Sırça Köşk

Sabahattin Ali
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·160 syf.··
2025 16. kitabı
Sabahattin Ali #sircakösk isimli kitabını 1947 yılında yazmıştır. Yazıldığı dönem Sırça Köşk isimli kitap içeriğinden dolayı yasaklanmış ve toplatılmıştır. Sabahattin Ali'ye ait daha önce #kurkmantolumadonna,#kuyucakliyusuf isimli romanları okumuştum. Sırça Köşk isimli kitap 23 kısa öykü ,4 tanede masaldan olmak üzere 17 bölümden oluşuyor. Öykülerinde ve masallarında genellikle insan ve şehir temasının kokusunu alıyorsunuz. Kitap sade ve etkileyici bir dille yazılmış. Kitabımıza ismini veren Sırça Köşk isimli masalımızdan bahsedeyim biraz.Şehrin birinde üç tane aylak miskin boş gezmeyi seven üç tane başıboş arkadaş varmış. Bunlar alın teriyle kazanıp gönül rahatlığı ile yemeyi de gözlerine kestiremezlermiş.Ellerinden hiçbir işte gelmezmiş. Birgün bu üç boş aylak miskin arkadaş bir tepede oturup karşıda bulunan şehri izlemeye koyulmuş. Bu şehirde bulunan halkın hepsi çalışır , herkes elinden geleni yapar ve birbirlerine destek verirlermiş.Bu üç arkadaş pazarın içine dağılarak halkında duyacağı şekilde "Allah,Allah..."diye şaşkınlığını belirterek halkın içine merak tohumunu ekmişler. Halk merak içinde neden şaşırdınız bizim yaşadığımız yerde tuhaf olan nedir diye sormuşlar. Üç arkadaş sizin Sırça Köşkünüz yok demiş ve halkın aklına bu fikri sokmuşlar. Sonrası film tadında fazla merak uyandırıcı bu eseri tavsiye ederim. The Kitap YayınlarıThe Kitap Yayınları @senemturkmen #thekitapyayınları #thekitapyayinlariklasikler #sabahatti̇nali̇ #sırçaköşk
Edebiyat & Roman
Sırça KöşkSabahattin Ali · The Roman Yayınları · 202069,6bin okunma
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 38. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2025 00:33
"Ondan daha talihli insan var mı? Asıl bahtiyar, bir ömür boyunca hasretini çektiği şeye kavuşan değil, ona erişeceğini anladığı anda, saadetin en yüksek noktasında bir 'ah!' diyerek düşüp ölebilendir." #alinti #sebahattinali nin 1944 ile 1947 yılları arasında yazdığı 13 hikaye ve 4 masaldan oluşuyor. Aynı zamanda kitaba ismini veren #sircakosk masalı sebebiyle; yönetime başkaldırı gerekçesiyle yasaklanmış bir kitaptır. Daha önce romanlarını okuduğum ve toplumsal gözlem yeteneğini psikolojik analizleriyle birleştirerek okura hayattan kesitler sunduğunu düşündüğüm yazarın hikâye ve masallarında da aynı lezzeti aldım. Sade, akıcı ve etkileyici bir dille satırlara aktardığı hikayeler toplumsal sorunların trajikomik ve ironik bir şekilde yansıması. Soran, sorgulatan, düşündüren bir kalemi var yazarın. Her bir hikâyeyi ve anlatmak istediği noktayı çok başarılı buldum ve sevdim. Sık sık memleketim Kayseri 'den bahseden #bobrek hikâyesi zaman zaman sanki beni duyacakmışcasına Avni Akbulut 'a "sakın inanma!" diye seslendiğim bir öyküydü. Sabahattin Ali'nin; 41 yaşında hayata gözlerini hayata yumduğunu biliyor musunuz? Yazarın kalemiyle tanıştınız mı? Sırça Köşk içinde en beğendiğiniz öyküsü hangisi hadi yorumlarda buluşalım #thekitapyayinlari #reklamdegilokudugumkitap
Klasikler
Sırça KöşkSabahattin Ali · The Roman Yayınları · 202069,6bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 81. kitabı
Selamün Aleyküm  Kalbim adam Ali'm   Yıllar önce kitabın çıkar çıkmaz yasaklanıp toplatıldığını öğrendiğim zaman merak ederek okumuştum. Okurları bilir ki ; yazarımız toplumsal sorunlara,
Sırça KöşkSabahattin Ali · The Roman Yayınları · 202069,6bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 42. kitabı
Merhaba kitap severler size daha önce okuduğum, sevdiğim Türk yazarlarından olan Sabahattin Ali' nin kitabıyla geldim. Yayın evinin klasikleriyle tanışma zamanımız geldiğine göre ince
2025 Okuma Raporları
Sırça KöşkSabahattin Ali · The Roman Yayınları · 202069,6bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 127. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2025 00:00
"SIRÇA KÖŞK" "Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. ‘Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?’ diyorlar. ‘Hep açlardan, çıplaklardan,
Sırça KöşkSabahattin Ali · The Roman Yayınları · 202069,6bin okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2025 59. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2025 09:48
Kalemini keyifle okuduğum #sabahattinali 'den #sırçaköşk eseri ile geldim. The Kitap YayınlarıThe Kitap Yayınları nın bizlerle buluşturduğu eseri @senemturkmen ile okumak güzeldi Yazarımız bu eserinde de Anadolu insanını ve o zamanın koşullarını okuyucuya ustalıkla yansıtıyor. Sade dili, okunaklı yazısı ile sizleri düşünmeye sevk eden satırlarla baş başa bırakıyor. 1944 ve 1947 arası kaleme aldığı öykü kitabı eleştirel boyut da taşıyor. Zaten bu özelliği ile bir ara toplatılıyor sonra serbest hale geliyor basımı. Okuyunca fark edeceksiniz ki öyle toplatılacak büyütülecek bir durum da yok. Ülkesinde yer alan aksaklıkları edebi bir dille öykülerinde işlemek rahatsız etmiş belli kesimi. Eser sonunda yer alan 4 masaldan en sevdiğim esere ismini veren sırça köşk oldu o son cümle öyle vurucu geldi ki her sırça köşkün yıkılıp yerle bir olma durumunun olacağı gerçeği. 13 öykü arasından seçim yapmam gerekirse Bahtiyar Köpek beni gülümsetti ve yazarın dünyasına dair de açık pencere sundu. Öykü başında : "Niçin hep acı şeyler yazayım? Dostlar yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. "Hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin? "diyorlar. Hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? Geceleri gazete satıp izmarit toplayan serseri çocuklardan, bir karış toprak bir bakraç su için birbirlerini öldürenlerden, cezaevlerinde ruhları kemirile kemirile eriyip gidenlerden, doktor bulamayanlardan, hakkını alamayanlardan başka yazacak şeyler, iyi, güzel şeyler kalmadı mı? Niçin yazılarındaki bütün insanların benzi soluk, yüreği kederli? Bu memlekette yüzü gülen bahtiyar insan yok mu?" dizeleri eserin özeti niteliğinde. Tavsiye ederim. ~
Sırça KöşkSabahattin Ali · The Roman Yayınları · 202069,6bin okunma
DİRENİŞİ ÖĞÜTLEYEN HİKÂYELER
Puan vermedi·141 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2021 15:23
Sırça Köşk, bir dönemin yasaklı kitaplarından. Okumadan önce neden yasaklı olduğunu tahmin etsek de okuduktan sonra gerçekler neden yasaklanır ki diye düşündürüyor. Bu kadar mı sevmiyoruz gerçeğin
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,6bin okunma
Puan vermedi·141 syf.··
2024 85. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2024 11:26
17 öyküden oluşan kitap sade, akıcı ve etkileyici bir anlatıma sahip.Her bir öyküsü gündelik hayattan güzel dersler veriyor. 1947 yılında yayınlanıp yönetime başkaldırı olduğu gerekçesiyle yasaklanan bir kitap. Çok beğendim tavsiye ederim.
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,6bin okunma
Şimdi Ben Ne Anlattım?
6/10
·141 syf.··
2023 88. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2023 21:16
Sabahattin AliSabahattin Ali bu kitabı 1947 yılında yazmıştır. Kitabın adının da geldiği Sırça Köşk hikayesi politik olduğu gerekçesiyle zamanında ülkemizde yasaklanmış ve o dönemde de toplatılmıştır. Ali'ye, devlete
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,6bin okunma
Bu memlekette yüzü gülen, bahtiyar insan yok!
10/10
·141 syf.··
Beğendi
·
2023 85. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2023 14:33
Sebahattin Ali’nin vefatından önce yazmış olduğu son kitabı, Sırça Köşk. Onüç öykü ve dört masaldan oluşan bu kitap oldukça kısa fakat nitelikli hikayeleri bir araya getirmiş. Toplumcu gerçekçi
Edebiyat
Sırça KöşkSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202069,6bin okunma

Yazar Hakkında

Sabahattin AliYazar · 103 kitap
Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907'de Edirne Vilayeti'nin Gümülcine Sancağı'na bağlı Eğridere kazasında doğmuştur. Babası piyade yüzbaşısı (Cihangirli) Selahattin Ali Bey'in görev yerlerinin sık sık değişmesi dolayısiyla, ilköğrenimini İstanbul, Çanakkale ve Edremit'in çeşitli okullarında tamamlamıştır. Edremit'e göçtüklerinde bölge Yunan işgalinde olduğu için emekli olan babası aylığını alamamış ve aile çok zor günler geçirmiştir. İlkokulu bitirdikten sonra parasız yatılı olarak Balıkesir Öğretmen Okulu'na giren Sabahattin Ali, beş yıl burada okumuş, daha sonra İstanbul Öğretmen Okulu'nda mezun olmuştur (1926). Bir yıl kadar Yozgat'ta ilkokul öğretmenliği yapmış, Millî Eğitim Bakanlığı'nın açtığı sınavı kazanarak Almanya'ya giderek iki yıl orada okumuştur (1928 - 1930). Yurda döndükten sonra Sabahattin Ali, Orhaneli’nde ilkokul öğretmenliğine atandı. Aydın ve sonra Konya ortaokullarında Almanca öğretmenliği yapmıştır. Konya'da bulunduğu sırada, bir arkadaş toplantısında Atatürk'ü yeren bir şiir okuduğu iddiasıyla tutuklanmış (1932), bir yıla mahkûm olarak Konya ve Sinop cezaevlerinde yatmış, Cumhuriyetin onuncu yıldönümü dolayısıyla çıkarılan af yasasıyla özgürlüğüne kavuşmuştur (1933). Cezaevinden çıktıktan sonra Ankara'ya giden Sabahattin Ali Millî Eğitim Bakanlığı'na başvurarak yeniden göreve alınmasını istemiştir. Dönemin bakanı Hikmet Bayur'un "eski düşüncelerinden vazgeçtiğini ispat etmesini" istemesi üzerine Varlık dergisinde "Benim Aşkım" adlı şiirini yayımlayarak (15 Ocak 1934) Atatürk'e bağlılığını göstermeye çalışmıştır. Aynı yıl Bakanlık Neşriyat Müdürlüğü'ne alınmış, Ankara II. Ortaokul'da öğretmenlik yapmıştır. 16 Mayıs 1935 günü Aliye Hanım ile evlenmiş, 1936'da askere alınmış, 1937 Eylülünde kızı Filiz Ali dünyaya gelmiştir. Yedek Subay olarak askerliğini Eskişehir'de tamamlamış, 10 Aralık 1938 de Musiki Muallim Mektebi'nde Türkçe öğretmeni olarak göreve başlamıştır. 1940 yılında tekrar askere alınmış, askerliğini yaptıktan sonra Ankara Devlet Konservatuarı'nda Almanca öğretmenliği yapmıştır (1941 - 1945). "İçimizdeki Şeytan" romanı milliyetçi kesimde büyük tepki toplamıştır. Nihal Atsız'ın hakkında yazdığı hakaret dolu bir yazıya karşılık dava açmış, dava sırasında çok sıkıntı çekmiştir. 1944 yılında davayı kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamamıştır. Olaylı duruşmalar sonunda bakanlıkça görevinden alınmış, İstanbul'a giderek gazetecilik yapmaya başlamıştır (1945). Ancak fıkra yazdığı La Turquie ve Yeni Dünya gazeteleri, Tan olayları sırasında tahrip edilince işsiz kalmış, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz'la Marko Paşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi siyasal mizah dergilerini çıkarmıştır (1946 - 1947). Ancak, bu gazeteler tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaşmış, dergilerin isimlerindeki Paşa ifadesiyle "Milli Şef" İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatılmış, yazılar ve yazarları hakkında kovuşturmalar açılmıştır. Sabahattin Ali dergilerde çıkan yazılarından dolayı üç ay hapis yatmış, karşılaştığı baskılardan bunalmıştır. Ali Baba dergisinde yayımladığı "Ne Zor Şeymiş" başlıklı yazıda, içinde bulunduğu durumu şöyle anlatmaktadır: "Çalmadan, çırpmadan bize ekmeğimizi verenleri aç, bizi giydirenleri donsuz bırakmadan yaşamak istemek bu kadar güç, bu kadar mihnetli, hatta bu kadar tehlikeli mi olmalı idi?" Bir başka dava nedeni ile 1948'de Paşakapısı cezaevinde üç ay yatmıştır. Çıktıktan sonra zor günler geçirmeye başlamış, işsiz kalıp, yazacak yer bulamamıştır. Yurt dışına gidebilmek için pasaport almak istemiş, alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı da bulamayınca Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş fakat para karşılığı anlaştığı Ali Ertekin adlı kaçakçı tarafından Jandarma karakolunda katledilmiş daha sonra da cesedi 2 Nisan 1948 tarihinde Bulgaristan sınırında şaibeli bir şekilde bulunmuştur. Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf eden ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edilen Ali Ertekin, dört yıla hüküm giymiş; fakat birkaç hafta sonra çıkartılan aftan yararlanarak serbest kalmıştır. Bulgaristan’ın Eğridere (Ardino) kentinde, Sabahattin Ali’nin 100. doğum yılı kutlandı. 31 Mart 2007 günü gerçekleşen toplantıya, başta Bulgaristan Yazarlar Birliği Başkanı olmak üzere Sofya ve Bulgaristan’ın çeşitli kentlerinden Türk ve Bulgar yazarlar, şairler, okurlar ve Sabahattin Ali’nin kızı Filiz Ali katıldı. Bütün eserleri 1950’li yıllardan beri Bulgaristan’daki tüm okullarda okutulduğundan, Sabahattin Ali bu ülkede çok tanınan bir yazardır. Sabahattin Ali yazı yaşamına şiirle başlamış, hece vezniyle yazdığı ve halk şiirinin açık izleri görülen bu ürünlerini Balıkesir'de çıkan ve Orhan Şaik Gökyay tarafından yönetilen Çağlayan dergisinde yayımlamıştır (1926). Servet-i Fünun, Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde de yazan (1926 - 1928) Sabahattin Ali, bu arada öykü de yazmaya başlamış, ilk öyküsü "Bir Orman Hikayesi" Resimli Ay'da yayımlanmıştır (30 Eylül 1930). Toplumsal eğilimli bu öyküyü Nazım Hikmet, şu sözlerle okurlara sunmuştur: "Bu yazı bizde örneğine az tesadüf edilen cinsten bir eserdir. Köylü ruhiyatının bütün muhafazekâr ve ileri taraflarını, iptidaî sermaye terakümünü yapan sermayedarlığın inkişaf yolunda köylülüğü nasıl dağıttığını ve en nihayet, tabiatın deniz kadar muazzam bir unsuru olan ormanın muğlak, ihtiraslı hayatını, kımıldanışların zeki bir aydınlık içinde görüyoruz". Sabahattin Ali, af yasasından yararlanarak hapisten çıktıktan sonra, özellikle Varlık dergisinde yayımladığı "Kanal", "Kırlangıçlar", "Arap Hayri", "Pazarcı", "Kağnı" (1934 - 1936) gibi öyküleriyle dikkati çekmiştir. Sabahattin Ali Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırmıştır. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirmiş, aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirmiştir. 1937'de yayınlanan Kuyucaklı Yusuf romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Sabahattin Ali'nin halk şiirinden esinlenerek yazılmış şiirlerini içeren Dağlar ve Rüzgâr (1934) adlı kitabı yazın çevrelerinde ilgi uyandırmış, örneğin Yaşar Nabi, Hakimiyeti Milliye'de şu övücü satırları yazmıştır: "Bu kitabın mümeyyiz vasfı halk edebiyatı tarzında bir deneme teşkil etmesidir. Sabahattin Ali'nin tecrübeli muvaffak neticeler vermiş. Ve bize, şiirleri doğrudan doğruya bir halk şairi elinden çıkmamış olduklarını hissetirmekle beraber, o tanıdığımız ve sevdiğimiz samimi edayı tattırabiliyor. Komplike imajlardan kaçınılmış olması, bu şiirlere büyük bir sadelik vermiş." Ancak, Sabahattin Ali, bu kitabından sonra şiirle ilgilenmemiş, sadece öykü ve roman yazmıştır. 'Leylim Ley', 'Aldırma Gönül' gibi halk dilinden yararlanarak yazdığı şiirler herkes tarafından bilinir. Sabahattin Ali, Varlık'ta Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış (1936), ancak bu türü de bir daha denememiştir.