Çevirmen:
Ahmet Cemal
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·158 syf.··
Beğendi
·
2019 23. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2019 09:02
Kitap hakkında çok fazla incelemeler yapılmış, ben çeviriyle ilgili bir şey söylemek istiyorum. Önceden kitabın Behçet Necatigil tarafından yapılan çevirisini okumuştum ancak sıkılmıştım, bazı noktalar çok atlanmış gibi gelmiş, pek kendimi verememiştim. Bu sefer Ahmet Cemal çevirisini alarak bir kere daha okumak istedim. İki kitabın cümleleri birbirinden çok farklı olduğunu gördüm, hangisinin doğru çeviri yaptığını bilemem ama Ahmet Cemal çevirisinden çok keyif aldığımı biliyorum. Cümleler birbirlerinden farklıydı. İyi ki bu kitabı tekrar okumuşum dedirtti. Her kitapta kelimeleri süslemek iyi olmuyor. Keyifli okumalar.
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Görsel Yayınları · 199235,6bin okunma
9/10
·234 syf.··
Beğendi
·
2021 71. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Aralık 2021 16:40
#açlık romanında yokluk ve sefaletten dolayı çaresizliğin dibine vurmuş bir yazarın dramı anlatılmış. Hikaye yazar/anlatıcı tarafından son derece gerçekçi bir üslup ile aktarılmış. Yazarın hayatından otobiyografik izler taşıyor olması da gerçekçilik boyutunu kuvvetlendirmiş. Açlıktan ölmek üzereyken bile gururundan taviz vermeyen bu adam okuru zaman zaman kahrediyor; zaman zaman da yarı deli bir adam gibi tavırlarıyla gülümsetiyor. Kurgu; olaylardan ziyade, kahramanın psikolojik durumu üzerine yoğunlaştığı için esere iç monolog tekniği hakim olmuş. Ben kitabı okurken Gogol-Bir Delinin Anı Defteri, Palto; Dostoyevski-Öteki ve Victor Hugo-Sefiller kitaplarını anımsadım. Ayrıca kitap hakkındaki gördüğüm bütün övgülere hakverdim. Çok güzeldi, mutlaka okuyun. ️ #Knuthamsun 1920 Nobel ödülünü almış Norveçli bir yazar. Ancak Hitler’i desteklediği öğrenildikten sonra halkının gözünden düşmüş ve kitapları yakılarak protesto edilmiş, hatta yargılanıp ceza da almış. "Öyleleri vardır ki, ufak tefek şeyler onları yaşatır da sert bir söz onları öldürür."
AçlıkKnut Hamsun · Görsel Yayınları · 199235,6bin okunma
9/10
Aslında Ahmet Cemal çevirmiş olmasına rağmen seski bir kitap olmasının da dezavantajiyla çevirisi biraz hoşuma gitmedi. 150 karakter doldurmam gerekiyormuş:(
Kültür-Sanat
AçlıkKnut Hamsun · Görsel Yayınları · 199235,6bin okunma
Puan vermedi·234 syf.··
Beğendi
·
2021 51. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2021 01:06
Açlık, Knut Hamsun'un 1890 yılında kaleme aldığı bir roman. Sonrasında yazdığı eserlerle de 1920 yılında Nobel kazanmış bir yazar kendisi. . Ahmet Cemal, yazar için Hamsun'un kahramanları davranışlarıyla somutlaşır ama tanınmazlar diyor. Burada da durum tam olarak böyle. Eser, birinci kişili anlatımla yazılmış. Kahramanın adı yok. Anlatıcı kahraman kendine farklı isimler veriyor ama asıl adını eser boyunca öğrenemiyoruz. Eserde otobiyografik etkiler olduğu da söylenenler arasında. . Romanda anlatılanlar 1886 yılında geçiyor. Kahraman, aydın sayılabilecek, gururlu ve içe dönük biridir. Para kazanmak için dergilere makaleler yazar. Ancak çektiği para sıkıntısı sonucu kalacak yer ve karnını doyuracak yemek bulmakta zorlanır. O kadar aç kalır ki bazen ağzına bir talaş parçası atıp çiğner. O kadar aç kalır para bulduğu bir dönemde yediği biftek midesini bulandırır ve kusar. O kadar aç kalır ki bir kasaptan sözde köpeği için kemik isteyip onları kemirir. Açlık, artık onda delilik sınırına gelmiştir. Ancak gururun yüzünden yardımları kabul etmez ve makalelerine bel bağlar. . Yazar kullandığı iç monolog tekniğiyle Proust ve Joyce'un en önemli öncülerinden olmuş. . Son olarak leitmotif olarak kullanıldığını söyleyebileceğim "Ylajali" kelimesini unutmayacağım sanırım.
AçlıkKnut Hamsun · Görsel Yayınları · 199235,6bin okunma
2/10
·234 syf.··
2025 3. kitabı
·
227 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 04:05
Rap müzikte “punch”vardır. Can alıcı söz, insanı derinden etkileyen söz manası vardır. Bu kitapı okuduğumda sadece giriş kısmında onları yakaladım. Yazar aç olduğu zamanlardaki ruh halini yansıtan bir kahraman yaratmış ama hikayeyi çok sıradan, sonunu hiçbir şekilde merak uyandırmayan ve bitse de gitsek havasında yazmış. Maalesef okuduğum kitaplar arasında en kötüler rafında yerini aldı bu kitap. Giriş kısmından sonraki senaryo felaketti benim için. Sırf yarım bırakmamak için okudum.
AçlıkKnut Hamsun · Görsel Yayınları · 199235,6bin okunma
8/10
·234 syf.··
2024 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2024 20:02
İnsan psikolojisini açlıkla güzel anlatmış,Açlıktan ölmek üzereyken bile gururundan kibrinden taviz vermeyen bir yazardan bahsediyor. Öyle ki fizyolojik ihtiyaçları doğrultusunda bile aynı psikoloji ile devam ediyor. Nacizane önerim ara vermeden okuyun konuyu kaçırabilirsiniz. İyi okumalar.
AçlıkKnut Hamsun · Görsel Yayınları · 199235,6bin okunma
10/10
·234 syf.·
2019 3. kitabı
Bu eseri okumayanlar için vereceğim en güzel tavsiye aç karnına okumaları. Bir müddet sonra koltuğun kenarını kemirmeye başlayabilir veya bulunduğunuz ortamı unutabilirsiniz.
AçlıkKnut Hamsun · Görsel Yayınları · 199235,6bin okunma
7/10
·234 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2022 11:28
Kitap güzel yazışmış. Kitap yazarlıkla ekmeğini kazanmaya çalışan biri bir yandan ilhamın gelmesini bekliyor bir yandan açlığıyla savaşmaya çalışıyor. Biz kitap boyunca yazarın ailesini, geçmişini, bilmiyoruz. Bundan dolayı açlığa daha çok odaklanıyoruz. Yazarın bu kadar açlık ve zorluk çekerken gururlu olması gerekiyormuydu. Diye sordum kendime
AçlıkKnut Hamsun · Görsel Yayınları · 199235,6bin okunma
10/10
·200 syf.··
2024 74. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2024 20:22
l Psikolojik roman türünde yazılmış eserlerin başında gelen Açlık, Knut Hamsun’un hayatından izler taşıdığından biyografik/ otobiyografik bir kitap olarak da değerlendirilir. Roman, açlığı yaşamış
İnceleme
AçlıkKnut Hamsun · Can Yayınları · 202335,6bin okunma
Puan vermedi·158 syf.··
2022 30. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2022 19:03
Spoiler Marcel ProustMarcel Proust 'a göre; 'Kitapları kitaplara bağlı kalarak eleştirmek daha sağlıklı bir yöntemdir.' Lakin bugün yapacağım inceleme biraz daha farklı olacak. Ben Proust'cu
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,6bin okunma

Yazar Hakkında

Knut HamsunYazar · 21 kitap
Norveçli yazar ve 1920 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Knud Pedersen (sonradan Knut Hamsun adını almıştır), Norveç'in kuzeyinde Gudbrandsdal sınırları içinde Lom kasabasında doğmuştur. Bir terzi olan babası, kalabalık ailesini alarak, daha kuzeye, Hamsund, Hamaröy kasabasına göç etti. Yazarlıkta kullandığı Hamsun adını, babasının 1863’te yerleştiği Hamsund köyünden aldı. Çocukluğu ve genç­liği kır­­sal bölgede geçti. Hemen hemen hiç resmî eğitim gör­medi. Sekiz yaşında iken dayısının isteği üzerine annesiyle babası onu bir rahibin eğitimine verdiler. On dört yaşında, doğduğu kasabaya gidip orada bir tüccar yanında tezgahtarlık yaptı. Bir yıl sonra da Tranöy`de daha büyük bir tüccar yanında kalfalığa başladı. Tüccarın kızına aşık oldu fakat tüccar iflas edince ayrılmak zorunda kaldı. Bu sıralarda "Esrarengiz Adam" adında küçük bir aşk romanı yazdı. Bu roman, gezginlik yıllarında tanıştığı bir kitapçı tarafından bastırıldı. Buradan ayrılınca bir iki arkadaşıyla birlikte ucuz eşyalar satmaya başladılar. Kibrit, mum gibi şeyler satıyorlardı. Daha sonra ayrıldılar. Arkadaşı güneye, Knut kuzeye gitti. İş bulamayınca zanaat öğrenmek amacıyla bir ayakkabıcının yanına gitti. Bir yıl sonra daha büyük, epik bir eser kaleme aldı. Henrik Ibsen'i okumuştu, onun etkisi altında bulunuyordu. "Bir Karşılaşma" adındaki bu kitabını da, Bodö'de bir kitapçı yayımladı. Daha sonra bir aşk hikâyesi daha yazdı. Kitaplarını okuyan ailesi artık bir iş bulmanın zamanı geldi diyerek onu bir bucak müdürünün yanına yardımcı olarak verdi. Bu bucak müdürünün pek çok kitabı vardı. Björnson'un toplu eserlerini okumasına izin verilmişti. Knut bu heyecanla kitaplara sarıldı ve gözlerini bozana kadar okudu. Bu kitapların etkisiyle Knut bir kitap daha yazdı fakat yayıncılar basmaya yanaşmadılar. Knut'un bu kitapları bir yayınevinin desteği olmadan basabilmesi için bir zenginin desteği gerekiyordu. Aradığı kişiyi buldu. Erasmus Zahl adında bir tüccardı bu. Çok gence yardım etmişti. Knut ona yazar olmak istediğini söyledi. Son yazdığım hikâye diye başka bir yazarı verdi. Tüccar kâğıtlara değil yüzüne baktı Knut'un. Genç Hamsun tüccardan çıkarken cebine bin kron indirmişti bile. "Frida" adında bir köy hikâyesi ve şiirler yazmaya başladı. Hikayesini tamamlayınca bir vapur bileti alarak Kopenhaga gitti. Bir kitapçıya, sonra da Norveçli bir şaire eserlerini kabul ettirme çabaları boşa çıkınca Oslo'ya döndü. Sonra göçebe olarak uzun bir yolculuğa çıktı. Parası tükenen Hamsun tekrar aynı tüccarın yolunu tuttu. Tüccar yardımını esirgemedi. Makaleler, hikâyeler yazıyor bunları satmaya çalışıyordu. Parası tekrar tükenince aç kaldı ve bunu romanlaştırdı. Açlık romanı şöhretinin ilk basamağı oldu. Bu sıkıntılar içerisindeyken, yol yapımında iş buldu. Kum ocağında kâtiplik edecek, çekilen kumların hesabını tutacaktı. Zor değildi bu iş. Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu. Müsveddelere şiirler, makaleler karalıyordu. Zamanla bir hatip gibi konuşabildiğini keşfetti işçilerle sohbet ederken. Tanıştığı bir rahip ona konferans vermesini tavsiye etti. Bunun üzerine Gjövik şehrinde bir salon kiralandı. Konferans edebiyat alanında olacaktı. Konferansı dinlemeye sadece altı kişi geldi. Altı kişiden biri olan bir yazı işleri müdürü konferansı beğendi. Çevreye konferansı övdü. Bir sonraki konferansına da sayıları artmıştı. Bu sefer yedi kişiydiler. Anlaşılan bu yörenin edebiyatla ilgilendiği yoktu. Knut evine geri döndü. Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu. Noelde bir arkadaşı onu çiftliğine davet etti. Arkadaşının annesi Knut'u çok sevdi ve ona bir rahip olmasını öğütledi. Ama Knut'un Amerika'ya gitmek istediğini öğrenince bu aile, Knut'a yol parası dört yüz kron ödünç verdi. O da, hemen İngilizce öğrenmeye koyuldu. Ünlü yazar Björnson'a gidip ondan bir tavsiye mektubu aldı. 1882'de Knut Amerika'ya gitmişti. Amerika'da Björson'un mektubu bir işe yaramamıştı. Burada kimse onu tanımıyordu. Henry Johnson adında bir öğretmenle ahbap olup ondan İngilizce dersleri aldı. Onun kütüphanesini taradı. Özellikle Mark Twain onu etkilemişti. Önce Norveççe daha sonra da, İngilizce konferanslar hazırladı. Geceli gündüzlü çalışmalardan sonra Minesota'ya geçti ve orada muhasebe işine başladı. Arkadaşı Johnson karısıyla bir Avrupa gezisine çıkınca işler Knut'a kaldı. 1884 yazı ile güzü bu şekilde geçti. Bir açık arttırmada yüksek sesle konuşurken göğsünde bir sancı duydu. Öksürük nöbetiyle yere yığıldı. Doktor hızlı ilerleyen verem teşhisi koydu ve ona birkaç aylık ömrü kaldığını söyledi. Knut birkaç ay hasta yattı. Ölürsem Norveç'te gömüleyim diyerek Norveç'e doğru yolculuğa çıktı. Ne kendisinin ne de dostlarının anlayamadıkları bir şekilde yol süresince kendiliğinden iyileşti. Deniz havası iyi gelmişti. Norveç'e döndüğünde bir gazete ile anlaştı. Oraya makaleler yollayacak hiç değilse böylece dinlenecekti. Çalışıyor ve yazıyordu. 1885'de Mark Twain ile ilgili bir yazısında imzası Knut Hamsund, bir matbaa hatası yüzünden Knut Hamsun şeklinde basıldı. O da düzeltmeye yanaşmadı. O tarihten itibaren ismi böyle kaldı. Norveç'te işinden ayrılınca tekrar aç kaldı. Bu açlığa bir yıl katlandı. Daha sonra bir zenginin yardımıyla tekrar Amerika'ya döndü. Amerika'da tramvaylarda biletçilik yaptı. Biletçilik işini becerememişti. Çünkü durakları aklında tutamıyordu. Kitap okumaya daldığı için yolculara haber vermiyordu. Bu yüzden işinden ayrılıp Kuzey Dakota'ya gidip tarlalarda çalıştı. 1887 sonbaharını kapsayan bu çalışmalarda cebinde biraz parayla Amerika'ya ilk geldiğinde kaldığı yerlere döndü. Artık yazmaya başlayabilirdi. Bu sürede Danimarka'ya gitti. Yazmaya azimle başladı. "Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir, Kristiania'da aç gezdiğim günlerdeydi. Tavan arasında uyanık yatıyordum. Alt katta bir saatin altıya vurduğunu duydum. Hafif aydınlanmıştı ortalık; insanlar merdivenleri inip çıkmaya başlamışlardı..." diyordu büyülenmişliğiyle. Kağıtları üst üste yığıyor sürekli yazıyordu. Ne yazdığını iyi biliyordu. Açlık romanıydı bunlar. Yazdığı kısımları Politiken gazetesi yazı işleri müdürlerinden Edvard Brandes'e götürdü. Brandes bu karşılamayı daha sonra şöyle anlatıyordu: "Ondan daha düşkün bir başka insan pek az görmüşümdür. Düşkünlüğü elbisesinin yırtık pırtık olduğundan değildi. Ya o yüzü!. Çok uzundu müsveddeler. Kendisine geri veriyordum ki, birdenbire kelebek gözlüğü gerisinde gözlerindeki ifadeyi gördüm." Behçet Necatigil tarafından dilimize çevrilen "Göçebe" adlı kitabını ise elli yaşlarında tamamlamıştır. Üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap "Sonbahar Yıldızları" altında 1906'da, "Hüzünlü Havalar" 1909'da, "Son Mutluluk" 1912'de Göçebe'de toplanmıştır ve yazarın ağzından anlatılmıştır. Bu defa kitabında evliliğin zor temasını işlemeye yönelir. Hamsun, Göçebe adlı romanıyla 1920’de No­bel Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1930’larda ülkesindeki faşist partiye katıldı. İkinci Dünya Sava­­şı’nda Norveç’in işgali sırasında Almanları destek­ledi. Ülkesi Norveç'in işgalinden önce başladığı Nazi taraftarlığını ülkesinin işgali sırasında da devam ettirmesiyle ünü ciddi şekilde lekelenmiştir. 1943 yılında aldığı Nobel ödülünü Goebbels'e göndermiştir. Sa­­­­­­vaştan sonra Nazi taraftarlığı nedeniyle tutuklandı, ancak ileri yaşı do­­layısıyla yalnızca para cezasına çarptırıldı. Hamsun’un yalın ve çocuksu üslubu incelikle örülmüş bir düzyazı şiirini andırır. Ya­pıtlarında Rus yazarlarının, özel­lik­le de Dostoyevski’nin ruh­­sal yaklaşımı ile Amerikan ede­­biyatının etkilerini taşıyan kara mizahı birleştirmiştir. Ro­­­manlarındaki neşeli hava, in­­­­­sanın çevresini saran boşlu­ğu gizlemekten uzaktır. 20. yüz­­­­yıl ba­şında gelişen yeni-romantizmin edebiyattaki öncüsü olmuş ve romanı aşırı bir doğalcılığa kaymaktan kurtarmıştır. Ya­­­­­­­pıtları ancak ölümünden sonra ilgi görmüştür. Göçebe, Vik­­­­­tor­ya, Pan, Hüzünlü Ha­valar, İstanbul’da İki İskandinav Sey­­yah, Son Mutluluk başlıca yapıtlarıdır. 19 Şubat 1952 yılında doksan iki yaşında banyoda ölü bulundu. Cenazesi yakılmıştır.