Z. Osman, uzun boylu, ince vücûtlu; gür kaşlı, bıyıklı, güleç ve sevimli bir yüze sahip yakışıklı bir kişidir. Yakın dostlarının belirttiklerine göre, sıkılgan ve ürkektir. Temiz, kibar ve mütevazı bir kişidir. Ihtiras, telâş ve heyecandan uzaktır. Samimi ve duygusaldır. Sade, temizdir, gösterişten ve yapmacıktan hoşlanmaz. Evine ve ailesine bağlıdır. Günleri eviyle işyeri arasında gidip gelmekle geçer. Evinde çocukları, kitapları ve çiçekleriyle meşgul olur. Kalabalığı sevmez, oturduğu semtin (Kalamış-Kızıltoprak) tenha yollarında gezinir. Mazbut bir hayat yaşar. Ermiş insanlar gibi kendi köşesine çekilir: kimseyi incitmez; kimsenin aleyhinde konuşmaz; basit ve sakin bir hayat sürer.
Nisâ 77: (Savaş emredilmezden evvel) kendilerine: "(Size eziyet eden müşriklere karşı, savaştan şimdilik) ellerinizi çekin, namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin." denilen kimseleri görmedin mi? (Kendilerini korumak için) savaş yazılınca (farz olunca görürsün ki) içlerinden bir grup, Allah'tan korkarcasına, hatta daha fazla bir korku ile insanlardan korkarlar ve: "Ey Rabbimiz! Bize savaşı niçin yazdın? Bizi yakın bir zamana kadar ertelesen." derler. (Resûlüm! Onlara) de ki: "Dünyanın geçici menfaati pek azdır. Ahiret ise 'Allah'ın emirlerine uygun yaşayanlar' için elbette daha hayırlıdır. Siz, hurma çekirdeğinin ipliği kadar bile haksızlığa uğratılmazsınız."