Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

9,0/10  (67 Oy) · 
142 okunma  · 
61 beğeni  · 
2.968 gösterim
Erich Maria Remarqe'ın eserleri, gözden geçirilmiş yeni baskılarıyla şimdi everest klasikler'de!

Savaşın incittiği insanlara bir ses veren Erich Maria Remarque, bize hatırlattıklarıyla her zaman el üstünde tutulması gereken bir yazar. Savaşın dehşetini, beraberinde getirdiği yıkımı, insanoğlunu birbirine nasıl yabancılaştırdığını birinci ağızdan, çarpıcı bir şekilde dile getiren Remarque, savaşla ilgili bildiğimizi sandığımız gerçekleri sorgulamamızı sağlarken, edebiyatın ne kadar güçlü ve ölümsüz bir kaynak olabileceğini de bir kez daha kanıtlar.

Remarque'ın, I. Dünya Savaşı'ndaki bir grup askerin hikâyesini on dokuz yaşındaki bir çocuğun gözlerinden anlattığı Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, yayımlandığı günden bu yana, devamı niteliğinde olan Dönüş Yolu'yla birlikte tüm dünyada büyük ilgi görmeye devam etmekte. Canlı çarpışma sahnelerinin yanısıra savaşın abesliğinin ve askerlerin ıssızlığının vurgulandığı cephe arkası bölümleriyle de okuru içine hapseden roman, Yaşar Kemal'in sözleriyle "bugün de taptaze, bugün de her okuyucusu tarafından yeniden yeniden yaratılarak uyarıyor, direnme gücü veriyor." 20. yüzyıl dünya edebiyatının bu önemli yapıtı, şimdi Everest Yayınları'nın dünya klasikleri dizisindeki yerini alıyor.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2012
  • Sayfa Sayısı:
    216
  • ISBN:
    9786051410319
  • Orijinal Adı:
    In Westen Nichts Neues
  • Çeviri:
    Burhan Arpad
  • Yayınevi:
    Everest Yayınları
  • Kitabın Türü:
Muzaffer Akar 
 23 Şub 11:46 · Kitabı okumadı · Beğendi · Puan vermedi

Bir küçük kitap; ben tabletten okuyorum ama satın alıp kütüphanemin baş köşesine koyacağım ki edebiyatın gücünü her bakışımda bana hatırlatsın, en başta olmalı ki, günlük koşturmalarla geçen sıradan yaşamımızın değerini 19-20 yaşında ömürleri savaşlarda harap olmuş kişilerle karşılaştırıp değerini bilelim.

Kitabın daha yarısını okumadım ama karşı konulamaz bir yorumlama ihtiyacı duydum hatta kitabın her satırını her parağrafını alıntı yapmak bir yere not etmek tekrar tekrar okumak ihtiyacı duydum. İşte şimdi bu ritüel okuma değil! İşte bu, kitaplarda aradığım “şey”. işte bu his, bu haz bu duygu yüklenmesi edebiyata doyamama nedenim.

Çok açık söylüyorum ki son yıllarda ağlama yetimi kaybettim, çok hüzünlenip çok üzüldüğüm zamanlar bile ağlayamam ama bu gün, bu kitabın satırlarında kaybolunca, ben fark etmeden gözümden yaş tabletimin üstüne düştü, gözyaşımın altındaki yazılar bulanıklaştı. İşte oldu, gözyaşı fakirini ağlattı bu yaşanmışlık.

Hadi dur, hadi kendini engelle de yazma, bu duygu doyumunu ölümsüzleştirme.

Her zaman savaşın anlamsızlığını, kazananın olamayacağını ama insanlığın sürekli savaşlarla kaybedeceğini savundum ve savunacağım. Ben ki sadece zorunlu askerliğimi kısa dönem olarak İzmir’de yaptım. Yazar savaşı tüm korkunçluğuyla yaşamış, herşeyiyle hissetmiş, bedeni sağ kalmış olabilir ama ruhu tedavi edilemez yaralar almış ve bu şaheseri yazmış.
Bu kitabı yorumlamak veya puanlamak haddim değil, ancak hislerimi yazabilirim!

Osman Yüksel 
02 Ağu 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Yaşar Kemal 'in tavsiyesi üzerine aldım. Niçin Nobel ödülü aldığını okuyunca daha iyi anlıyor insan. Kitap o kadar derinden, samimi duygularla vuruyor ki size yeri geliyor kahkahalar atıyor yeri geliyor gözünüzden akan yaşlara engel olamıyorsunuz. Savaşın iğrenç yüzünü, çaresizliği, arkadaşlığı, o kadar güzel anlatmış ki... Bu kadar savaş çığırtkanlığı yapılan böyle bir dönemde kesinlikle okunup okutulması gereken ölümsüz bir eser.

Bahar Acar 
 26 Kas 2016 · Kitabı okudu · 15 günde · Puan vermedi

Yaşar Kemal ustanın tavsiyesi olan bir roman. Bu yüzden tereddütsüz alıp okumaya başladım. Savaşı, savaşın içindeki bir askerin gözünde anlatan bu kitap Hitler tarafından meydanda yaktırılmış, Bazı kısımlarını okumak bir hayli güç, soluk almayı unutuyor insan.Ki anlatılanların, yaşananların sadece yarısını olduğu bilindiği halde....
Eğer etrafınızda savaş yanlısı birinin konuşmalarını duyarsanısanız ağzının üstüne çat diye vuracağınız bir kitap!

Burak Erdoğdu 
26 Haz 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Savaş bu kadar iyi resmedilemez. Remarque'nin neden tehditler aldığı ve Hiler'in neden kitabı yasakladığını ilk sayfadan idrak edebiliyor insan. İnsanlık için faydalı hükümetler için zararlı fikirlerle dolu ,akıcı, okunası ve insani bir kitap. Her bir satırda insan olduğunuzu hissediyorsunuz...

KeMâL 
14 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Film gibi roman. Zaten filmide çıkarılmış. Okuyunca sizde batı cephesine gideceksiniz. Gayet güzel ve hareketli bir roman. Yazar ödüllü roman ödüllü. Karakterler ise bir harika....

M. ZAUR 
 08 Kas 2015 · Kitabı okudu · 1 günde · Beğendi · 10/10 puan

Asger hayatını tüm çılpaqlığı ilə gözlər önünə seren bir yazarın mükemmel bir əsəri feqet tam bitkin sayıla bilməz çünki yazar tüm hadiselere mehz asger gözüile bakmış bir başqa açıdan bakdıqda çokk açıklar olduğu ortada görünmekdedir deye düçünmekdeyim..

Fatih DOĞANCI 
17 Kas 2014 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Tek nefeste okunacak harika bir kitap. "Mahşerin Dört Atlısı" ile birlikte savaşı en iyi anlatan iki kitaptan biri bence..

fatma türk 
26 Ara 2015 · Kitabı okudu · 58 günde · Beğendi · 9/10 puan

Savasin ne kadar acimasiz ve sacma oldugu daha iyi anlatilamazdi

Fulya 
15 Ara 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı okurken kendinizi cephede hissediyorsunuz. Yazar yasanan acıları o kadar iyi yansıtmıs ki zaman zaman içim ürperdi kanım dondu. Ve yine savaşa lanetler yağdırmaktan kendinizi alamıyorsunuz.(Ayrıca:1929 tarihli savaş karşıtı roman, dönemin savunma gücü olan Wehrmacht'ı aşağıladığı ve askerin moralini bozduğu gerekçesiyle Nazi Almanyası'nda yasaklandı.)

Qoşqar Musayev 
08 Şub 2016 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 8/10 puan

Hansı bir masada isə bizim heç tanımadığımız adamlar tərəfindən bir sənəd imzalanmışdır. Nəticədə illər boyu əvvəlcə dünyanın nifrətinə, böyük bir cəzaya layiq olan bir halı bir məqsəd kimi qəbul etmək məcburiyyətində qalmışıq.

2 /

Kitaptan 35 Alıntı

Kırılmadık, alıştık. Başka bazı şeylere katlanmamızı güçleştiren yirmi yaşımız, bu işte bize yardım etti. Ama en önemlisi, içimizde sağlam, pratik bir dayanışma duygusunun belirmesi oldu. Bu duygu, cephede harbin yarattığı şeylerin en iyisini meydana getirdi: Arkadaşlık!

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 17 - ( E kitap ))Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 17 - ( E kitap ))

"Kitap sırtları yan yana duruyorlar. Onları henüz unutmamışım. Nasıl yerleştirdiğimi hatırlıyorum. Benimle konuşsanıza, beni anlasanıza, ey geçmiş zaman beni alıp götürsene tasasız ve güzel günler beni yine aranıza alsanıza der gibi gözlerimle yalvarıyorum kitaplarıma."

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria RemarqueBatı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque

On hafta askerlik eğitimi gördük, bu süre içinde on yıllık okul hayatındakinden daha kesin bir biçime sokulduk. Parlatılmış bir düğmenin dört ciltlik bir Schopenhauer’den daha önemli olduğunu öğrendik. Önce şaşkınlık, sonra öfke, nihayet umursamazlık içinde burada zekanın değil, ayakkabı fırçasının, düşüncenin değil sistemin, hürriyetin değil talimin sözünün geçtiğini anladık.

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 15 - ( E kitap ))Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 15 - ( E kitap ))

... O, şimdi ondokuz yıllık küçük ömrüyle yapayanlız ve ağlıyor, bu ömür onu bırakıyor çünkü.

Gördüğüm ayrılışların bende akıl komayan, en zor olanı bu.
...

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 20 - ( E kitap ))Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 20 - ( E kitap ))

... Demir gibi gençler! Gençler! Bizler yirmiden yukarı değiliz. Ama genç miyiz? Genç ha? Gençlik gerilerde kalalı hanidir.

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 13 - ( E kitap ))Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 13 - ( E kitap ))
Ayşen 
14 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Kızgın ya da keyifli askerler olarak yola çıktık ve cephelerin başladığı bölgeye gelince hayvanlaşmış insanlara dönüştük.

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 42)Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 42)
Osman Yüksel 
30 Tem 2015 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

"Sizlere derim ki; hayvanları savaşa sokmaktan daha büyük bir alçaklık olamaz."

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 41)Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 41)
Ayşen 
13 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Franz Kemmerich'in yıkanırken bir çocuk kadar ufak tefek bir hali vardı. İşte şimdi şurada boylu boyunca yatıyor! Ama ne diye? Bütün dünyayı bu yatağın yanına getirip şöyle demeli:
"Bunun adı Franz Kemmerich, yaşı daha on dokuz buçuk; ölmek istemiyor, ölümün önüne geçin!"

(NOT: Yatağında ölümü bekleyen bir asker için yazılmış satırlar.)

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 23)Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 23)
Ayşen 
28 Nis 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Milletlerin birbirine zorla düşman edildiğini ve hiç ses çıkarmadan, hiçbir şey bilmeden budala, uysal ve bönce birbirlerini öldürdüklerini görüyorum. Dünyanın en zeki beyinlerinin, bütün bunları daha ustaca ve daha devamlı yapmak için yeni silahlar ve yeni laflar bulduklarını görüyorum.

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 194)Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque (Sayfa 194)
4 /

Kitapla ilgili 1 Haber

Yaşar Kemal, yüzyılın romanını seçti: 'Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok'
Yaşar Kemal, yüzyılın romanını seçti: 'Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok' Fransa'nın en prestijli yayınevi Gallimard, 100'üncü kuruluş yıldönümünde dünyaca ünlü 31 romancıdan 20. yüzyılı temsil eden romanı seçmelerini ve bir yazı kaleme almalarını istedi. Bu isimler arasında yer alan Yaşar Kemal, Erich Maria Remarque'ın 'Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok' kitabını seçti. I. Dünya Savaşı sırasında cepheye giden Alman gençlerin dramını çarpıcı bir dille anlatan savaş karşıtı roman, Naziler tarafından meydanlarda yakılan kitapların başında geliyordu. İlk kez 1929 yılında yayımlanan roman, Türkiye'de Oda Yayınları'ndan çıkmıştı.