İntihar

Jack London
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2023 95. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2023 00:00
Yazarın hayatını anlattığı kitabı gerçekten merakla okudum. Alkole dayanıklı bir bünye alkole ne kadar dayanabilir? Israrla alkolik olmadığını söyleyenler aslında alkolik değil midir? İçki neden içilir, içkiyle kendini ispat etmek kişiliğin zayıflığını göstermez mi? Alkol alıyorum bünyem dayanıklı ben alkolik değilim alkol almadan da yaşayabilirim diye iddia ederken aniden bağımlı olduğunuzu ve alkolsüz yapamadığınızı anlarsanız ne yaparsınız? Yazar sevmediği halde içme nedenlerini, alkolle beş yaşında başlayan ilişkisinin otuzlu yaşlara kadar nasıl devam ettiğini gayet samimi bir şekilde anlatmış. Akıcı olmasının yanında ders çıkaracak bir kitap.
Edebiyat
İntiharJack London · Deniz Yayınları · 19981,834 okunma
John Barleycorn
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2023 52. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 22:24
Kitap ülkemizde John Barleycorn, Bir Alkoliğin Anıları, Alkollü Anılar gibi pek çok farklı isimle yayımlanmış. Herhalde “İntihar” diğer isimler arasında kitaba en yakışmayandır. Çünkü kitabın genel teması intihardan çok uzak. Jack London’un vefat etmeden üç sene önce kaleme aldığı son başyapıtı, bir otobiyografik roman. Kitapta London ağırlıklı olarak alkolün hayatındaki yerini, etkisini, özellikle kimlik ve varlık mücadelesindeki alkolün etkisini yazmış. Kişiyi erkeklik sıfatı için bile toplumun alkol kullanmaya baskılamasını anlattığı bölümleri özellikle çok beğendim. Bu kimlik baskısı sebebiyle istemeye istemeye alkolü neden kullanmak zorunda bırakıldığını anlattığı bölümler, aslında alkol ve sigara kullanmaya, bireylerin neden teşvik edildiğini anlatması açısından önemliydi. Bulunduğu ortama uyum sağlama zorunluğunu samimiyetle kaleme almış. Alkolden bir insanın neden vazgeçemediğini de çok güzel işlemiş.
İntiharJack London · Oda Yayınları · 19921,834 okunma
8/10
·288 syf.··
2026 56. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 18:48
Jack London en çarpıcı tarafı doğayı, açlığı, yoksulluğu ya da hayatta kalma içgüdüsünü anlatabilmesi değil belki de; insanın kendi kendini nasıl tükettiğini bu kadar dürüst yazabilmesi. John Barleycorn tam olarak böyle bir kitap. London, burada alkolü yalnızca bir alışkanlık olarak anlatmıyor. Ona bir karakter, bir yoldaş, hatta uğursuz bir kader gibi davranıyor. “John Barleycorn” dediği şey aslında içkinin kendisi ama kitabı okurken bunun bir bardaktan çok daha büyük bir şey olduğunu hissediyorsunuz: erkeklik kültürü, yalnızlık, cesaret gösterisi, kaçış isteği ve yavaş yavaş insanın içine yerleşen bir karanlık. Kitabın en etkileyici tarafı ise ahlâkçı olmamasıydı. London, alkolü ne tamamen lanetliyor ne de romantize ediyor. Sadece onu olduğu gibi anlatıyor. Bu dürüstlük kitabı çok güçlü kılıyor. Bazı bölümlerde gençliğin o hoyrat sarhoşluklarını okurken gülümsüyorsunuz, bazı yerlerdeyse satırların altındaki büyük boşluğu hissediyorsunuz. Bir de Jack London’ın kendi hayatını okumak çok etkileyiciydi. Denizlerde çalışmış, işçilik yapmış, açlık çekmiş, altına hücum dönemini yaşamış bir adamın zihninin içine giriyoruz burada. Bu yüzden kitap yalnızca alkol üzerine değil; modern insanın yalnızlığı, erkeklik baskısı ve yaşamanın yorgunluğu üzerine de bir anlatı gibi geliyor. İlginç olan şeylerden biri de şu: Kitap yayımlandığında birçok kişi bunun bir “ayıklık manifestosu” olduğunu düşünmüş ama London aslında hayatı boyunca içkiyi tamamen bırakabilmiş biri değil. Hatta bu kitap, ölümünden sadece birkaç yıl önce yayımlanıyor ve birçok edebiyat tarihçisi onu London’ın en kişisel metinlerinden biri olarak görüyor. Çünkü burada artık maceracı Jack London değil, kendi zihniyle baş başa kalan bir insan var. Birçok roman insanın dünyayla savaşını anlatır. John Barleycorn ise insanın
Edebiyat
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,834 okunma
8/10
·238 syf.··
2023 266. kitabı
Ben bu kitabı beğendim beğenmesine lakin okuduktan sonra her gün içiyorum. O kadar objektif anlatmış ki romanda yaşam, ölüm, anlık hazlar, değer yargıları, alkolu içsek ne olur içmesek ne olur, yararları ve zararları hepsi bir arada. Anlatım tarzından dolayı insanın canı çekiyor yani benim öyle oldu. Umarım sizlere böyle bişey olmaz :)))
İntiharJack London · Oda Yayınları · 19921,834 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
Beğendi
·
2023 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2023 00:00
Öncelikle sizi John Barleycorn ile tanıştırayım. O, bizim tabirimizle kötülüklerin anasıdır, yani içki. Jack London 'a göre bu ananın ismi de John Barleycorn'dur. Cinsiyetçi yaklaşımlara girmeyelim. Konumuz o değil. Kitap, İstiridye Korsanları ve Martin Eden karakterlerinin kesişim kümesini oluşturur. İki kitaptaki karakterleri teke indirip onların alkol ile olan maceralarını anlatır. Bu iki kitaptaki ifadeler sıkça rast gelmek biraz can sıkıcı olsa da ana konudan hiç çıkmadan alkol ve onunla olan ilişkisini detaylı bir şekilde anlatmış. Ben asla sarhoş olmam, ben bağımlı değilim diyenlerin mutlaka okuması gerek. Yatırım tavsiyesidir. ( öncesinde İstiridye Korsanları ve Martin Eden okumak şartıyla)
Edebiyat
Bir Alkoliğin AnılarıJack London · Karbon Kitaplar · 20201,834 okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
Jack London beni yine şaşırtmadı mükemmel bir kitap yazmış. Jack London’dan okuduğum 16.kitabı John Barleycorn oldu. Ülkemizde John Barleycorn,Bir Alkolüğün Anıları,İntihar,Alkolik Anılar,Bay Alkolik,Alkollü Anılar isimleriyle de yayınlandı. Aslında alkolü de temsil eden bir halk şarkısı ve Amerika'da sert içkilerin genel adı olarak kullanılan bir tabirdir. London'ın ölmeden 3 yıl önce (1913) yayımlanan ve son başyapıtı olarak kabul gören John Barleycorn,otobiyografik yönü ağır basan eser, yazarın alkol ile olan ilişkisini ve anılarını konu alıyor. Baştada dediğim gibi yazar kendi yaşadıklarını anlattığı için, tam olarak öykü-roman formatında değil eser. "Anlatı" olarak sınıflandırılabilir. Bu sebeple diyalog yok denecek kadar az. Jack London'ın alkol ile ilişkisi ekseninde yaşadıkları ve onun duygu ve düşüncelerini okuyoruz kitapta: Alkolle nasıl tanıştığını ve onda alışkanlık haline gelmesinin sebeplerini, alkolün onun çevresinde ve kültüründe neyi temsil ettiğini, alkol sebebiyle başına gelenleri... Tabii tüm bunların yanı sıra hayatındaki bazı önemli anlara da şahit oluyoruz. Yazar arkadaşıyla konuşur, dertleşir gibi samimi bir üslup takınmış. Abartılı betimlemeler, okuru sıkacak gereksiz detaylar yok; gayet sade bir anlatım hakim kitaba. Aslında yazılacak, konuşulacak daha birçok şey var ama hem karakter sınırlamasından dolayı hem de her şeyden bahsedip kitabın tadını kaçırmamak için sadede geliyorum: John Barleycorn'u mutlaka okuyun derim, kesinlike tavsiye ediyorum. Ayrıca kitabın çevirmeni Levent Cinemre'ye de teşekkür etmek istiyorum, yaklaşık 40 sayfalık notlarla eserin güzelliğini daha da pekiştirip anlamını derinleştirmişti. Üstelik genel kültürümüzü arttıracak bilgilere yer verilmesi de cabası. Kitaplarla kalın.
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,834 okunma
John Barleycorn Must Die!
10/10
·240 syf.··
2021 96. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 20:53
Jack London'ın kendi kaleminden, kendi yaşadıklarını okumak isteyenler için yapmak istedim bu incelemeyi. Başlarken bir de Jethro Tull'den John Barleycorn bırakıyorum buraya. İncelemenin yanında usul usul çalsın bence. youtu.be/QyDluDeVItw Aslında alkolü de temsil eden bir halk şarkısı ve Amerika'da sert içkilerin genel adı olarak kullanılan bir tabirdir John Barleycorn. London ölmeden 3 yıl önce yazıyor kitabı. Eşi Charmian'ın da bu kitabı yazması için onu desteklediğini anlatıyor. Küçüklüğünden beri alkolle olan arkadaşlığına değiniyor. Tadını sevmediği alkolün yine de onu nasıl etkilediğini ve yaşamı boyunca bu alışkanlık ile nasıl mücadele etmeye çalıştığını anlatıyor London. Girdiği her ortamda alkolün büyük rol oynadığını ve buna karşı koymanın zorluğunu gösteriyor okuyucuya. Bir erkek için, özellikle genç ve çevre edinmeye çalışan denizci bir erkek için içkinin anlamından bahsediyor. Tüm insanlığı gözlemleyişinin yanında çok zor olan şeyi yapıyor muhteşem yazar; kendini gözlemliyor! İnsanın kendine dışardan bakmasının ne denli zor olduğunu bilen bizler, onun bu haliyle de gururlanıyoruz okurken. Alkolü sevmediğini söylediği her bölümü, nasıl alkole giden yola sürüklendiğini anlatarak bitiriyor. Jack'in aklındadır, kafasının içindedir John Barleycorn. Benliğini ele geçiren ama aslında direnmeyi de bildiği bir düşmandır John Barleycorn. Sessizdir, bazen aylarca ortalarda görünmez. Deniz yolculuklarında London ile inzivaya çekilir John Barleycorn. Sahte dostlar, çıkarcı insanlar tanıtır ona John Barleycorn. Bir bağımlılık değildir ama ortam yapması için Jack'e gereken tek şeydir John Barleycorn! Yaşadığı hayatı tam olarak kabullenememiş olan London'ın, kendini tanıma ve tanıtma çabasının ürünüdür bu eser. Yazarın diğer kitaplarının yanında gerilerde
Edebiyat
John BarleycornJack London · Yordam Edebiyat · 20191,834 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2025 77. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2025 16:09
JOHN BARLEYCORN-JACK LONDON Ah be Jack London her seferinde bana okumayı aşılıyor daha çok daha çok kitap okumam gerektiğini hissettiriyor. Cidden bam başka bir yazar. Yine muazzam bir eserinin sonuna geldim Jack London küçüklüğünü anlatırken dahi üslubu aynı kalması çok kaliteli bir dil kullandığının göstergesidir. Çocukların nelere yasak koyulursa bu yasakları yapmak istemesi bu kadar iyi anlatması tatlıydı. Eserde kadınlara seçme hakkı ve kadınların bazı mekanlara girememe sorunlarından bahsetmiş ve Jack London başlarda kadınlara haklar verilmesine karşı çıktığını söylese de sonrasında bu düşüncesinin yanlış olduğunu kabullenmiş gözüküyor. ‘’Nane molla’’ deyimini kullanması çok hoşuma gitti meğerse baya bir kullanılan deyimmiş ki ben çok kullanırdım ve sadece bizim oralarda kullanılan bir deyim sanırdım bu da benim cahilliğimin ürünüymüş. London’un annesinin şarap içmesi ve öğretilerinden sonra çocukken şarap içip tehlike geçiren London aslında annesinin öğretilerini uyguladığı ve onu örnek aldığını nasıl anlatacaktı aynı sigara içen bir anne-babanın çocuğuna sigara içtiği için çok kızması gibi bir olgu örneği. Jack London’un 15 bin ciltlik kitabının olması ve her an okumak istemesi üslubunun kalitesinin çok okumasından kaynaklandığını söylesek yanılmış olmayız herhalde. Çocukken içine kapanık bir çocuk olması, öğretmeninin kendisine bir kitap vermesi üzerine tepkisiz kalması ancak aslında kitap okumayı çok sevmesinden kaynaklı öğretmenin bir kitap daha vermesini umması üzerine öğretmeninin kendisine bir kitap vermemesi üzerine evine dönerken tüm yolu ağlayarak geçirmesi cidden bu nasıl bir tutku dedirtti bana. ‘’ İçmek erkeğin alametiydi’’ Toplumlarda bunu başarı olarak anlatanların her zaman geri zekalı olduğunu düşünürüm. Fazla alkol alıp bana bir şey olmaz
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,834 okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2024 62. kitabı
İkinci kez okudum. Kralların Yolu, Ölühane Kapıları, Kaos Lordu ve bu. John Barleycorn. Başucu kitabım oldu. Çeviriden dolayı mı bilmiyorum ama Jack London'u bu kadar seveceğim aklıma gelmezdi. Yüz yıl sonra bile birilerine bir şeyler öğretebiliyor. Muazzam. Muhtemelen her yıl tekrarlayacağım bir döngü olacak John Barleycorn. Levent Cinemre'ye de teşekkür etmem gerekiyor. Umarım hedefi olan tüm külliyatı çevirir. Ve ölüm beni bulmadan hepsini okuyabilirim.
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,834 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 16:08
İçki tüm kötülüklerin anasıdır temalı bu kitabımızda öncelikle Jack London’u büyük alkol lobisine karşı bu cesareti takdire şayan hatta tüm romanların arasında cesaret konusunda bunun üstünde hak tanınacak bir eser olduğunu sanmıyorum yani içerik açısından diyecek hiçbir şey yok tüm noktalara en ince ayrıntısına kadar parmak basıp yalatıyor size bir insanın John Barleycorn’a(alkole) neden sığınır veya ahpablık eder bu arkadaştan neden uzak durulmalı yediden yetmişe insanları nasıl bir tehlike altına aldığını en iyi şekilde anlatıyor ayrıca her cümlesi alıntı niteliğinde olan kitabın son kısmı size sanki tüm hayatı yalayıp yutmuşta her şeyin farkına varmışlığını hissettiriyor.Benim açımdan ele alacak olursam John Barleycornla ahbaplığım veyahutta birlikteliğim olmadı siz diyin prensip ben diyeyim başka bir şey ama bu arkadaşı Jack abimiz kadar olmasa da çok iyi tanıdığımı biliyorum çoğu insanın bu arkadaşla neden dostluk kurduğunu(kimi sosyalleşmek için kimi dertlerinden kaçmak için kimi çok düşünmemek için kimide zevkten) gözlemci olarak birçok olaya şahit oldum en basit örneği John Barleycornun ağırlığını koyduğu tırnak içerisinde bir erkek masasında bir adamın adam denirse tabi 2 çocuğunun annesi olan kadını o masada ağzına alış şekli diğer adamlara mahrem denilecek şeyleri anlatış şekli beni Bu John Barleycornun etkisine aldığı insanları olabilecek en alt seviyeye çekişini görmek yeterince bu arkadaştan iğreneme sebep olmuştu.Ve bunun gibi kitaptakine benzer daha nice olaylar.Yani kısacası Okunması gereken bir kitap ders almak için demiyorum belki de alınmalı ama en azından bir bakış açısı kazandıracağı kesin.
John BarleycornJack London · Oda Yayınları · 20041,834 okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.