Shakespeare'ın okuduğum ilk kitabı olma özelliğine sahip olduğu için oldukça değerli şu an benim için. Çünkü okumaya devam etmem gerektiğini gösterdi bana. İlk başta oldukça önyargılı yaklaşmıştım ancak şimdi oldukça farklı bir bakış açısı kazandırdığını düşünüyorum.
Atinalı Timon'un birçok farklı lezzet ile harmanlanmış ve oldukça iyi bir şekilde sunulmuş bir eser olduğunu düşünüyorum. Kullanılan dilin edebi niteliğindeki zenginliği, diyalogların mükemmelliği, duyguların yansıtılışı, olay...Her şey o kadar yerli yerindeydi ki okumaktan büyük bir haz aldığımı ve bitmesini istemediğimi itiraf etmeliyim. Yaşadıkları yüzünden dünyaya küsmüş, her şeyin, bütün değerlerin, dostlukların ve yaşanmışlıkların yalan ve sahte olduğunu düşünen Timon' un aksine Apemantus'un gerçekleri gösteren bir ayna niteliğindeki diyalogları beni daha fazla etkiledi açıkçası...
Atinalı TimonWilliam Shakespeare · Maarif Matbaası · 19442,305 okunma
1) " Eşinle boğazda bir yemek yedin mi? Tiyatroya gittin mi? Kitap okuyor musun? "
2) " Genç insanları gelecek endişesinden kurtarmak için istihdam sorunu kalıcı olarak çözmemiz gerekir."
3) "Mozart dinliyorum ama Türkiye’ye gelirse konserine mutlaka giderim."
4) " Halkımızın bilinçlenmesi için kitaplardan olabildiğince uzak tutmalıyız."
Sözlerin kimlere ait olduğunu yazmadım. İlk 2 söz ilkokul mezunu açlık sınırının altındaki vatandaşımıza ait. Bu sözleri söylerlerken tepki ve hakarete uğradılar.
3- 4 numaralı sözler ise ultra zengin insanlara ait ve bu sözler takdirle karşılık gördü "muhataplarınca".
Bilgilinin başı, paralının önünde eğilir.
Bilgilinin başı, paralının önünde eğilir.
(Atinalı Timon)
Her yerde İnsan gibi bir muamele görmek istiyorsanız okuyun, araştırın, üretin...
Şaka şaka sakın bunları yapmayın.Gidin para kazanın, paranız olursa hepsi kendiliğinden gelir. Tek satır kitap okumadan, araştırmadan herşey hakkında söz söyleme yetkiniz olur.
Değeriniz sadece paranız kadardır...
Kadim bilgi: "Paran kadar konuş." Bu öğüdü iyi tutun.
Atinalı Timon'u okuyarak daha geniş bir şekilde bilgi sahibi olabilirsiniz:)
Atinalı TimonWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,305 okunma
Çok kullandığımız bir cümle vardır: "Düşenin dostu olmaz."
Sanki ayaktayken çok dostumuz varmış gibi...
William Shakespeare
Her kitabında olduğu gibi bu kitabında da "evrensel bir yaraya" değinmiş. Evrensel yara... İnsanlara faydanız dokunurken onlar için kıymetlisinizdir. Ama artık sizi kullanamayacaklarına inandıklarında sizin yanınızda olmazlar.
Franz Kafka'nın Dönüşüm eserini okudunuz mu?
Gregor Samsa diye bir karakter vardır.
Çalışır, ailesine bakar, ailesi tarafından sevilir ve işinde takdir görür.
Bir sabah uyanır ve aa böceğe dönüşmüş.
O andan itibaren onu seven ona değer veren herkes için bir "öteleme" yaşamaya başlar. Çok sevdiği ailesi bile onu faraş vasıtasıyla atacaktır.
Atinalı Timon da öyle...
Güzel günlerde herkes yanında ama işler değiştiğinde... -spoiler vermek istemem.-
"Sen hiç, parası pulu olmayıp da sevilen birine rastladın mı?" (s. 112)
Yoktur demiyorum, vardır. Ama kabul edelim ki dünyanın gerçeği bu. Düşerken elinizden tutan olmuyor, herkes kendini kurtarma peşine düşüyor. Çok sevdiğim bir sözde olduğu gibi: Batan gemiyi önce fareler terk ediyor.
"Benim bütün kazancım aldığım yaralar oldu." (s. 79) Yaralıyız. Kabul edelim birçoğu dost yarası. Aynı sofrada yemek yediğimiz insanlardan aldık bu yaraların çoğunu. Hani derler ya: Kime iyilik ettiysen ondan koru kendini, diye. En savunmasız halimiz onlara karşı olduğu için onlardan aldık en büyük yaraları.
"Yardımlarına muhtaç olmayacaksak dostlara ne ihtiyaç var?" (s. 31)
Oturdum uzun uzun düşündüm bu sorunun cevabını.
Varın biraz da siz düşünün.
Cehennem diğer insanlardır, diyor #y:699.
Eseri okudukça buna hak vereceksiniz.
Zavallı Timon! Dar gününde koştuğun, altınlarını saçtığın dost bildiğin dalkavuklarının dar gününde sana yardım edeceğini mi sandın!?
"Para budalaları, sofra sülükleri, iyi gün sinekleri! "
Atinalı Timon, servetini dostları için tüketen onlara hediyeler alıp ikramlarda bulunan çok cömert bir insandır. Para biriktirmek yerine dost biriktirmeyi seçen Timon’un serveti tükenince etrafında kimse kalmaz. İnsanlardan iğrenen ve kimseden yardım alamayan Timon nefreti ile baş başa kaldığı mağarada büyük bir hazine bulmuştur. Bu altıınlar acaba Timon a mutluluk getirebilecek midir? Aradığını bulabilecek mi ya da aradığından ne zaman vazgeçecektir?
Erdemleri bencilliğinden doğmuş Timon'un aslında; cömertliğiyle ve iyiliğiyle doyurmaya çalışmış varlığını.
Canım kitapseverlerim, lütfen tiyatro eseridir diye düşünmeyin William Shakespeare le bir an evvel tanışın.
Ankara Ekim
Atinalı TimonWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,305 okunma
"Demek bu dünyada insanların
Merhamet beklememeyi öğrenmeleri gerek,
Çünkü çıkarcılık vicdan bırakmamış kimsede."
110 sayfalık oyun için Mina Urgan tam 30 sayfa önsöz hazırlamış. Bu önsözde oyunun her sahnesinin detaylıca yorum ve analizi var. Daha önce Mina hanımın yazmış olduğu bu önsözü büyük çaplı araştırmaları sonucu ortaya çıkardığı İngiliz Edebiyatı Tarihi adlı eserinde de okumuştum ancak bu kadar uzun değildi. Belli ki İş Bankası Kültür Yayınları önsözü uzatmasını istemiş, kitap kalınlaştıkça fiyat da artar mantığı, çünkü kısa kitapların basım maliyeti, dağıtım ağları ve kargo parası satıştan kazandıkları parayı aşıyor. Hasan Ali Yücel klasiklerinden çıkan tüm kısa Shakespeare oyunlarının da bu yüzden önsözleri ortalama 10-30 sayfa arası sürüyor.
Son olarak önsözü kitabı bitirdikten sonra okumanızı öneririm. Daha önce başka çeviriden okuduğum için hikayeyi bildiğimden ilk önsözü okudum ben, Mina hanım neredeyse oyunda ki her dialoğu incelemiş, gerçekte ne anlatmak istediğini güzel bir şekilde vurgulamış.
"Bir dilenciyi yükseltip bir beyi alaşağı edin: Bey fukaralığı baba mirası gibi benimser, Dilenci doğuştan bey saymaya başlar kendini."
Oyunu iki bölüme ayırarak anlatacak olursak, Timon adlı Atinalı bir soylunun tüm servetini dostları için ziyafetlere harcamasını, her zor anlarında yardımına koşmasını anlatıyor ilk bölüm, ikinci bölüm de ise servetinin hızla tükenmesi ve dostum dediği insanların alacaklarını almak için hizmetçilerini Timon'un evine göndermesini, Timon'un borçlarını ödeyebilmek için dostlarının kapısını çalmasını ve eli boş şekilde geri dönmesi sonucu Atina'nın dışında bir ormanlık alana giderek tüm insanlara düşman kesilmesini anlatıyor.
"Tanrılar beni sahte dostlara bağlayacağına,
Can düşmanlarımı sevdirsin, aratsın bana!"
Shakespeare, hem Timon
Öncelikle esere 8.5 puan verdiğimi ifade etmek istiyorum.......
Nasıl yani? Bunca iyilik ettim karşılığı bu? Ben ne yaptım, ben ne yaptım..... suçum neydi karşılık beklemek mi? Ama ben karşılık da beklemedim ki....
Eksikliklerini tamamladım, ihtiyaçlarını karşıladım, bir sürü dualar aldım...ben bunları meğerse insana değil şeytana yaptım...
Nedir bu dünya? Her şey hiç mi... travma, hayal kırıklığı....ama benim ruhum yandı, beni anlıyor musunuz? Ne olur anlayın!!!!!
İstemiyorum bu lanet dünyayı... gidiyorum ben...her şeyden herkesten nefret ediyorum, dayanamıyorum, artık kaldıramıyorum, ben gidiyorum, hepinizden nefrettttttttttt ediyorummmmmmmmmm....
Öyle mi hissetti acaba Timon zihninde....
Ve Timon ölür, niçin? İntihar mı? Hayal kırıklığı mı? Niçin öldü o? Hiç...evet hiç için.... ölçü lazım efendimmmmm ölçü adaletin de iyiliğinde... ölçü lazım dokunduğunuzu sandığınız ruh belki de şeytana ait....hışşstt sessiz olun ben gidiyorummmm...
......Herkese Keyifli Okumalar Diliyorum.......
Timon
Atinalı Timon kim bu Timon?
Atinalı zengin bir bey, hem gönlü zengin hem cebi zengin, herkes tarafından sevilen, saygı duyulan, sofrasından eşi dostu akrabaları hiç eksik olmayan bir bey.
Bir süre sonra Timon arkadaşlarının gerçek dost olup olmadıklarını anlamak için küçük bir oyun oynar. Küçük bir oyun, ama hepsinin gerçek yüzünü ortaya koyan bir trajediye dönüşüyor. Bütün insani duyguları bir arada bulunduran bir eser, her okuyucu muhakkak kendinden bir parça bulacaktır. İnsanlığın bittiğini bir kez daha yazarın kaleminden okumuş oldum.
Alınacak ders çok eserde.
Daha fazla anlatmayacağım, okuyun kitap dostlarım, eminim hepimiz biraz Timon, çoğumuz da Lucıus, Lucullus ve Sempronıus' dur.
Düşeni kaldırmak yetmez,
Kaldırınca da desteklemek gerekir.
(syf 9)
Kitapla kalın 1k ailesi
Atinalı TimonWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,305 okunma
İnsan her Shakespeare okuduğunda insanlara karşı olan bakış açısı değişiyor. İnsanların bir o kadar menfaatçi bir o kadar hilekar olduklarını bilsekte bu kadar basit konuları böyle karakterlere giydirmesi çok başarılı geliyor. Timon’un tecrübeleri ve davranışları ne kadar doğru gelmese de burada yazar karakterimizin mizacını çok iyi ortaya koyuyor. Anlatmak istediği şey her ne kadar göz önümüzde olsada çoğu insanın bunları bilip göz yumarak insanoğlu böyle diyerek yoluna devam ettiği olayları kabullendiği bir gerçek. Çerezlik bir kitap olarak okunabilir.
Kitabı üniversitede Shakespeare dersi için okumuştuk. Üzerine bayağı bir makale okumuştum zamanında ama maalesef şu an hatırlamıyorum. Aklımda kalan tek şey bu oyun için yazmış olduğum kısacık şiir:
"The souls are sold
For the sake of gold"
Arkadaşlarına aşırı cömert davranan zengin bir adamın borçlarını ödeyemeyince eskiden bol bol hediye ve para verdiği "arkadaşlarından" para istemesini ve kimsenin ona yardım etmemesini anlatıyor.
Derste Timon un karakteri için herkes aptal dediği için hoca bize sinirlenmişti çünkü meğerse kendisini onunla özdeşleştiriyormuş :D awkward :O
Atinalı TimonWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20242,305 okunma
Okuduğum bu kitapta Atinada en zengin olan Timon parasını fakirlere ve zenginlere bile paylaşır. Kitabı güzel buldum. Benim ilgimi çekti sizde okuyabilirsiniz. Bitti.
İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu. Çoklukla İngilizce dilinin en büyük yazarı ve dünyanın en iyi dram oyun yazarı olarak anılır. İngiltere'nin ulusal şairi ve "Avon'un Ozanı" olarak da bilinir. Günümüze ulaşan eserleri, bazı ortaklaşa yazılanlarla birlikte 38 oyun, 154 sone, iki uzun öykü şiir ve birkaç diğer kaynağı belirsiz şiirlerden oluşur. Oyunları bütün büyük dillere çevrildi ve diğer bütün oyun yazarlarından daha çok sergilendi.
Shakespeare, Stratford-upon-Avon'da doğdu ve büyüdü. 18 yaşında, Anne Hathaway ile evlendi ve üç çocuğu oldu: Susanna, ikizler Hamnet ve Judith. 1585 ile 1592 arası, Londra'da bir aktör, yazar ve Lord Chamberlain's Men (sonraki adı King's Men) adında bir tiyatro şirketinin sahibi olarak başarılı bir kariyere başladı. Ölmeden 3 yıl önce 1613'te, 49 yaşındayken Stratford'da emekli olarak görüldü. Shakespeare'in kişisel yaşamına dair bazı kayıtlar günümüze ulaşmıştır. Fiziksel görünüşü, cinsel yönelimi, dini inançları, ve başkaları tarafından yazılıp ona atfedilen eserler olup olmadığı hakkında önemli tahminler yürütülmüştür.
Shakespeare, bilinen eserlerinin çoğunu 1589 ile 1613 yıllarında üretti. İlk oyunları çoğunlukla komedi ve tarihîydi, bu türlerle 16. yüzyıl sonunda kültür ve sanatın zirvesine yükseldi. Daha sonra 1608'e kadar trajedilere yöneldi, İngilizce'nin en iyi ürünlerinden bazıları kabul edilen Hamlet, Kral Lear, Othello, ve Macbeth'i bu dönemde yazdı. Son aşamasında, dram olarak da bilinen trajikomedilerini yazdı, ve diğer oyun yazarlarıyla iş birliği yaptı.
Oyunlarının birçoğu hayatı boyunca değişik kalitede ve doğrulukta basında yayımlandı. 1623'te, Shakespeare'in iki arkadaşı ve aktör dostu John Heminges ve Henry Condell, şimdi Shakespeare'in olduğu bilinen iki eser dışındaki tüm dramatik eserlerini içeren bir derleme baskıyı, Birinci Folyo'yu yayımladı. Önsözü Ben Jonson'ın bir şiiriydi, şiirde ileri görüşle Shakespeare için "bir döneme değil, tüm zamanlara ait" şeklinde bahsedilmiştir.
Shakespeare yaşadığı zamanda saygın bir şair ve oyun yazarıydı, ama ünü 19. yüzyıla kadar günümüzdeki yüksekliğine erişmedi. Özellikle romantikler, Shakespeare'in dehasını çok beğenmiş ve Victoria döneminde yaşayanlar Shakespeare'e George Bernard Shaw'ın "bardolatry" (Shakespeare hayranlığı) olarak tabir ettiği bir hürmetle tapmışlardır. 20. yüzyılda, eserleri bilim ve tiyatrodaki yeni akımlar tarafından defalarca benimsendi ve yeniden keşfedildi. Oyunları bugün popülerliğini büyük ölçüde sürdürmektedir ve sürekli olarak incelenmekte, sergilenmekte ve tüm dünyada farklı kültürel ve politik bağlamlarda yeniden yorumlanmaktadır.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/William_Sh...