Alkollü Anılar

John Barleycorn

Jack London
Çevirmen:
Mete Ergin
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2021 88. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2021 13:46
“Aptal değilim ben. Domuz gibi içmem.” demiş London kitabının henüz başlarında. Ancak bu sözünü hiç tutamamış bu büyük usta. Kısacık ömrünün son yıllarında, ölümüne topu topu 3 yıl kala, hastalıkları arasında boğuşurken alkol ile -kısa da olsa- bir ömür boyu süren arkadaşlığını “John Barleycorn”da kağıda dökmüş. Bu otobiyografik bir roman, ancak bize London’un hayatından kesitler sunmak yerine yazarımızın içki ile tanışıklığının peşinden gidiyor. Dolayısıyla London’ın hatıralarından ziyade iç dünyasındayız. Daha 40ına gelmeden bir dolu hastalıkla boğuşmak zorunda kalan ve bunca hastalığın sebeplerinden birinin alkol olduğunu bilen yazarımız kimi zaman bahanelerini, kimi zaman alkolün dostluğundan aldığı keyfi, kimi zaman da alkolün hayatını nasıl mahvettiğini paylaşıyor okuyucusuyla. Belki daha önce belirtmem gerekirdi ama “John Barleycorn” Amerikan sokak ağzında “içki”ye verilen admış. Bir alkoliğin ağzından alkol ile ilişkisine dair okunabilecek en güzel kitap bence John Barleycorn. Hatta bunu tüm bağımlılıklar için de genişletmek mümkün. Bağımlılığın nasıl başladığını, insanı nasıl pençesinin içine aldığını ve kurtulmanın gün geçtikçe nasıl zorlaştığını kendi yaşadıkları ile çok güzel betimlemiş London. Roman birebir bir alkoliğin ağzından aktarıldığı için çok etkileyici, ama bir o kadar da tutarsız. Zira yazarımız, benzeri pek çok bağımlı gibi, yeri geldiğinde bağımlı olduğunu reddediyor -“ben bağımlı değilim, istediğimde bırakıyorum”-, sokaklarda gördüğü ayyaşlardan nefret ediyor ve onlar gibi olmaktan ölesiye korkuyor -“ben onlar gibi değilim, bünyem güçlü benim. Onlardan daha çok içsem bile yürürken yalpalamam, konuşurken ağzım kaymaz, dilim sürçmez.”-, sonra bir anda alkole öfke kusuyor -“John Barleycorn ile arkadaşlık intihardır”-. Yani tüm içtenliğiyle ve
Edebiyat
John BarleycornJack London · Engin Yayıncılık · 19981,834 okunma
6/10
·240 syf.··
2025 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2025 21:25
Jack London kitaplarını çok seven biri olarak aynı tadı John Barleycorn'dan maalesef alamadım. Bazı noktalarda çok sıkıldım. Yazar, gençliğe adım attığı andan itibaren içki ile olan serüvenini anlatıyor. John Barleycorn, içkiye yüklediği insan karakteri. Başlarda sevmediği ama dostları içinde erkek olduğunu göstermek için kullandığı içki zamanla, tüm hayatını ele geçiriyor. Zaman zaman ondan uzaklaşsa da yine kendini alkolde buluyor. Jack London olduğu için okunabilir ama bence otobiyografisi olan bu hikaye çok da etki bırakmıyor. Ya da hayatında alkol olmayan ben için :)) Papirüs Kitap Kulübü 1000Kitap
John BarleycornJack London · Engin Yayıncılık · 19981,834 okunma
9/10
·252 syf.··
2021 35. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2021 22:30
Jack London bu eserde çocukluğundan başlayarak kendi hikayesini alkol düşkünlüğü üzerinden anlatıyor. Ön planda her ne kadar konu alkolle geçen yaşantısı ve kendisi reddetse de alkol bağımlığı problemi olsa da aslında Jack London dar gelirli kesimin yoğun çalışma saatleri altında ezildiği 19. yy sonlarında tek eğlence kaynağı haline gelen alkole bağımlılığını, küçük yaşlarda nasıl alkol ile zehirlenmeye başladığını anlatıyor. Yazarın derin Sosyolist düşüncesi temelinde bir işçi sınıfı incelemesi de görüyoruz. Toplumun bilincinin yerine gelmesi için nasıl alkolden arındırılması gerektiğini pek çok yerde vurguladığı çok iyi bir eser. Belki yaşantısını bilenler için intihara giden yolu son kertede nasıl açtığını görmek de ilgi çekici. Tavsiye ederim herkese.
John BarleycornJack London · Engin Yayıncılık · 19981,834 okunma
Tutunamayan Bir Alkoliğin Romanı: John Barleycorn
10/10
·252 syf.··
Beğendi
·
2020 22. kitabı
İnceleme Öncesi Giriş Notu: Bu incelemeyi okumak yerine izlemeyi tercih ediyorum diyenler için: youtu.be/nBHGX9kVu2I Ayrıca bendenizin de katıldığı uzunca bir Jack London yayını youtu.be/ELchgIZPFLM Kitaba ismini veren John Barleycorn, Amerikan argosunda sert içkilere verilen bir isimdir. Bu kitap bir anlamda da alkolik olan Jack London'ın zihninde ve anılarında alkolle yaptığı mücadelenin otobiyografik romanıdır. Kitap her ne kadar otobiyografik öğeler içerse de kurmaca yönünün de olmasıyla roman değeri taşımaktadır. Yani anlatılanlar yüzde yüz gerçek olmayıp yazarın kurgu alemini de taşımaktadır. Fakat özellikle alkolle mücadele eden bir insanın yaşadıklarını özellikle onun ruh dünyasından gözlemleyebilmek adına harika bir kitap John Barleycorn, diğer adıyla Alkollü Anılar. Kitap, Jack London'ın bulunduğu bölgede alkolün yasaklanmasını istemesiyle başlar. Hatta alkolik adamların çilesini en çok kadınlar çektiğinden onların oy verme hakkını elde etmesini de ister. Anlattığına göre ta çocukluğundan başlar yazarın alkolle tanışması ve mücadelesi. Her bir paragrafta alkolden ne kadar nefret ettiğini, ona doğuştan gelen bir düşkünlüğünün olmadığını, uzun bir süre alkole hükmedebildiğini ama en sonunda alkolün ona üstün geldiğini samimiyetle anlatır Jack London. Aslında bu kitap, Jack London'ın hayata ve yaşadığı ortamların hiçbirine tutunamama hikayesidir. Bu eser, hepimizin kitaplarından büyük bir maceracı olarak tanıdığımız yazarın bir bakıma asıl hikayesini anlatır. Daha 14 yaşında konserve fabrikasında başladığı çalışma hayatını gezgincilik, istiridye avcılığı, balina avcılığı, altın arayıcılığı, çamaşırhanede çalışma gibi birçok işle süsler. Tabii ki buradaki süsleme bolca acılıdır. Yarım bıraktığı eğitimine devam etmeye çalışır, liseyi derslerini
Edebiyat
John BarleycornJack London · Engin Yayıncılık · 19981,834 okunma
John Barleycorn
9/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2023 52. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2023 22:24
Kitap ülkemizde John Barleycorn, Bir Alkoliğin Anıları, Alkollü Anılar gibi pek çok farklı isimle yayımlanmış. Herhalde “İntihar” diğer isimler arasında kitaba en yakışmayandır. Çünkü kitabın genel teması intihardan çok uzak. Jack London’un vefat etmeden üç sene önce kaleme aldığı son başyapıtı, bir otobiyografik roman. Kitapta London ağırlıklı olarak alkolün hayatındaki yerini, etkisini, özellikle kimlik ve varlık mücadelesindeki alkolün etkisini yazmış. Kişiyi erkeklik sıfatı için bile toplumun alkol kullanmaya baskılamasını anlattığı bölümleri özellikle çok beğendim. Bu kimlik baskısı sebebiyle istemeye istemeye alkolü neden kullanmak zorunda bırakıldığını anlattığı bölümler, aslında alkol ve sigara kullanmaya, bireylerin neden teşvik edildiğini anlatması açısından önemliydi. Bulunduğu ortama uyum sağlama zorunluğunu samimiyetle kaleme almış. Alkolden bir insanın neden vazgeçemediğini de çok güzel işlemiş.
İntiharJack London · Oda Yayınları · 19921,834 okunma
8/10
·288 syf.··
2026 56. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 18:48
Jack London en çarpıcı tarafı doğayı, açlığı, yoksulluğu ya da hayatta kalma içgüdüsünü anlatabilmesi değil belki de; insanın kendi kendini nasıl tükettiğini bu kadar dürüst yazabilmesi. John Barleycorn tam olarak böyle bir kitap. London, burada alkolü yalnızca bir alışkanlık olarak anlatmıyor. Ona bir karakter, bir yoldaş, hatta uğursuz bir kader gibi davranıyor. “John Barleycorn” dediği şey aslında içkinin kendisi ama kitabı okurken bunun bir bardaktan çok daha büyük bir şey olduğunu hissediyorsunuz: erkeklik kültürü, yalnızlık, cesaret gösterisi, kaçış isteği ve yavaş yavaş insanın içine yerleşen bir karanlık. Kitabın en etkileyici tarafı ise ahlâkçı olmamasıydı. London, alkolü ne tamamen lanetliyor ne de romantize ediyor. Sadece onu olduğu gibi anlatıyor. Bu dürüstlük kitabı çok güçlü kılıyor. Bazı bölümlerde gençliğin o hoyrat sarhoşluklarını okurken gülümsüyorsunuz, bazı yerlerdeyse satırların altındaki büyük boşluğu hissediyorsunuz. Bir de Jack London’ın kendi hayatını okumak çok etkileyiciydi. Denizlerde çalışmış, işçilik yapmış, açlık çekmiş, altına hücum dönemini yaşamış bir adamın zihninin içine giriyoruz burada. Bu yüzden kitap yalnızca alkol üzerine değil; modern insanın yalnızlığı, erkeklik baskısı ve yaşamanın yorgunluğu üzerine de bir anlatı gibi geliyor. İlginç olan şeylerden biri de şu: Kitap yayımlandığında birçok kişi bunun bir “ayıklık manifestosu” olduğunu düşünmüş ama London aslında hayatı boyunca içkiyi tamamen bırakabilmiş biri değil. Hatta bu kitap, ölümünden sadece birkaç yıl önce yayımlanıyor ve birçok edebiyat tarihçisi onu London’ın en kişisel metinlerinden biri olarak görüyor. Çünkü burada artık maceracı Jack London değil, kendi zihniyle baş başa kalan bir insan var. Birçok roman insanın dünyayla savaşını anlatır. John Barleycorn ise insanın
Edebiyat
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,834 okunma
8/10
·238 syf.··
2023 266. kitabı
Ben bu kitabı beğendim beğenmesine lakin okuduktan sonra her gün içiyorum. O kadar objektif anlatmış ki romanda yaşam, ölüm, anlık hazlar, değer yargıları, alkolu içsek ne olur içmesek ne olur, yararları ve zararları hepsi bir arada. Anlatım tarzından dolayı insanın canı çekiyor yani benim öyle oldu. Umarım sizlere böyle bişey olmaz :)))
İntiharJack London · Oda Yayınları · 19921,834 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
Beğendi
·
2023 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2023 00:00
Öncelikle sizi John Barleycorn ile tanıştırayım. O, bizim tabirimizle kötülüklerin anasıdır, yani içki. Jack London 'a göre bu ananın ismi de John Barleycorn'dur. Cinsiyetçi yaklaşımlara girmeyelim. Konumuz o değil. Kitap, İstiridye Korsanları ve Martin Eden karakterlerinin kesişim kümesini oluşturur. İki kitaptaki karakterleri teke indirip onların alkol ile olan maceralarını anlatır. Bu iki kitaptaki ifadeler sıkça rast gelmek biraz can sıkıcı olsa da ana konudan hiç çıkmadan alkol ve onunla olan ilişkisini detaylı bir şekilde anlatmış. Ben asla sarhoş olmam, ben bağımlı değilim diyenlerin mutlaka okuması gerek. Yatırım tavsiyesidir. ( öncesinde İstiridye Korsanları ve Martin Eden okumak şartıyla)
Edebiyat
Bir Alkoliğin AnılarıJack London · Karbon Kitaplar · 20201,834 okunma
9/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2022 39. kitabı
Jack London beni yine şaşırtmadı mükemmel bir kitap yazmış. Jack London’dan okuduğum 16.kitabı John Barleycorn oldu. Ülkemizde John Barleycorn,Bir Alkolüğün Anıları,İntihar,Alkolik Anılar,Bay Alkolik,Alkollü Anılar isimleriyle de yayınlandı. Aslında alkolü de temsil eden bir halk şarkısı ve Amerika'da sert içkilerin genel adı olarak kullanılan bir tabirdir. London'ın ölmeden 3 yıl önce (1913) yayımlanan ve son başyapıtı olarak kabul gören John Barleycorn,otobiyografik yönü ağır basan eser, yazarın alkol ile olan ilişkisini ve anılarını konu alıyor. Baştada dediğim gibi yazar kendi yaşadıklarını anlattığı için, tam olarak öykü-roman formatında değil eser. "Anlatı" olarak sınıflandırılabilir. Bu sebeple diyalog yok denecek kadar az. Jack London'ın alkol ile ilişkisi ekseninde yaşadıkları ve onun duygu ve düşüncelerini okuyoruz kitapta: Alkolle nasıl tanıştığını ve onda alışkanlık haline gelmesinin sebeplerini, alkolün onun çevresinde ve kültüründe neyi temsil ettiğini, alkol sebebiyle başına gelenleri... Tabii tüm bunların yanı sıra hayatındaki bazı önemli anlara da şahit oluyoruz. Yazar arkadaşıyla konuşur, dertleşir gibi samimi bir üslup takınmış. Abartılı betimlemeler, okuru sıkacak gereksiz detaylar yok; gayet sade bir anlatım hakim kitaba. Aslında yazılacak, konuşulacak daha birçok şey var ama hem karakter sınırlamasından dolayı hem de her şeyden bahsedip kitabın tadını kaçırmamak için sadede geliyorum: John Barleycorn'u mutlaka okuyun derim, kesinlike tavsiye ediyorum. Ayrıca kitabın çevirmeni Levent Cinemre'ye de teşekkür etmek istiyorum, yaklaşık 40 sayfalık notlarla eserin güzelliğini daha da pekiştirip anlamını derinleştirmişti. Üstelik genel kültürümüzü arttıracak bilgilere yer verilmesi de cabası. Kitaplarla kalın.
John BarleycornJack London · Türkiye İş Bankası · 20221,834 okunma
John Barleycorn Must Die!
10/10
·240 syf.··
2021 96. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2021 20:53
Jack London'ın kendi kaleminden, kendi yaşadıklarını okumak isteyenler için yapmak istedim bu incelemeyi. Başlarken bir de Jethro Tull'den John Barleycorn bırakıyorum buraya. İncelemenin yanında usul usul çalsın bence. youtu.be/QyDluDeVItw Aslında alkolü de temsil eden bir halk şarkısı ve Amerika'da sert içkilerin genel adı olarak kullanılan bir tabirdir John Barleycorn. London ölmeden 3 yıl önce yazıyor kitabı. Eşi Charmian'ın da bu kitabı yazması için onu desteklediğini anlatıyor. Küçüklüğünden beri alkolle olan arkadaşlığına değiniyor. Tadını sevmediği alkolün yine de onu nasıl etkilediğini ve yaşamı boyunca bu alışkanlık ile nasıl mücadele etmeye çalıştığını anlatıyor London. Girdiği her ortamda alkolün büyük rol oynadığını ve buna karşı koymanın zorluğunu gösteriyor okuyucuya. Bir erkek için, özellikle genç ve çevre edinmeye çalışan denizci bir erkek için içkinin anlamından bahsediyor. Tüm insanlığı gözlemleyişinin yanında çok zor olan şeyi yapıyor muhteşem yazar; kendini gözlemliyor! İnsanın kendine dışardan bakmasının ne denli zor olduğunu bilen bizler, onun bu haliyle de gururlanıyoruz okurken. Alkolü sevmediğini söylediği her bölümü, nasıl alkole giden yola sürüklendiğini anlatarak bitiriyor. Jack'in aklındadır, kafasının içindedir John Barleycorn. Benliğini ele geçiren ama aslında direnmeyi de bildiği bir düşmandır John Barleycorn. Sessizdir, bazen aylarca ortalarda görünmez. Deniz yolculuklarında London ile inzivaya çekilir John Barleycorn. Sahte dostlar, çıkarcı insanlar tanıtır ona John Barleycorn. Bir bağımlılık değildir ama ortam yapması için Jack'e gereken tek şeydir John Barleycorn! Yaşadığı hayatı tam olarak kabullenememiş olan London'ın, kendini tanıma ve tanıtma çabasının ürünüdür bu eser. Yazarın diğer kitaplarının yanında gerilerde
Edebiyat
John BarleycornJack London · Yordam Edebiyat · 20191,834 okunma

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.