Bu çorbayı yapan nasıl bir
El idiyse artık, yemekteki bütün
Tatlara ayrı ayrı hükmedebilmişti
Sanki.
Terbiyedeki yumurtanın kokusunu
Saklayarak
Çorbaya sadece kıvam ve tokluk
Vermesini emretmiş, limonun
Tadını ve kokusunu ise öne
Çıkartıp
Tavuğun keskin lezzetini
Bir güzel ehlileştirmişti.
Sofradaki tuz ve biber kaplarına
Kimse elini uzatmamıştın
Çorba her damağın keyfine göre
Kendini nizama çekiyor gibiydi
Çünkü ....
herkesin kaybettiği aşkı ben de bulamadım
küçük bir oğlan gibi, sanki acının mutluluk
olduğuna inandırmışlar da çocukluğumda
inanacak başka bir şey kalmamış bana