Biri çıkıp daha başarılı çocuklar için sadece konuşmanın yeterli olduğunu söylese ona nasıl bakarsın?
Bütün bu okul, eğitim, daha iyi olsun diye antrenmanlar, kurslar vs. koşturduğun çocukla sadece ‘’gerçek’’ bir konuşma yapsan daha iyi olacağını söyleyen bir kitapla karşınızdayım Kitabı okurken, okuyan arkadaşlarımdan birisi şöyle bir mesaj attı: Bu kitabı borcam gibi her ev gezmesine götürmeli. Lütfen hediye borcamların yerini alması temennisiyle okuyalım :D
Pediatri profesörü tarafından bir dizi araştırma sonuçlarından oluşuyor kitap. Akıcı, anlaşılır ve oldukça ilgi çekici ilerliyor. Özellikle beynin dil konusundaki yapısı üzerine can alıcı noktalardan bahsettiği kesin. Doktor doğuştan duyma problemi olan çocuklar üzerine araştırmalar yaparken kitaba adını veren projeyi başlatıyor ve diyor ki çevremiz sağlıklı ama yetersiz çevre koşullarında yetişen çocuklar için de duyma problemi olan çocuklardaki durumlara benzer etkiler gösteriyor.
Demek ki neymiş tekrardan tekrarlayalım "engel bizim zihnimizdeymiş!"
Proje kitabın adı ile aynı ve 3 temel ilkeye dayanıyor. Kavra, konuş, karşılıklı yap. Yani farkında ol, fark ettiğini hissettir, muhatap al ve dönüt ver.
Yine bir aydınlanma yaşamıyor musun sen de bu üç ilkeyi sadece başlık başlık okuduğunda. Toplumda sorunlu, aykırı, dışlanmış insan tiplerinin temellerinin dayandığı çocukluklara dönmemiz için artık pek hipnoza gerek kalmadı. Herkes biliyor ki çocukluk bağlayıcı. Peki hiç travmatik olmayan, hatta parlak sayılabilecek çocukluk geçirenler neden bir anda alt üst olmuş hayatlar yaşıyor.
Gerçek bir iletişim, çocukluktan başlıyor. Hatta bebeklikten, hatta belki çocuk yapmaya karar verdiğin andan itibaren konuşmaya başlamandan. ☺
Dünyaya gelen bireylerin tamamının sorumluluğunu üstünde hisseden bir doktor sadece
İyileşeli bir yılı geçti. Kimseye hasta olduğumu söylemedim. Seyahate çıkıyorum dedim, yalan değildi, zaten ben yalan söylemeyi pek sevmezdim. Ne zaman yalan söylesem o ne yapar eder gerçeklik dünyasında yerini bulur ve hayatıma dahil olurdu. Bu yüzden iyileşme sürecimi uzun bir seyahat olarak algıladım. İyileşince seyahat dileğim gerçekleşsin diye. İçime öyle yerleşsin istedim.
İçimde bir şeylerim iyi gitmiyormuş, organlarım büyüyormuş falan filan. Doktor o kadar detaylı anlatsaydı hatırlardım ama sadece bu büyümeyi durdurmalıyız dedi. Bir süre sonra sağından soluna dönemezsin dedi. Sadece bir organ olsa iyi hepsinde kütle kütle büyüme var olacak iş değil dedi. Neden büyüdüğünü sormadım. Zira içim biraz daha büyüsün diye o kadar çok şey yapmıştım ki onlara bağladım.
Anlayış için, tolerans için, sükunet için nefesim büyüsün ile başlayan döngüde nefesim genişledikçe organlarıma sirayet eden bu büyümenin iyi olacağını düşünmüştüm. Zira hayatımda yolunda gitmeyen ne varsa aşırı anlayışlıydım artık. Kısa süre içinde genişlemenin yanlış anlaşıldığını bana anlatmak isteyen organlarım başarıya ulaşmıştı.
Doktor, aynı anda büyüyen organların ameliyatının riskli olacağını söyledi, beni ilaç tedavisine başlattı. İlaçların yan etkileri olabilir ama şu an ilk amaç bu büyümeyi durdurmak dediğinde yan etkilerin baş ağrısı, kusma, uykusuzluk, cilt kuruluğu daha bir sayfa dolusu sayılabilecek şey olduğunu düşünmüştüm. Bir yıl içinde sabah öğle akşam, sabah çişe kalkar kalkmaz, gece yatağa girmeden hatta uykumdan bile uyanıp yığınla hap yuttum. Ne saydığım yan etkileri yaşadım ne de bir benzerlerini.
İlaçlarla toparlanan içimi, çeşitli egzersizler ve iyi beslenme takip etmeye başlayınca seyahatim bitti. Eve döndüm. İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Doktorun yan etki dediği şeyin
Aralık ayı etkinlik : #93818974
Hikayemiz 2017 senesinde geçmektedir , olaylar ve kişiler hayal ve gerçek kadar iç içedir.
O senenin öncekilerden veya sonrakilerden farkı neydi diye sorulacak olsa , muhtelif cevaplar verilebilirdi elbette. Bir takım araştırmalarımız sonucu , 2017 senesinde dünyamızın çok yakınından geçen "Edebius" isimli bir gök cisminin etkisi altında kalmış olabileceğimiz sonucuna vardık , bu geçişin dünyamıza ve özellikle ülkemize etkileri hakkında çeşitli astrologlardan aldığımız bilgiler ışığında bazı kanaatlerimiz oluştu. Bu gelişmeler insanlık tarihi için YENİ ve önemliydi.
2017 senesinin ilk şanslılarından olan kişi 17 Şubatta aramıza katılan Nesrin A. 'di. Elbette bu bir tesadüf değildi çünkü kendisi bir “hava trafik kontrolorü”. Kendisinin görev sırasında bu cismi çıplak gözlerle görüp etki altında kaldığını tahmin etmekteyiz.
Çok geçmeden Mart ayında ise Ayşe* katıldı aramıza , gergin ve muhalif bir karakter olarak. Gelir gelmez birtakım ayarlar vermek suretiyle çeki düzen verdi ortama. Bu özelliklerinin astrolojiyle bağı olduğu hakkında ciddi fikirlerimiz var.
Ve hemen bir ay sonra yani nisan ayında müthiş bir gelişme daha oldu , https://1000kitap.com/Nordavind katıldı aramıza. “Kötü Adam” olmadan eksik kalırdık zaten. Ortalığı kara dumanlar kapladı , bilinmeyen güçler devreye girdi , şiddetli rüzgarlar fırtınalara dönüştü. O gün bu gündür iflah olmaz bir yolda ilerliyoruz.
Bundan bir ay sonrasında ise mayıs ayında yani , kötücül unsurları dengelemek adına melek gibi birisi katıldı aramıza ,Hercaiokumalar /Ayşe hoca. Ne söylese dinletiyordu kendini , ağzımız açık bakıyorduk ne yazsa okuyorduk keyifle.
Derken Temmuz ayına geldiğimizde bir