Kadınsız Erkekler’deki bir kısım dikkatimi çekti “Gerçek ıstırabı hissetmem gereken bir zamanda duygularımı bastırdım. Şiddetli acı çekmeyi kabul etmemek için, olanlarla gerçekçi biçimde ve doğrudan yüzleşmekten kaçındım. Sonuç olarak da bu şekilde içi boş, cansız bir yürekle yaşıyorum şimdi.” Bunun daha doğrusu bu sözün bu kadar dikkatimi çekme sebebi belki de böyle bir dönemde olduğum içindir. Dönem diyorum ama gerçekten bir dönem mi yoksa ömür boyu böyle mi devam edecek bilmiyorum gerçi. Bazen insan olarak yaşadıklarımızı kaldıramayabiliyoruz, bu bir şok ya da yaşananın ağırlığı üzerine de olabilir. Ya da ikisi birlikte. Sonrası daha önemli oluyor genelde yani en azından devamında ne yaptığımızı bunu nasıl karşıladığımızı önemsiyoruz. Ama yine de o anı nasıl karşıladığımızı es geçiyormuşuz gibi geliyor bana çünkü sonraki süreçteki yaşadıklarımız ilk anla bağlantılı oluyor. Kendimden örnek vermek gerekirse geçen aylarda acı bir olay yaşadım. Bunun ilk anı ihtiyacım olan keder seviyesine bir miktar ulaşabildim ama sonra? Sonrası yoktu, hiçbir şey yoktu gerçekten evet üzülüyordum evet bu durum beni dayanamayacağım kadar boğuyordu ama ben gerçekten o ıstırabı yaşıyor muydum? Cevap hayır. Her ne kadar ağlamanın zayıflık olmadığını bilsem de ağlamıyordum, tutuyordum. İşin sonunda hiçbir şeyden zevk alamıyormuşum gibi hissediyorum hatta herhangi bir hissi tam anlamıyla hissedebiliyor muyum emin değilim. Bir şeylerden her daim huzursuzum her daim bir şeyler eksik ve sanki bir yere dönmeyi bekliyorum. Ama dönülmeyecek, dönmeyeceğim bunu biliyorum. Yani demem o ki bazı duygular zamanında yaşanmıyorsa birtakım sorunlar çıkarıyor, sonradan vuruyor insana zarar veriyor o an yaşansa, doya doya yaşansa belki de daha az acı verecek bir olay insanın uzun uzadıya acı çekmesine sebep