Siltanê Fîlan

Yaşar Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Filler eşittir ama bazı filler öbürlerinden daha eşittir!
9/10
·208 syf.··
2024 67. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2024 12:09
Bir halk hikâyesinden, ilk Türk distopik romanına! Peki, "distopya" deyince aklınıza Yaşar Kemal gelir miydi? Orwell, Huxley, Burgess... Belki çoğumuz Yaşar Kemal'in distopik bir eser meydana getirdiğini dahi bilmiyorduk. Oysa eseri okuyunca anlayacaksınız ki "Fazlası var, eksiği yok!" Peki neden? Belki bu sorunun cevabı da eserde saklı! Hayvanlardan yola çıkarak insanları anlatmak, hangi eseri getiriyor aklınıza? Filler gücün simgesi, karıncalar çalışkanlığın, azmin... Filler Sultanı karıncalardan etkilenir ve onlara hükmetmek ister. Filler Sultanı otorite, Kırmızı Sakallı Topal Karınca otoriteye karşı başkaldırının simgesi. "Ama bilmeliydiniz ki haklı azınlık, haksız çoğunluktan daha güçlüdür." (s. 17) Öyle midir sahiden? Yoksa sadece edebiyatta mı öyle biter mücadeleler? Dönüp bakalım mı dünyaya! Bir milleti yok etmek isterseniz önce nereden başlarsınız buna? Kim olduklarını unutturmaktan değil mi? Ama önce bir başlangıç gerek, mağduru oynamak! İkiz Kuleler saldırısını düşünün, Fil Amerika'ydı, göstermelik bir saldırıyla mağduru oynadı, ilk saldırı onlardan geldi dedi ve devamında girdiği yerlere "özgürlüğü" götürdü. Sömürge yasaklı kelimeydi neticede! Durun, o kadar uzağa gitmeyelim, ne diyor İsrail, ilk kurşunu Filistin sıktı! Savaşı kazanmak yalnızca bir başlangıçtır, bir son değil... Tamamen yok etmek için dilini ve kültürünü unutturmaya yönelik çalışmalar gelir, eserdeki Filce okulu gibi... Tarihini, dilini, kim olduğunu unutturmak... Cengiz Aytmatov'un Gün Olur Asra Bedel'ini bilirsiniz, mankurtlaştırma çalışmaları vardır Sosyetlerin Türkler üzerinde. Kim olduğunu unutursun, kimden geldiğini... "Nayman Ana harap olmuş belleğin kapısını kaçıncı kez zorlamayı denedi: Kim olduğunu anımsa! Adını öğren! Babanın adı Dönenbay! "youtu.be/Pj--AfIcW7o?si=... Yalnızca zorla
Edebiyat
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
“Yeryüzünün bütün karıncaları birleşince…”
8/10
·216 syf.··
2026 3. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2026 20:22
Öncelikle fillere, boynumda fil kolyesi taşıtacak kadar derin anlamlar yüklemiş bir insan olarak bu sevgiye bir süre ara vermeyi düşünüyorum zira kitabı bitirmekte de epey zorlandım:) Bu sebeple mi bilmiyorum ama kitap bana pek akıcı gelmedi. Evet aktarılmak istenen asıl konu, asıl mesaj çok etkiliydi ve kitapta üstü kapalı konuları anlamlandırmaya çalışmak çok güzeldi. Bazen güldürücü, bazen düşündürücü, bazen de öfkelendiriciydi ama bu mesajları aktarırken birçok yerde kavramsal hata yapılmış, anlatımdaki bütünlük tam anlamıyla sağlanamamış gibi geldi. Acaba böyle mi olması gerekiyor yoksa anlatım mı yetersiz diye düşündüm ama bir neticeye varamadım. Konu güzel, işlenişi de güzel lakin hikayeleştirme de bir tık yetersiz kalınmış(bana göre) o da sanıyorum ki aynı şeylerin sürekli tekrar etmesinden ve bazı tutarsızlıklardan kaynaklı. Kitapta ne anlatıldığına dair ne yazsam diye çok düşündüm ama sanırım pek bir şey yazamayacağım çünkü açık açık söyleyebileceğim ve herkesin aynı ölçüde, aynı fikirle; anlayabileceği, okuyabileceği bir kitap değil. Bir çocuk okursa; filler ve karıncalar arasında geçen bir masal der. Bir yetişkin okursa; diktatörler ve kölelerin çatışması der. A fikirli başka bir şey, B fikirli başka bir şey… Ben bir yetişkin gözünden anlatacak olursam kısaca şunları aktarabilirim; kitaptaki fil figürü otoriteyi, karınca figürü ise halkı temsil ediyor. Kitap, başından beri otoriteyi elinde tutmak isteyen filler sultanının karıncaları nasıl köleleştirdiğini; zihinlerini nasıl bulandırıp, yalanlara nasıl inandırdığını işliyor. Filler sultanı sözlüklerden “sömürge” kelimesinin silinmesini ister ve özgürlük naraları atar. Bu zırvalıklara inanmış görünüyor olsalar bile aslında karıncalar da, zaman zaman gerçeklerin farkına varıyorlar fakat tepki
1000Kitap
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
9/10
·208 syf.··
2023 68. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2023 22:15
Mücadeleci ve kararlı bir yazarın şöyle bir sözü vardı: " Sizi rahatsız etmeye geldim." Yaşar Kemal bu eserinde aynen bu söze uyarak rahatsız ediyor. Yaşar Kemal'in şuana kadar okuduğum en politik eseriydi. Gerçekleri öyle çıplak bir şekilde gözünüze sokuyor ki rahatsız olmamak mümkün değil. Eserdeki filler ve karıncalar metaforu üzerinde prototip bir örneklem olarak ele alıp ister günümüze ister tarihin herhangi bir anomali dönemine gidin, tabiri diğerle cuk diye oturduğunu görebilirisiniz. Topluma projektör tutan Yaşar Kemal'in anlatımlarını küçük bir etnik gruba veya koca bir devlete uyarlandığında netice değişmiyor. Seviyene ve bakış açına göre seni fazlasıyla doyuracak -rahatsız edecek- dolu dolu bir eser. Okuduktan sonra eminim sana kendini sorgulatacak bir kitap. Hataların ve yanlışlarınla yüzleşmeye cesaretin varsa tam senlik bir eser. Her ideolojiden bireyin okuması gereken bir kitap bence. Belki bazı aptalca şeyler artık senin için problem olmaktan çıkar. Sanat ve edebiyatın bilgeliği sizinle olsun...
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
"Bütün uyuyanları uyandırmaya tek bir uyanık yeter." Malcolm X
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2021 23:31
Yaşar Kemal’in elime aldığım ilk kitabı, fazlasıyla keyif aldım. Filler, karıncalar ve hüdhüd kuşlarına o kadar derin anlam katmış ki, bir öykü bu kadar ince mesaj içerebilir ancak anlayabilene. Bana göre toplumun gerçek yüzü olarak, ustaca kaleme almış bu eserini Yaşar Kemal. Sömürülen duygular, hainlik, cahillik, birlik ve beraberlik kavramlarının bozulması yozlaşmanın önündeki en temel unsurudur. Bu kitaptaki en önemli sorun karıncaların benliklerini hiçe sayıp kendilerini fil sanmaları ve süre gelen zamanda işlerin tam anlamıyla kördüğüm olması, karıncaların sömürülmesidir. Evet aslında bir fil değildir karınca, ama fil gücünde çalışkandır.Şuanki günümüz politikasına öyle güzel uyarlamış ki Yaşar Kemal, bugün yaşasaydı ben kitaplarımda bunu yazdım derdi muhtemelen.. Okudukça aklıma orta doğudaki emperyalist güçlerin görünmez varlıkları ve kafalarını çalıştırmayan zavallı masum ülkeler geldi. Buna en güzel örnek “ Korkuyu yüreklerine ekip, büyütecek, boy verecek yüreklerinde, kafalarında, gönüllerinde. Fil korkusunu, sel korkusunu, ne bulursanız, nasıl bir korku biçimini yakalarsanız yağmur gibi yağdıracaksınız başlarına. Korku karıncaları felç eder, kıpırtısız kılar, ölümden de beter eder. İsterseniz Allah korkusunu, birbirlerinden korkuyu durmadan durmadan büyütebilirsiniz.” Bu alıntı yeterince herşeyi anlatıyor. Aslında Yaşar Kemal her ne kadar burda hayvanlar üzerinden mesaj vermek istesede biliyor ki filler kötü değil, karıncalar hain değildir. Gerçekte hiçbir hayvan hiçbir hayvana tabiatı gereği dışında zarar veremez. Velhasıl uzun lafın kısası "bütün uyuyanları uyandırmaya tek bir uyanık yeter." Kimsenin kölesi olmadan haklarımızın, sorumluluklarımızın, güçlerimizin bilincinde olmak ümidiyle.. Keyifli okumalar. Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca Yaşar Kemal
Edebiyat
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2025 178. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Ağustos 2025 23:19
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca – Yaşar Kemal Bu kitap, ilk bakışta bir masal gibi görünüyor ama sayfalar ilerledikçe aslında güç, adalet, direniş ve özgürlük üzerine bir alegoriye dönüştüğünü fark ediyorsun. Yaşar Kemal yine kendine özgü o destansı diliyle, hayvanlar dünyası üzerinden insanlığın acımasız düzenini anlatıyor. Filler, gücün; karıncalar ise halkın, yani ezilenlerin sembolü. “Kırmızı Sakallı Topal Karınca” ise hem bir lider hem de bir düşünce biçimi — umutla direnişi, korkuyla cesareti bir arada taşıyan bir figür. Onun hikâyesinde, Yaşar Kemal’in her zaman savunduğu adalet ve özgürlük ideali yankılanıyor. Yazarın dili büyüleyici. Cümleler masal tadında ama altlarında sert bir gerçeklik var. O kadar sade bir hikâyenin içinde bu kadar derin anlamların bulunması, Yaşar Kemal’in ustalığını bir kez daha gösteriyor. Özellikle doğa betimlemeleri ve diyaloglar çok canlı; kitabın kısa olmasına rağmen atmosferi yoğun bir şekilde hissediyorsun. Ama eserin bazı zayıf yönleri de var. Masalsı üslup, yer yer fazla didaktik bir tona dönüşüyor. Yazarın mesajı o kadar güçlü ki, bazen hikâyenin akışı ikinci planda kalıyor. Özellikle politik alt metinler, masalın doğallığını zaman zaman gölgeliyor. Ayrıca karakterlerin sembolik yapısı, duygusal derinliği biraz zayıflatıyor. Kırmızı Sakallı Karınca’yı bir kahraman olarak seviyorsun ama onun iç dünyasına çok yaklaşamıyorsun. Yine de kitap, bu kusurlarına rağmen çok etkileyici bir alegori. Özellikle günümüz dünyasında güç sahipleriyle halk arasındaki dengesizliği düşündüğünde, hikâyenin hâlâ geçerliliğini koruduğunu görmek hem hayranlık hem de hüzün veriyor. Sonuç olarak: “Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca”, çocuklara masal gibi, yetişkinlere ise bir manifesto gibi okunuyor. Zamanı aşan bir
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 64. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2025 23:12
Yaşar Kemal’in ustalığının, diliyle ve hayal gücüyle nasıl bir destan yazabildiğinin canlı bir örneği Filler Sultanı ile Topal Karınca sadece bir masal değil insanlık tarihine zulme ve direnişe dair derin bir alegoridir. Kitabı elime aldığım andan itibaren bırakamadım öyle akıcı, öyle içten ki sadece iki günde bir solukta okudum, bir an bile sıkılmadım. Kitapta filler, zalim bir yönetimi karıncalar ise ezilen ama birlik olunca güç kazanan halkı simgeliyor. Filler karıncaları kendi saraylarına köle gibi çalıştırmak onlara boyun eğdirmek istiyor. Ama içlerinden biri Topal Karınca ayağa kalkıyor. Cesaretiyle zekâsıyla ve umuduyla “birlik” kavramının ne kadar büyük bir güç olduğunu gösteriyor. Bu hikâye yalnızca fillerle karıncaların savaşı değil. Bu zulme boyun eğmeyenlerin adalet için ayağa kalkanların hikâyesi. Her bir sayfa sanki günümüz dünyasına yaşadığımız haksızlıklara adaletsizliklere bir ayna tutuyor. Dili büyülü gibi betimlemeler diyaloglar ve olayların akışı öyle ustaca ki kitap değil sanki bir sinema filmi izliyor gibi hissediyorsun. Yaşar Kemal hem halk masallarının ruhunu yaşatıyor hem de evrensel bir mesaj veriyor birlik olunca hiçbir güç seni ezemez. Topal Karınca’nın cesareti, her yaştan okura ilham verecek türden. Kimi zaman gözlerim doldu, kimi zaman öfkelendim, ama en çok da umutlandım. Çünkü bu kitap gösteriyor ki adaletsizlik ne kadar büyük olursa olsun tek bir yürekli ses bile dünyayı değiştirebilir. Filler Sultanı ile Topal Karınca, yalnızca çocuklara değil her yaştan insana hitap eden, derslerle dolu çarpıcı bir eser. Masal gibi başlayıp, hayat gibi gerçeğe dokunan bu kitap Yaşar Kemal’in edebi dehasının en özgün örneklerinden biri. Herkesin mutlaka okuması gereken unutmaması gereken bir eser. Ben okudum hayran kaldım dilerim herkes bu güçlü sesi
Alıntı
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
Akıl, adalet ve gücün tek bedende toplanması umudu ile...
10/10
·208 syf.·
2020 60. kitabı
Her ne kadar çocuk kitapları kategorisinde yer alsa da bu bir yetişkin masalıdır. Haklı ile güçlünün savaşıdır. Bir sistem eleştirisidir, hem de bizden bir yazarın bize dair eleştirileridir. Tanıdığım en iyi masal anlatıcısının öğüt niteliğindeki bir başka kitabıdır. Filler diyarının sultanı bir gün karınca denen hayvanların varlıklarından haberdar olmuştur ve olmasıyla birlikte onlara hükmetmek için yanıp tutuşmuştur. Hükmedebilmenin birincil kuralı "güçlü" olmaktır. Dolayısıyla filler sultanı işe güç gösterisi yaparak başlamıştır. Ordularını hazırlayarak karıncalar diyarına sefere çıkan sultanın, fillerini coşturmak için kullandığı cümlelerin birbirinin aynı olduğunu farketmişsinizdir elbette. Ezberlenmiş gibi birbiri ardına sıralanan, cesaret verici, coşturucu, övücü ama hep basmakalıp sözler... Sanki formülize edilmiş ve ne zaman ihtiyaç duyulsa çıkarıp kullanmak üzere dondurucuya yerleştirilmiş gibi. Fakat büyük topluluklara hitap eden yöneticilerin aynı zamanda iyi bir hatip olmaması şaşırtıcı olurdu. Zira geniş bir kitlenin üzerinde duygusal ayaklanmaları ancak ve ancak iyi konuşmacılar becerebilirler... Karıncalar diyarına saldıran, tozu dumana katan, suçsuz ve habersiz karıncaları öldüren/yaralayan filler, karıncalar üzerinde korku ve tedirginlik yarattıktan sonra onlarla konuşmaya girişirler. Bu konuşma esnasında filler; saldırı değil savunma yaptıklarını, kendilerini koruduklarını, ilk saldıranların karıncalar olduğunu bu sebeple ülkelerine verdikleri zararları(!) ödemekle yükümlü olduklarını dile getirir, bir de kendilerini 'özgürlükçü', 'barışçıl' gibi sıfatlarla tanımlarlar... Zalimleri kim sever ki, sempati toplamanın ilk yolu kendini mazlum olarak lanse etmektir. Hakkını savunan, doğruları dile getiren, baskıya boyun eğmeyen cesur karınca 'tuhaf
Hukuk
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2024 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 17:43
FİLLER SULTANI İLE KIRMIZI SAKALLI TOPAL KARINCA-YAŞAR KEMAL,208 sayfa, “Eğer insan soyunun bu en zaliminin simgesini,benzerini hayvanlar arasında arayacak olsaydım,belki timsahları bulurdum,boa yılanlarını bulurdum.Yok yok,sanmıyorum ki yeryüzünde bu zalimleri simgeleyecek korkunçlukta bir hayvan türü bulabilelim…” Yaşar Kemal Büyük üstat,büyük yazar yine güçlü ile zayıfın,haklı ile haksızın,sömürü ile sömürülen halkın öyküsünü,mücadelesini ele almış kitabında.Ama bu sefer insanlar değil;filler ile karıncalar savaşmaktadır. Ama ben onları filler ve karıncalar olarak değil,güçlü ve zalim insanlar ile zayıf insanlar arasındaki varolma savaşı olarak okudum.Tabi güçlünün yanında yer alıp yalakalıp yapma,günün insanı olma,çıkarcılık,nemalanma,konusu hayvanlar arasında geçse de tabiki burada da söz konusu.Beyin yıkama,karıncalar arasında hizipçilik çıkarma,sömürü,özgürlüklerin ve düşünmenin yasaklanması,propaganda,kendinden olanı ezip çıkar için güçlünün yanında yer alma,hakkın olmayanı ele geçirip,geride kalanı yok sayma…Bize hiç yabancı değil bunlar…İşte şimdi insan kılığına girmiş hayvanlar dünyasında okuyoruz bunları.1977 yılında yazılan romanda anlatılanlar hiç bir zaman değişmedi ve değişmeyecek bu düşünceyle gidilirse… Filler sultanı büyük,devasa gücüne güvenerek,kendinden milyonlarca küçük karıncalara savaş açar.Haklı ya da haksız olmak o kadar önemli değildir onun için.Amacı ,gücünü bu minik yaratıklara göstermek,onlara gücüne güvenerek göz dağı vermektir. Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca, bir çocuk kitabı gibi görülse de, amacı çocuklara yönelik olsada konusu ile tüm insanlığa hitap etmektedir.Özgür yaşayan karıncaların nasıl bir günde filler tarafından bağımsızlıklarının ellerinden alınarak ,nasıl sömürüldüğü,önce övgüler düzülüp,sonra
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
Dünyanın Bütün İşçileri-Ezilenleri Birleşin!
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 15:17
Yaşar Kemal'in bu kısa ama çarpıcı eseri, ilk bakışta bir çocuk masalı gibi görünse de aslında sömürü ve diktatör bir düzene karşı direnişin, esaretten kurtulmanın, baş kaldırmanın hayvanlar üzerinden hikayesidir. Bu eser aynı zamanda Yaşar Kemal'in tek distopyasıdır. George Orwell'ın 1984 distopyasından daha çok beğendim. Filler, baskının ve zorbalığın temsilcisi; karıncalar ise ezilmiş, hor görülmüş, suskun kalmış halkın temsilcisi... Yaşar Kemal'in sömürenleri hayvanlar aleminin en iri hayvanı fillerle, sömürülenleri ise en ufak ve sayıca çok kalabalık olması sebebiyle karıncalarla simgelemesi etkileyiciydi. Bu masal, aslında bize bizi anlatıyor. Sessiz kalmayan, baş kaldıran bir karıncanın bile fillerin diktatör düzeni değiştirebileceğini görmek umut vericiydi. Ve bir gün düşünen, sorgulayan kırmızı sakallı bir topal karınca, fillerin bu sömürü düzenini sorgulayıp baş kaldırıyor. Ama bu öyle bir başkaldırma ki karşısında tüm dev filler titriyor. Yaşar Kemal'in Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca distopyasını okumayan herkese tavsiye ederim. Kitaba 8.9/10 Puan veriyorum..
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma
Umut hep vardır
10/10
·208 syf.··
2024 79. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 11:48
1977 yılında yayınlanan çocuk romanı olarak çıkan bu eser aslında alegorik yapısı düşünüldüğünde toplumsal derinliği olan bir kitap. Sömürülen ve sömürgecilerin gaddarligi,doyumsuzluğu , aç gözlülüğünü anlatıyor. Sömürülenlerin kimliklerini unutmaları ,kim olduklarını hatta ve hatta hayatta olduklarını unutturacak köleliği bir kimlik gibi benimsemelerini sağlamıştır. Günümüz toplumuna çok eş değer bir eser.. Bu kitap ile ilgili tek endişem bu eseri okuyan çocukların filleri eskisi kadar sevmeyecek olmasıdır :) Dünyanın her yerinde zalimle ezilenin mücadelesi hep vardı ve üzgünüm ki var olmaya devam edecek.. Ama ; İnançla birlikte UMUT hep vardı...
Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal KarıncaYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202515,7bin okunma

Yazar Hakkında

Yaşar KemalYazar · 74 kitap
Yaşar Kemal (d. Kemal Sadık Gökçeli,] 1923; Gökçedam, Osmaniye), Kürt asıllı Türk romancı, senaryo ve öykü yazarı. Türk edebiyatının en önde gelen kalemlerinden biridir. İlk öykü kitabı Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü ile ilk romanı İnce Memed, Cumhuriyet'te tefrika edildi. İnce Memed, yaklaşık kırk dile çevrilerek yayımlandı ve kitaplarının yurtdışındaki baskısı yüz kırktan fazladır. Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlanmıştır. PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türk yazardır. Çocukluğu Yaşar Kemal, Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi'nin oğlu olarak aslen Van-Erciş yolu üzerinde ve Van Gölü'ne yakın Muradiye ilçesine bağlı Ernis (bugün Ünseli) köyünden olan bir aileden dünyaya geldi. Kendi anlatımına göre bir Türkmen köyünde tek Kürt ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, evde sadece Kürtçe köyde ise Türkçe konuşurdu. Ailesi, Birinci Dünya Savaşı'ndan dolayı Adana'nın Osmaniye ilçesine bağlı Hemite (bugün Gökçedam) köyüne yerleşti. Beş yaşındayken, babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Orta okul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı. Sanat hayatı 1978 yılındaki yaptığı bir söyleşide sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. İlkokulun son sınıfındayken arkadaşı Aşık Mecit, çok iyi saz çalarken kendisi annesinden ötürü sazı "berbat" çalmaktaydı. Bunun nedenini şu sözlerle dile getirdi: "Benim saz çalamamamın sebebi var, anam aşık olacağım da diyar diyar dolaşacağım diye saza, aşıklığa düşman olmuştu. Onun tek çocuğuydum ve gözünden ayırmıyordu beni. Okulda, düğünlerde bayramlarda beni hep Aşık Mecitle çakıştırırlardı. Aşık Mecitle Kadirlide bir kahvede bir gece sabaha kadar çakıştığımı şimdi iyice anımsıyorum." Ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurovadan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bunu, Kayseri'de askerlik yaparken yazmıştı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı. Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi. 1947'de İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54’te bitirdi. Romanı yazma nedeni eşkiya olan ve dağda vurulan amcasının oğlunun vurulması olduğunu 1987 yılındaki bir söyleşisinde belirtti. Ayrıca aynı söyleşide, çocukluğunun eşkiyalığın içinde geçtiğini, dayısının "en büyük" eşkiyalardan biri olduğunu, o çevrede 1936'lara kadar beş yüze yakın eşkiya bulunduğunu ve bunlardan birinin de Kurtuluş Savaşı'nda Kadirli'yi ilk örgütleyenlerden olan Karamüftüoğlu ailesinden ünlü Remzi Bey olduğunu söyledi. Remzi Bey'in kendisine, ilk İnce Memed hikayesinde "Çakırdikeni" diye yer alan diken hikâyesini anlattı ve Yaşar Kemal'le "eşkıyalığın felsefesini" yaptı. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan seri, Bebek öyküsüdür ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi. Siyaset 17 yaşından bu yana sosyalist politikanın içindedir. 1961 Anayasası'ndan sonra kurulan Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Emekçi sınıfının tamamen yönetime gelmesini isteyen Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden biriydi. 1987'deki bir söyleşisinde Türkiye'de bir Marksist partiye ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Aynı söyleşideki "Nasıl bir sol modelden yanasınız?" sorusuna, şu cevabı vermiştir: "Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım." TİP'ten ayrılan yazar, nedenini partinin niteliğini yitirmesine, bürokratların eline geçmesine ve emekçilerden kopmasına bağladı. Sovyetler Birliği çökmesinin, sosyalizmin de çökmesi değil, tam tersine dünya sosyalizminin zaferi olduğunu 1993'teki bir söyleşisinde dile getirmiştir. Temalar « Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. » Yaşar Kemal'im edebi çalışmalarında halka dönük bir düşünce hakim oldu ve bunu, bir yerde politik düşünce ile birleştirerek yürüttü. Yapıtlarıda halk şiirinde, epopelerde olduğu gibi insan değerlerinden kopmamaya çalıştı. Yaşar Kemal, siyasi görüşü ile sanatının paralel olduğunu, "halk ve doğa"ya inandığını, sanatının proletaryanın çıkarlarının emrinde olduğunu dile getirmiştir.