Siddhartha

Hermann Hesse
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·148 syf.··
2022 3. kitabı
Bugüne kadar okuduğum en iyi romanlardan biri. Okuduktan sonra bir zaman tesirinden çıkamadım. Dönemsel olarak tekraren okunması gereken bir hayat rehberi.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
9/10
·148 syf.··
2018 73. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Kasım 2018 18:20
Hayat, doğduğumuz gün başlayıp öldüğümüz gün sonlanan amansız bir yolculuktur. Aynı zamanda hayat, doğduğumuz gün başlayıp öldüğümüz gün sonlanan amansız bir arayıştır da. Kimileri bu yolculuk esnasında sürekli arar durur; kimileri ise hiçbir zaman aramaya tenezzül etmez. Kimileri yorulur yarı yolda bırakır; kimileri asla yorulmaz, yılmadan aramaya devam eder. Kimileri başkalarından duyduklarına kayıtsız şartsız inanır; kimileri ise inanmak için somut bir şeyler arar durur. Fakat hepimiz, nefes aldığımız o ilk saniyeden nefesimizin çıkacağı son saniyeye kadar amansız bir arayış içerisinde savrulur dururuz. Hermann Hesse bu romanında, Siddhartha isimli kahramanın arayış ve hayatı anlayış öyküsünü anlatıyor. Siddhartha'ya göre, huzura kavuşmak, ermek ya da kitaptaki tabiri ile Nirvana'ya ulaşmak için herkesin farklı bir yolu olmalıdır. Ancak herkes kendi yolundan giderse huzura erebilir. Daha önceki kişilerin yolundan gitmek, bilge kişilerden bir şeyler öğrenmeye çalışmak, ezbere metotlarla huzuru aramak doğru bir yöntem değildir. Siddhartha'nın felsefesine göre, “Bilinmesi gereken şeyleri insanın kendisinin tatması iyidir.”(Sayfa 99) Siddhartha'nın hedefi ise şudur: "Arınmış olmak; susamalardan arınmış, istemelerden arınmış, düşlerden, sevinçlerden, acılardan arınmış. Ölerek kendinden kurtulmak, ben olmaktan çıkmak, boşalmış bir yürekle dinginliğe kavuşmak, benliksiz düşünmelerle mucizelere kapıları açmak, işte buydu onun hedefi. Beden tümüyle saf dışı bırakılıp öldürüldü mü, gönüldeki tüm tutku ve dürtülerin sesleri kısıldı mı, işte o zaman gözlerini açacaktı en son şey, varlıktaki artık Ben olmayan öz, o büyük giz." (Sayfa 24) Peki Siddhartha hedefine nasıl varacaktır? Hakikati nerede ve nasıl arayacaktır? Siddhartha'ya göre, bilgi ve bilgelik birbirinden farklı
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Çocuksu Budalar İçin Bir Yol Hikâyesi
10/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2025 91. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 23:41
SiddharthaSiddhartha ’yı ilk gördüğümüzde, herkesin gözünde parlayan bir çocuk o. Zeki, güzel, soylu; öğretmenlerinin gururu, arkadaşlarının hayran olduğu biri. Ama tam da bu yüzden huzursuz. Çünkü daha baştan şunu seziyor: Sevgi, bilgi, saygı… Bunların hiçbiri içindeki açlığı doyurmuyor. Testisi dolmuyor. Öğretilen her şey doğru olabilir ama yine de eksik. Siddhartha’nın hikâyesi burada başlıyor: sahip olduğu her şeye rağmen yetinmeyen bir insanın hikâyesi. Çocukluğunda tanrılarla ve dualarla oyalanıyor, gençliğinde çileyle, düşünceyle, meditasyonla. Sonra bunların da yetmediğini fark edip her şeyi ardında bırakıyor. Aslında Siddhartha’nın yaptığı şey sürekli aynı: Bir dönemde “her şey bu” sandığı şeyi, bir süre sonra bırakıp yola devam etmek. Bu yüzden onu tek bir yaşa, tek bir kimliğe sabitlemek mümkün değil. O, değiştikçe arayışı da biçim değiştiriyor. Dünyevi hayata girdiğinde bu kez başka bir yanıyla tanıyoruz onu. Para kazanıyor, zevk alıyor, seviyor, hata yapıyor. Hayatı izleyen biri olmaktan çıkıp hayatın içine batıyor. Ama burada da bir kırılma var: Bir süre sonra kendini oynarken yakalıyor. İnsanlarla, işle, hazla… Sanki gerçek hayat yine yanından akıp gidiyor. Bu fark ediş önemli, çünkü Siddhartha’nın en büyük yanılgısı ne çilecilik ne de haz düşkünlüğü; kendini merkeze koyan Ben. Romanın en sert yüzleşmesi burada geliyor. Siddhartha anlıyor ki yıllarca öldürmeye çalıştığı şey, açlık, arzu ya da dünya değil; ama asıl öldüremediği şey kibirli, mağrur Ben’i. Üstelik bu Ben en iyi rahipliğin, en temiz maneviyatın içine gizlenmiş. O yüzden ne oruçlar, ne bilgiler, ne öğretiler işe yaramış. Ben ancak dünya içinde dağılarak, düşerek, kirlenerek çözülebilmiş. Bu noktada Siddhartha yeniden bir çocuk gibi oluyor. Bilgili değil belki ama korkusuz. Her şeyi bildiğini sanan
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2025 15. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2025 23:14
Hermann Hesse’nin Siddhartha adlı eseri, Doğu felsefesinden derin izler taşıyan bir roman. Kitap, adını baş karakteri Siddhartha’dan alıyor ve onun aydınlanma yolculuğunu anlatıyor. Konusu ve Temaları Siddhartha, antik Hindistan’da geçen bir hikâye. Ana karakter Siddhartha, Brahman kastına mensup bir gençtir. Ruhsal tatminsizlik hissiyle babasının öğretilerini yeterli bulmaz ve arkadaşı Govinda ile birlikte bilgelik arayışına çıkar. Bu süreçte, önce çileci bir yaşam süren Samanalara katılır, sonra Buddha’nın öğretileriyle karşılaşır ama onun yolunu birebir takip etmek yerine kendi yolunu bulmaya karar verir. Daha sonra Siddhartha, dünyevi zevkleri ve maddi hayatı deneyimlemek için bir tüccar olur, aşkı Kamala ile tanır ve zenginleşir. Ancak zamanla bu hayatın da onu tatmin etmediğini fark eder ve kendini doğanın akışına bırakmaya karar verir. Nihayetinde bir nehir kenarında bir kayıkçıyla yaşarken, nehrin sesini dinleyerek hakikati kavrar ve aydınlanmaya ulaşır. Ana Temalar 1. Bireysel Aydınlanma: Siddhartha, başkalarının bilgeliğini taklit etmek yerine kendi deneyimleriyle hakikati arar. 2. Denge ve Zıtlıklar: Ruhsal arayış ve maddi dünya arasındaki dengeyi bulmaya çalışır. 3. Doğa ve İçsel Bilgelik: Nehir metaforu, sürekli değişim ve içsel bilgeliğin sembolü olarak öne çıkar. 4. Öğrenmenin Yolları: Siddhartha, kitaplardan ya da öğretmenlerden ziyade doğrudan yaşam deneyimleriyle öğrenir. Dil ve Anlatım Hesse’nin sade ama şiirsel dili, Doğu felsefesine uygun bir dinginlik ve derinlik içeriyor. Romanın yapısı da bir bilgelik kitabı gibi kurgulanmış; olay örgüsü, karakter gelişimi yerine ruhsal dönüşümü merkeze alıyor. Kimler Okumalı? Eğer doğu felsefesi, Budizm, bireysel gelişim ve yaşamın anlamı gibi konular ilgini çekiyorsa Siddhartha sana hitap edebilir.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Kendi Nehrimizi Ararken
6/10
·148 syf.·
2025 38. kitabı
İlk anda çok sade, neredeyse masalsı bir metinle karşılaştım. Ama sayfalar ilerledikçe bu sadeliğin ardında çok derin bir yolculuğun saklandığını hissettim. Siddhartha’nın çocukluğundan beri taşıdığı huzursuzluk bana çok tanıdık geldi; insanın hayatında defalarca hissettiği, “Burada bulduklarım yetmiyor, daha fazlası olmalı” düşüncesi gibi. O yüzden kitabın ilk sayfalarında bile kendi içimde bir yankı buldum. Siddhartha’nın samanalarla çileci bir hayat sürmesi, ardından Buda ile tanışması ve yine de kendi yolunu seçmesi, beni çok etkiledi. Çünkü burada yazar, “hazır bir öğreti yok, hakikat başkasından öğrenilemez, yaşanır” diyor. Ben bunu okurken kendi hayatımı düşündüm; ne kadar çok kitap okusam, ne kadar çok öğüt dinlesem de bazı şeyleri sadece yaşayarak öğrenebildiğimi fark ettim. Sonra hikâyede büyük bir kırılma oldu: Siddhartha dünyevi hayata daldı, aşkı, zevki, parayı, ticareti tattı. İlk başta şaşırdım, hatta biraz öfkelendim: “Bunca arayıştan sonra nasıl bu kadar savrulabilir?” Ama sonra anladım ki bu da yolun bir parçası. İnsan yanılmadan, düşmeden, kendini kaybetmeden gerçeğe yaklaşamıyor. Bu kısımlar bana hayatın kaçınılmaz inişlerini ve çıkışlarını hatırlattı. En çok dokunan kısım ise nehir kıyısındaki yılları oldu. Vasudeva’nın sessizliği, nehrin sürekli akışı… Orada sanki ben de yavaşladım, sayfalarla birlikte nefesim dinginleşti. Nehir, bana hayatın değişimini ve aynı zamanda değişmezliğini hissettirdi. Zamanın gelip geçtiğini ama özünde her şeyin tek bir bütün olduğunu sezdim. Kitabı bitirdiğimde elimde kesin bir cevap yoktu. Aksine, daha çok soru vardı. Ama bu sorular can sıkıcı değildi; içimde huzurlu bir sessizlik bırakıyordu. Siddhartha bana şunu fısıldadı: “Herkesin yolu farklıdır. Ne öğretiler, ne kitaplar, ne de başkalarının deneyimleri senin
1000Kitap
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
8/10
·148 syf.··
2025 186. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2025 01:09
Hermann Hesse’nin Siddhartha kitabı benim için, insanın kendini bulma yolculuğunun çok derin ama aynı zamanda sade bir anlatımıdır. Bu kitabı kişisel olarak düşündüğümde, bana şu hisleri ve düşünceleri veriyor: Hayat bir nehir gibi akıyor Kitapta nehir sürekli bir simge olarak karşımıza çıkar. Bana göre nehir, hem zamanın hem de insanın iç dünyasının sembolü. Siddhartha’nın sonunda nehirden “her şeyin bir” olduğunu öğrenmesi, benim için şu anlamı taşıyor:Hayat, iyiyle kötünün, acıyla huzurun, arayışla buluşun bir karışımıdır. Ayrı gibi görünen her şey aslında aynı bütünün parçası.Bu, bana hayatta bazı şeyleri “düzeltmeye” değil, “anlamaya” çalışmanın daha doğru olduğunu hatırlatıyor. Bilgelik bilgiyle değil, deneyimle geliyor Siddhartha başta öğretmen arıyor: Brahmanlardan, Budha’dan, Kamala’dan, tüccardan, herkesin bilgisinden bir şeyler topluyor. Ama sonunda fark ediyor ki, hiçbir öğreti “yaşanmadan” anlam kazanmıyor. Ne kadar kitap okursak okuyalım, ne kadar öğüt dinlersek dinleyelim bazı şeyleri ancak kendimiz yanılarak, sevgiyle, acıyla, sessizlikle öğreniyoruz. Dünyayı reddetmekle değil, kucaklamakla huzur bulunur. Siddhartha önce dünyayı terk ediyor, sonra içine giriyor, sonunda onu bütün halleriyle kabul etmeyi öğreniyor. Bu bana şunu hatırlatıyor: Gerçek olgunluk, ne kaçmakta ne de saplanmakta; kabullenmekte.Bence kitabın en insani, en yumuşak yeri de burası. Kişisel etkisi Kendimce Siddhartha bana “sabırlı olmayı” öğreten bir metin gibi. Çünkü insanın kendini bulması, bir sonuç değil, sürekli bir süreç. Sanki Hesse, bu kitapla insanın içindeki “sessiz bilgeliği” hatırlatmak istemiş dışarıda değil, içeride aramamız gereken o derin huzuru.
Alıntı
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
9/10
·
Beğendi
Yazmak iyidir, düşünmek daha iyi, akıllılık iyidir, ama sabretmek daha iyi. Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Hermann Hesse'nin yapıtlarından biri olan Siddhartha, bu bağlamda derin bir anlam taşıyan ve herkes için özel bir okuma deneyimi sunan klasik bir eserdir. Siddhartha, sadece bireyin kendi yolculuğunu anlama fırsatı vermekle kalmaz; aynı zamanda kişinin dünyanın bir parçası olduğunu ve özünde tüm insanlarla ortak bir ruh taşıdığını hatırlatarak evrensel bir farkındalık yaratır. Edebiyat yoluyla kişisel dönüşüm arayanlar için, bu kıymetli eser, kaçırılmaması gereken bir fırsattır. Keyifli okumalar, kitapla kalın...
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
9/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2025 93. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2025 16:13
Hermann Hesse’nin Siddhartha kitabını okuduktan sonra insana hem huzur hem de sorgulama duygusu bırakıyor diyebilirim. Kitap aslında Hindistanda Buda döneminde geçiyor ve Siddhartha adında genç bir brahmanın kendi iç yolculuğunu hayatın anlamını arayışını anlatıyor. Baştan sona bir arayış hikâyesi var ama bu arayış sadece dini ya da felsefi değil çok insani. Siddhartha önce ailesinin yanında eğitim alıyor, sonra samanalarla dünya nimetlerinden uzak yaşayan dervişler yaşamayı deniyor. Daha sonra Buda ile karşılaşıyor ama onun öğretisini bile yeterli bulmuyor çünkü gerçeğin başkasının sözlerinde değil insanın kendi yaşantısında olduğunu düşünüyor. Burada aslında kitaptaki en önemli mesajlardan birini gördüm: Gerçek bilgi başkasından öğrenilen değil insanın kendi tecrübeleriyle edindiğidir. Sonra bir dönem dünyaya karışıyor aşkı parayı ticareti zevkleri tadıyor. Bu kısımda Siddharthanın dünyevi hayata kapılıp kendini kaybetmesi bana çok düşündürücü geldi. Yani bilgelik yolunu arayan biri bile hayatın cazibelerine düşebiliyor. Ama asıl önemli olan bu hataların sonunda yeniden uyanabilmek. En sonunda ise bir nehir kıyısında, kayıkçı Vasudeva ile birlikte yaşamaya başlıyor. Nehir kitabın adeta simgesi gibi; akış, değişim, sabır, yaşamın döngüsü… Siddhartha burada gerçek anlamda aydınlanıyor. Bütün deneyimlerinin birleşmesiyle iç huzuru buluyor. Kitabın finalinde ulaştığı dinginlik bana insanın sürekli arayıp da aslında kendi içinde bulabileceği huzuru hatırlattı. Yorum olarak şunu söyleyebilirim: Siddhartha sade ama çok derin bir kitap. Okurken bir felsefe dersi gibi değil bir hayat hikâyesi gibi ilerliyor. Bazı bölümlerde kendimi Siddhartha’nın sorgulamalarıyla yan yana hissettim. Özellikle başkasının öğrettiği yolla değil kendi yolunla öğrenmek kısmı bana çok dokundu.
Alıntı
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Puan vermedi·148 syf.··
2021 83. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2021 23:05
"şimdiye kadar öğrendiğim tek şey, hiç bir şey öğrenemeyeceğim oldu." böyle bir kitabı okuduğum için çok mutluyum, maceracı bir kitap ve evden ayrılıp "samana"olmak isteyen iki kişi sonra yollarını ayırıp tek başına maceralara atılan bir adam. zenginlikten başı dönen ve bu durumdan iğrenip gene yola düşüp teknecinin yanında yaşamak isteyen biri. sonunda o iğrendiği zenginlik hayatından kaçarken arkasında bırakılan bir gebe kadın bunu bilmiyordu tabi. tam 30 yıl oldu babasından ayrılalı kim bilir babası nasıl perişandır ve oğlu olur oğlu bir gün kaybolur o gün anlar babasının neler yaşadığını. bir insan nasıl parasız pulsuz evden ayrılır orman da yaşamak ister ki hem de durumları o kadar güzelken. neden bir tek öğün yemek isterler ki? bunlara cevap buldukça daha da okuyasım geldi
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2023 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2023 02:14
Merhabalar, Kitabı bu gece bitirdim (5 Nisan 2023). İlginç bir kitaptı. Bir arkadaşım ısrarla beğeneceğimi iddia ederek önermişti, beğendim gerçekten de :) Yolda yürümenin, yolları tanımanın, bazen o yolu seçmenin bazen seçmemenin, kısacası bir arayışın öyküsü... Anladığım kadarıyla Siddhartha kendini, içini, ruhunu her neyse aradığı bulmak için bir arayışa girse de bu yolda ve devamında yalnız olmayı yeğliyor çünkü başkasının yolundan gittiğinde aradığını bulamayacağına inanıyor. Yol, çok güzeldi. Kitabın da tabiriyle, "Yol da yoldu doğrusu!" Bazen kendini kaybetti, bazen başkalarının yapamayacağı kadar çileyi çekti, tanıştığı insanlardan bir şeyler öğrendi, düştü, kalktı, yavaşladı, hızlandı, fikirleri değişti, gelişti, biz hepsine şahit olduk. İnsanın kendini arama yolculuğu böyle bir şey... Kitabın güzel tarafı, yol yürüyen, arayan soran tek kişi Siddhartha da değil. Belki arayışta değillerse de muhakkak bir bildikleri var ve okurken bunlara da şahit oluyorsunuz. Govinda'yı, kayıkçıyı Kamala'yı, oğlunu vs. anlamaya çalışıp onların da yolunu yürüdük. Oldukça zengin bir okuma oldu :) Ayrıca Ferrari'sini Satan BilgeFerrari'sini Satan Bilge'yı sık sık hatırlattı bana okurken. Hemen hemen aynı kültürün meyveleri, aynı meselelerden bahsediyor, onu da severek okumuştum. Bu da aynı tatta :) Biraz okudum biraz dinledim, kısa sürede bitti, iyi ki tanımışım :) Bana oruç tutmanın bir başka faydasını gösterdi :) Her şeyi olmasa da bir şeyler muhakkak katar. Bu yüzden herkese tavsiye eder, keyifli okumalar dileriiim :)
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma

Yazar Hakkında

Hermann HesseYazar · 54 kitap
1877'de Almanya'nın Calw Kasabası'nda doğdu. 1962 yılında İsviçre'nin Montagnola Kasabası'nda yaşamını yitirdi. İlk şiirini yirmi beş yaşında yazdı. Ardından Peter Camenzind, Çarklar Arasında, Gertrud, Rosshalde, Demian ve diğer romanları geldi. Birinci Dünya Savaşı'nda Alman militarizmini protesto etmek için İsviçre'ye yerleşti. İkinci Dünya Savaşı'nda hem Naziler, hem de antifaşistler tarafından sert şekilde eleştirildi. Bu eleştiriler, ayrıca sorunlu aile yaşamı ve savaş esirlerine yardım konusundaki yoğun çalışmasının sonucu ağır bir bunalım geçirdi. Jung'un öğrencisi Lang ona psikanaliz tedavisi uyguladı. Lang ile dostluğu ruhbilime ve Jung'a duyduğu ilgiyi körükleyerek şiirsel iç dünyasını zenginleştirdi. İnsancıllığı, barışseverliği ve insan yaşamını irdeleyen felsefesi, Bozkırkurdu, Narziss ve Goldmund ve Siddhartha adlı romanlarında özellikle belirgindir. Boncuk Oyunu adlı romanından sonra 1946'da Nobel Edebiyat Ödülü aldı. Doğu edebiyatına ve mistisizmine düşkünlüğü, ayrıca bireysel bunalımlara çözümü Doğu felsefesinde arayışı, 1960 yıllarında canlanan Budizm ve Zen Budizm akımlarının da yardımıyla özellikle Amerikan hippi gençliği arasında en çok okunan yazarlar arasına girmesini sağladı. Eserlerinin büyük bölümü Türkçe'ye çevrildi.