The Prisoners

Orhan Kemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Aslını yitiren insanlık!
9/10
·100 syf.··
2023 52. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 14 Eylül 2023 20:23
"Her zaman tok olmak ne iyi! İnsan rahatça uyuyor..." (s.50). Edebiyatımızda ismi, yazdığı roman, öykü, oyun ve şiir gibi farklı türlerdeki eserleriyle en büyük ustalar arasında anılan yazarlarımızdan biri de Orhan Kemal'dir. O, her ne kadar edebiyatın hemen her dalında eserler vermiş olsa da daha çok toplumsal gerçekçi türde kaleme aldığı romanlarıyla tanınıyor.¹ Bu itibarla onun romanlarının kahramanlarını çoğunlukla köylüler, işçiler, ezilenler, yoksullar, kumarbazlar, sarhoşlar, düşkünler, yaşama tutunmak için çırpınan mutsuz insanlar oluşturuyor. O, günlük yaşamın farklı yönlerini kaleme aldığı romanlarında toplumsal yapı ve alt/üst sınıflar arasındaki çelişkileri büyük bir ustalıkla ortaya koyuyor. Nitekim "72. Koğuş" da onun bu tür eserlerine örnek olarak gösterilebilecek en önemli yapıtları arasında sayılabilir. 1940'lı yılların hapishane hayatının anlatıldığı eserde 72. Koğuş, hapishanenin en pis, en yoksul ve en düşkün koğuşu. Bu öyle bir koğuş ki insanlar izmaritine zar atıyor, bir yıllık yiyeceklerini gelir gelmez satıyor, çöplerden yemek topluyor, çimento kağıtlarının üzerinde yatıyor, geceleri karanlık, kışları ise ölüm kol geziyor. Bir gün romanın kahramanı Ahmet kaptana, annesinden yüz elli lira para gelmesi üzerine koğuşun çehresi değişiyor. O günden sonra yokluğun ve yoksulluğun pençesinde onurlarını, gururlarını ve insanlıklarını yitiren "adem babalar" için sıcak bir yemeğin, bir ampulün, bir camın, sıcak bir yatağın ne anlama geldiğini daha iyi anlıyorsunuz. Tüm bunlarla birlikte devran değiştiğinde bir kuruş para için vefasızlığın, riyakarlığın, kıskançlığın, kurnazlığın ve sefilliğin bütün yönleriyle nasıl yaşandığına ve böylesi bir ortamda insan haysiyetinin ayaklar altına nasıl alındığına şahit oluyorsunuz. Doğrusu Orhan Kemal, insanın ve insanlığın
Edebiyat
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
9/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 23:10
72.KOĞUŞ-ORHAN KEMAL,103 sayfa Orhan Kemal ‘in kısa ama insanın içini burkan 72. Koğuş romanı Türkiye’de bir cezaevinde yoğun sefaletin yaşandığı bir koğuşu ve bu koğuşta kalan Ahmet Kaptan adlı naif karakterli mahkûmun trajedisini anlatır. Kitap, insan onurunun sefalet karşısındaki sınavını, dayanışmayı ve kaçınılmaz yozlaşmayı anlatırken,açlık ve parasızlığın insanı ne hale getirdiğini,onurunu nasıl ayaklar altına aldığını,cezaevinde bile parası olanın “ağa” olmayanın nasıl sefillik çektiğini anlatan hüzünlü bir roman. Aynı zamanda umudun bittiği,en karanlık anlarda bile insanın bir hayale tutunma ihtiyacını da işler. 72. Koğuş, cezaevinin en alt tabakasının, yani hiçbir geliri olmayan, kimsesiz ve "adem babalar" olarak adlandırılan mahkumların kaldığı çok kötü bir yerdir. Burası soğuğun, açlığın ve pisliğin kol gezdiği bir koğuştur. Ahmet Kaptan,72.Koğuşun sessiz ama saygı duyulan bir “sakini”.Bir gün annesinden o zamanın parasına göre yüklü bir para gelir.(150 TL) O anda koğuşta her şey değişir.Bir anda koğuşun ağası olur,(para sen nelere kadirsin) herkes beton üzerinde yatarken,ona yatak,yorgan temin edilir,bir dediği ikiletilmez.Kaptan gelen parayı tek başına yemek yerine koğuş arkadaşları ile paylaşır.Arkadaşlarına,yatak,yorgan,yiyecekler alır.Koğuş boyanır,cam,çerçevesi yenilenir.Koğuş Kaptan sayesinde bayramı yaşar. Kaptan’ın kadın mahkumlardan birine duyduğu aşk ve aç gözlü koğuş arkadaşlarının onu sömürmesi,tüm parasını kadın için harcıyormuş gibi gösterip elinden alması,Kaptanın yine fakirliğe düşmesiyle hazır düzene alışanların iki yüzlülüğü onu yalnızlığa ve trajik bir sona sürükler…
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
72. Koğuş İncelemesi
7/10
·100 syf.··
2023 29. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2023 23:27
Türkiye’nin yetiştirdiği en büyü toplumcu gerçekçi yazarlarından olan Orhan Kemal , 72.Koğuş kısa romanı ile bizi 1940’ların hapishanesine götürüyor. Üstüne üstlük hapishanenin en yoksul koğuşu olan 72.Koğuşa…Bu koğuşun ne penceresi vardır ne de döşeği. Doğru düzgün tayını bile yoktur bu koğuşta kalanların. Çoğu zaman aç girerler yatağa. Kışı geçirmeleri için ne sobaları var ne de herhangi bir ısıtıcıları. Pencereleri bile yoktur dışardan gelen soğuk havayı kesmek için. Bir şekilde hayatta kalmaya çalışmaktadırlar. 1940’lar tüm Türkiye için kolay geçmezken (2.Dünya Savaşı sırasıdır, çoğu şey karneye bağlanmıştır) 72. Koğuşun mürettebatı için hayat çok daha zor geçmektedir. Ta ki koğuşun en sessiz en kendi halinde ve en dürüst mahkûmu olan Ali Kaptan’a annesinden 150 lira para gelene kadar. 150 lira çok büyük paradır. Bir mahkûmun hayatını epey değiştirmeye yetecek kadar. Koğuş bayram etmiştir bu haberi duyunca. Üstüne üstlük Ali Kaptan çok eli açık biridir. İlk iş koğuşa bir ziyafet verir, etli kuru fasulye ile. Uzun zaman sonra koğuş tayfası yatağa aç olarak girmez. Sonra döşek alır ihtiyacı olanlara. Derken ampul taktırır ki bu büyük lükstür o zamanın şartlarına göre. Bir de pencere taktırır ki bu mahkumların soğuktan donmaması demektir. Tüm hayatı değişir koğuştakilerin. Ama insan doğası nankördür… Çok kısa bir eser olmasına rağmen çok etkileyici bir eser. Neden etkileyici olduğunu soracak olursanız, 1940’ların en alt tabakasını bu denli iyi gözlemleyip okuyucuya aktardığı, bunu yaparken de insanların özünde nankör olduğu ve ne kadar iyilik yaparsanız yapın, bu iyiliklerin size dönüşü sırtınızdan hançerlenmek olduğu gerçeğini fark edip bunu okuyucu ile paylaştığı için diyebilirim. Kitap kısa ve insanı yoran cümleler barındırmıyor. Diğer Orhan Kemal eserlerinde olduğu gibi
Türk Edebiyatı
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
72. Koğuş
Puan vermedi
Derin çukura yuvarlanmış insanların en yakınını dahi 3 kuruş uğruna kaybedecek kadar alçalmış olanların dünyasını anlatıyor. Direnişin sesini duyuruyor. Okunmasını tavsiye ettiğim kitaplar arasında Orhan Kemal 72. Koğuş
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
Puan vermedi
Orhan Kemal’in 72. Koğuş adlı eserinin filmi de çekilmiş olup kitaptaki konu ise, II. Dünya Savaşı yıllarında bir Türk cezaevinde geçen; yoksulluk, adaletsizlik ve insan onurunun sınandığı çarpıcı bir öyküdür. Merkezde, cezaevinin en kötü koğuşlarından biri olan 72. Koğuş ve burada yaşayan mahkûmların dramı yer almaktadır. Eserdeki ana karakter Kaptandır. Kaptan, suçsuz olduğuna inanan, onurlu ve çalışkan bir adamdır. Ancak yoksulluk ve çaresizlik onu toplum tarafından kolayca ezilebilir biri hâline getirmiştir. Koğuşta yaşam şartları son derece kötüdür; yetersiz yemek, hastalıklar, yokluk ve gardiyanların sertliği mahkûmların hayatını zindana çevirir. Koğuşun zengin mahkûmlarından biri olan Hacı ise para ve gücü sayesinde diğerlerine hükmetmektedir. Hacı’nın koğuştakilere uyguladığı baskı, eserdeki sınıfsal eşitsizliğin bir yansımasıdır. Kaptan, Hacı’nın zorbalığına başkaldırdığı için hedef hâline gelir ve çeşitli iftiralarla daha da zor duruma düşürülür. Orhan Kemal, toplumdaki sınıf uçurumunu cezaevi üzerinden simgeler: Para ve güç sahipleri koğuştaki hayatı kontrol eder, yoksullar ise sömürülür ve ezilir. Her zaman her yerde olduğu gibi...
72'nci KoğuşOrhan Kemal · Can Yayınları · 20007,5bin okunma
9/10
·100 syf.··
2024 84. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2024 19:59
Hapishane hayatının gerçekliğini öyle anlatmış ki #orhankemal ; 72.Koğuş , eşitsizliğin , ezilmişliğin , yoksulluğun,adaletsizliğin,ayaklar altına alınan onurun yansımasını iliklerimize kadar hissettirmiş. Dayanışma ve dostluğu anlattığını düşündüğümüz yerde, güce tapanların gücü yitirenin üstünde nasıl tepindikleri hayatın olağan akışına kapılıp dün etrafında pervane olduğunun üstündeki ceketi alacak kader acımasız olabileceklerini keskin bir mesaj olarak gözümüze gözümüze sokuyor yazar… Hiç mi iyi bir şey yok var tabii ; aşk var Kısacık ama çok etkili… # Okunmalı … Biz borasbooks ile okuduk gelsin yeni ayın kitabı Mutlu hafta sonları
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
İnsanın en dipte bile insan kalma çabası
Puan vermedi·100 syf.··
2025 160. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 20:31
“72. Koğuş”ta sadece bir hapishaneyi değil, insanın çaresizlik içindeki direnişini anlatır. Rutubet kokan duvarlar, paslı parmaklıklar ve açlığın kemirdiği bedenler arasında hâlâ bir şey yaşar: insan onuru. 72 numaralı koğuşta adaletin yüzü yoktur, ama vicdanın sesini hâlâ duyarsınız. Bir lokma ekmeği paylaşmak bile bir tür devrimdir burada. Kaptan’ın, Hamdi’nin, Tahar’ın hikâyeleri birbirine karışır; kimisi iktidarın, kimisi korkunun, kimisi umudun sembolüdür. Her biri yoksulluğun içinde bile insanca kalmanın bir yolunu arar. Orhan Kemal, ne kahraman yaratır ne de acındırır; o sadece gösterir. Gerçekliğin tüm sertliğiyle, ama aynı zamanda bir şefkatle... Çünkü bilir ki insan, koşullar ne olursa olsun, içinde taşıdığı insafla tanınır.Bu yönüyle “72. Koğuş”, bir toplumu içeriden anlatır: hapishane, aslında dış dünyanın minyatürüdür. Parası olanın sözü geçer, güçsüz olan susar. Ama bazen bir suskunluk bile bir başkaldırıdır.Roman bittiğinde, dört duvar arkasında sıkışanların değil, insanlığın özgürlüğü üzerine düşünürsünüz. Çünkü Orhan Kemal’in cümlelerinde umut hep bir köşede bekler. Ne kadar karanlık olursa olsun, birinin insanca davranması bile ışık gibidir.
1000Kitap
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
10/10
·100 syf.··
Beğendi
·
2022 47. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2022 00:00
72. Koğuş hapishanenin en yoksul mahkumlarının kaldığı koğuştur. Bu koğuşta yaşamak gerçek bir hayat mücadelesidir. Orhan Kemal'in bu romanını okurken cezaevi koğuşunun beton zemini ayaklarınızı üşütür, camlardan giren soğuk yüzünüze çarpar, yokluktan ve yoksulluktan elde avuçta ne varsa satan mahkumların umutsuz yüzleri gözünüzün önüne gelir. Kaptan'ın cömertliği sayesinde aylar sonra koğuşa giren etli kuru fasulyenin kokusu burnunuza gelir, yanında ezilen soğan gözlerinizi yakar. Belki de şimdiye kadar önünüze gelen hiçbir kuru fasulye bu kadar güzel kokmamıştır. Romandaki anlatım harika bu yüzden sanki okurken her şeyi koğuştaymış gibi hisseder ve yaşarsınız.
1000k
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
Haysiyetsizler Koğuşu
10/10
·100 syf.·
2026 144. kitabı
Fukaraya kuru ekmek vermişler, yok mu katık bandıralım demiş. Türk edebiyatının en sarsıcı, en gerçekçi ve insani derinliği / psikolojisi en yüksek eserlerinden biridir. Orhan Kemal, bu eserinde sadece bir hapishane koğuşunu değil, yoksulluğun ve yoksunluğun insan onurunu nasıl sınadığını, hatta bazen nasıl parçaladığını ustalıkla anlatıyor bizlere. Dili biraz halk ağzından anlatılmış gibi dursa da romana gerçekçilik kazandırıyor. İki kuruş kazanınca insanlar sizi zirveye oturtur, baş tacı yapar. Parasız kalınca size hiç gibi davranır, alay eder. Kaptan isimli bir mahkumun üzerinden anlatılır, Kaptan kan davası uğruna babasının intikamını almak için düşmüştür cezaevine. Yıllar yılı bir gün anası ona 150 lira yollar ona ( o zamanlarda para kıymetliydi, 1940 yıllar) para geldiğini duyan koğuş sakinleri sanki kendilerine para gelmiş gibi sevinir. Her türlü yalakalığı yapar Kaptan'a. Kaptan da saftır, temizdir, cömerttir. Kaldığı koğuşta şöyle bir bakar adam gibi yaşanılacak yer değildir. Hepsi hırsızlıktan, dolandırıcılıktan içeri girmiştir. Ne yatacak yer düzgün, ne karın doyuracak yemek düzgündür. Kaptan hiç olmasa da bari insan gibi yaşayalım şurda diyerek parasını salıverir. Herkes ona ağam, paşam çekerek kopardığını koparır. Ampul alır, yatak alır, cam çerçeve alır. Onu kumara sokmak isterler. Saf bu ya girer o da. Sonra çok kazanır. Böyle olunca namı yükselir. Herkes peşkeş çeker. Sonra Bobi denilen bir yavşak çıkar. P*zvk Bobi. Karşıda kadınlar koğuşu vardır. Orada çamaşır yıkarlar. Bu Bobi haysiyetsizi Kaptan'a ver kıyafetini güzel bir bacıya yıkayalım der ve alır. Orada Fatma isimli bir kadın mahkum vardır. Onun da cezası az kalmıştır. Bu Bobi namussuzu kadının ağzından mektuplar yazarak Kaptan'ı kandırır ve parasal anlamda çöker. Kaptan da saftır ya. "Ben
İnceleme
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
72. Koğuş...
10/10
·100 syf.··
2026 26. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 22:24
72. Koğuş, ellili yılların bir Türkiye gerçeğidir. Sadece iki zarda kaybedeceği kumar parası için altı aylık ekmeklerini satan; çöplerden zeytin çekirdeği, pırasa yaprakları toplayan, dışarıda kendi başına çıkmış otları otlayan insanların hikâyesi değildir. Aynı zamanda II. Dünya Savaşı’nın ardından dünyanın girdiği ekonomik krizi, yoksullukla kırılmış çaresiz insanları, soğuktan donarak ölmüş, elbisesiz mahkûmları ve bir kadının sadece hayaliyle hayatını yok eden bir insanı anlatır. Bu tip eserler, belirli bir dönemin hafızasıdır ayrıca. İyi okumalar.
Edebiyat & Roman
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma

Yazar Hakkında

Orhan KemalYazar · 78 kitap
Mehmet Raşit Öğütçü, yazar olarak Orhan Kemal, aydınlık gerçekçi Türk roman ve oyun yazarıdır. Adı, Türk edebiyatının büyük ustaları arasında anılan yazar; roman, öykü, oyun, şiir gibi farklı tarzlarda birçok esere imza atmış olsa da daha çok romancılık yönü ile tanınmıştır. İlk öykü kitabı Ekmek Kavgası (1949) ve Küçük Adamın Notları başlığı altında yayımladığı öz yaşam öyküsü roman dizisiyle yaygın bir üne kavuştu. Edebi hayatı 1960'lı yıllarda zirveye ulaştı. Adana'da toprak ve fabrika işçilerinin dünyasını, İstanbul'daki gecekondu mahallelerini, fabrika çevrelerini eserlerine yansıttı. Murtaza, Hanımın Çiftliği, 72. Koğuş adlı eserleri başyapıtlarındandır. Adanaspor'da futbol oynamıştır. Golcü Raşit olarak bilinmektedir. HAYATI; Orhan Kemal, 15 Eylül 1914’te Adana’nın Ceyhan ilçesinde doğdu. Babası Çanakkale cephesinde topçu teğmeni olan avukat Abdülkadir Kemali Bey, annesi ise öğretmen Azime Hanım’dı. Çocukluğu Adana’da geçti, I. Dünya Savaşı sonrası Fransız işgali nedeniyle ailesiyle Niğde ve Konya’ya taşındı. Babası Kuvâ-yi Milliye’de yer aldı ve daha sonra TBMM’ye milletvekili seçildi. 1931’de aile Beyrut’a taşındı; Orhan Kemal burada orta öğrenimini bırakıp çeşitli işlerde çalıştı, bir yıl sonra Türkiye’ye dönerek Adana’da çırçır fabrikalarında işçilik yaptı. 1937’de evlendi ve ilk çocuğu Yıldız doğdu. 1938’de askere gitti; Maksim Gorki ve Nâzım Hikmet kitapları okuduğu için 5 yıl hapis cezası aldı ve Kayseri Hapishanesi’nde tutuldu. Burada ilk şiirlerini yazdı ve 1940’ta Nazım Hikmet ile tanışarak onun etkisiyle öykü ve romana yöneldi. İlk öykülerini Bacaksız Orhan adıyla yayımladı, Orhan Kemal ismini ise 1943’te kullanmaya başladı. Tahliye olduktan sonra Adana’da işçilik ve hamallık yaptı; geçim sıkıntısı yaşadı. 1945’te öyküleri yayımlanmaya başladı ve kısa sürede tanındı. 1948’de ilk öykü kitabı Duygu, 1949’da ilk romanı Baba Evi yayımlandı. İstanbul’a taşındıktan sonra edebiyat çalışmalarını sürdürdü, önemli eserleri arasında Murtaza, Cemile, Bereketli Topraklar Üzerinde ve 72. Koğuş bulunur. 1960’larda tiyatroya da adım attı ve çeşitli ödüller kazandı. Orhan Kemal, 2 Haziran 1970’te geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedildi. Hayatı boyunca yoksul ve emekçi sınıfların yaşamını, toplumsal gerçekçilik çerçevesinde eserlerine aktardı ve Türk edebiyatında bu türün öncü isimlerinden biri oldu. Anısını yaşatmak için İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, Cihangir semtinde Orhan Kemal Müzesi açıldı. 1972'den bu yana adına bir roman yarışması (Orhan Kemal Roman Armağanı) düzenlenmektedir. Ayrıca Fatih Ordu Caddesi üzerinde bulunan İl Halk Kütüphanesi'ne adı verilmiştir.