• Adger alen PO anısına.......

    Aslında nasıl başlanır bilemedim,uzun zamandır yaptığım görevde emekliye ayrılmak üzereyim.Yoruldum artık, İnsanlarla uğraşmak çok yıprattı belkide,sürekli ölüm,kavga,savaş görmek.Neyseki bu alacağım son iş artık.Neredeyse gelmek üzereyim,ekipten yardımcım Ali telefonla gerekli malûmatı verdi.Bazen bu çocuğun işine fazla kaptırdığını düşünüyorum,evladım bu kadar üzerine düşünme bak ben kendimi heder ettim sonuç ,küçük bir teşekkür plaketi,yaş pasta ve seni çok özleyeceğiz gibi standart laflar,gelde anlat bu çoçuğa,yağmurda fena bastırdı,sokaklarda her yer leş gibi olmuş,çöpçüler mesaiye yeni başlamış,birbirlerine bağırıp duruyorlar,neyseki benim evime yakın olay yeri,adresi bulmakta zorlanmıyorum.Binaya adımımı zorda olsa atıyorum,Ali’yi arayıp evlat karnım çok aç sabahtan beri evraklarla boğuşuyorum pizza söyleyelim birlikte yeriz desemde yok amirim benim midem çok kötü sen kendine söyle diyor bana, bazen anlamıyorum iyimi davranıyor,yapısı’mı çok saf çözemedim.Merdivenlere adımımı attığımda patlamış bir lamba,karanlık basamaklar karşılıyor,Soğuk,ruhsuz,rutubetli bir İstanbul akşamından merhaba diyorlar sanki bana,basamakları çıkarken yine o baş ağrılarım tuttu bırakmıyor,sürekli bir üşüme hissi var ,başımdaki malum yara yüzden erken emekliye ayırmak istemediler bir türlü beni,neyse şimdi bu konuya burda girmeyelim, nasıl olsa öğreneceksiniz.merdivenin ortasında beş altı yaşlarında gösteren bir kız çocuğuyla karşılaşıyorum,hayırlı akşamlar nasılsınız,iyiyim desem değilim ,6 yaşındaki bu kadar sevimli bir kızada kötüyüm denmez ki.Nasılsın ufaklık iyimisin yetişmem gereken son bir işim var deyip kaçmaya çalışıyorum,amirim yine suçluları mı kovalıyorsunuz diye sormasın mı ,nerden anladı polis olduğumu düşünürken evet deyip hızlı adımlarla basamakları çıkıp kapıyı tıklatıyorum.İçeriden sesler geldiğine göre bizim Ali kimseyi salmamış,Beni görünce herkes ayağa kalkıyor,amirim hoş geldin diyor kerata,galiba seviyorum bu çocuğu,

    Evet beyler bayanlar oturun,Ben komiser Emre,yardımcım Ali ile tanıştınız zaten,bana gerekli malûmatı telefonla verdi,Beni yormayın sabahtan beri itin köpeğin peşinden koşmaktan yoruldum,ölüyorum zaten açlıktan,Ali ara olum şu pizzacının telefonunu her zamankinden ortaboy bir pizza söyle,dosyaları ver bakayım deyip bir sandalyede ben çekiyorum altıma ,neyseki fazla ıslanmadan geldim.Hafif baş ağrım tutsada buna da şükür diyelim artık.Tanıkların biri kadın ikisi erkek,Ayşegül hanım 35 yaşlarında ev hanımı,günlük evlere temizliğe giden,üç dört çocuk işsiz bir adama sahip,İstanbul’un çilesini,yükünü omuzlamış, gözlerinin altı morarmış,yorulduğu her halinden belli olan bir yapıda başına gelenleri anlamamış bir an önce bitsede gitsek havasında,Samet bey iki dirhem bir çekirdek sanki dışarda hava günlük güneşlikmiş beyimde gezmeye gidiyormuş gibi giyinmiş,kendinden emin biraz gergin,tırnaklarını yemekle meşgul,sol yanağını üstünde bir morluk kanamış burnuna mendille tampon yapmış çekip duruyor ,burada yazana göre öğretmenlikten atılmış,bekar 40 yaşlarını biraz geçmiş görünüyor .Adil beyse ellilerini devirmiş biraz benim akranlarıma benzeyen saçları yer yer dökülmüş yanakları şarkmış, pantolon ceket karşımda önünü iliklemiş bir hata yapmış çocuk gibi korkarak etrafa bakıyor.Daha önceden iki kere evlenmiş boşanmış,evliliklerinden birer çoğu olmuş,çokta hayır görememiş,kendisini yaşlılar evine bıraktıklarına göre.Neyse olayı ilk gören kim?

    Amirim Ayşegül hanım odayı temizlerken görmüş;ben akşam temiliğe başlarken,sesler duydum bir adam kadına bağırıyordu.Nasıl bağırıyordu neler söylüyordu?
    amirim sen benimsin seni öldürürüm diye bağırıyordu,sonra bir çığlık duydum ve kapıyı açtığımda kanlar içinde yerde yatan bir kadın gördüm,peşinden bu adam koşuyordu(Samet beyi göstererek),Samet bey bir hışımla ayağa kalkıp kadının üzerine yürürken sol elinden bizim Ali yakalayıp oturtturur yerine,ben izin vermeden yerinizden kalkmayın sakın,Yaman çocuk bu Ali

    Samet bey arkamda yatan maktulü siz mi öldürdünüz, bu arada amirim olay yerine haber verdik gelmek üzereler,Samet bey biraz gergin dişlerinin arasından, ben onu seviyordum ama bana ihanet etti ben öldürmedim,bu kadın böyle söylemiyor,peşinden koşarken görmüş seni,adil bey siz neden müdahil oldunuz Samet beyle bir alakanızmı var? Adil bey biraz tedirgin,sıkılgan;hayır amirim ben kirayı almaya gelmiştim,bir bağırış çağırış oldu baktım temizlikçi kadın bağırıyor yetişin imdat derken Samet beyi gördüm üzerime doğru koşarken arkasından durdurun onu diyordu bende refleksle yüzüne bir yumruk atıp yere devirdim,sonra arbede çıktı aramızda derken polisi aradılar Ali bey geldi olay bu.

    Karnımda öyle bir acıktıki midemdeki gurultuları zor bastırıyorum nerde kaldı bu pizzacı,olay anlaşıldı,Bunları toplayın,delillere dokunmadan,nezarette bir kaç akşam geçirsinler,savcıyada haber verdiniz mi?, yolda amirim gelmek üzeredir.derken kapı çaldı,Ali bakmaya yeltendi zaten iki göz oda burası ben bakarım Ali zahmet etme zaten bu gün yeterince yoruldun pizzacıysa alır evde yerim artık.Adil bey huzursuz;bu yaştan sonra beni mapus damlarında bırakmayın zaten kimim kimsem yok yapamam ben deyip yakınmaya başladı derken Ayşegül hanımda evde çocuklar bekler etmeyin beyim ,şuncacık sabiler elime bakar önlerine bir tabak yemek koymaz bizim herif demesin mi,of zaten zor bir gün geçiriyorum,sessiz olun ağlayıp sızlamayı kesin hava zaten nemden bunaltmış akşam akşam birde sizin dırdırınızı çekemem deyip açtım kapıyı.

    Nihayet gelen pizzasıymış,aç karnına savcıyı olay yeri inceleme ekiplerini hiç çekemem,pizzacı kaskını zorla çıkartıp;abi 35 lira kola hediyesi bozuk varsa iyi olur dedi.Arkadan yüksek sesli bir homurtu,dönüp;sessiz olun ben sizi uyarmadım mı diye bağırıyorum,pizzacıda garip garip bana bakıyor parayı uzatırken,abi iyimisin dediğini duyuyorum kısık bir sesle başımdaki yağmurdan ıslanmış bereyi çıkartıp ,daha iyi olamazdım ne biçim bir soru böyle derken ,kafa tasımın sağ tarafındaki büyük göçüğü fark edip korkma çatışmada bir kurşun geldi beynimin sağ tarafını kaybettim zaten o taraf mantıklı düşünme ve kalıcı hafızayı barındırıyormuş bizede hayal gücü üreten sol taraf kaldı deyip gülümsedim.

    Arkamı döndüğümde yarım daire şeklinde konmuş üç tane boy aynası ve karşısındaysa bir sandalye vardı yine hayal mi görmeye başladım,zaten bu yüzden erken emekli olmadım mı? Bana galiba şizofreni teşhisi konmuştu yada onun gibi bir şey,neyse pizzacıyı göndereyimde sorguyu bitirelim artık işimiz gücümüz var........
  • 1415 syf.
    ·10 günde·6/10
    ilk kitap bitti yazar bazi mantik hatalari yapsada gayet akici dili agir, bazi hikayeleri yersiz yinede alkisliyorum ikinci Kitaba bakicaz, umarim hikayeler Daha guzellesir.


    Adger allen PO’ya ithafen yazdığım bir öykü umarım beğenirsiniz........

    30 Dakika

    Aslında nasıl başlanır bilemedim,uzun zamandır yaptığım görevde emekliye ayrılmak üzereyim.Yoruldum artık, İnsanlarla uğraşmak çok yıprattı belkide,sürekli ölüm,kavga,savaş görmek.Neyseki bu alacağım son iş artık.Neredeyse gelmek üzereyim,ekipten yardımcım Ali telefonla gerekli malûmatı verdi.Bazen bu çocuğun işine fazla kaptırdığını düşünüyorum,evladım bu kadar üzerine düşünme bak ben kendimi heder ettim sonuç ,küçük bir teşekkür plaketi,yaş pasta ve seni çok özleyeceğiz gibi standart laflar,gelde anlat bu çoçuğa,yağmurda fena bastırdı,sokaklarda her yer leş gibi olmuş,çöpçüler mesaiye yeni başlamış,birbirlerine bağırıp duruyorlar,neyseki benim evime yakın olay yeri,adresi bulmakta zorlanmıyorum.Binaya adımımı zorda olsa atıyorum,Ali’yi arayıp evlat karnım çok aç sabahtan beri evraklarla boğuşuyorum pizza söyleyelim birlikte yeriz desemde yok amirim benim midem çok kötü sen kendine söyle diyor bana, bazen anlamıyorum iyimi davranıyor,yapısı’mı çok saf çözemedim.Merdivenlere adımımı attığımda patlamış bir lamba,karanlık basamaklar karşılıyor,Soğuk,ruhsuz,rutubetli bir İstanbul akşamından merhaba diyorlar sanki bana,basamakları çıkarken yine o baş ağrılarım tuttu bırakmıyor,sürekli bir üşüme hissi var ,başımdaki malum yara yüzden erken emekliye ayırmak istemediler bir türlü beni,neyse şimdi bu konuya burda girmeyelim, nasıl olsa öğreneceksiniz.merdivenin ortasında beş altı yaşlarında gösteren bir koz çocuğuyla karşılaşıyorum,hayırlı akşamlar nasılsınız,iyiyim desem değilim ,6 yaşındaki bu kadar sevimli bir kızada kötüyüm denmez ki.Nasılsın ufaklık iyimisin yetişmem gereken son bir işim var deyip kaçmaya çalışıyorum,amirim yine suçluları mı kovalıyorsunuz diye sormasın mı ,nerden anladı polis olduğumu düşünürken evet deyip hızlı adımlarla basamakları çıkıp kapıyı tıklatıyorum.İçeriden sesler geldiğine göre bizim Ali kimseyi salmamış,Beni görünce herkes ayağa kalkıyor,amirim hoş geldin diyor kerata,galiba seviyorum bu çocuğu,

    Evet beyler bayanlar oturun,Ben komiser Emre,yardımcım Ali ile tanıştınız zaten,bana gerekli malûmatı telefonla verdi,Beni yormayın sabahtan beri itin köpeğin peşinden koşmaktan yoruldum,ölüyorum zaten açlıktan,Ali ara olum şu pizzacının telefonunu her zamankinden ortaboy bir pizza söyle,dosyaları ver bakayım deyip bir sandalyede ben çekiyorum altıma ,neyseki fazla ıslanmadan geldim.Hafif baş ağrım tutsada buna da şükür diyelim artık.Tanıkların biri kadın ikisi erkek,Ayşegül hanım 35 yaşlarında ev hanımı,günlük evlere temizliğe giden,üç dört çocuk işsiz bir adama sahip,İstanbul’un çilesini,yükünü omuzlamış, gözlerinin altı morarmış,yorulduğu her halinden belli olan bir yapıda başına gelenleri anlamamış bir an önce bitsede gitsek havasında,Samet bey iki dirhem bir çekirdek sanki dışarda hava günlük güneşlikmiş beyimde gezmeye gidiyormuş gibi giyinmiş,kendinden emin biraz gergin,tırnaklarını yemekle meşgul,sol yanağını üstünde bir morluk kanamış burnuna mendille tampon yapmış çekip duruyor ,burada yazana göre öğretmenlikten atılmış,bekar 40 yaşlarını biraz geçmiş görünüyor .Adil beyse ellilerini devirmiş biraz benim akranlarıma benzeyen saçları yer yer dökülmüş yanakları şarkmış, pantolon ceket karşımda önünü iliklemiş bir hata yapmış çocuk gibi korkarak etrafa bakıyor.Daha önceden iki kere evlenmiş boşanmış,evliliklerinden birer çoğu olmuş,çokta hayır görememiş,kendisini yaşlılar evine bıraktıklarına göre.Neyse olayı ilk gören kim?

    Amirim Ayşegül hanım odayı temizlerken görmüş;ben akşam temiliğe başlarken,sesler duydum bir adam kadına bağırıyordu.Nasıl bağırıyordu neler söylüyordu?
    amirim sen benimsin seni öldürürüm diye bağırıyordu,sonra bir çığlık duydum ve kapıyı açtığımda kanlar içinde yerde yatan bir kadın gördüm,peşinden bu adam koşuyordu(Samet beyi göstererek),Samet bey bir hışımla ayağa kalkıp kadının üzerine yürürken sol elinden bizim Ali yakalayıp oturtturur yerine,ben izin vermeden yerinizden kalkmayın sakın,Yaman çocuk bu Ali

    Samet bey arkamda yatan maktulü siz mi öldürdünüz, bu arada amirim olay yerine haber verdik gelmek üzereler,Samet bey biraz gergin dişlerinin arasından, ben onu seviyordum ama bana ihanet etti ben öldürmedim,bu kadın böyle söylemiyor,peşinden koşarken görmüş seni,adil bey siz neden müdahil oldunuz Samet beyle bir alakanızmı var? Adil bey biraz tedirgin,sıkılgan;hayır amirim ben kirayı almaya gelmiştim,bir bağırış çağırış oldu baktım temizlikçi kadın bağırıyor yetişin imdat derken Samet beyi gördüm üzerime doğru koşarken arkasından durdurun onu diyordu bende refleksle yüzüne bir yumruk atıp yere devirdim,sonra arbede çıktı aramızda derken polisi aradılar Ali bey geldi olay bu.

    Karnımda öyle bir acıktıki midemdeki gurultuları zor bastırıyorum nerde kaldı bu pizzacı,olay anlaşıldı,Bunları toplayın,delillere dokunmadan,nezarette bir kaç akşam geçirsinler,savcıyada haber verdiniz mi?, yolda amirim gelmek üzeredir.derken kapı çaldı,Ali bakmaya yeltendi zaten iki göz oda burası ben bakarım Ali zahmet etme zaten bu gün yeterince yoruldun pizzacıysa alır evde yerim artık.Adil bey huzursuz;bu yaştan sonra beni mapus damlarında bırakmayın zaten kimim kimsem yok yapamam ben deyip yakınmaya başladı derken Ayşegül hanımda evde çocuklar bekler etmeyin beyim ,şuncacık sabiler elime bakar önlerine bir tabak yemek koymaz bizim herif demesin mi,of zaten zor bir gün geçiriyorum,sessiz olun ağlayıp sızlamayı kesin hava zaten nemden bunaltmış akşam akşam birde sizin dırdırınızı çekemem deyip açtım kapıyı.

    Nihayet gelen pizzasıymış,aç karnına savcıyı olay yeri inceleme ekiplerini hiç çekemem,pizzacı kaskını zorla çıkartıp;abi 35 lira kola hediyesi bozuk varsa iyi olur dedi.Arkadan yüksek sesli bir homurtu,dönüp;sessiz olun ben sizi uyarmadım mı diye bağırıyorum,pizzacıda garip garip bana bakıyor parayı uzatırken,abi iyimisin dediğini duyuyorum kısık bir sesle başımdaki yağmurdan ıslanmış bereyi çıkartıp ,daha iyi olamazdım ne biçim bir soru böyle derken ,kafa tasımın sağ tarafındaki büyük göçüğü fark edip korkma çatışmada bir kurşun geldi beynimin sağ tarafını kaybettim zaten o taraf mantıklı düşünme ve kalıcı hafızayı barındırıyormuş bizede hayal gücü üreten sol taraf kaldı deyip gülümsedim.

    Arkamı döndüğümde yarım daire şeklinde konmuş üç tane boy aynası ve karşısındaysa bir sandalye vardı yine hayal mi görmeye başladım,zaten bu yüzden erken emekli olmadım mı? Bana galiba şizofreni teşhisi konmuştu yada onun gibi bir şey,neyse pizzacıyı göndereyimde sorguyu bitirelim artık işimiz gücümüz var........
  • Geçtiğimiz Pazartesi gene tan yeri ağarmadan mesai için yollara döküldüğüm bir sabahtı.

    Her zaman ki gibi yaklaşık dört aydır belli bir saatin belli bir toplu taşıma hattında karganın daha b*oklamadığı, al fadimem gül fadimemin sabah namazını eda etmesi için davet edilmediği bir vakitte haftanın bir günü sadece şükür ki yolculuk yapıyorum.

    Şimdi burada hikayeleştirerek yazdığım durum ,beni dışavuracak kadar aslında rahatsız eden bir yaşamışlık değildi.Neden her zamankinden farklı olarak bu sefer böyle davrandım içimde neden bastıramadım bunun benim bilinçaltımla pek tabii yakinen ilgisi var.

    Sonuca baktığımda kimseye zarar vermeden beni de bir ölçüde rahatsız eden bir yaşanmışlıktan kurtulmuş oldum.

    Şu an anlatacağım durumun kaynağı niteliğinde başlangıç olabilecek başka bir olay olduğu için kısaca bahsetmem gerek henüz fantastik kurgulama gücünde yazınsal dünyaya girebilecek cesarette değilim çünkü:)

    Çocuklarım ve ben bir akşamüstü şehirdeki işlerimizi hallederek sakin yuvamıza ulaşacağımız toplu taşımaya indirimli kartlarımızı basarak (yani ücretlerimizi her birimizde ödeyerek) bindik yaklaşık 35 dakika sürecek dur kalk,indir bindir sürecinin tamamlanmasıyla kendimizi pijamalarımızı giyinip kanepelerimize yayılacağımız hayalleri eşliğinde..

    Günün o saatinin verdiği yoğunluk sebebiyle dolmuş hıncahınç dolunca benim belli bir yaştaki çocuklarımda oturarak seyahat ettikleri için ayaktaki diğer yolcularca dikkat çeken bir hal aldı.Ben böyle durumlarda ayaktaki insanlara bakarım hamile mi yaşlı mı gazi mi şehit yakını mı yoksa sittin sene yer vermem oturmasına kanaat etmediğim sürece..

    Yalnız üzerimizde yoğun bir baskı oluşturulmaya çalışılıyor dolmuş cemaatinin ayakta seyahat eden yolcularınca.Tepemde dikilen güzelce genç ve tesettürlü hanım bir kızımızın cadı avına çıkmış piskopos edasıyla bana yönelttiği keskin bakışlarından, ayaktaki diğer hanım yolcuları koruyucu ,orta yaşlı göbekli ,kır saçlı nezaket görüntüsü süsü verilmiş kaba herifin bakışlarından anlıyorum.Ha böyle durumlarda gözümü kaçırmam öyle camdan dışarı filan seyredip başımı suçlu gibi öne eğip bişilerle meşgul olmam.Bakışlarımla meydan okurum😏Neden ben ya da çocuklarım kalksın ve senin kıçına yer versin derim gözlerimle..

    Bu bizim milletimizin cahilliği sadece, sadece medeniyetin ürünü bir aracı nasıl kullanacağını ,o araç içindeki diğer insanlar ile beraberken hak ve sorumluluklarını bilmediği gibi kendinden başkasına değer vermeyen ,tüm iyilikleri karşılıklı yoz bir ahlakın temsilcisi ahlakçılardan kaynaklanıyor.

    Başroldeki diğer kadın bir duraktan bindi ve çocuk rahatsız değilse kucağınıza alın ben oturucam dedi.Ben de çocuk rahatsız değil ama toplu taşıma kurallarına göre ücrete tâbi ve oturarak seyahat etmek zorunda dedim ve ekledim ama gel buyur sen otur diyerek kalktım yerimi benden küçük kadına verdim☺️
    Beklemiyordu ve şaşırdı kısa bir bozulma bulutu geçer gibi oldu yüzünde ama benim davranışımın altında ezilmemek için yerime oturdu.

    Ayakta birkaç kişi ile düzeyli bir laf salatası şeklinde tartışma yaparken yerimi verdiğim kadın ben sizi dinlemek zorunda değilim dedi ve kalktı yerimden başka boş yer açıldı oraya oturdu.İşte o anda istemsizce o yüz ve mimikler belleğime kazındı.
    Yalnız dolmuş ahalisinin adalet dağıtıcı kır saçlı abimiz söyleniyor iki adam aramızdaki yerinde hâla.
    Bir müddet sonra çocuklarımı oturarak seyahat etmelerini başardıktan sonra ineceğimiz yere geldik ve indik arka kapıdan.
    İlk yaptığım şey dolmuşun plakası ve hattın numarasını kaydederek toplu taşıma wp şikayet hattına şoförün dolmuşta organize edici ve yolcuların başka bir yolcunun ücret verdiği halde oturarak gitmesini engellemeye çalışanlara müdahele etmeyip kayıtsız kaldığı için yazılı şikayette bulundum.

    Yapmam gereken buydu ve yaptım yalnız içimde o kadının yerime otururken cüreti ,ironime bozulmayıp oturmayı tercih etmesi yer etti .

    İşte her Pazartesi işe bakın ki ben bu kadınla bu sefer başka bir toplu taşımada seyahat ediyorum.İkimiz birbirimizi farkettik o beni iyice bir inceledi bence ama benim yüzümden istemediğim takdirde kimse ne hissedip düşündüğümü anlayamaz.
    Bunu nerden biliyorum randevu ile kaş aldırmaya bir zamanlar gittiğim bir hanım vardı birgün dayanamayıp demişti ki kaşları ve yüzündeki tüyler alınırken bu kadar tepkisiz ve ifadesiz başka bir müşterim yok,nâmım ordan biliyorum yani:)

    Gel zaman git zaman yaklaşık dört aylık toplu taşımada her pazartesi bu hanımla seyahatimin son pazartesisini yaşayacağım sabah..Allahın işi işte başka boş yer olmasına rağmen geldi benim yanımdaki boş koltuğa oturdu.Konuşmak ve muhatap alacağım derecede içselleştirdim mi ben bunu diye düşündüm içim yok dedi.Ey peki napıcaz o zaman için biraz kaynıyor seni nasıl soğutacaz..

    Çantamdan tüm bozuk paralarımı çıkardım avucuma yerleştirdim ve madeni paraları birbirine değdirerek yerlerini değiştirmeye başladım bikaç dakika devam ettim sonra kadın döndü ve avucuma baktı sonra bana baktı anladım ki dikkatini çektim ama hâla anlayamadım rahatsız olup olmadığını.Diğer yolcularında dikkatini çekmemeye çalışarak madeni paraları avucumda daha hızlı çevirmeye başladım derken kadın bir hışımla yanımdaki yerinden kalktı ve arkada bir yere gitti o kalkar kalkmaz paraları çantaya attım.😂😂😂
    İndi mi oturuyor mu bir fikrim yok o esnada..Nihayet ben ineceğim durağa geldim ve kapıya yöneldim ve hemen kapının arkasındaki koltukta oturuyor dik dik bana bakıyor ben de gözlerinin içine ironili bir tebessümle bakarak karşılık verdim indim.

    Ve o hadsizce olduğunu düşündüğüm davranışından rahatsızlığımı ona başka türlü bir rahatsızlık vererek hissettirmenin rahata ermişliğiyle diğer hattı beklemeye koyuldum.

    Gelelim sadede; toplu taşıma içerisinde 6 yaşından itibaren tüm çocuklar ücrete tabidir ve oturarak seyahat etmek zorundadırlar.
  • 392 syf.
    ·7/10
    Şekerim kötü kitap gördüm mü gömerim ama bunu daha önce okuduğum kitaplara verdiğim puanlara göre bakarak yaparım. Öncelikle şunu söyleyeyim Elif Şafak'a karşı önyargılıyım. Sevmiyorum kadını. Zerre samimi gelmiyor. Siyasi ve diğer olaylar sebebiyle de zaten Türkiye'ye gelememesi ayrı bir soru işareti. Bunların hepsini bir kenara koyarak son kitabını objektif bir şekilde ele almak istedim.

    Öncelikle çok muteşem bir kitap değil yurtdışında yılın kitabı ödülünü almış. Asla değil bu yıl çıkan çok iyi kitaplar okudum. En basitinden bu yıl çıkan Kediler Cennete Gider bu kitabı tokatlar yumruklar sallar atar bir köşeye koyar yani. Üstelik adı sanı duyulmamış bir yazar ha. Elif Şafak ödül aldıysa kitapta geçen ensest, eşcinsel muhabbetlerden ötürü almıştır. Hepimiz biliyoruz yurt dışındaki jüriler bayılıyorlar böyle şeylere. O yüzden muhteşem bir kitap beklemeyin.

    Peki ben neden 7 puan verdim. Çünkü kötü bir kitap değil. İyi bir kurgusu var. Karakterlerin derinlikleri var. Hayat namına çok iyi tespitler yapamıyor belki ama hikaye okunabilecek bir hikaye ve sürüklüyor. Ergen kızların kitaplarına 1 verirken buna 1 veremem 2 çok az olur. Daha önce 3-4-5-6 puan verdiğim kitaplara bir baktım karşılaştırdım. Onlardan iyiydi hak geçmemesi için 7 vermek durumundayım.

    Özetle ne göklere çıkarılacak bir kitap ne de öyle içimdeki elif şafak önyargısıyla yerin dibine sokabileceğim bir kitap. Ayol ne bileyim okuyun siz de karar verin bu kitabı okumayın diyemem. Sonuçta edebiyat eseri olduğu net. Edebiyat olması için gerekli unsurları barındırıyor. Ha kitap elif şafak hakkındaki düşüncelerimi değiştirdi mi ? Asla yine sevmiyorum. Ama iyi bir konu bulmuş ve iyi yerlerden vurmuş okuyucuya.