Harriet Beecher Stowe

Harriet Beecher Stowe

Yazar
8.6/10
169 Kişi
·
589
Okunma
·
22
Beğeni
·
1628
Gösterim
Adı:
Harriet Beecher Stowe
Unvan:
Yazar
Doğum:
Connecticut, 14 Haziran 1811
Ölüm:
Connecticut, 1 Temmuz 1896
Amerika İç Savaşı dönemindeyken köle karşıtı romanlar yazmıştır. Bunlardan bir örneği ise Tom Amca'nın Kulübesi (1852)'dir. Yazdığı romanlar sayesinde ABD ve Birleşik Krallık'ta ün kazanmıştır. Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.

Yaşamı

Harriet Beecher Stowe 14 Haziran 1811 tarihinde Connecticut eyaletinde doğmuştur . Ailesinin 13 çocuğunun 7. olmuştur.21 yaşındayken Lane Teoloji Semineri başkanı olmuştur. Bu yüzden Ohio'ya taşınmıştır. 6 Ocak 1836 tarihinde evlenmiştir. İkiz kızları dahil olmak üzere tam 7 çocuğu olmuştur.
İnsan sevgisi, Tom Amca'nın ruhuna işlemişti. İnsanları derisine, ırkına, dinine, diline bakmaksızın benimsiyor, ayrım yapmaksızın tüm insanları seviyordu.
- Para vererek bedenimi satın alsanız da inançlarımı asla satın alamazsınız. Elimi, kolumu, bacağımı kırsanız da düşüncelerimi etkileyemezsiniz.
Biliyorsunuz, ayrıcalıklarınız yüzünden kendinizi kimsenin üstünde hissetmemelisiniz, ayrıcalıklarımız ödüllerimizdir, bunu hep anımsamalıyız.
Tanrı insana birçok iyi şeyi iki kez verebilir ama bir anneyi bir kez verir. Yüzyıl yaşasanız ona benzer başka bir kadın bulamazsınız. Öyleyse ona sımsıkı sarılın.
Bu tam anlamıyla halis muhlis köpeklik , şeytanı kandırıp paçayı kurtaracaksın , sonra da tutup dine 'sarılacaksın'. Ne kaypak bir davranış bu , ömrün boyunca şeytana borcun biriksin , sonra ödeme zamanı gelince sıvış ! Peh !
536 syf.
·Puan vermedi
İlkokul yıllarımda okumuştum. Çocuk aklımla düşündüğüm şey, köleliğin ne kadar korkunç bir şey olduğu ve köle olmadığımız için ne kadar şanslı olduğumuzdu. Güzel bir klasik.
152 syf.
·1 günde·6/10
"Fahrenheit 451" kitabında "Beyazların sevmediği kitap" olarak geçen kitaptır. Gördüğümde aniden bu kitabın bende olduğu ve belki 10 yıl belki daha da önce hediye geldiğini hatırladım. Evde yaptığım ufak bir araştırma sonucu kitabı buldum (kapağını bile hatırlıyordum :D ) Ve böylece okumaya başladım.

Çocuk kitabı olarak geçiyor ancak basit anlatımı dışında konu itibariyle çocuk kitabı olduğunu düşünmüyorum. Bir çocuğun köleliğin ne demek olduğunu, köle olan birisinin neler yaşadığını anlayabileceğini düşünmüyorum. Belki bunu anlatmak amacıyla yazılmıştır. Kitabın elime çocukken geçtiği ama ancak şimdi ilgimi çektiğini de göz önünde bulundurduğumdan çocukların ilgisi çekmediğini düşünüyorum. Ancak yetişkinler için de pek bir edebi dil kullanımı yok. Fazla sade geldi. Bu sebeple pek hoşuma gitmedi.
536 syf.
·24 günde·10/10
Uzun olan ve geç bitirdiğim ama iyiki okudum dediğim ve okumanızı tavsiye ettiğim bu roman üstünlüğün sadece takvada olduğunu unutan ve kendinden farklı olanı aşağı görüp kendini üstün görmekte hiçbir yanlışlık görmeyen insanoğlunun dile kolay, kalbe ve yaşamaya zor gelen insanlık ayıbını köleliği, faşistliği anlatıyor...
Sahiii !!!
İnsan görmez mi hepimiz insanız ?
İnsan görmez mi iyilikten iyilik, kötülükten kötülük doğar ?
İnsan bilmez mi sevmek sevilmek neleri açar?
İnsan bilmez mi hepimiz değerliyiz?
Maalesef gaflete düşen nefsine kapılan insanoğlu kibirlilik sınavını tarih boyunca geçemedi..
Bu kitap; kardeşin kardeşe düşman olduğu, kimsenin kimseyi umursamadığı, herkesin zanla önyargıyla hareket ettiği ve karşılık bekleyerek birşey yaptığı bu zor hassas zamanlarda insanın çektiği dehşet verici acıları, vicdan yoksunluğunu, imanın önemini ve az da olsa hala iyi insanların olduğunu okuyucuya sunup bizleri silkindirip kendimize getirebilecek türden değerli bir roman.
O yüzden okuyun okutturun saygıdeğer insanlar..
Kitabın konusundan çıkıp yazarın üslubuna gelirsek; yazar kendine özgü ve benim çok alışkın olmadığım bir tarza sahip, kitabın her yerinde kadının Hristiyanlık inancını ve vicdani rahatsızlığını görmek mümkün.Dili gayet sade, anlaşılır ve kitap altını çizeceğiniz satırlarla dolu.
Kitabın ana konusu olan köleliğin kısaca tarihine gelirsek ;
Amerika kıtası keşfedilince buradaki yerlileri asimile eden soykırıma uğratan insanoğlu bu kıtadaki topraklarda çalıştırmak üzere Afrikadan gemilerle insan taşıyor.
(Tabii bunların insan olduğunun bilinçinde değiller!!!)
Sonra Afrikalılar köle olarak kullanılıyor, hiçbir hak tanınmıyor ve değersiz bir eşya gibi alınıp satılıyorlar.
(Tabii onların duyguları, canları yok ki!!)

Sonunda 1804 yılında Kuzey eyaletlerde kölelik yasaklanıyor ama Güney bunu kabul etmiyor sonra iç savaş yaşanıyor ve 19 haziran 1862 yılında Amerika'nın 16. Başkanı Abraham LİNCOLN tarafından tüm Amerika'da kölelik yasaklanıyor. Lakin LİNCOLN suikaste kurban edilerek öldürülen ilk başkan olarak kayıtlara geçiyor:(
Pekiii faşistlik son buluyor mu? Üzücü cevabı hepimiz biliyoruz sanırım...
160 syf.
Bir buçuk saatte bitirdiğim bir kitap. İnsanların nasıl zor şartlarda hayatlarını devam ettirdikleri ve köleleştirildikleri anlatılmış. Bunca zor şarta rağmen, mutlaka umut ışığı bulundurup, o ışığın aydınlığında nasıl ayakta kaldıklarını sade bir dille anlatmış.
536 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Tom Amca'nın her zorluğa karşı daha sıkı sarıldığı inancı ve kölelik hayatını okurken bazen küçük de olsa mutluluklar yaşayacak ama genelde hüzünleneceksiniz. Amerikadaki insanlık ayıbı kölelik, gerçek kişilerin hayatlarından esinlenerek öyle güzel kurgulanmış ki hacimli bir eser olmasına rağmen bir sonraki sayfayı iyilerin kazanacağı, kötülerin cezasını bulacağı umuduyla okuyacaksınız. Annelerin çocuklarından, eşlerin birbirlerinden dahası inançların yüreklerden koparılmaya çalışıldığı eserde kölelerin çektiği sıkıntılar, sefalet ve hatta işkenceler gözler önüne seriliyor. Sırf ten renklerinden dolayı beyaz adamlar öyle olması gerektiğini savunuyor diye duyguları olan insan olarak kabul edilmeyen Tom Amca, Eliza, George, Choly Teyze, Topsy, Cassy ve daha nice kölelerin dramlarına şahit olacağınız Tom Amca'nın Kulübesi'nin Amerikadaki kölelik kurumunun kaldırılmasında da büyük etkisi olduğu söyleniyor. Keyifli okumalar.
95 syf.
·38 günde·Puan vermedi
'Bazı zorlukların çıkış noktası birlik, dostluk ve sevgidir' diyen bu kitap Tom amca ve onun sevimli kulübesinde özdeşleşen özgürlük savaşının öyküsüdür.
536 syf.
Dünya edebiyatı kalsiklerinden biri olarak kabul edilen Tom Amca'nın Kulübesi, yarattığı duygusal ve politik etkilerle yalnız edebiyata değil, ABD tarihine de damgasını vuran bir roman. İlk kez yayınlandığı 1852 yılında devrimci ve yenilikçi niteliğiyle büyük tepki toplayan, beyazların egemenliğini sürdürdüğü on dokuzuncu yüzyıl Amerika'sının utanç verici kölelik kurumu karşısındaki tutumunu acımasızca, ayrıntılarıyla gözler önüne seren bir başyapıt. Amerika'da köleliğin kaldırılmasında büyük etkisi olduğu söylenen roman, köleliğin korkunçluğunu, insan doğasına aykırılığını, ahlaki ve dini yanlışlığını dile getirir. Nasıl bir yaşam sürerlerse sürsünler, bütün kölelerin ortak noktası şudur; özgürlükleri ve gelecekleri yoktur. Mal olarak alınıp satılan, ailelerinden koparılan insanlardır onlar; kimi çocuklar, bu yazgıdan kurtulmaları için doğar doğmaz öldürülürler. On dokuzuncu yüzyıldaki kölelik koşulları göz önünde bulundurularak okunması gereken romanda, yazar, köleliği beyazların sorunu olarak ele alırken, zencilerin çektiği ıstırap ve sıkıntıları ön planda tutmuş, onlara özellikle Tom Amca başta olmak üzere, ahlaklılık, yumuşaklık ve inançla donatılmış bir insanlık gücü bağışlamıştır.
536 syf.
·10/10
Çocukluk dönemimde okuduğum en etkileyici kitap olduğuna şüphe yoktur, sonu hazinle sonlanan roman daha dün gibi hatıralrımda saklıdır... okunması şiddetle tavsiye edilir siyahi bir adamın başından geçenleri anlatan müthiş hikaye
536 syf.
·30 günde·Beğendi·10/10
1852 yılında devrimci ve yenilikçi niteliğiyle büyük tepki toplayan, beyazların egemenliğini sürdürdüğü on dokuzuncu yüzyıl Amerika'sının utanç verici kölelik kurumu karşısındaki tutumunu acımasızca, ayrıntılarıyla gözler önüne seren bir başyapıt. Amerika'da köleliğin kaldırılmasında büyük etkisi olduğu söylenen roman, köleliğin korkunçluğunu, insan doğasına aykırılığını, ahlaki ve dini yanlışlığını dile getirir. Nasıl bir yaşam sürerlerse sürsünler, bütün kölelerin ortak noktası şudur; özgürlükleri ve gelecekleri yoktur. Mal olarak alınıp satılan, ailelerinden koparılan insanlardır onlar; kimi çocuklar, bu yazgıdan kurtulmaları için doğar doğmaz öldürülürler. On dokuzuncu yüzyıldaki kölelik koşulları göz önünde bulundurularak okunması gereken romanda, yazar, köleliği beyazların sorunu olarak ele alırken, zencilerin çektiği ıstırap ve sıkıntıları ön planda tutmuş, onlara özellikle Tom Amca başta olmak üzere, ahlaklılık, yumuşaklık ve inançla donatılmış bir insanlık gücü bağışlamıştır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Harriet Beecher Stowe
Unvan:
Yazar
Doğum:
Connecticut, 14 Haziran 1811
Ölüm:
Connecticut, 1 Temmuz 1896
Amerika İç Savaşı dönemindeyken köle karşıtı romanlar yazmıştır. Bunlardan bir örneği ise Tom Amca'nın Kulübesi (1852)'dir. Yazdığı romanlar sayesinde ABD ve Birleşik Krallık'ta ün kazanmıştır. Tom Amca'nın Kulübesi dahil 20'den fazla kitap yazmıştır.

Yaşamı

Harriet Beecher Stowe 14 Haziran 1811 tarihinde Connecticut eyaletinde doğmuştur . Ailesinin 13 çocuğunun 7. olmuştur.21 yaşındayken Lane Teoloji Semineri başkanı olmuştur. Bu yüzden Ohio'ya taşınmıştır. 6 Ocak 1836 tarihinde evlenmiştir. İkiz kızları dahil olmak üzere tam 7 çocuğu olmuştur.

Yazar istatistikleri

  • 22 okur beğendi.
  • 589 okur okudu.
  • 15 okur okuyor.
  • 353 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.