarıdır. Demek istediğim, bu romanın toplumsal sınıf ayrımcılığını betimleyen bir roman olduğunu söyleyenlerin, yanıldıklarıdır. Neyse ney, romanda anlatılan kızlarını çok seven ve her daim onların mutluluğu için efor sarfeden Goriot Baba'nın hatası, mutluluğu para ile satın almaya uğraşmasıdır. Bir diğer roman kahramanı Eugene De Rastignac da yüksek sosyeteye kapak atıp, kısa yoldan zengin olmak telaşesindedir. Mutluluklarını paraya endeksleyen bu insanların âkıbetleri bakalım nasıl olacak. Hayatlarına herhangi bir ifade verebilecekler mi? Romandan bir kısas çıkarmak durumunda kalsaydım eğer "Mutluluğunuzu paraya endekslemeyin derdim" Büyük ilgi ve beğeni toplamasına rağmen ben bu romanı pek de beğendiğimi söyleyemeyeceğim. İyi okumalar...
Goriot BabaHonore de Balzac · Oda Yayınları · 199818,6bin okunma
6/10
·328 syf.··
2012 1. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2012 13:28
Kitabın özellikle başlarında çok sıkıldım. Tasvirler ve betimlemeler kafamı karıştırdı, çünkü uzun tasvirler yoruyor insanı. Tabi betimlemeler ve tasvirler romanın geçtiği devri daha iyi anlatması bakımından iyi bir işçilik ve ustalığın ürünü olduğu açıkca görülüyor. Özellikle doğa ve eşyaları, okuyucunun gözünde çok iyi calandırdığı yani tasvirde olduğu kadar insanların karakterlerini, amaçlarını, düşüncelerini çok iyi betimlesi ve iyi çıkarımlar yapması dolayısıyla iyi bir eserdir. Balzac bu kitabında, toplumu, olayları ve insanların durumunu gerçekçi bir şekilde anlamaya ve anlatmaya çalışmıştır kanımca. Goriot Baba'nın kızlarına olan aşırı bağlılığı açıkcası çok ilginç geldi bana. Bir tarafta çıkarsız sevgi, diğer tarafta ise çıkarlara dayalı zoraki bir ilişki. Kitabı bitirince aklımda kalan tek soru, suçlu kim? (Baba/çocuklar/toplum/sitem/kader mi/mu)
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · Oda Yayınları · 199818,6bin okunma
6/10
·328 syf.··
2019 6. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2019 21:02
Yaprak dökümü’nün Paris şubesi. Bir babanın hayırsız kızları yüzünden çöküşü ve Paris sosyetesinin iğrenç yüzüyle karşılaşacaksınız. Balzac’ın cümleleri ise hayranlık uyandırıcı
Goriot BabaHonore de Balzac · Oda Yayınları · 199818,6bin okunma
Birisi bizim için gerçekten değerliyse, bunu ondan suçmuş gibi gizlemeliyiz!
8/10
·288 syf.··
2023 32. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 01:00
Arthur Schopenhauer'ın bu sözüyle başlamak istedim incelememe. Zira eserin ana fikrini bir cümle ile anlatmak isteseydim daha iyi bir cümle kuramazdım diye düşünüyorum. Bir şeyi fark ettiniz mi? Birine kıymet verdiğinizi hissettirdiğiniz anda onun gözünde giderek basitleşmeye başlıyorsunuz. Çantada keklik olma durumu gibi sanki... Bu sevgi sıradan bir hâle geliyor ve karşınızdaki buna kayıtsızlık göstermeye başlıyor. Hele bu sevginin dozu fazlaysa, ona mahkûmmuş izlenimi dahi veriyorsunuz. Kimin için yaşıyorsunuz bu hayatı? Öyle söyleşi olsun diye değil tüm ciddiyetiyle soruyorum. Gerçekten kulak verip tüm kalbinizle düşündüğünüzde eminim çok azınız "kendim için" cevabını verebilir bu soruya. Çok azımız kendi hayallerimizin peşinden özgürce yürüyebiliyoruz. Tüm bunları bir düşünün. Goriot Baba Kitabımızın başkahramanı... Eşinin kaybının ardından bütün varlığını kızlarının mutluluğuna adar. Onların mutluluğunu kendi mutluluğu sayar. Ve bu durum bazı hatalar silsilesini beraberinde getirir. Eserin henüz ikinci sayfasında diyor ki: "Her şey o kadar gerçektir ki, herkes bu dramda kendinden, hatta kendi yüreğinden bir şeyler bulabilir!" İddialı bir giriş. Ama bir o kadar da haklı! Bu dramda kendinizden bir şeyler bulacaksınız! Ama az ama çok, mutlaka bulacaksınız! Kimi insan çocuğundan vurgun yer hayata, Kimisi babasından, Kimisi sevdiğinden, Neticede herkes en kıymetlisi ile sınanır. Yaranızı deşecek yaralar burada! "İnsan anadan, yardan, serden geçer de evlattan geçebilir mi?"
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,6bin okunma
8/10
·304 syf.··
2025 200. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 19:10
Goriot Baba – Honoré de Balzac Goriot Baba benim için sadece bir baba-kız hikâyesi değil, sevginin nasıl sömürülebileceğini ve insanın kendi duygularıyla nasıl yavaş yavaş tükenebileceğini gösteren çok ağır bir roman oldu. Balzac bu kitapta, fedakârlığın kutsallığını değil, sınırı olmadığında nasıl yıkıcı bir hâl alabildiğini anlatıyor. Goriot Baba’nın kızlarına duyduğu sevgi başta dokunaklı geliyor. Onlar için her şeyden vazgeçmiş olması, kendini tamamen geri plana atması ilk bakışta “iyi bir baba” imajı yaratıyor. Ama roman ilerledikçe bu sevginin tek taraflı ve dengesiz bir hâl aldığını görmek insanın içini acıtıyor. Kızlarının ilgisi azaldıkça, Goriot Baba daha çok vermeye, daha çok yok olmaya başlıyor. Beni en çok sarsan şey, kızların kötülüğünden çok Goriot Baba’nın körlüğü oldu. Sevilmek için sürekli bir şeyler vermek zorunda hissetmesi, sevgiyi fedakârlıkla eşitlemesi ve karşılıksızlığa rağmen vazgeçememesi çok tanıdık geldi. Balzac burada sadece bir baba figürü değil, sevgiyi yanlış yerlerde ve yanlış biçimde arayan insanları anlatıyor. Romanın arka planında Paris toplumu çok güçlü bir şekilde hissediliyor. Para, statü ve sosyal çevre neredeyse her şeyin önüne geçiyor. İnsan ilişkileri bile çıkar üzerinden şekilleniyor. Goriot Baba’nın değeri de kızlarının hayatındaki “işlevi” kadar var. Bu gerçek, romanın en acı taraflarından biri. Rastignac karakteri ise hikâyeye ayrı bir boyut katıyor. Onun gözünden bu dünyayı görmek, ahlaki çürümenin nasıl normalleştiğini anlamamı sağladı. Roman boyunca bir yandan Goriot Baba’ya üzülürken, diğer yandan Rastignac’ın bu düzene ayak uydurma hâlini izlemek insanı rahatsız ediyor ama düşündürüyor. Goriot Baba’yı bitirdiğimde içimde kalan şey büyük bir hüzün oldu. Bu roman bana sevginin her zaman yüce bir duygu olmadığını,
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma
Sınırsız sunulan sevgi, sevgi değildir!
9/10
·288 syf.··
2022 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 20:38
Kuşkusuz dünya ve Fransız edebiyatının en önemli isimlerinden biri de Realist Edebiyat Akımı’nın öncüsü kabul edilen Honore de Balzac’tır. Cemil Meriç onun için, “Dünyada romanın kaderini çizen Balzac’tır. Balzac’ın romanı bir sosyolojidir”* sözlerini kullanıyor. Gerçekten de Balzac, kaleme aldığı yüzün üzerindeki eserinde Fransız toplumunu bütün yönleriyle romanlaştırıyor. Öyle ki romanlarında yer verdiği karakterlerinin üzerinden tüm Fransız toplumunun fotoğrafını çekerek yaşadığı dönemi adeta insanoğlunun gözleri önüne seriyor.  • • • Bu yönüyle onun, dünyada en çok tanınan ve okunan eserlerinin başında, “Vadideki Zambak”la birlikte “Goriot Baba” geliyor. Balzac bu romanında, kızlarını hastalık derecesinde seven Goriot Babayla, taşradan Paris’e gelen ve üst sınıfa çıkmak için ihtirasla yanıp tutuşan yoksul bir hukuk öğrencisi Eugene de Rastignac’ın hikâyesini anlatıyor. Bir şehriye ve un tüccarı olan Goriot Baba, eşini genç yaşta kaybediyor ve bir daha evlenmiyor. Kendisini tutkuyla bağlandığı iki kızını yetiştirmeye adıyor. Onlara sevgisini sınırsızca sunuyor ve en iyi eğitimleri aldırıyor. Zamanı geldiğinde de onları üst sınıftan insanlarla evlendiriyor. Tüm yaşamını ve servetini kızları için harcamasına rağmen beklediği ilgiyi ve sevgiyi hiçbir zaman göremiyor.            • • • Doğrusu Balzac, pedagoji ve psikolojinin günümüzdeki kadar gelişmediği bir dönemde Goriot Baba’nın hikâyesi üzerinden çocuk yetiştirmede dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda okura önemli ipuçları veriyor. Çocukların her istediğini sınırsızca yapmanın, sevgiyi sınırsızca sunmanın, hastalık derecesinde çocuklara bağlılığın onların karakter, kişilik ve kimlik gelişiminde doğru bir tutum olmadığını gösteriyor. Çocukların her istediğini yapmakla iyi bir baba olunamayacağının mesajını veriyor. Eugene
Edebiyat
Goriot BabaHonore de Balzac · İş Bankası Kültür Yayınları · 202118,6bin okunma
Balzac
9/10
·304 syf.··
2024 16. kitabı
·
253 günde okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2024 21:06
Honore de Balzac'ın 1835 yılında yayımladığı romanıdır. Kitabı çok uzun zaman önce yarım bırakmıştım, burada kitabın herhangi bir kusuru yoktur çünkü insan her zaman aynı ruh durumunda olmuyor, yakın zamanda ise kitabı tekrar okumaya karar verdim. Rahatlık diyebilirim ki okunması gereken klasikler arasında yer almayı hak ediyor. Balzac, Dante'nin ''İlahi Komedya''sından esinlenerek insanlığın bir anlamda çöküşünü anlatmak için romanlarını ''İnsanlık Komedyası'' adıyla birleştirmiştir. Balzac'a dair Vadideki Zambak ve Goriot Baba okumalarıma dayanarak gerçekten de o temelde Fransız sosyal yapısı üzerinden insanlığın panaromasını çizmiştir. Vadideki Zambak romanını safî aşk(yasak aşk) veya Goriot Baba romanını temiz yürekli bir babanın kızlarını her şeyini feda edecek kadar sevmesi gibi basit bir temaya bağlayamayız. Zirâ Balzac bundan çok daha fazlasıdır. Okuyucuya zor gelebilir Balzac, ya kendisi doğuştan üslupçu ya da eserine inanılmaz emek veriyor. Çünkü oku geç şeklinde okunulması pek de mümkün değildir Balzac. Her cümlesi ayrı şiirsel, her cümlesi o kadar mânâlı. Herkesin dilinden düşürmediği Zweig Üç Büyük Usta kitabında onu bu ustalardan saymıştır hatta müstakil biyografisini de yazmıştır. Cemil Meriç de ona hayran, pek çoğumuzun bilmediği eserlerini tercüme etmiştir. Esere dair bilgi vermek istemiyorum pek çoğunuza sıkıcı, bazılarına göre zor(bölümlere ayrılmaması da etken) bazılarına göre aşırı duygusal gelebilir. Eh 20.yy öncesi tüm romanlarda bu yok mu? Ama bir yandan bu komedyanın içerisinde insan olduğu için ve insanın temelde çok da değişmediğini bildiğimiz için ve Balzac'ın da bunu çok iyi portreleştirdiğini bildiğimiz için Balzac okunmalı, okutulmalıdır.
Goriot BabaHonore de Balzac · Can Yayınları · 201718,6bin okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.