• Tufan'ın oluşumu hakkında yeni bir varsayım Cumhuriyet Bilim ve Teknik dergisinde yayımlandı. Aynı konuyu birkaç yıl önce İstanbul Üniversitesi'nde konferans olarak dinlemiştim. Jeologlara göre, Nuh Tufanı Karadeniz'de olmuştu. Buzullar erimeden önce Karadeniz, Boğazın tabanından 85 metre derinlikteymiş ve Marmara'nın suyu Karadeniz'e aknuyormuş. 11 bin yıl önce buzullar eriyince denizler birdenbire yükselmiş ve sular, Boğaz'dan büyük şelaleler halinde denize boşalmış. Bu boşalma ile deniz kıyısında olan yerler su altında kalıyor. Bundan kurtulanlar veya bu felaketi görenler Mezopotamya'ya göç ediyor. Yazı icat edildikten sonra da ağızdan ağıza ulaşan bu olay yazıya geçiriliyor diye varsayıyor jeologlar.
  • MÖ. 300 yıllarına ait bir kitap 1773 yılında Habeşistan’da İskoçyalı araştırmacı James Bruce tarafından bulunur ve kitap o günden beri mitoloji sevenlerin gözdesi olur. İslamıyette İdris peygambere karşılık geldiği düşünülen, Yahudi ve Hıristiyan inancına göre ise Hanok veya Enok peygambere gelen kitap, Düşmüş Melekler kitabıdır bulunan kitap. Kitabın ilginç yanı yeryüzüne düşen melekler”den dinler tarihinde ilk kez Hanok’un (Enok) Kitabı’nda bahsedilmesidir.

    Biraz daha ayrıntılı anlatacak olursak Hanok yani idris peygamber Nuh tufanından önce yaşamıştır ve Nuh peygamberin büyük büyük atasıdır. Ölmemiştir fakat 365 yaşında göğe alınmıştır. Gene idris peygamber miraça çıkan ilk peygamberdir. Dünya hayatı esnasında cennet ve cehennemi gördüğüne inanılar. Bu mevzu kuran-ı kerimde Meryem suresinde “kitap'ta idris'i de an. şüphesiz o doğru sözlü bir kimse, bir nebi idi.”“onu üstün bir makama yücelttik.” Diye geçer ve gene imam Buhari ve imam Müslim’de Hz Muhammed miraca yükseldiğinde bir makama gelir, ona eşlik eden dört büyük melekten biri olan Cebrail tarafından uyarılır. Cebrail’in kendisine “bu gördüğün İdris'dir. Ona selâm ver." der. Hz Muhammed Cebrail’in isteğini yerine getirir idris peygambere selam verir. İdris peygamberde selamına karşılık hz Muhammed’e “merhaba salih kardeş, salih peygamber” der. Mitoloji tarihine göre idris peygamberin kökeni Sümerlerde Enki’ye, Mısır uygarlığında ise Thoth’a karşılık gelir.

    Fakat tarihçileri şaşırtan bölüm Hanok kitabında Nuh tufanından önce ki dönemin idris peygamber tarafından anlatılmasıdır. Anlatılar günümüz inançlarına ters düşmekle beraber, onlarla örtüşür durumdadır. Sizleri kelimelere boğmadan düşmüş meleklerin hikayesini kısaca özetleyelim.
    “İnsanoğulları çoğalınca, güzel ve alımlı kızları oldu. Melekler, göklerin çocukları onları görüp onlara karşı şehvet hissettiler. Birbirlerine dediler ki: ‘Gelin, insanların arasından kendimize eşler seçelim ve onlardan çocuklarımız olsun.’Sonra liderleri Semyaza onlara dedi ki:’Bunu gerçekten yapmayı kabul etmeyeceğinizden ve büyük bir günahın cezasını tek başıma çekmek zorunda kalacağımdan korkuyorum.’ Onlar da ona dedi ki: ‘Yemin edelim. Ne olursa olsun bu plandan vazgeçmeyeceğimize dair karşılıklı (yemin edelim).’ Sonra hep birlikte yemin ettiler ve planı uygulayacaklarına söz verdiler. Toplam iki yüz kişi, Yeret’in zamanında Hermon Dağı’nın zirvesine indiler. O dağa Hermon Dağı demişlerdi, çünkü bu iş için birbirlerine yemin etmiş, vazgeçmemek üzere lanet okumuşlardı. Liderlerinin isimleri şöyleydi: Semyaza, Araklba, Rameel, Kokablel, Tamlel, Ramlel, Danel, Ezeqeel, Baraqiyal, Asael, Armarel, Batarel, Ananel, Zaqiel, Samsapeel, Satarel, Turel, Yomyael, Sariel. İki yüz meleğin liderleri bunlardı. Onlarla birlikte olan diğer tüm meleklerle birlikte kendilerine eşler aldılar. Her biri kendilerine bir eş seçti ve onlarla birleşmeye, kendilerini onlarla kirletmeye başladılar. Onlara büyüler öğrettiler… Sonra kadınlar hamile kaldı ve devler doğurdu. Sonunda insanlar onları besleyemeyecek hale gelene kadar, bu devler insanların ürettiği her şeyi tüketti. Ve devler yemek için insanlara döndü ve onları yediler. Kuşlara, yabani hayvanlara, sürüngenlere, balıklara karşı günah işlemeye ve sonra birbirlerinin vücutlarını yemeye, hatta kanını içmeye başladılar. Ve dünya bu vicdansızlardan şikâyetçi oldu.”

    Daha sonra yeryüzüne inen melekler insanlara silah yapmayı, savaşmayı, yazı yazmayı, insanlara kirli ruhların ve şeytani varlıkların tüm kötü etkilerini, düşük olması için rahimdeki embriyonun nasıl öldürüleceğini, yılan ısırıklarıyla ruha zarar vermeyi, büyü ve sihir yapmayı, kadınlara zinayı öğretmişlerdir.

    Bu kirlenmiş dünyayı ve insanları Allah kimsenin kaçamayacağı bir tufan vererek temizlemiştir.

    Kaynak : Hanok’un Kitabı düşmüş melekler.
  • " Tufan ne kadar büyük olsa da,her devirde bir Nuh'un Gemisi bulunacaktır. "
  • Birkaç gündür aklıma bir soru takıldı Nuh Peygamberin zamanında oluşan tufanda ne kadar metre küp su kullanıldığı ile ilgili. Bu hesapta bilimsel yöntem kullanılacaktır. Örneğin on iki milyon gösterimi 1.2e+6 şeklinde gösterilecektir. Küsuratlı sayılarda ise vigülden sonra beş rakam alınıp arkasındaki rakam 0-4 arası ise beşinci rakam arttırılmayacak 5-9 arasında bir arttırılacaktır. İnternetten aldığım verilerden yola çıkarak işlem yapacağım. Ondan altta bol bol kaynak olacak. :D Google amcaya Nuh peygamberi sorunca viki haricindeki aldığım cevapta suyun dağları aştığını söylüyor. Ne kadar aştığı belirtilmediği için direk dağ seviyesini alıp en azami su miktarı olarak belirleyeceğim. En yüksek dağ seviyesini Google amca 8.848e+3 metre olarak Everest söylüyor. Ada dağ var 1.01e+4 metre olan ama büyük bir kısmı denizin altında. İlk başta hiçbir yer şekli olmadan ne kadar su gerektiğini hesaplayalım hacimsel olarak. Dünyanın yarı çapını Google amca 6.371e+3 kilometre diyor. Metre bazında 6.371e+6 metredir. Everestin boyunu ekleyip hacmini alıp dünyanın hacminden çıkarırsak bize gerekli hacim kalır. Dünyanın hacmi = 1.08321e+21 metre küp ve Everest'in en uç noktasına kadar hacim = 1.08773e+21 metre küptür. Bu ikisinden sayıdan çıkartarak hiçbir şey olmadan gerekli su hacmini buluruz. Boşlukta gereken su miktarı hacmi = 4.52e+18 metre küp eder. Şimdi sıra yeryüzü şekillerini eklemeye bunda kabaca Everest dağını kullanacağım. FEN BİLİMCİLER VE MÜHENDİSLER İÇİN FİZİK(GIANCOLI) e-kitap kaynağında Everestin yaklaşık kütlesini alırken taban yarıçapı 4000 metre kare yüksekliği 4000 metre olan bir koni üzerinden gitmiş. Hacmini hesaplarken 8000 metre alacağım. Her şeyde en uç noktasından gideceğim için Everest dağından referans alarak gideceğim ve diğer yeryüzü şekillerini ve canlı cansız bütün hacimleri alacağımız için ben silindirden hacmini hesaplayacağım ve Türkiye'de google amca 55 tane dağ olduğunu söylüyor. Bende dünyada toplam 10000 dağ olduğunu kabul edip devam edeceğim. Bu verilerle oluşan hacim 4.02124e+15 olarak tahmini o dönem yeryüzünde bulunan bütün hacimlerin toplam hacmidir. Boş yüzey olursa gereken hacimden son bulduğumuz hacmi çıkarırsak 4.51598e+18 metre küp hacimlik su gerekiyor yaklaşık olarak. Bu su iki kaynaktan elde ediliyor kanyaklardan elde ettiğim bilgilere göre biri gökyüzü biri yeryüzü. Gökyüzünden kabaca elde edilen suyu hesaplayalım. Yağmur damlasının yaklaşık yarıçapı 0.5 ile 1 milimetre oluyormuş. Bir sitede 5e-2 yağmur damlasını çok büyük olarak nitelendiriyor ve hızını saatte 36 km diyor. Buda saniyede 10 metre olur.Bu verileri kullanarak yağmur damlasını küre kabul ederek, yağmur damlasının hacmini 5.23599e-4 metre küp eder. Google amca yağmur bulutlarını oluştuğu bulutlara orta bulutlar diyor ve yaklaşık 2000-7000 metre arasında yükseklikte ortam enlemde oluyorlarmış. Ben en yüksek değeri alacağım ve yağmur damlalarını dip dibe alırsak düz çizgi olarak yağarsa 70000 yağmur damlası yapar ve düz çizgideki yağmur damlasının hacmi 36.65193 metre küp eder. 7000 metredeki yağmur bulutlarının bütün dünyayı kapladığını kabul edip ve yağmur damlalarının dip dibe olduğunu varsayacağım. Bu kabullerle bir ilk damla yeryüzüne değdiği anla buluttan çıkan yağmur damlasını anı dondurarak oluşan yağmur damlasının hacmini alacağım. Bu olay yukarıdaki yağmurun hızdan 700 saniye bir toplam hacimdir. Üç boyutlu düzenlemeleri tam olarak modelleyemediğim için zihnimde değeri 100 kat küçülteceğim. Bunda yağmurun lehinde bir durum çıkarsa yeryüzündeki tüm hacim hesaplamalarında çok fazla tanrıdan yana davrandığım için ihmal ediyorum. :D 700 saniyede bir tüm dünyadaki yağmurun hacmi 1.8736e+14 metre küptür. Bir günde yukarıdaki olaylar hiç kesilmeden devam ederse 2.31256e+16 metre küp eder. Yağmur ne kadar sürdüğünü tam olarak bulamadım ama bir kaynak 40 gün sürdü diyor. Tufan 6 ay sürdüğünü söyleyen de var. En üst seviyeden gittiğim için 180 gün aralıksız yağışı alacağım. Yağmurun toplam hacmi 4.16261e+18 metre küp eder. Topraktan çıkan Oradan topraktan çıkan su miktarı 3.5269e+17 metre küp eder. Buraya kadar okuyup da yanlış hesap ettiğim ve yanlış düşündüğümü düşündüğünüz yerler olursa istediğiniz gibi yazabilirsiniz. Yorum için başka bir ileti açacağım.
    Kaynaklar
    http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=3768
    https://www.kulturportali.gov.tr/...uhun-gemisi-efsanesi
    http://www.islamveihsan.com/...uhun-a-s-hayati.html
    http://www.nurnet.org/...imdir-kisaca-hayati/
    http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/...nin-hizi-ne-kadardir
    https://www.denizcilikbilgileri.com/...ri-ve-yukseklikleri/
    http://www.bilimgenc.tubitak.gov.tr/...ksek-dagi-hangisidir
    https://books.google.com.tr/...ap%C4%B1&f=false
  • MUHARREM AYI ve AŞURE'miz
    Malumunuzdur ki Muharrem ayındayız. Hadis-i şerifler Ramazan ayı dışında orucun en faziletli olduğu ayın Muharrem olduğunu beyan eder. Bir adam Peygamber efendimize gelerek Ramazan dışında oruç tutacağı bir ayı sorar. Peygamberimiz s.a.s Ramazan dışında bir ay oruç tutacaksa Muharrem ayında oruç tutmasını tavsiye etmiştir. Muharrem ayı aynı zamanda saygın yani haram aylardandır. Muharrem yeni yılbaşı ayıdır. Hicrî takvim yılı Muharrem ayı ile başlar.
    Muharrem ayının onuncu günü aşure (âşûrâ) günüdür. Bugün, öteden beri saygı görmüştür. Mekke müşriklerinden bile bugünde oruç tutanlar vardı. Yahudiler de bugünde oruç tutuyorlardı. Peygamberimiz bugünde oruç tutulmasını istemiş ancak farkındalık olsun diye tek gün değil de gün ilavesiyle iki veya üç gün tutulmasını tavsiye etmiştir.
    Bugün için pek çok tarihî olay söylenir fakat büyük çoğunluğu uydurmadır. Doğru olanları şunlardır: Hz Adem'in tövbesi bugün kabul edilmiştir. Hz Nuh'un gemisi bugün Cûdi dağına oturmuş ve tufan bitmiştir. Hz Musa ve beraberindeki İsrail oğulları bugün yol haline gelen denizden geçmiş ve Firavun ile taraftarları denizde boğulmuştur. Hz İsa bugün doğmuştur. Bir de tarih boyu üzüntü sebebi olan Kerbela olayında Hz Hüseyin efendimiz bugün şehid edilmiştir. Onun öcünü alan Muhtar es-Sekafî'ye minnet borcumuzu takdim ediyoruz.
    Müslümanlar bu mübarek gün için neler yapmalı: Bu güne öncesine ve arkasına birer gün ilave ederek iki veya üç gün oruç tutalım.
    Peygamberimiz bugün ailesi için alışveriş yapıp onlara rahatlık yaşatanlara ALLAH yıl boyu rahatlık yaşatsın diye duası olduğuna göre bugün gıda maddesi olarak ne varsa hepsinden az da olsa satın alalım. İşte tam bu noktada alimlerimizin çok önemli bir tavsiyesi var: Âşûrâ günü bütün gıda maddelerinden az da olsa satın alın. Sonraki günlerde bu gıda maddeleri daha bitmeden yenisini alın ve âşûrâ günü aldıklarınızın artanı ile karıştırın. Bu bitmeden yenisi ile tekrar tekrar karıştırıp yılı böyle böyle tamamlayın. Böylece tüm yıl bereketlenmiş olur.
    Bir de aşure çorbamız var. Kimileri buna bid'at diyebilir. Siz kulak asmayın bu gibi laflara. Bidat-ı hasenedir.(Guzel bir bidat yeniliktir.)Çorbayı pişirin ve dağıtın. Müslümanların kardeşlik duygularının artmasına vesile olur.
    Yeni yılımız, Muharrem ayımız ve âşûrâ günümüz hayır ve bereket dolu olsun. Ümmetin izzeti için dua edelim. Dua ve selam ile. Prof Dr Orhan ÇEKER
  • SÜMERLER HAKKINDA ŞUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ?

    1- Temmuz ayının, Sümer çoban tanrısı Dumuzi' nin adından geldiğini...

    2- Havva adının, Eski bir mezopotamya dilinde ''yaşatan kadın'' anlamına geldiğini ve bununda kökeninin, Sümer mitolojisinde, hastalık geçiren bilgelik tanrısı Enkiyi tedavi eden 7 tanrıçadan biri olan , tanrının kaburgalarını iyileştiren tanrıça Ninti olduğunu(ninti:kaburga kadını, nin aynı zamanda hayat anlamına geliyor, ninti aynı zamanda Hayatın kadını, Can veren Kadın anlamına geliyor)

    3- Adem kelimesinin, Aramice Adamo, başka bir mezopotamya dilinde Ha-Adamo olarak geçtiğini ve Sümerce de ''Kırmızı toprak'' anlamına geldiğini...

    4- Eski Sümer de çok yaygın bir inanış olan ve İbrani dinlerinin de kökeni olan Ay tanrı kültünün, İngilizcede şu an kullanılan haftanın isimlerine etkidiğini..(Monday:Aya tapılan gün, Saturday:Saturn gezegenine tapılan gün, Sunday:Güneşe tapılan gün..)

    5- Arap yarımadasında lakabı Allah olan Ay tanrısı Sİn'in adının ''Bilgelik Kralı'' anlamına geldiğini...

    6- İslamda , Kuranın Lehv-i Mahvuz da saklandığı masalının kökeninin Sümer mitolojisi olduğunu...

    7- Kuranda geçen Adn cenneti kavramının kökeninin İran Veda inancı olduğunu....

    8- Mahşerde insanların üzerinden geçeceği anlatılan Sırat köprüsünün kökeninin İran afsaneleri olduğunu...

    9- Arkeoloji ve Tarih bilimlerinin elde ettiği günümüze kadar ki verilere göre, dünya medeniyetinin kökeninin Eski Yunan değil, Eski Yunan'ı da etkileyen Sümer kültürü olduğunu...

    10- Sümerlerdeki, tanrılar hiyerarşisinin zamanla, ilahi olduğu söylenen İslam ve Musevilikte cinlere ve meleklere dönüştüğünü....

    11- Nuh tufanının kökeninin de yine Sümer mitolojisi olduğunu...( efsaneye göre, tanrılar, insanların çoğalmasından o kadar rahatsız olurlar ki, 4 tanrı karar alıp insanları bir tufan ile öldürmeye karar verirler..Bilgelik tanrısı Enki, bunu duyunca, Şuruppak şehrinde yaşayan Utnapiştim'e duvar arkasından tufan olacağını, bir gemi yapıp içine ailesini, akrabalarını, sanatçıları, çeşitli hayvanları ve otları almasını söylüyor..Utnapiştim, gemiyi 7 günde yapar.Sonra tufan başlatılıyor, tufan o kadar güçlü oluyor ki tanrılar bile yüksek yerlere çıkıyor, sonunda 6gün 6 gece süren tufan biter ve gemi Nisir dağına oturur, Utnapiştim üç kuş gönderir.güvercin geri döner, sonra kırlangıç salar, o da geri döner, saldığı kuzgun gelmeyince inip, tanrılara adaklar adarlar...)(tarihi kayıtlara göre mezopotamya da Fırat, Dicle ve bunların birleştiği Şattu'l Arap, sayısız kere taşmış ve yerleşim yerlerini ortadan kaldırmıştır..)

    12- Yüksek yüksek Babil kulelerini BAbilliler'in , yıldızlardaki tanrılara ulaşmak için yaptıklarını...

    13- Sümer tapınaklarında, tarı namına seks yapan rahibelerin, diğerlerinden ayırılabilmeleri için başlarını örttüklerini, İ:Ö:1500 lerde bir Asur kralının,yaptığı bir kanunun 40. maddesi ile evli kadınların ve dulların da başlarını örtmelerini zorunlu kıldığını, fakat diğerlerinin örtmesi durumunda ceza alacağını...

    14- Mekkenin ilk olarak Ay tanrısı Sin'e tapınmak amacı ile yapıldığını...

    15- Kabe'nin, Tanrı Sin'e adanmış en büyük mabet olduğunu...

    16- Hilal'in Ay tanrısının simgesi olduğunu ve Hilal'in halen İslam ülkelerinin birçoğunun bayrağında yer aldığını...

    17- Ay tanrısına tapmak için Sümerlilerin, büyük Zigguratlar yaptırdıklarını, ibadet günlerini belirlemek için gök yüzünü incelerken 1 yılın 365 gün olduğunu, yılı ayın çevrimine göre aylara böldüklerini, ayın çevrimine göre aya bağlı yılın her yıl 10 gün beriye geldiğini ve bunu telafi etmek için hesaplamalar yaparken 13 sayısını uğursuz, istenmeyen olarak bulduklarını ve bu düşüncenin halen devam ettiğini....(hatta bu çağda bazı havayolu şirketlerinin 13 numaralı koltuğa yer vermediğini..)
    .....
    Kısaca Tarihin Sümerlerle başladığını ve monoteizmin kaynağının Sümer efsaneleri olduğunu.....

    biliyor muydunuz???
  • 102 syf.
    ·9/10
    Öldürün yılanı.öldürün.başını ezin.
    Yeter hortlamasın.
    Hortluyormuş. Kanım yerde kalmış diye inliyormuş. Esme dünya güzeli kadın. Güzele el kalkmaz. Kimse kıyamaz güzele. Vurun yılanı
    Ağlamak istiyorum Anavarza kayalıklarına çıkıp bağıra bağıra.
    Namus belası ki toplumsal bir cinnet. tüm bu sesler bu gürültüler... Yeteeer susun. Dedikodularınız batsın. "Hem uyduruyorlar, uydurduklarını bile bile, az sonra da uydurduklarını gerçeğe çevirip inanıyorlar." El kadar çocuğa anasını vurdurtacaklar ya. Kan yerde kalmasın. Hasan daha küçük. Bilmez mi anasının masum olduğunu. Köylü el birliğiyle aklını buluyorlar çocuğun. Şiddetin her türlüsüne tanık tutuyor bizi, büyük usta. En en en kötüsü psikolojik şiddet. Esme dünyalar güzeli kadın. Suçu neydi. Güzel olmak mı? Babayiğit olan adam kocası imiş zorla kaçırmış. Beş para etmeyen bu karakterin köylülerce göklere çıkarılışını izliyoruz. "Bir adamın değeri dünya malıyla ölçülmez."
    Ne çok ölüm sözcüğü geçti kitapta ustam. Toplumumun kanayan yarası namus belası, töre. "Kadınları çocuklara öldürtürler." Kadın olmanın zorluğu anlatılsa dahi anlaşılabilir mi? Seheri abileri öldürür. Esmeyi oğlu öldürür. Gülenaz atar kendini uçurumdan. Sahi uçurumlarda duyuyor musunuz, özgürlüğü bulan kadınların sesini? Ürperiyor musunuz, siz de benim gibi? Failden çok kurbana mı odaklanıyoruz siz de? Namusunuz batsın. Yüceltilen 'güç'ün yanında olan yığınlar... Ve karşısında olan bir kaç dal... Dayanabilir mi? Öldürülen bir yılandır ki her yanı saran kara kapkara bir bulut gibi kurtulmak ne mümkün! Bir Nuh tufanı ki ortada ne Nuh var ne de gemisi. Olsa, binilmez mi gemiye? Tufandan kaçılmaz mı? Öyle bir tufan ki, ne Nuh var ne gemi. Yüzyıllardır süren bir gelenek ve kurbanların sessiz yürek parçalayan varlıkları.. Hâlâ izliyoruz.