• Modern bilimde oynadıkları önemli rol sayesinde, Yahudilerin insanlığın geneline sıradışı bir katkıda bulunduğunu sadece 19.ve 20. yüzyıllarda görüyoruz. Einstein ve Freud gibi bilindik isimlerin yanı sıra bilim alanlarındaki Nobel ödüllerinin yüzde 20'sini dünya nüfusunun binde 2'sinden azını oluşturan Yahudiler aldı. Ama bunun Yahudilik dini ya da kültüründen ziyade münferit Yahudilerin marifeti olduğunu vurgulamak gerek. Geçtiğimiz yüz yılın önemli Yahudi biliminsanlarının çoğu, Yahudiliğin dini çemberinin dışında hareket etmişti. Esasen Yahudilerin bilime hatırı sayılır katkıları yeşivalardan çıkıp laboratuvarlara girince bas göstermişti.
    1800 öncesi Yahudilerin bilime katkısı sınırlıdır. Doğal olarak Çin, Hindistan ya da Maya medeniyetlerinin bilimsel gelişmelerinde hiçbir rol oynamamışlardır. Avrupa ve Ortadoğu'da Maimonides gibi kimi Yahudi düşünürlerin Yahudi olmayan meslektaşları üzerinde hayli etkileri olmuştur ama genel olarak Yahudilerin etkisi demografik ağırlıklarıyla doğru orantılıdır. 16, 17. ve 18. yüzyıllarda Bilimsel Devrim'in patlak vermesinde pek rol oynamamışlardır. Başarılarından dolayı Yahudi cemaatinden ihraç edilen Spinoza hariç modern fizik, kimya, biyoloji ya da sosyal bilimlerin doğuşunda kilit rol oynamış bir Yahudi bulmakta zorlanırsınız. Einstein'ın ataları, Galileo ve Newton zamanlarında neyle uğraşıyormuş bilmiyoruz ama büyük ihtimalle ışıktan ziyade Talmud'u incelemekle alakadardılar.
    Büyük değişim 19. ve 20. yüzyıllarda, laikleşme ve Yahudi Aydınlanması pek çok Yahudi'nin Yahudi olmayan komşularının dünya görüşünü ve hayat tarzını örnek almaya başlamasına yol açınca cereyan etti. Bunu takiben ve Yahudiler Almanya, Fransa ve ABD gibi ülkelerdeki üniversite ve araştırma merkezlerine katılmaya başladı. Yahudi akademisyenler gettolardan ve shtetl'lerden önemli kültürel miraslar taşıdı. Yahudi kültüründe eğitime fazlasıyla değer verilmesi Yahudi biliminsanlarının sıradışı başarısının asli sebeplerindendir. Eziyet görmüş azınlığın kendini ispatlama arzusu ve yetenekli Yahudilerin ordu ve devlet yönetimi gibi Yahudi karşıtlığı görülebilen kurumlarda yükselmesinin engellenmesi diğer faktörler arasında yer alır.
    Ancak Yahudi biliminsanları yeşivaların sıkı disiplini ve bilginin değerine duyulan derin inancı taşımış olsalar da işe yarar somut fikir ve içgörü kazandırmamışlardır. Einstein Yahudi'ydi ama izafiyet teorisi "Yahudi fiziği" değildi. Tevrat'a inanmanın enerji eşittir kütle çarpı ışık hızının karesi bilgisine vâkıf olmakla ne ilgisi var? Karşılaştırma maksadıyla, Darwin de Hristiyan'dı ve hatta Cambridge'e Anglikan rahibi olmak amacıyla başlamıştı. Buradan evrim teorisinin Hiristiyan teorisi olduğunu mu çıkaracağız? İzafiyet teorisini Yahudiliğin insanlığa katkısı şeklinde değerlendirmek, evrim teorisini Hıristiyanlığa atfetmek kadar saçma olur.
    Aynı şekilde, Fritz Haber'in geliştirdiği amonyağın sentezlenmesi işleminde (Kimya dalında Nobel Ödülü, 1918), Selman Waksman'ın bulduğu antibiyotik streptomisinde (Fizyoloji ya da Tıp dalında Nobel Ödülü, 1952) ya da Dan Shechtman'ın yarı kristalleri keşfinde (Kimya dalında Nobel Ödülü, 2010) Yahudiliğe ilişkin bir şey görmek zor. Freud gibi beşeri bilimler ve sosal bilimler alanlarında çalışanlar için Yahudi mirası büyük ihtimalle daha belirleyiciydi. Fakat bu tür durumlarda bile bağlardan kopuş, yerinde duran bağlantılardan daha belirleyicidir. Freud'un insan psişesine ilişkin görüşleri Haham Yosef Karo ya da Haham Yochanan ben Zakkai'nin görüşlerinden çok farklıydı ve Oidipus kompleksini Şulhan Aruh 'un (Yahudi hukuku ku- ralları) sayfalarını karıştırarak geliştirmedi.
    Özetle, muhtemelen Yahudilerin öğrenmeye atfettiği büyük önem Yahudi biliminsanlarının olağanüstü başarısına önemli bir katkı sağlamştır ama Einstein, Haber ve Freud'un başarılarının temellerini atanlar Yahudi olmayan düşünürlerdi. Bilimsel Devrim Yahudilere ait bir tasarı değildi ve Yahudiler bu tasarıdaki yerlerini ancak yeşivalardan üniversitelere geçince aldılar. Esasen Yahudilerin tüm sorulara eski metinleri okuyarak cevap arama alışkanlığı, Yahudilerin cevapları gözlem ve deney yoluyla bulan modern bilim dünyasına entegre olabilmesinin önünde büyük bir engeldi. Madem Yahudi dininin bünyesinde bilimsel buluşlara yol açmaya kadir bir unsur var, o zaman neden 1905'le 1933 arasında kimya, tıp ve fizik dallarında Nobel Ödülü alan on Yahudi'nin onu da laikti ve neden aynı dönem içinde tek bir aşırı Ortodoks, Bulgar ya da Yemen Yahudi'si herhangi bir Nobel Ödülü almadı?
    "Yahudi olmaktan nefret eden" ya da "Yahudi aleyhtarı" zannı altında kalmamak için Yahudiliğin özellikle kötü ya da karanlıklara gömülü bir din olduğunu söylemediğimin altını çizmek istiyorum. Sadece insanlık tarihi için aşırı bir önem taşımadığını söylüyorum. Yahudilik yüzyıllar boyunca uzak ülkeleri işgal etmek ve kâfirleri yakarak öldürmek yerine okuyup düşünmeyi tercih eden çilekeş bir azınlığın mütevazı dini olmuştur.
    Yahudi düşmanları genellikle Yahudilerin büyük önem taşıdığını düşünür. Dünyayı ya da bankacılık sistemini, o da olmadı medyayı kontrol ettiklerine ve küresel ısınmadan 11 Eylül saldırılarına her şeyin Yahudilerin başının altından çıktığına inanırlar. Bu tür bir Yahudi düşmanı paranoyası Yahudilerin megalomanlığı kadar gülünç. Yahudiler çok ilginç insanlar sayılabilir ama büyük resme baktığınızda dünyaya son derece sınırlı etkileri olduğunu görürsünüz.
    İnsanlar tarih boyunca yüzlerce farklı din ve tarikat yarattı . Bunların arasında Hıristiyan , İslam, Hinduizm, Konfüçyüsçülük ve Budizm gibi çok azı milyarlarca insanı (her zaman iyi şekilde olmasa da) etkiledi. Bon dini, Yoruba dini ve Yahudilik gibi inançların çoğunun etkisi daha az olmuştur. Şahsen ben zalim dünya fatihlerinin değil de başkalarının işine burnunu pek sokmayan kendi halinde insanların soyundan gelme fikrinden hoşlanıyorum. Pek çok din alçakgönüllülüğün kıymetinden dem vurur sonra da kâinatın en mühim şeyi olduklarını kurgular. İnsanları şahsen alçakgönüllü olmaya çağırmakla yaygaracı bir kolektif küstahlığı aynı potada eritirler. Tüm inançların mensubu insanlar alçakgönüllülüğü biraz daha ciddiye alsa ne iyi olur.
    Tüm alçakgönüllülük çeşitleri içinde belki de en önemlisi Tanrı karşısında alçakgönüllü olabilmektir. İnsanlar Tanrı'dan bahsederken çoğunlukla kendilerini küçük görüp tevazu sergiliyor ama sonra da Tanrı'nın adını anarak kendi kardeşlerine üstünlük taslıyorlar.

    Harari
  • Gençlerle Başbaşa Ali Fuad Başgil'in yazdığı 80 sayfalık küçük bir kitap. Kitapta başarı, irade, mizaç, verimli çalışma, huylar ve bunların değişkenliğinden bahsediliyor. Kitabı elinize alır almaz altını çizmek için elinize aldığınız kalemi yerine geri koyuyorsunuz çünkü kitap başlı başına altı çizilmelik bir kitap.Hakkında çok bir şey söylemeye gerek yok. Tam bir başucu kitabı.
  • Simone de Beauvoir ev işlerinin saçma ve köleleştirici olduğunu söyler; sanki ev dışında yapılan bütün işler çok tatminkar ve ufuk açıcı gibiymiş gibi... Bunu söylerken Beauvoir süpermarket kasiyerlerinin değil de entelektüellerin ve sanatçıların yaşamlarını düşünüyordu kuşkusuz. Ütü yapmak daha saçma ve küçültücü bir iş mi? Gerekli diplomaları alıp anaokulu öğretmeni olmak onurlu da, evde oturup kendi çocuğuna bakmak mı değersiz kılıyor insanı? Evde yapılan bütün işlerin değersiz olduğunu varsayan bu paradokstan çıkmak gerek. Bütün bunları kadınların "eve geri dönmesini" yüceltmek için değil, eskiden riyakarca övülen "annelik" ile annenin yaptığı işlerin toplumsal olarak küçümsenmesi arasındaki karşıtlığın altını çizmek için söylüyorum. Asıl olan, yapılan bütün işlerin bir toplum hizmeti olarak görülmesi ve çocukların eğitiminin paylaşılması.
    Kolektif
    Sayfa 218 - Sylviane Agacinski
  • ortada ilginç bir teori var. ne derece doğru olur bilemem. bunu desteklemek için de size şunu söyleyim:
    myanmar da dışlanan müslümanlara kimlik verilmiyor. deniliyor ki 1948 den önce anan baban buralarda ise ispatla sana kimlik verelim. yoksa kimlik yok diyorlar.
    ama şu detayın da altını çizmek gerek:
    myanmar da seçimlerde bu kimliksiz müslümanlara oy vermesi için geçici kart veriliyor..

    şimdi makarayı geri saralım:
    suriyei mültecilerin sayısı kaça ulaştı?
    70.000
    bu mülteciler nerede?
    izmirde.

    peki hüseyin çelik ne dedi geçenlerde?
    secimler bir kereye mahsus 2013 de olsun.

    sebep??
  • İçinde eksik, ve yanlış bilgiler olsa da, insanın ufkunu açan, yunan mitolojisi tanrılarını serüvenleri ile anlatan bu kitap ufkunuzu açacak. Șunun altını çizmek gerek; kitabı okuduktan sonra mitlerin dinlerin kaynağı olduğu kanısına vardım. Okuduğunuzda bazı olayların farklı versiyonlarını dinlerde görebilirsiniz. Örneğin altın postun aranıșı serüvenini okuduğunuz zaman Hz. İbrahim ve İsmail'in hikayesi olduğu, yaratılış, nuh tufanı ve kıyamet gibi olayları yunan mitolojisinde (ki yunan mitolojisi ilahi dinlerden öncedir.) görebilirsiniz.
  • Son birkaç yılın en çok konuşulan, gerek yaptığı ve yapmayı amaçladığı işler, gerek özel yaşantısı ile en çok takip edilen girişimci, milyarder, deli bir dahinin yaşam öyküsü... Biyografileri severim tabii biyografi konusu kişi de ilgimi çekmeli. Türkiye'ye kadar gelip Anıtkabir'e uğramasını geçtim sırf SpaceX in başındaki isim olması bile benim Elon Musk'ı merak etmem için yeter de artar bile. Seveni de sevmeyeni de çok, kitabı okuyunca daha iyi anlaşılıyor. Yazar her yönüyle Elon Musk'ı inceleme fırsatı bulmuş ve kitaba aktarmış. Kimse mükemmel değildir, Elon Musk da öyle ve yazar bunu gayet başarılı bir şekilde anlatmış. Yine de objektif olarak bakınca hayran kalmamak zor. Bugüne kadar başardıkları gerçekleştirmeyi hayal ettiklerinin yarısı bile değil kitabı okuyunca anlaşılıyor. Ayrıca Elon Musk sıradan bir milyader değil. Evet bir araba koleksiyonu var, yanlış hatırlamıyorsam 4-5 tane falan. Dürüst olursak o kadar parası olan neredeyse herkes birden fazla araba edinir. Özel jeti de var, daha çok iş için kullanıyor ve kullandırıyor(bunun altını çizmek isterim). Kitapta ailesine de yer verilen bir bölüm var ve iki kuşak öncesinden itibaren uçmak eyleminin aile geleneği haline geldiği anlaşılıyor. İş odaklı bir yaşam sürüyor ve çok fazla seyahat ediyor, sık gittiği yerlerde mülkü olmasını bekliyorsun ama hayır o arkadaşlarında kalmayı tercih ediyor. Kitabı okumamış olsam pinti diyeceğim de alakası yok. Bence mülk edinmeyi fazla önemsemiyor. Yaptığı işlerden para kazanıyor doğru, ama bunu sırf servetine servet katmak için yapmıyor. Adam hayallerinin peşinden koşuyor. İnsanlığın yaşam kalitesini arttırmak için çalışıyor bu yönü çok takdir edilesi ve ilham verici. Hala geçerli mi bilmiyorum ama kitapta Tesla nın elektrikli arabalarla ilgili yaptıkları yenilikler ve gelişmeler için patent almadıklarını, bu durumun başka kişilerin ve şirketlerin de elektrikli arabalar üretebilmesi için bir yol olduğunu okudum.
    İşin özü Musk ı sevin sevmeyin farketmez ama bence bu kitabı herkes okumalı. İlham için, kendi yaşamımızı sorgulamamız için, hayallerimizin sadece hayal olarak kalmayabileceğini öğrenmek için ve aslında sınır,engel,imkansız vb. olumsuzlukları aşabilmek için herkese bu kitabı şiddetle tavsiye ederim.
  • Eminim hepiniz hayatınızda bir kere bile olsa Romeo ve Juliet'in hikayesini duymuşsunuzdur. Ben de onlarca kez duydum, farklı kitaplarda hakkında yazılan şeyleri okudum ama kendisini ilk kez şimdi okudum. Ve neden sürekli adını, hikayesini duyduğumuzu anladım.

    Olaylar hepimizin bildiği şeyler, duyduklarınızdan daha farklı herhangi bir şey beklemeyin yani. Ama anlatım, cümleler o kadar güzel ki... Neredeyse her cümlenin altını çizmek istedim. Birçok cümlesini bir yerlerde okumuştum zaten ama şimdiye kadar duymadığım gizli kalmış cümleler de buldum. O kadar mutlu etti ki beni o cümleler.

    Fazla söze gerek yok. Bence kitap okumayı seven her insanın okuması gereken klasikler arasında Romeo ve Juliet. Kesinlikle pişman olmayacaksınız. Okuyun, okutun.