Henry David Thoreau

Henry David Thoreau

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
koseli-arti
coklupaylas
ucnokta_yatay-1
yildiz
7.6
1.774 Kişi
okuyor-dolu
5,7bin
Okunma
v3_begen_dolu
689
Beğeni
goz
24,5bin
Gösterim
Kitaplarını Satın Al
bilgi
Sponsorlu
Unvan
ABD'li Klasik Liberal Yazar, Düşünür ve Çevreci.
Doğum
Concord, Massachusetts, ABD, 12 Temmuz 1817
Ölüm
Concord, Massachusetts, ABD, 6 Mayıs 1862
Yaşamı
Henry David Thoreau (12 Temmuz 1817 - 6 Mayıs 1862), Amerikalı harita mühendisi, yazar, filozof, şair, tarihçi, kölelik karşıtı, vergi direnişçisi, kalkınma eleştirmeni ve natüralist. 1817 yılında Massachusetts eyaletine bağlı Concord'da doğdu. Harvard Üniversitesi'nden 1837 yılında mezun oldu. Hiçbir zaman geleneksel bir öğrenci olmamıştı, okul yıllarında transandantalizme ve Ralph Waldo Emerson'a olan ilgisi başladı. Harvard'dan mezun olunca bir süre babasının dükkânında çalıştı, daha sonra bir okulda öğretmenlik yaptı. Düşüncesel anlamda fazlasıyla etkisinde kaldığı ve ömür boyu dostu olacak Emerson 1841'de onu evine davet etti ve Thoreau 1843'e kadar sık aralıklarla Emerson'da kaldı. Emerson'ın asistanı gibiydi, The Dial isimli transendentalist dergiye şiir ve nesirleri ile katkıda bulundu. 1845 yılında Concord şehrinin dışında bulunan Walden Gölü kıyısında, Emerson'a ait olan bir arazinin üstüne bir kulübe inşa etti. Burada geçirdiği iki yılın meyvesi olarak "Walden" kitabını yazdı. Walden gölünün kıyısında geçirdiği doğayla bütünleşik ama yalnız iki yılın bir diğer meyvesi de, 1849'da yayınlanan, "A Week on the Concord and the Merrimack Rivers" (Concord ve Merrimack Irmakları Üzerinde Bir Hafta) idi. Thoreau'nun sağlığında yayımlayabildiği sadece bu iki kitabı vardır. Diğer eserleri ve günlükleri ölümünden sonra yayınlanmıştır. 1854'te yayınladığı başyapıtı "Walden" Amerika'nın en önemli entelektüel akımlarından biri olan New England Transandantalizmi için bir örnek eserdir. Eserde yer alan çevre konusundaki düşünceler ise modern çevreciliğin ve çevre korumanın en önemli satırlarıdır diyebiliriz. Amerikan düşünce tarihi, transendentalizm ve naturalizmde bıraktığı izler ne kadar önemliyse, "Sivil İtaatsizlik" (Civil Disobedience, 1849) isimli makalesi de siyasi tarihe bıraktığı iz de o kadar önemlidir. Meksika savaşı yüzünden, ki ona göre bu savaş sadece köleliği geliştirmek içindi, ödemeyi reddettiği vergi sonucu hapiste geçirdiği bir gece, onun "Sivil İtaatsizlik" isimli makalesini yazmasına neden olmuştur. Daha sonraları Gandi'nin en büyük ilham kaynağı olacak bu makale Thoreau'nun belki de en ünlü eseridir. Gandi'nin dışında Tolstoy ve Martin Luther King gibi önemli isimler de Thoreau'nun düşüncelerinden ve eserlerinden ilham almışlardır. Thoreau, 1862'de, birkaç küçük gezi ve Harvard'daki öğrencilik dönemi dışında hiç ayrılmadığı Concord şehrinde, geçirdiği tüberküloz yüzünden ölmüştür. Bütün eserleri 20 cilt halinde 1906'da basılmıştır.
kamera
Yürümek
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Sivil İtaatsizlik
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Walden
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Sivil İtaatsizlik - Yürüm...
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Nerede ve Ne İçin Yaşadım
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
kamera
Yalnızlık
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Daha Fazla
56 syf.
·
1 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki bu kitabın herkese okutulması lazım. -ama altta ne demek istediği de yazılmalı ki bazı kişiler istediği yere çekmesin - Bu yıl benden her kitap önerisi isteyene siyaset politika- insan ve toplum - felsefe türlerini seviyorsa önereceğim tek kitap olacak. Daha iyisini okuyana kadar. Hatta bu türleri sevmeyenlere de okutacağım :d Bu kitap çok okunma almadığı için kitap öne çıksın görünsün diyerekten çok alıntı paylaşımı yaptım. Beni takip eden arkadaşlara kitabı okuttum resmen dkdkdk Ama buna rağmen okuyacak olanlar için çoğu altına imza atılası sözleri paylaşmadım. Pdf yoluyla okudum önemli yerleri ss alayım dedim. Kaç tane ss almışım sayamadım. Benim için önemli değerli ve farklı açıdan görmemi sağlayan bir kitaptı. Şimdiden iyi okumalar diliyorum.
kamera
Sivil İtaatsizlik
yildiz
8.1/10 · 1.380 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
302 syf.
·
23 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Uzun bir Thoreau incelemesi....
Trakya’ da Kırklareli’nin 58 Km. kuzeydoğusunda Demirköy İlçesi Sarpdere Köyü yakınlarında yeşilin her tonunu görebileceğiniz bir ormanın içinde, ikinci Jeolojik zamanda (Günümüzden 180 milyon yıl önce) oluşmuş bir mağara vardır. DUPNİSA. 2003 yılında turizme açıldı o mağara. Daha önce mağara gezenler varsa bilirler. Milyonlarca yılda damla damla oluşan o mağaraların içine yürüme yolları adı altında beton merdivenler yapılır. Belli aralıklarla insanoğlu rahat görebilsin diye de ışıklandırılır. Hatta kendi kendimize uydurup şans getirsin diye içini bozuk paralarla doldurduğumuz küçük havuzcuklar oluştururuz içinde. Zavallı insanoğlu… İşte o Dupnisa mağarasını turizme açılmadan önce 1990 lı yılların sonunda el değmemiş haliyle gezme şansına erişmiştim rehber eşliğinde. Sessiz olup mümkünse hiç konuşmadan, gerekmedikçe el fenerlerini açmadan, karanlıkta tek sıra halinde el ele yürümemiz, belirli bölgelere geldikçe rehberlerin el fenerlerini açıp mağara hakkında bilgiler vereceklerini söylediler bizler. Kabus gibi gelmişti başlangıçta. Ama kabus falan değil gerçeğin ve doğanın ta kendisiymiş yaşayacaklarımız. Yer yer el fenerleri açıldı, tanıtımlar yapıldı. Özellikle bir bölgeye geldiğimizde el fenerlerimizi açmamız söylendi. Açtığımızda gördüğümüz manzara harikaydı. Binlerce yılda oluşan bir mağaranın içinde doğal bir yaşam vardı. Buz gibi su, sarkıt, dikit ve yarasalar. O manzaranın içinde eğreti duran sadece biz insanlardık. Rehberimiz bir dakika süre ile hepimizin el fenerlerimizi kapatmamızı ve konuşmadan sadece mağarayı dinlememizi istedi bizden. Dediğini yaptık. Karanlığın en koyu halinde görme duyumuzu kullanmadan, sessizliğin sesini, mağaranın özünü gördük biz.. İ-na-nıl-maz-dı. Tüm yaşantım boyunca doğanın bilinen en derin yerlerinden birinde bir dakikalık zaman dilimi, sadece bir dakika. İnsan ömrünün ortalama 70 yıl olduğunu varsayarsak 36.792.000 dakikalık ömürde sadece bir dakika. Ömrümüzün 36.792.000 de biri. Böyle bir tecrübeyi kendi adıma bir daha edinmem mümkün değildi. Yer yer düşmemek için ellerimizle mağaranın duvarlarına tutunmak zorunda kaldık. Yapışkan, ıslak, çamur gibi bir şey bulaştı ellerimize. Ne olduğunu mağaradan çıktığımızda anlayabildik ancak. Yarasa dışkıları kaplamıştı ellerimizi.16 türde yaklaşık 60 bin yarasaya ev sahipliği yapıyormuş Dupnisa. Şimdi o mağara maalesef karanlık değil artık. Işıklandırmanın yarasalara ve mağaranın oluşumuna etkisi ne kadardır halen tartışılıyor. Ama bildiğim bir şey var ki asla bir daha eskisi gibi olmayacak ve kimse o mağaranın sessizlikteki sesini dinleyip özüne ulaşamayacak.. Kendi adıma doğaya hak ettiği değeri verme savaşımın en derin sebebidir Dupnisa ve o bir dakika. Doğal yaşam ve Başkaldırı kitabını okurken hep gözümün önüne o günün gelmesi de bundandır. Belki hayatımızın bir döneminde hepimizin aklından geçmiştir. Kaçıp gitsem bir dağ başına ya da bir su kenarına diye. Düşünmüşüzdür de kaçımız gerçekleştirebilmiştir bunu. İşte THOREAU bunu Walden gölünde iki yıl boyunca başarmış ve tecrübelerini de Doğal Yaşam ve Başkaldırı adıyla da kitaplaştırmış. Peki neden Walden gölü? Emerson en önemli dostlarından biriydi Thoreau’ nun (bazı noktalarda ayrı düşünselerde) ve Emerson’ un Walden gölünün kenarında bir arazisi vardı. Oraya bir kulübe inşa etti Thoreau ve dedi ki ‘’Sizlerin bir yıl için ödediğiniz kira parasına ben ihtiyaçlarımı karşılayacak bir kulübe inşa ettim’’. lginç bir kişilik Thoreau, sıradan biri değil. Bir felsefenin fikir babası. Thoreau, Emersonla birlikte Transandantalizm’ in öncülerinden. Transandantalizm, 19. Yüzyılda Sanayi devrimine, materyalizme ve kapitalizme tepki olarak doğmuş, doğa ve insanın birlikteliğine, doğanın da bir çeşit din olduğuna inanan, bilinçli ve temel ihtiyaçlarla yaşamanın erdemini savunan bir görüştür. Kendi içimizi dinleyerek erdem ve ahlaka ulaşabiliriz. Bize bunları öğretecek doğadan başka bir güç yoktur. Doğa kendi başına kusursuzdur ve bir ahenk içindedir ve Kapitalizm bu ahengi bozan bir sistemdir. Bizler doğa ile birlikte yürümeyi başarabilirsek eğer, daha üst gerçekliğe ulaşabiliriz. İnancın üstüne, dinin üstüne ulaşmak mümkündür. Eğer doğadan uzaklaşıyorsak zaten tanrıdan da uzaklaşıyoruz demektir. Son yüzyılda dilimize giren ve her geçen gün savunucularının arttığı ekoloji akımının kurucusudur aslında Thoreau. Fakat Thoreau’ nun Doğal Yaşamı; kapitalizmin ‘’alternatif yaşam olarak doğa’’ şeklinde bizlere sunduğu organik tarım, organik beslenme değil, tam anlamıyla doğanın kendisiyle birlikte yaşamaktır. Evinin yolu üzerinde ölmüş bir yabani atın kokusundan rahatsız olsa da, O’ nu gömmek yerine doğanın kendi iç dinamiklerine bırakıp diğer canlıların beslenmesine katkıda bulunmaktır ya da kedilerin köpeklerin genetiğini değiştirip sonrada hayvan sevgisinden bahsetmek değil de, dağ kedilerinin evinin önünden geçmelerine izin vermektir. İnsan özü gereği doğduğu anda hürdür. Fakat önce hükümetler sonra da insanların kendi materyalist hırsları onları köle yapar. Oysa gerçek özgürlük insanın kendi ihtiyaçlarını kendisinin karşılamasında yatmaktadır Thoreau’ ya göre. Tüm bu doğa tutkusu Thoreau’ nun bir romantik olduğunu zannetmemize sebep olsa da durum bunun tam tersidir ve Thoreau bir realisttir . Doğa vardır ve gerçektir. Doğa bizim değil, biz onun bir parçasıyızdır. 1817-1862 yılları arasında yaşamış ve Harvard’ dan mezun olmuş Henry David Thoreau bu diplomasını hiç kullanmamıştır. Diplomaların anlamsızlığı hakkında ki görüşünü en iyi açıklayan anısı da mezun olup törenle diplomasını aldığı gündür. Aldığı diplomanın koyun derisi üzerine basıldığını fark eden Thoreau, ” Keşke her koyun, kendi derisine sahip çıksa! ” diyerek hem diplomanın ne kadar gereksiz olduğunu, hem de bireyleri kurtaran ve gelişimini sağlayan gücün yine kendisi olduğunu vurgulamıştır. Sevgili Thoreau sakin ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılayarak Walden Gölü’ nde ki bu kulübede yaşarken, Amerika Meksika’ ya savaş açmış ve Thoreau bu savaşın altında yatan sebebin köleliği yayma çabaları olduğunu görünce savaş ekonomisi adı altında vatandaştan toplanan 1.5 dolar tutarındaki vergiyi, vergi sistemine muhalet ederek ödemediği için hapse atılmıştır. Kız kardeşi kendisine haber vermeden vergiyi ödeyince de bir gün sonra serbest bırakılmıştır (kız kardeşi ile ilişkilerinin bundan sonra nasıl geliştiği hakkında bir bilgi bulamadım maalesef). İşte Thoreau, en ünlü yapıtı olan ve Tolstoy, Mahatma Gandhi ve Martin Luther King’ e ilham veren Civil Disobedience ( Sivil İtaatsizlik) adlı makalesini bu olay sonucunda kaleme almıştır. Sivil itaatsizlik makalesi başka yayınevleri tarafından da son yıllarda ülkemizde basıldığı gibi bu kitabın sonunda da mevcuttur. Maalesef Say yayınlarından çıkan Sivil İtaatsizlik kitabını okuyunca Kaknüs yayınlarından çıkan Doğal Yaşam ve Başkaldırı kitabının çevirisinde ki ve basımında ki özensizliği görüyorsunuz. Örneğin; Kaknüs yayınları çevirisi; Amerikan hükümeti kökü yakın zaman öncesine dayanan bir gelenektir, bozulmadan gelecek nesillere ulaştırılmak istense de her saniye ilkelerinden bir şeyler kaybetmektedir. Bu hükümet tek bir adamın gücü ve canlılığından yoksundur; çünkü tek bir adam onu kendi iradesine göre şekillendirebilir…. Say yayınları çevirisi; Yakın geçmişte oluşturulan Amerikan hükümeti, kendisini gelecek kuşaklara olduğu gibi taşımaya çalışan fakat sürekli olarak ilkelerinden bir şeyler yitiren bir gelenek değil midir? Onda bir kişide bulunan güç ve enerji yoktur, çünkü bir kişi bile onu kendi arzularına göre biçimlendirebilir…. Kitapta sık sık karşımıza çıkan yanlış yerde kullanılan noktalama işaretlerini , ya da ‘’memnun’’ yerine memenun, ‘’gibiyim’’ yerine ‘’gibileyim’’ ya da ‘’öteye’’ yerine ‘’öleye’’ yazılması gibi çoğaltabileceğimiz örneklerin olması basımda ki özensizliği ispatlamakta. Oysa Thoreau felsefi yanının ötesinde İngilizceyi ustalıkla kullanan bir yazardır. Örneğin ‘’ Tatlı Ekim rüzgarı havalanıp, yaprakları hışırdatıp göl yüzeyini dalgalandırınca hiçbir kuş duyulmaz ve görülmezdi’’ ya da ‘’ Dalgalar cömertçe kalkıp öfkeyle kıyıya çarparak, bütün su kuşlarının safında yer alırdı, sporcu avcılar kasabaya dükkanlarına dönüp bu işi yarım bırakmak zorunda kalırdı.’’ gibi usta bir yazarın kaleminden çıkmışçasına etkileyici cümleleri var Thoreau’ nun. Bu nedenle diyorum ki; Ahh ahh, böyle özensiz bir çeviriye feda etmeseydi Kaknüs yayınları bu harika kitabı da, daha çok huzur bularak okusaydık o güzelim Walden Gölü' nü doğanın sesini, başkaldırının asaletini ve doğaya sığınmanın yüceliğini Thoreau’ nun anlatımıyla. Kimi yerlerde Türkçe’ den Türkçe’ ye çeviri yapmak zorunda kalsam da ha-ri-ka bir düşün adamını yakından tanıdım. Her şeye rağmen bu kitapla buluşmamızı sağladığı için bile yayın evine teşekkür etmek gerek diye düşünüyorum. İçinde Sivil İtaatsizlik makalesinin de olduğu ve Walden Gölü adlı kitabının editörlüğünü yapan Walter Harding’ in yazdığı önsöz ile birlikte 20 bölümden oluşuyor kitap. ‘’Okumak’’ ’Yalnızlık’’ , ‘’Ziyaretçiler’’, ‘’Yüksek Prensipler’’ gibi bölümlerin oldukça etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Bu bölümlerde Thoreau’ yu daha iyi tanıma şansınız oluyor. Ormanda yaşayan hayvanları inceleyip, onlar hakkında notlar almış gönüllü bir zoolog gibi günlerini bu işle ilgilenmeye vermiş ve bu bilgileri oldukça detaylı (eğer sayısal verilerle ve gözlemle çok ta ilgili değilseniz bu bölümlerde ki ampirik verilerin yoğunluğu biraz ağır ilerlemenize neden olabilir) bir şekilde kitabın çeşitli bölümlerinde paylaşmış ve mevsimlere göre gölün ve doğanın değişimlerini oldukça etkileyici bir dille anlatmış. Thoreau’ nun farklı bakış açısına sahip, herhangi bir sınıfa ya da düşünceye dahil olmamasından kaynaklananan ilginç kişiliğini birkaç örnekle açıklamak gerekiyor… • Thoreau bir anarşistir. Ama ütopyaların toplumla değil, bireyin iç dinamiklerini geliştirmesiyle, bencillikten kurtulup az ile yetinmesiyle kurulacağını savunur. • Yazdıklarının bir sosyalistin kaleminden döküldüğünü zannedersiniz ama kendisi liberaldir. ‘’ Bilgelik bizi liberalliğe götürür’’ demektedir. • Münzevi bir hayatı tercih eder ama, kendini insanlardan tamamen soyutlamaz. Zaman zaman köye inip dedikoduları alır ve insanlarla ilişkisini kesmez. • Kapısı ziyaretçilere her zaman açıktır zaman zaman onlarca insanı evinde ağırladığı olur ama bu varolan üç tane sandalyesinin sayısını arttırmasına sebep olmaz. Böylece anlar ki oturacak yer olmamasına rağmen ona gelen ziyaretçiler Thorueau için gelmektedir. • Öğrenciliği boyunca herkes Harvard’ ta siyah ceket giyerken, O yeşil ceket giymekte ısrarcı olmuştur. • Reformisttir ama reformculardan hoşlanmaz ve reform hareketlerine katılmaz. Bu nedenler sebebiyle ne tamamen redddebiliyor, ne de tamamen kabul edebiliyorsunuz yazarı. Thoreau’ nun Walden gölünde yaşadığı yer, yaşadığımız dönemde bir mimarlık harikası! olarak insanların ziyaretine açılmış. Bu mimarlık harikasını bu linkten görebilirsiniz. Ne şahaser ama … arkitera.com/proje/8041/walden-g... Neyse ki gölün kenarında Thoreau’ nun yaşadığı evin ve Thoreau’ nun kendisinin de bir replikası varmış. i.hizliresim.com/oVd7B2.jpg Son sözü Thoreau’ nun kitaptan bir alıntısına bırakmak belki de en vefalı davranış olacak bu düşün adamına karşı. ‘’Bırak gök gürüldesin, çiftçilerin ürününü bozmakla tehdit etse ne olur? Sana getirdiği haber bu değil. Onlar arabalara ve barakalara kaçarken sen bulutların altına sığın! Ticaretle değil eğlenerek yaptığın işlerle geçimini sağla! Toprağın tadını çıkar, ama ona sahip olma! Girişimcilik isteği ve inanç nedeniyle insanlar şu an bulundukları yere gelmiştir, alıp satarlar ve yaşamlarını bir köle gibi geçirirler. Keyifli okumalar
kamera
Doğal Yaşam ve Başkaldırı
yildiz
8.0/10 · 1.178 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
357 syf.
Walden gölünün kenarına taşınan ve 2 yıl orda yaşayan Thoreau ve aradan bir kaç yıl sonra ordaki yaşantısını yazmıştır. Devlet arazisinde gölün kenarında minimal yazama tarzına geçen ve az eşya barındıran bir hayat tarzını benimsemiştir bu çok az para harcayarak ve parasız bir hayat amaçlamıştır. Genellikle toprağa ektiği ürünlerle beslenir ve zamanla et balık ürünlerini yemeyerek vegan bir münzevi hayatını sürdürür.
kamera
Walden
yildiz
8.0/10 · 1.178 okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
;