Oliver Twist (Çocuk Klasikleri 6)

·
Okunma
·
Beğeni
·
40,5bin
Gösterim
Adı:
Oliver Twist
Alt başlık:
Çocuk Klasikleri 6
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059133661
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
Yüksek binalarla dolu şehrin arasında yoksulların kaldığı bir düşkünler yurdu vardı. İşte büyük çığlıklar atarak dünyaya gelen Oliver Twist de bu düşkünler yurdunda bakmıştı dünyaya. Zorlu bir doğum yapan annesi, bebeğin ağlamasını duyunca, yattığı yerden zorlukla başını kaldırdı ve güçsüz bir sesle:

'Sağken son bir kez yavrumu görmeliyim!' dedi.

Annenin bu sözü doktorları çok üzmüştü. Fakat annenin söylediklerini duyan doktor, yerinden fırlayarak yatağının baş ucuna gitti. Şefkatle:

'Aman böyle şeylerden, ölümden söz etmeyin ... '

Hastabakıcı:
'Ölmek için daha çok erken ... '

(Tanıtım Bülteninden)
547 syf.
·9/10 puan
“Dünyada hiç kimsenin kendisi kadar yakın dostu yoktur.
...
Yalnız bazen de insanlar kendi kendilerinin en büyük düşmanı olurlar.”
Oliver Twist hemen hemen herkesin çocukluk döneminde okuduğu bir eserdir.Bende çocukluk döneminde okuduğum ve tekrar tekrar okumak istediğin bir eserdir.Charles Dickens usta kaleminden sadece yetim ve koca yürekli bir çocuğun yaşantısı anlatmamaktadır ayrıca Sanayi Devrimindeki İngiltere’sini de anlatmaktadır.Yazar o kadar etkileyici bir üslupla kaleme almış ki okurken 19.yüzyıl İngiltere’sinin çatılı evleri arasında gezecek,Londra’daki sefalete şahit olacak,zenginlik ve fakirlikleri görecek ve kurulmaya çalışılan fabrikalardaki durmaları soluyacaksınız.Oliver gibi bir kahramanı beğenip etkilenmemek imkansız.İlk bölüm olarak Oliver’in doğduğu yeri ve oranın koşulları anlatılmaktadır.Oliver’in annesi onu doğururken hayatını kaybetmiş.Evlilik dışı bir ilişkiden dünyaya geldiği için iyi bir gözle bakılmıyor ve ismi alfabe sırasına göre veriliyor.İnsanların onu işçi olarak çalıştırmaya başlamasıyla acımasız hayatı daha da karmaşık bir yola giriyor.Bundan sonra kötülükler,ahlaksızlıklar ve hırsızlık çetesi yakasını bırakmamaktadır.Onurundan taviz vermek için elinden gelen her şeyi yapıyor.
Keyifli Okumalar Dilerim
547 syf.
·10 günde·3/10 puan
Bir Noel Şarkısı ile Charles Dickens okumaya başlamış ve ardından okumak için Oliver Twist, İki Şehrin Hikayesi, Büyük Umutlar şeklinde bir sıralama yapmıştım. Oliver Twist konusu itibariyle diğerlerinden önce okunabilir gibi geldi ama şimdi Oliver Twist nedeniyle yazarın diğer kitaplarına fazlasıyla ön yargılıyım. Okumak için çok heyecanlı olduğum bu kitap beni hayal kırıklığına uğrattı. Yoğun olmadığım dönemlerde bir kitabı bitirmem genelde bu kadar uzun sürmez, son günlerde boş zamanım bol olmasına rağmen Oliver Twist adeta elimde sürümdü.

Bilindiği üzere Oliver Twist yoksullar evinde dünyaya gelmiş anne babası olmayan bir çocuğun başından geçenleri anlatıyor. Kitabın ilk elli-altmış sayfası iyiydi, yani Oliver'ın ilk aşamada yaşadıkları ve çevresindeki insanlarla ilişkilerinin anlatıldığı ilk kısımlar sıkıcı değildi. Ama ardından kitap öyle bunaltıcı hale geldi ki bir ara yarım bırakmayı bile düşündüm. Açıkçası bu kitap ile on günümün çöpe gittiğini düşünüyorum. Kitaba ismini veren karakterimiz Oliver dışında her şeyi okudum gibi geldi. Bir o karakter, bir bu karakter, sıkıcı diyaloglar, bunaltıcı mekan tasvirleri ve daha bir sürü olumsuz nokta... kitaba başlarken yazar bizi en başından Oliver'ın hayatına sokup sonuna kadar ağırlıklı olarak onun eylemlerine, düşüncelerine yer verecek diye düşünürken son derece sıkıcı karakterlerin aynı derecede sıkıcı hayatlarını, konuşmalarını okudum. Kitapta hiçbir karakteri sevemedim. Oliver bile çoğu bölümde neredeyse görünmez olduğu için ona da ısınamadım. Oysa kitabı okumaya başladığımda Oliver Twist karakterini çok seveceğimi düşünüyordum.

Charles Dickens Victoria döneminde yaşamış bir yazar, eserlerinde de bu dönemin izlerini görmek mümkün. Sanayileşme ile birlikte ekonomik adaletsizliklerin daha gözle görülür olduğu, kadınların sıkı kurallara tabi tutulduğu bir dönemden bahsediyoruz. Kitaplar yazıldıkları döneme ayna tutar ve o dönemlerin düşünce yapısını yansıtır. Oliver Twist'te de bu durumu görüyoruz ancak beni asıl sinirlendiren nokta şuydu: Oliver Twist kitabı başka bir şey anlatsaydı, örneğin konu olarak kadın-erkek ilişkilerini anlatan bir kitap olsaydı "Aaaa evet bu yüzden bu tür cümlelerle anlam daha da pekiştirilmiş," derdim. Ancak konusu yetim bir çocuğun yaşadıkları olan bir kitapta neredeyse üç-dört sayfada bir karşıma çıkan "kadın dediğin böyle yapar, kadınlar hep böyledir zaten" tarzındaki cümleler aşırı sinir bozucuydu. Charles Dickens kendi bilinç altındakileri böyle cümlelerle araya serpiştirmiş gibi hissettim. Her kitabı yazıldığı döneme göre değerlendirmek gerekiyor olsa da "kadın dediğin (hattâ zaman zaman karı), kadın dediğin, kadın dediğin kelimeleriyle başlayan cümleler beni çok rahatsız etti.

Kitapta düşündüren noktalardan biri şuydu: Bir doktor düşünün, birçok insanın ölümüne şahit olan bir doktor. Bu mesleği icra eden bir insan zaman ilerledikçe acılara, ölümlere karşı duyarsız bir hale gelebiliyor. O kadar çok hastalık, ölüm görüyor ki bu durum artık o kişiyi zihinsel anlamda etkilemiyor. Oliver Twist'te de kimsesiz çocukların bakıcılığı görevini üstlenen kişilerde gördüm bu durumu. Bu kişiler artık o kadar çok yetim, öksüz çocuk görmüş ki bu durum onları hissizleştirmiş hattâ taş kalpli biri haline getirmiş. Biz mesleğimizde tecrübe kazanmış, artık bir şeyleri otomatik hale getirmiş olabiliriz ancak diyalog kurduğumuz kişilerin bu tür bir durumla ilk kez karşı karşıya kalmış olabileceği ihtimalini düşünmeliyiz.

Oliver Twist'i bitirdim ancak biri bana bu kitap için olumlu anlamda ne söyleyebilirsin şeklinde bir soru sorsa aklıma gelebilecek bir şey olduğunu sanmıyorum. Oliver Twist nedeniyle yazarın şu anda elimde olan İki Şehrin Hikayesi kitabını okumayı aylar sonrasına erteleyeceğim gibi görünüyor. Oliver Twist'i okurken hayata oldukça zor şartlar altında başlamış başka bir çocuğun hikayesini anlatan bir kitap geldi aklıma: Rüya Dağıtan Çocuk. O kitapta da Christmas isimli bir çocuğun doğumundan yetişkinliğine başından geçenleri okumuştum. Durum şu ki, yazarı Charles Dickens diye Oliver Twist'in hiç değilse isim olarak biliniyor olması, ama sırf günümüz kitaplarından olduğu için ve ünlü bir yazara sahip olmadığı için Rüya Dağıtan Çocuk'un çok az bilinmesi, hak ettiği değerin binde birini bile görmemesi oldukça sinir bozucu. Klasik kitap, klasik kitap diyerek yırtınan ve diğer kitapları "popüler kültür ürünü yaaaa" diyerek çöp olarak nitelendiren nitelikli okurlar(!) olduğu sürece biz daha çok görürüz hak etmediği halde göklere çıkarılan ve fazlasıyla hak ettiği halde raflarda tozlanıp giden kitapları. Sonuç olarak Oliver Twist'i tavsiye edemeyeceğim. Okurken bu derece sıkıldığım çok az kitap olmuştu. Bu kitabın ardından klasiklere kısa bir süreliğine ara verip kendi okuduğum türdeki kitapları kucaklama isteğim daha da pekişti. Zira bu okuma sırasında bolca "Kristin Hannah'ın, Tess Gerritsen'in, Debbie Macomber'ın, Dan Brown'un, Harlan Coben, John Verdon, James Dashner, Grange ve daha birçok olağanüstü yazarın gözünü seveyim ben" şeklinde düşündüm. Hepinize keyifli okumalar ve mutlu hafta sonları.
  • Seksen Günde Dünya Gezisi
    8.4/10 (1.994 Oy)1.791 beğeni9,9bin okunma742 alıntı33,9bin gösterim
  • Robinson Crusoe
    8.3/10 (4.445 Oy)2.388 beğeni11,6bin okunma3.032 alıntı122,2bin gösterim
  • Kaşağı
    8.1/10 (1.523 Oy)1.409 beğeni11,8bin okunma625 alıntı31,1bin gösterim
  • Madame Bovary
    7.7/10 (3.318 Oy)2.924 beğeni15,2bin okunma11,3bin alıntı93,2bin gösterim
  • Çocuk Kalbi
    8.4/10 (2.036 Oy)2.028 beğeni10,2bin okunma2.835 alıntı52,9bin gösterim
  • Monte Cristo Kontu
    9.2/10 (3.328 Oy)3.332 beğeni10,4bin okunma15,8bin alıntı88,7bin gösterim
  • Sinekli Bakkal
    8.2/10 (1.769 Oy)1.781 beğeni9,9bin okunma3.176 alıntı37,3bin gösterim
  • Anna Karenina
    8.8/10 (4.118 Oy)4.778 beğeni15,4bin okunma27,8bin alıntı121,7bin gösterim
  • Ana
    8.6/10 (3.797 Oy)4.042 beğeni15,4bin okunma22,6bin alıntı81bin gösterim
  • Araba Sevdası
    7.1/10 (2.120 Oy)1.775 beğeni12,7bin okunma2.300 alıntı52,8bin gösterim
547 syf.
·7 günde·Beğendi·3/10 puan
Charles Dickens'ın bu duygusal kitabını okuduktan sonra, Kemalettin Tuğcu'nun kitaplarıyla kıyaslamak geldi içimden.Dedim ki kendi kendime, " hiç okula gitmemiş, okuma ve yazmayı kendi kendine öğrenmiş, hatta Fransızca çeviri yapacak kadar da Fransızca'yı öğrenmiş bir Kemalettin Tuğcu, yüz Charles Dickens eder."
576 syf.
·3 günde·Puan vermedi·Ne Okusam'dan
Dickens'ın genç bir yetimin Londra sokaklarında hayatta kalma mücadelesini anlattığı ünlü hikayesi Oliver Twist, en çok hatırlanan kitaplarından biridir. Oliver Twist, okurken kesinlikle yayınlandığı dönem büyük bir hit olduğunu söyleyebileceğiniz romanlardan biri. Charles Dickens 1837'de insanlara istediklerini verebilmiş. Ayrıca yapılandırmasına baktığımızda, bölümler halinde yayınlandığını da söyleyebiliriz.


Onları okuduğunuzda zamansız gibi hissettiren, herhangi bir dönemin kendi dönemi olabileceği bazı klasikler vardır; yayın zamanından bağımsız olarak her zaman modern hissettirirler. Oliver Twist onlardan biri değil. Bu roman aşırı dramatik, sansasyonel, gözyaşı döktüren ve açıkçası ırkçı. Yine de, insanlar hala okuyor. Peki neden? Bu zavallı, çaresiz, saf çocuğun hikayesinde, insanları neredeyse iki yüzyıl sonra bile sayfalara yapıştıran bir şey olmalı.


Sanırım bu kitabın sizi hala duygulandırabilmesinin ana nedeni, bu kitabı Charles Dickens'ın kişisel deneyimlerden yazdığı gerçeğidir. Dickens'ın hayatı da fakir Oliver'ın hayatından pek farklı değildi; bir iş yerinde büyüdü ve orada da istismarın çeşitli türlerini yaşadığına eminim. Sanırım içimizde bir şey var ve bu şey böyle masum insanlara korkunç şeylerin yaşatıldığı böyle kitaplar okumamızı sağlıyor. Belki de bir kurtuluş arıyoruz. Tüm yanlışların doğru olacağı ve kötü adamın cezalandırılacağı bir kurtuluş. Herkesin sonsuza dek mutlu yaşayacağı mutlu bir son umuyoruz belki de. Böyle eski bir romanın mutlu bir sonu olacağını bilmek rahatlatıcı bir şey çünkü aynı türden olan çoğu romanda kurtuluş, yanlışların düzeltilmesi, acı ve üzüntüden bir kaçış yolu yok. İyi insanlar sadece iyi oldukları için iyi hayatlara sahip olmazlar. Dürüst insanlara da kötü şeyler olur. Böyle bir roman okumak, bir masal okumak gibi geliyor; bize daha iyi bir gelecek ve belki de başımıza gelen yanlışların da zamanla doğru olacağı umudunu veriyor.


Oliver acıların içine doğdu ve acıyla çevrili büyüdü. Hayatına dokunan herkes tarafından istismar edildi ve sömürüldü. Ama bu onu kötü bir insana, bir tacizciye dönüştürdü mü? Hayır. Fagin, tüm hayatını Oliver'ın saf kalbini kırmaya, onu diğer çocuklar gibi bir suçlu yapmaya çalıştı. Ancak Oliver saf ve masum kalmaya devam etti. Sonunda, iyiliği ödüllendirildi ve kötü adam cezalandırdı. Peki bu gerçekçi mi? Belki değil ama iyi hissettiriyor ve size her şeyden önce mucizelerin var olduğuna inandırıyor mu? Kesinlikle evet. Ve masallar bunu yapar. Keşke bugün de bunun gibi biraz naif kitaplar olsaydı. Bazen toplumlarda sinizm ve hayal kırıklıkları artıyor. Tüm bunlardan bir kaçış aramak ve mutlu bir son ummak iyidir! Hayata karşı her zaman kötü bir tavırla ekstra eleştirel olmamızın bizim için bir faydası olmayacağı açık.
576 syf.
·Beğendi·9/10 puan·Ne Okusam'dan
Küçüklüğünde eziyet çeken Oliver Twist hayatı boyunca ayakta tek başına durması gerektiğini bilmektedir. Hayat onu zorluklara karşı hazırlar ve Oliver düştüğü her bir hatada ders çıkarmasını bilmiştir böylece tecrübe sahibi biri olmuştur. Kitapta verilmek istenen mesaj fikrimce; bir kişi asla çevresine güvenmemeli ve her zaman ayakta durmasını bilmelidir.
547 syf.
Hayatlar birbirine neden sonuç ilişkisi ile bağlı olan
anlaşılması zahmetli hülyalardır, desem herhalde
benim için tokmaklarınızı kaldırmazsınız. Sherlock dizisinde
şöyle bir ifade geçiyordu;
"Hayatın sana ait değil, ellerini hayatından çek!"
bu ifade üzerine çok düşünmüştüm. Gerçekten bizim hayatımız olarak kabul edebileceğimiz
bir hayat var, ancak bu hayatı biz oluşturmuyoruz sadece oluşturulan hayata müdahil oluyoruz...
Düşünsenize refah düzeyi zengin bir ülkede doğduğunuzu veya sefaletle boğuşan başka bir ülkede
doğduğunuzu;
şimdi söyler misiniz bana, bebekliğiniz, çocukluğunuz, gençliğiniz kısacası hayatınız
aynı mı geçecek bu iki durumdan bağımsız olarak,
kişiliğiniz benzer mi olacak?
Ki bununla kalmayıp cinsiyetiniz, uzuvlarınızın tamlığı ve işlevlesliğini de eklersek bu listeye
hayatımızın bize ait olmadığı çok daha net olarak ortaya çıkmış olacak...
Ama toplumdaki yerimiz ve "bizi biz yapmayan" liste bununla da yetinmez
düşünsenize bir PİÇ olarak dünyaya geldiğinizi...
tam alnınızın ortasında kocaman bir damga PİÇ
siz ağzınızla kuş tutsanız dahi
zihinlerden o imajı silemezsiniz... Toplumun az bilmişleri ve çok bilmiş kaynakları,
o küçük bedenleri gühanın bir elçisi olarak kabul eder
ve her insanı hatalarında bunları alınlarına yapıştırırlar...
Yani hayat bazen siz doğmadan ve bazen de doğumunuzdan sonra
sizin için bir "çile programı"nı başlatır
ya kabul edersiniz bu programı, efendi efendi çilenizi çekersiniz
ya da isyan eder fizik kurallarını hiçe sayarsınız...
(Bunun adı da tercihinizdir)

Tabii asıl anlatmak istediğim "Değer Yargıları"nın insanlara çektirdikleri:
İyi ve kötü?
kime göre, neye göre ve hangi zamanda?
Hani bazen şöyle bir söz kullanılır
"Yaşanmadan bilinmez" diye
işte iyi ve kötünün tanımını "yaşamayanlar" tanımlar
ve toplum da artık kolları sıvazlayıp gerekeni zevkle yapar!
Şimdi bir örnek vereyim,
diyelim, siz açlıktan ölmek üzeresiniz
ve toplumu inşa eden "namuslu" insanlar yanınızdan, sizi adeta cansız bir varlık yerine
koyarak, geçip giderler bu durum devam ederken "namussuz" bir insan elinizden tutup
karnınızı doyurup size yer temin eder ve hayata tutunmanızı sağlar
ve size karşı asla hainlik yapmaz... ancak bu iyiliğin karşılığında da sizi, toplumun
kabul etmediği kötü işlerde kullanır...
şimdi bu hikayenin kahramanı olarak size,
iyi ve kötü insanı gösterin deseler
acaba hangisini
hangi sıfatla gösterirdiniz?

Eserde
küçük bir yüreğin dikenli hayat hikayesine şahit olacaksınız
okurken belki merak edersiniz (Toplumun kabul ettiği) kötü insanlar yanında iyi insanlar da, var mıdır?
Bu küçük kahramanımızın hikayesi acı sonla mı bitecek
yoksa ölmeden o da güneşli günlere şahit mi olacak?
Suçlar cezasız mı kalacak?
Ya da karşılığını bulacak mı?

ve belki farklı bir çıkarım olarak "kötü insanlar da acıyı hisseder mi?
ayrıca son olarak namus cübbesini giymek
namuslu mu yapar?
sorularına cevaplar almaya uğraşacaksınız...
547 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10 puan
Filmini beğendiğim kadar bu minnak romanıda beğenmiş olmaktan mutluluk duyuyorum izleyin veyahut okuyun hatta her ikisini birden yapın pişman olmazsınız emin olun. :))
Göğün altı delinse de tüm yağmurlar birden boşansa insanın kendi içinde yanan cehennem ateşini yine söndüremez.
Charles Dickens
Sayfa 232 - ALKIM YAYINEVİ

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Oliver Twist
Alt başlık:
Çocuk Klasikleri 6
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
94
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059133661
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Mavi Çatı Yayınları
Yüksek binalarla dolu şehrin arasında yoksulların kaldığı bir düşkünler yurdu vardı. İşte büyük çığlıklar atarak dünyaya gelen Oliver Twist de bu düşkünler yurdunda bakmıştı dünyaya. Zorlu bir doğum yapan annesi, bebeğin ağlamasını duyunca, yattığı yerden zorlukla başını kaldırdı ve güçsüz bir sesle:

'Sağken son bir kez yavrumu görmeliyim!' dedi.

Annenin bu sözü doktorları çok üzmüştü. Fakat annenin söylediklerini duyan doktor, yerinden fırlayarak yatağının baş ucuna gitti. Şefkatle:

'Aman böyle şeylerden, ölümden söz etmeyin ... '

Hastabakıcı:
'Ölmek için daha çok erken ... '

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 9bin okur

  • İpek Eser
  • Leon
  • paylun
  • Berk Topaloğlu
  • Büşra.
  • Meryem demirci
  • Behiye Özaltın
  • Abdullah P.Başaran
  • Sabahattin Seden
  • SeaaBenAslı

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.1 (1)
9
%0
8
%0.1 (2)
7
%0.1 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları