Ve Durgun Akardı Don - 2. Cilt

·
Okunma
·
Beğeni
·
2748
Gösterim
Adı:
Ve Durgun Akardı Don - 2. Cilt
Baskı tarihi:
28 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756865712
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tihi Don
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Baskılar:
Ve Durgun Akardı Don - 2. Cilt
Durgun Don 2.Cilt
Durgun Don Cilt 2
Durgun Don
Ve Durgun Akardı Don 2
Ve Durgun Akardı Don, Don bölgesinin destanıdır. Eser, bir kazak ailesi ekseninde Don bölgesini ve savaşın değirimin ve iç savaşın bölgeye yansıyışını çok yönlü, derinlemesine ama sadece bir dille anlatır. Birinci ciltte Don kazakları'nın Çar dönemindeki yaşam koşulları, gelenekleri, görenekleriyle dile getirilir. Bu cilt, nehir romanın kahramanlarını ve ruh durumlarını da tanıtır. İkinci ciltte, Birinci Dünya Savaşı, 1917 kerenski Hükümeti dönemi, General Kornilov Olayı ve 1917 Ekim Devrimi'yle, roman kahramanlarının bu olaylardaki durumuna ayrılmıştır. Üçüncü ve dördüncü ciltlerde Don Kazakları'nın ayaklanmaları, don bölgesinde kurulan bağımsız cumhuriyetler, İç Savaş ve Avrupa'nın bu iç savaştaki rolü irdeleniyor.
432 syf.
·10 günde·Beğendi·8/10
" mücadeleli, dertli yıllarda. .
Kardeşler, kardeslerinizi yargılamayın. "

Aslında bu kelime koca bir kitabın özeti diyebilirim ...kimin haklı kimin haksız olduğu karışmış. .bir yanda devrim rusyası,bir yanda savaş yıllarının ağır atmosferi ...bir yanda alman tehlikesi .

Kim haindir bu kaosun içinde ...kazaklar 'ı
Kazaklar'a kırdıran. ..kurşuna dizdiren, ipe astıran ...böyle tarihin içine ....
360 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Merhaba,
Serinin ikinci kitabı da bitti, ikinci kitapta ilk kitaba ara vermeden devam ediliyor. Son Çar || Nikolay’ın devrilişi, General Lavr Kornilov’un başarısız darbe girişimi bknz; Kornilov Olayı ve detayları https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Lavr_Kornilov , Ekim 1917 devrimi ve Lenin’in iktidara geçişi bu bölümde konu ediliyor.

Bu bölümde ayrıca, Alman-Rus (|.Dünya ) savaşında askeri lojistik güç olarak büyük önem taşıyan Kazak ırkının, bir kısmının eski Çar’lık Rusya’sına dönülmesini isterken, görünürde Bolşevikleri destekledikleri halde, toprak reformu yapıldığında topraklarının köylülerle paylaşılmasını istemeyen orta-tüccar sınıf Kazakların ikiliği konu edilmiş. Bolşeviklerin iktidara geçip yönetimi işçi sınıfına teslim ettikten sonra Kazakların elinde bulunan verimli topraklarına el koyacağını düşünen Kazak ırkı, Rusya’dan bağımsız özerklik ilan etme çabası içinde. Özellikle kitabın son yüz sayfası Kızıllar ve Kazaklar arasındaki çatışmaları konu ediyor.

Anlatım yine olağanüstü, kitabın ismi Durgun Don ama durduğu yerde durmuyor, özellikle yazarın ayrıntılı verdiği köy tasvirleri, idam sahneleri, kurşundan geçirilme sahneleri bana mide krampları geçirtti öylesine gerçekçi bir anlatımı var.

İkinci kitabı da ilk kitap kadar zevkle okudum, tarihi bir fotoğrafı inceler gibi hissediyorum, kimi zaman kulağımın ardında patlayan mitralyöz seslerini, top seslerini, Zafer marşlarını duyar gibi oluyorum. Böylesine ustaca bir destanı yazdığı İçin Şolohov’a binlerce teşekkür...
374 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Ve Durgun Akardı Don'un ikinci kitabı...

Bolşevik İhtilali ile Rusların I. Dünya Savaşı'ndan çekilmesi ve iç savaşa sürüklenmesi sonucu, Kazaklar da bu karışıklıktan yararlanıp bağımsızlıklarını elde etmek istiyorlar.

I. Dünya Savaşı'nda düşmanla savaşırlarken, şimdi kardeş kardeşe karşı...

Birinci kitaba göre biraz daha ağır ilerliyor ama kitap Şolohov'un müthiş betimlemeleriyle asla sıkmıyor :))
384 syf.
·6 günde·Beğendi·8/10
Günaydın sevgili kitap severler Durgun don serisinin 2.kitabıyla devam ettim.1.kitabın daha akıcı olduğu söyleniyor fakat bana göre kitap normal seyrinde ilerledi.1.Kitap daha akıcıydı. 2. Kitap da artık daha fazla savaşın içinde buluyorsunuz kendinizi ve daha fazla savaş sahnesi olduğu için biraz yavaş ilerliyor. Savaşın sonlarında, artık insanlar ailelerini, topraklarını özlemişken Çarlığın yıkılmasıyla ortaya çıkan bölünme iç savaş, belki de savaştan daha kötüydü.İlk cildi kadar etkileyici olan bu kitabı da oldukça beğendim.3.Cildi okumak için sabırsızlanıyorum.
384 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Durgun Don ya da Durgun Akardı Don’un 2.cildini dün bitirdim. 1.ciltte başlayan 1.Dünya Savaşı’ndan ve savaşın halk üzerindeki ve özellikle Kazaklar üzerindeki etkilerinden bahsedilmiş yine. Bunun yanı sıra savaşın sonlarına gelindiğinde Rusya’da çarlık rejiminin yıkılması ve Bolşevik Devrimi zamanına tanıklık ediyoruz. Bu olayları hem Kazakların hem de diğer insanların gözünden okumak; Sovyet Devrimi’ni de yine hem devrim yanlılarının hem de karşıtlarının gözünden okumak çok büyük keyif ve farklı bir deneyimdi. Hep bir kenara atılıp, herkesin kendi çıkarı için bir yerde kullandığı halkın yine çıkarlar uğruna nasıl istenilen yönlere çekilebilip, tabiri caizse kardeşin kardeşe vurdurulabileceğini göstermiş kitap. Her iki taraftan da bağlandığım, çok sevdiğim karakterler oldu ve kitap beni derinden etkiledi. Bu kadar muazzam ve gerçekçi bir şekilde böyle önemli bir dönemi anlatabilmesine hayran kaldım Şolohov’un. Mutlaka okuyun!
496 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Merhaba;
Durgun Don serisine 2. Kitap ile devam ettim.
Okuyanların çoğu 1. Kitaba göre daha yavaş ilerlediğini söylemiş. Aslında kitap normal seyirde ilerliyor ama bence 1. Kitap aşırı akıcıydı.
2. Kitap da artık daha fazla savaşın içinde buluyorsunuz kendinizi ve daha fazla savaş sahnesi olduğu için biraz yavaş ilerliyor. Savaşın sonlarında, artık insanlar ailelerini, topraklarını özlemişken Çarlığın yıkılmasıyla ortaya çıkan bölünme iç savaş, belki de savaştan daha kötüydü. Insanların çaresizligine, umutsuzluğuna şahit olmak beni duygusal açıdan çok yordu.
1. Dünya savasında aynı çephede savaştığı arkadaşını kurşuna dizecek kadar nefretle dolmaları çok garip gelirken, okurken çok fazla duygulanmama da sebep oldu.
Bu kitabı, hatta seriyi okuyan insanların savaş psikolojisini bir nebze daha iyi anlayacağından ve Barışa sıkı sıkı tutunacağından asla kuşkum yok.
Yazarın betimlemeleri o kadar güzeldi ki, sanki hersey apaçık gözünüzün önünde canlanıyormuş gibi hissediyorsunuz okurken.
Bir karış toprak üzerinde huzurla yaşayabilmek için ne çok kan dökülmüş. Bunu tokat gibi yüzünüze çarpan bir kitap.
Cok severek devam edeceğimden emin olduğum bir seri.
Hepinize keyifli okumalar dilerim.
Youtube kanalima abone olup videolarima da göz atarsanız çok sevinirim.
https://www.youtube.com/...YAdpca9gSpXaa33F04Cw
384 syf.
·5 günde·9/10
ilk kitabi 1. dünya savaşını başlatıp bırakmıştık. bu kez, savaş ve sonrasında yaşanan iç savaş, kızıllar-beyazlar, devrimci-karşı devrimciler arasında yaşananlara odaklandık. sıkça savaş sahnelerine tanıklık ettik. bu da okuma hızını bir miktar yavaşlatmış oldu bence.
kimi gerçek tarihi olayları gerçekten yaşamış askerler-bürokratlar düzleminde de görmüş olduk bu da adeta okuyucuya tarihi belge okuyormuş etkisi yarattı bence.

askerlerin ve daha halkın hiçbir şeyden emin olamaması, hangi tarafı seçeceklerini bilemiyor olmalarını, kargaşa ve karışıklığı , hem aksiyon hem zihinsel anlamda çok güzel aksettirmiş yazar.
yazarın betimleme tasvir yeteneğine hayran kalmamak mümkün değil. muhakkak okunması gereken bir kitap durgun don.
384 syf.
·6 günde·8/10
“Kardeşler, kardeşlerinizi yargılamayın.” cümlesi geçiyordu kitapta ve bu cümle tüm kitabın tanımı niteliğindeydi.

Savaşın soğuk ve acımasız yüzü yansırken kimin neyi, neden yaptığı ve bunun doğru mu yanlış mı sürümcemesi gözler önündeydi.

İlk kitabına göre daha durağan ilerliyor.
384 syf.
·Puan vermedi
İkinci ciltte, Birinci Dünya Savaşı nedeniyle üç yıldır cephelerde olan Kazaklar artık savaşmak istemiyor, evlerinin, köylerinin hasretiyle yollara düşüyorlar ama bu sefer bir de iç savaş çıkıyor. Devrim, karşı devrim, kızıl muhafız, beyaz muhafız derken bu sefer de taraflar birbirlerine düşüp kendi kendilerini kırıyorlar. Haklı, haksız, doğru, yanlış birbirine karışıyor. Buradan sonrasını yüreğim kaldırmadı, çok zorlandım okurken. İnsanlar bir yere toplanıyor, üç beş köyün ileri geleniyle (!) divanıharp kuruluyor ve çıkan sonuç hiç değişmiyor: idam. Bunun da çeşitleri var tabi ve her biri birbirinden korkunç. Ha bir de köyün ileri gelenleri ve birkaç şanslı kişinin aldığı “iyileştirme” cezası var, diğer adıyla değnek. Mihail Şolohov bütün bu sahneleri de o kadar canlı resmetmiş ki defalarca kitabı elimden bırakıp, okuduklarıma anlam vermeye çalışıp, gözyaşlarımla mücadele etmek zorunda kaldım.
Velhasıl, o taraftan, bu taraftan, ne taraftan olursa olsun insanın insana yaptığını, insanın tüm doğaya yaptığını başka bir canlı türü yapamazdı zaten.
İkinci cildi yürek sızısıyla okudum, üçüncü ciltte neler olacak bakalım.

Bütün kitabı aslında bir mezar taşındaki şu cümleler özetliyor:
“Mücadeleli, dertli yıllarda
Kardeşler, kardeşlerinizi yargılamayın.”
384 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Kitabın birinci cildinde Kazak insanını ve Don coğrafyasını anlatan yazar, ikinci kitabı iç savaşın en acımasız yerinde bitiriyor. Savaş zamanı vahşet zamanı demek. İnsan bir kere düşman dediği kişiyi tanımladı mı artık ne kardeşini ne komşusunu görüyor gözü.
382 syf.
·12 günde·7/10
Çok fazla karakter var; komiteler, bölükler, birlikler, alaylar gereksiz ayrıntıymış gibi geldi.
Devrimin öncesi de sonrası da çok zorlu ve kanlı. Bazen omurgasızlık ya da salaklık gibi görünse de herkes kendi doğrusunun peşinde, bu yüzden bir grubun özgürlük savaşçısı diğerinin teröristi işte.
Çok yorucuydu :(

"Mücadeleli, dertli yıllarda
Kardeşler, kardeşlerinizi yargılamayın."
360 syf.
·17 günde·Beğendi·7/10
Dramatik bir yaşam ve savaş,her türlü kötü koşullarda yeşertilen hayaller.Rus devriminin sancılı yılları ve Kazakların devrime yaptıkları katkının destansı öyküsü,akıcı bir anlatımla kitabın 2.cildinde okunmayı bekliyor.
“Acı ve hazin bir gerçek: Memleketi böyle solucanlar yönetiyor! İrade yetersizliği, karakter güçsüzlüğü, beceriksizlik, tereddüt, hatta ihanet! İşte bu sözüm ona ‘hükümet’in çalışmalarına yön veren vasıflar!"
“İnsan pisliğini ortadan kaldırmak pis iş, insanları öldürmek sağlığa da zararlı, akla da. Allah kahretsin!.. Böyle bir işe yalnız budalalar, hayvanlar ya da yobazlar gönüllü olur. Öyle değil mi? Hep isteriz, çiçek bahçesinde yaşayalım. Allah belasını versin! Ama çiçekler, ağaçlar dikilmeden önce pislik temizlenmeli. Toprağı gübrelemek lazım. Ellerini kirletmeye mecbursun!”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ve Durgun Akardı Don - 2. Cilt
Baskı tarihi:
28 Haziran 2017
Sayfa sayısı:
360
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756865712
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Tihi Don
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Evrensel Basım Yayın
Baskılar:
Ve Durgun Akardı Don - 2. Cilt
Durgun Don 2.Cilt
Durgun Don Cilt 2
Durgun Don
Ve Durgun Akardı Don 2
Ve Durgun Akardı Don, Don bölgesinin destanıdır. Eser, bir kazak ailesi ekseninde Don bölgesini ve savaşın değirimin ve iç savaşın bölgeye yansıyışını çok yönlü, derinlemesine ama sadece bir dille anlatır. Birinci ciltte Don kazakları'nın Çar dönemindeki yaşam koşulları, gelenekleri, görenekleriyle dile getirilir. Bu cilt, nehir romanın kahramanlarını ve ruh durumlarını da tanıtır. İkinci ciltte, Birinci Dünya Savaşı, 1917 kerenski Hükümeti dönemi, General Kornilov Olayı ve 1917 Ekim Devrimi'yle, roman kahramanlarının bu olaylardaki durumuna ayrılmıştır. Üçüncü ve dördüncü ciltlerde Don Kazakları'nın ayaklanmaları, don bölgesinde kurulan bağımsız cumhuriyetler, İç Savaş ve Avrupa'nın bu iç savaştaki rolü irdeleniyor.

Kitabı okuyanlar 295 okur

  • Gülperi
  • Latife Doğan
  • Deli Memed
  • Kübra karakuş
  • Okumayı Düşünüyorum
  • özlem levla
  • Abbas çetin
  • Gökçe Başbuğ
  • Serkan
  • Prometheus*

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4.5
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%6.8
25-34 Yaş
%29.5
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%27.3
55-64 Yaş
%6.8
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%49.2
Erkek
%50.8

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%23.9 (22)
9
%13 (12)
8
%15.2 (14)
7
%3.3 (3)
6
%0
5
%1.1 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0