"Pınar, yosun tutmuş eski bir çam oluktan cıgıl cıgıl akıyor, ta aşağılara kadar bir gümüş çizgi gibi iniyordu. Kıyıları koyu, taze bir çimenle örtülüydü. Yarpuz, salep, arı, çiçek almıştı yazıyı yabanı. Çamların altı pürden döşek gibi olmuştu. Pürlerin arasından yeşil otların uçları fışkırmıştı. Yaz bitti bitecek, güze doğru. Vakit ikindi. İnceden bir yel esiyor. Bir kuş daldan dala konuyor. Başkaca can eseri yok ortada."