Hacı Murat

Lev Tolstoy
Çevirmen:
Eyüp Tali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·168 syf.··
2019 3. kitabı
·
62 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2019 00:00
Ne kadar uzun sürdü bu kitabı okumak, bitirmek(2ay ) . Tolstoyla ilgili tesadüfen bir yazı okumuştum. Yerleştiği köyde, halkın kendisine nazaran çok fakir olduğunu görüyor ve bu duruma üzülüp, malını mülkünü herkese dağıtıp bölüştürüyor. Hem de yaşıyor iken ölünce falan değil. Bunu duyunca kitaplıkta Tolstoyun hangi kitabı var diye baktım ve Hacı Murat’u buldum. . . Kitapta Ruslar ve Kafkaslar arasında geçen bir savaş var. 1850lerde dyebiliriz. Hacı Murat, Çeçen asıllı bir Kafkas ama başlarındaki Şamil denen adam ile sıkıntı yaşıyor ve Ruslara sığınıyor. Sığınarak iyi mi ediyor kötü mü ediyor, sürprizler ve son. Savaşın götürdükleri, hissettirdikleri tarafsızca yazılmış. Tek sıkıntı bendim. Çeviri romanlarda duyguyu alamıyorum :) Keşke bir sürü dil öğrenme fırsatım olsaaaa:) Neyse bu da burda kalmaliydi.
Hacı MuratLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200918,5bin okunma
7/10
·168 syf.··
2021 37. kitabı
Kafkasyada Ruslara karşı mücadele eden Şeyh Şamil ile yolları ayrılan Hacı Murat'ın Ruslara sığındıktan sonraki son dönemleri anlatılıyor. Rus kültürü ile müslüman kafkas kültürü arasındaki fark çarpıcı şekilde gözler önüne seriliyor.
Hacı MuratLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200918,5bin okunma
Kötü bir romanı...
6/10
·168 syf.··
2020 88. kitabı
Tolstoy'un pek bilinmeyen ve son yapıtlarından. Büyük yazarın yaşamının son yıllarında kaleme aldığı kitabı ' beğendim' dersem başta kendimi yanıltmış olacağım. Kendisi de Rus olan Tolstoy, Kafkas ve özellikle bugünlere kadar devam eden sorunlara olabildiğince tarafsız yaklaşmaya çalışmış fakat olmamış. Kimbilir; Türk olduğum ve Kafkas halklarını tuttuğum için mi bilemiyorum. Tıpkı Erzurum gezisinde Puşkin'in tarafsızlığı gibi. Kitapta Dağıstan özelinde sürekli taraf değiştiren pek çok grup bulunan, bir zamanlar bizim olan Kafkasya'da, taraf değiştiren ünlü savaşçı Hacı Murat 'ın Rus bakış açısı yada olabildiğince entelektüel anlatımla Ruslara sığındıktan ve sonra kendi ailesini kurtarmak amacıyla onlardan kaçarken eski düşmanlarının da yardımıyla yakalanıp öldürülmesi anlatılıyor. Sonuçta; Tolstoy 'un son kitabı olması dolayısıyla merakımdan okuduğum kitap, bana edebi anlamda dahi bir Savaş ve Barış veyahut Anna Karenina tadında gelmedi. Düz bir dil ve kesik kesik bir anlatım. Diğer eserlerine bakılırsa ve ilk bölüm olmasa, yazarın olduğuna bile şüphem var diyeceğim:)
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200918,5bin okunma
Ailesini kurtarmak için savaşan bir yiğidin hikayesi
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 00:00
Bu kitap, benim için çok değerli bir insanın hediyesiydi. Yakın bir zamanda aldığım kitabı, daha fazla beklemeden okumaya karar verdim. Tolstoy bu eserinde, Kafkasya cephesinde Ruslarla savaşıp onlara bela olan çok yaman bir Tatar savaşçı olan Hacı Murat'ın hikayesini konu ediyor. Hacı Murat'ın bulunduğu çevrede Şamil Adındaki yeni lider ile düştüğü anlaşmazlık sonucu öldüreceğini bildiğinden Ruslara sığınıp, onlardan Şamil'in elinde tutsak olan eşi ve çocuklarını kurtarmak için yardım ister. Ama Ruslar bu konuda çok da istekli davranmazlar. Onun savaşçılığına hayran olan Rus komutanlar, her ne kadar onun askeri başarılarını sevselerde sürekli gözlem altında tutarlar. Kendi köyünden uzakta sürgünde olan Hacı Murat ailesini düşmanının elinden kurtarmak için çok diller döker. Ancak cevap bulamayınca kendisi, arkadaşlarını da yanına alıp, yola çıkmaya karar verir. Rusların ve o dönemki Tatarların, Kazakların yakın ilişkilerini de anlatan kitap, bir taraftan savaşı anlatırken diğer taraftan cephe gerisinde bekleyen askerlerin ve komutanların özel hayatlarından da güzel kesitler sunmaktadır. Okumak isteyenlere kesinlikle öneririm. Şimdiden keyifli okumalar...
1000Kitap
Hacı MuratLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200918,5bin okunma
7/10
·168 syf.··
2025 8. kitabı
Hikâyenin işleyişi muntazam. Tolstoy'un isminin hakkını veren bir anlatım. Gereksiz olduğunu düşündüğüm bir şey yok. Sadece gerekli olan seyler yok. Her karakterin kendi içinde gerçekçi bir yanı var ve yazar her birinin penceresinden bir şeyler anlatırken yeterince objektif yaklaşmış. Sadece ana karakter olan Hacı Murat biraz yan karakterlerin içinde kaybolmuş gibi. Kahramanlıklarını bile başkalarından duyuyoruz. Bir de ailesi için o kadar mücadele eden bir karakterin ailesinin, onun yokluğunda iletişim ve fikirlerinin olmaması Hacı Murat'ın idealini yetersiz kılmış. Yani oğlu kendini kuyuya atan şakir hayranı, babasının neyi neden yaptığını anlamıyormuş ama bir yandan da babasının bakış açısından oğluyla gurur duyuyor aileyi ona emanet ediyor falan. Biz birilerinin ölümünü bile Rusların ağzından öğreniyoruz. Sonrasında aileye ne olmuş bilen yok ama bütün mücadele de o aile içinmiş.
Hacı MuratLev Tolstoy · Kum Saati Yayınları · 200918,5bin okunma
7/10
·248 syf.··
2025 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2025 20:46
Lev Tolstoy ’un Hacı Murat ’ı, büyük bir imparatorlukta azınlıkta kalmış bir halkın din ve yaşam için verdiği direnişi, trajik bir kahraman üzerinden anlatıyor. Hacı Murat, umutları ve çaresizliğiyle, bireyin özgürlük arzusunun devletin mutlak gücüyle çarpışmasını simgeliyor. Tolstoy, savaşın acımasızlığını ve insanın onurla ayakta kalma mücadelesini yalın ama sarsıcı bir dille aktarıyor. Kitabı okurken en çok hissettiğim şey, insanın sıkışmışlığı oldu. Hacı Murat bana özgürlüğün bedelini ve gururun bazen en ağır yük olabileceğini hatırlattı. Bununla birlikte, önsöz ve sonundaki uzun makale kitaba neredeyse gereksiz bir ağırlık yüklemişti. Tolstoy’un imzası elbette değerli, fakat bana göre Hacı Murat, onun hayata ve karakterlere verdiği derinlik bakımından en “tolstoyvari” eseri değil. Tolstoy okumamış birinin Tolstoy’u bu kitap üzerinden değerlendirmesi yanıltıcı olabilir. Bu gerçek bir hayattan uyarlama olduğu için fazla dokunuş yapmadığını düşünüyorum.
Hacı MuratLev Tolstoy · İletişim Yayıncılık · 201718,5bin okunma
“Direnmenin” alegorisi “Devedikenidir”
Puan vermedi·165 syf.·
2024 100. kitabı
Yazarlığın samimi ve ahlaki yönüyle en güçlü kalemlerden birisi olan Lev Tolstoy (1828-1910) insanlığa verdiği en önemli mesajlarından birisi “kötüye şiddet kullanarak karşı koymayın” olan mütefekkirin şiddet duvarlarında açtığı gediklerden çıkan mana okura nefes veriyor. Tolstoy şiddetin malik olma isteğinden doğduğu bilinciyle bütün evrendeki etnik eşitsizlikleri, toplumsal meselelerdeki çıkar ilişkilerini insan odaklı değil, özü maliklik olan “güce sahip olma ve mahlukat-ı beşerin maliklik çabası” olduğunun farkındalığıyla tüm eşitsizliklerin kökenini buna yoruyor. Tolstoy’un öğretisi Hacı Murat ile kolonyal ve etnik eşitsizliği bir “deve dikeninden” yola çıkarak okuyucusuna sunuyor. Yazar hayattayken kırım savaşının izlerini gerçek olaylardan esinlenerek 1896–1904 yılları arasında kaleme alıyor fakat Hacı Murat yazar’ın vefatından sonra 1912 yılında yayınlanıyor. Gerçek olaylardaki örgüsünü Rus kimliği üzerinden objektif bir dille anlatması hayran olunası bir ferasetin izlerini taşıyor.. O Hacı Murat’la yazar epik panoramanın dersini veriyor. Gerçek olayların örgüsünü yazınsallık eşliğinde ikna edici bir anlatımla sunmasıyla kitapta karakter analizlerinin yoğunluğunu hissettiriyor. Savaş ve Barış ‘da bu minvalde bir sunuş var ve bu yazarlığını zirveye götüren en önemli etkenlerden birisi olarak öne çıkıyor. Rus güçlerinin Kırım savaşında Kafkasya cephesinde savaştığı Şeyh Şamil’in önderliğindeki Çeçenler ve Avarlarla olan muharebeyi anlatıyor. Hacı Murat Çeçen Savaşçı, Şeyh Şamil’in sağ kolu olan Hacı Murat bir plan çerçevesinde Ruslara teslim olur. Şeyh Şamil’in idam fermanını verdiği Hacı Murat Rus tarafına geçince ailesinin Şeyh Şamil’in elinde olduğunu ve kurtarılması için Ruslardan yardım ister ve olaylar gelişir. Kitapta Yazar Şeyh Şamil’in Askeri dehasından sıkça bahsediyor.
Düşünce
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,5bin okunma
Puan vermedi·165 syf.·
2025 22. kitabı
Ne olağanüstü bir yaşama gücü bu Tıpkı bir devedikeni (tatar) çiçeği gibi. Onu koparmak için harcanan onca çabaya rağmen kendini nasıl da savundu ve postunu nasıl da pahalıya sattı.. Ancak Tolstoy gibi usta bir yazar böyle güzel anlatabilirdi kahramanca bir ölümü, Hacı Murat'ın ölümünü.. Tolstoy'un son kahramanı.. Ardında gizemli bir hayat bırakarak, onurlu bir ölümle 1852 yılında ayrıldı dünyadan. Avar kökenli Kafkasyalı bir liderdi ve büyük Çeçen komutanı Şeyh Şamil'in en önemli naibiydi. Adı, Tolstoy'un vefatından sonra yayınlanan son eserine isim oldu. Tolstoy, Hacı Murat'ın hikayesini Rus kaynaklara bağlı kalarak anlatmıştır. Romanda Hacı Murat ve Şeyh Şamil arasında Şamil'in, onu kendi liderliği açısından bir tehlike olarak görmesi nedeniyle bir ihtilaf oluşur. Şamil'in, Hacı Murat'ın ailesini yakalayıp tehdit etmesi üzerine Hacı Murat, ailesini kurtarmak ve Şamil'i yenmek için Rus destekli bir ordunun başına geçme planıyla Ruslarla işbirliği yapmak ister. Roman Hacı Murat'ın Ruslara iltica etmesiyle başlayan ve trajik bir ölümle neticelenen bu süreçten bahsetmektedir. Bununla birlikte farklı tarihsel kaynaklara bakıldığında durum, hiç de Tolstoy'un anlattığı kesinlikte değildir. Wikipedia'da Hacı Murat'ın Ruslarla ilişkisi şu şekilde geçmektedir: "Rusya kendi sanayi inkılaplarını gerçekleştirmiştir ve artık ağızdan dolma tüfeklerle Ruslar'a karşı savaşmak Avarlar için zorlaşmıştır. Hacı Murad, Şamil'e Ruslar'a iltica edeceğini böylece geri hatlara sarkıp düşmanı arkadan vurarak Rus birliklerinin dayanak noktalarını yok edeceğini söyler, ama bu fikir Şamil'ce tutulmaz. Hacı Murad yine de Ruslar'a iltica eder, planlarını gerçekleştiremez ve esir hayatı yaşamaya mecbur edilir, esarete dayanamayarak kaçar ama
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,5bin okunma
Kim Bu Hacı Murat ?
10/10
·165 syf.··
2021 75. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2021 02:25
Hacı Murat, Tolstoy’un 1896 ve 1904 yıllarında yazdığı fakat yaşıyorken yayınlayamadığı bir eseridir. Eser konusunu 1853 ile 1855 yılları arasında geçen Kırım savaşından almaktadır. Çoğunuzun bildiği gibi Kafkasların bir halk kahramanı olan Şeyh Şamil ve onun en büyük yardımcısı Hacı Murattır. Şeyh Şamil’ in en çok güvendiği gözü pek ve yiğit bir cengâverdir Hacı Murat. Fakat bir rivayete göre Hacı Murat ile Şeyh Şamil aralarında geçen bir fikir ayrılığı nedeni ile birbirlerinden ayrılırlar. Fakat bunun üzerine Şeyh Şamil Hacı Murat’ın ailesini esir alır. Hacı Murat ailesini kurtarmak için birçok plan yapsa da başarısız olur ve bunun üzerine Ruslara sığınarak iş birliği yapar. Ruslardan yardım alarak ailesini kurtarmayı düşünür. Eserimizde anlatılan konu aşağı yukarı bu şekilde, bir de olayın gerçek tarafı var. Yaptığım araştırmalar sonucu çok fazla argüman bulamasam da elde tutulur birkaç şeyden bahsedeceğim. Rus arşivlerinde, Hacı Murat’ın Ruslara sığındığı ve orada belli bir zaman kaldığı ve Tolstoy’un eserinde de bahsettiği şekilde hayatını kaybettiği Rus arşivlerinde bulunmaktadır. Bir diğer konu ise Hacı Murat gerçekten Tolstoy’un hikayesinde anlattığı gibi Şeyh Şamil ile arası bozulduğu için mi yoksa bir casusluk planı için mi Ruslara sığındığıdır. Maalesef ki bu konu sır perdesini koruyor. Fakat, Ruslara en gerçek gelen, Hacı Murat Şeyh Şamil ile anlaşarak casusluk için Ruslara sığındığıdır. Rusların güvenini kazanıp daha sonra Şeyh Şamil e istihbarat vermek istemiştir. Eser, tarihsel bir kahramanı, Kafkasya bölgesindeki halkı ve Rus askeri yapısı açısında gerçekten de edebi bir yanı olan bir kitap. Son olarak da eserin giriş kısmında olan deve çiçeğinin hikayesi, beni gerçekten de çok etkiledi ve kitabın sonunu da baştaki deve çiçeği hikayesi ile
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,5bin okunma
Hacı Murat - L. N. TOLSTOY (Savulun Hacı Murat Geliyor!)
9/10
·165 syf.··
2022 66. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2022 22:57
Ve bitti!.. Daha bugün acaba nasıl bir kitap diye incelemek için elime almıştım. Biraz daha, biraz daha derken akşamında son sayfada buldum kendimi... Bazen bir durum, bir olay ne çok şey anlatır insana. Bir anımsamada ne çok şey vardır. Tıpkı Cengiz Aytmatov'un Gün Olur Asra Bedel'i gibi bu eserde de bir devedikeninin teslim olmayışı asra bedel bir anı anımsattı. Bir Kafkasya öyküsü... Öykü dediğime bakmayın! Tarihi gerçeklerden yola çıkılarak oluşturulmuş bir eser. Öyle çok şeyi çarpıyor ki yüzümüze... Şeyh Şamil'i duymuşsunuzdur bir çoğunuz. Belki de Hacı Murat'ı da. Onun her iki tarafla da dolu dolu mücadelesi... Hacı Murat mücadelesini verirken rahmetli Cüneyt Arkın geldi aklıma... "Savulun Hacı Murat geliyor!" (s. 30) Savulun, Battal Gazi geliyor diye okudum neredeyse o satırları. Hele ki her türlü mücadelenin ortasında durup namazını kılması onu olabildiğince yüceltti bende. Öyle bir insan ki düşmanları bile büyük saygı duyuyor kendisine... Öyle bir insan ki düşmanlarının kadınları hayran kalıyor mertliğine... Dediğim gibi, ben diyeyim Hacı Murat, siz deyin Kara Murat. Lev Tolstoy Bizzat Kırım Savaşı'na subay olarak katılmış. Müthiş gözlem gücünü kullanarak biriktirdiklerini oldukça iyi yansıtmayı başarmış eserine. Dönemin insanlarının düşünce yapısını, askeri sistemde bozulmaları, yolsuzluğu, içkiyi, kumarı, insanların ruh hallerine göre diğer insanlar üzerinde yaptırım uygulayışını, verilen idamdan beter cezaları olduğu gibi anlatmış. Öyle bir düzen ki en iyi insanları bile bir süre sonunda kendisine benzetiyor. Türküleri sever misiniz? Eserde en çok hoşuma giden şeylerin başında durup durup karşıma çıkan türküler geldi. Ve türkülerin ifade ettiği anlamlar... Çok sevdiğim bir söz var: "Nerede bir türkü söyleyen görürsen korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur!" Hacı
Edebiyat
Hacı MuratLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201918,5bin okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.