Eşq və Başqa Cinlər

Gabriel Garcia Marquez
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
239
Basım Tarihi:
2013
İlk Yayın Tarihi:
1994
Yayınevi:
Qanun Nəşriyyatı
Orijinal Adı:
Del Amor y Otros Demonios
Orijinal Dil:
İspanyolca
Orijinal Ülke:
İspanya
ISBN:
9789952265873
Ülke:
Azerbaycan
Dil:
Azerbaycanca
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir Kitap Sohbeti - 5
Puan vermedi·176 syf.··
2026 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 15:13
Görünmeye çalışarak iç derinliğinden mahrum kalmak yerine Derdi; Görerek ruhunu doyurmak olan Berceste ile okumuş olduğumuz Gabriel Garcia Marquez 'in Aşk ve Öbür Cinler kitabının söyleşisini siz değerli okurların ilgisine sunuyoruz. Galeyan : Hocam Marquez’i nasıl tanımlarsınızdan başlayalım dilerseniz. Berceste : Gabriel Garcia Marquez kitap deryasındaki büyük balıklardan. Galeyan : Açıkçası deryadaki büyük balığı ben ilk defa okudum sizin vesilenizle, o yüzden ben size sorayım, onu sizin nezdinizde büyük balık yapan nedir? Berceste : Büyük balık yapan en büyük neden büyülü gerçekliği kendi iklimine uydurması. Gabriel Garcia Marquez okumak bir kitap okumaktan çok bir coğrafyanın iklimine girmek gibi, Dağlık sisli arazisini kendi topografyasında oluşturuyor. Onun arazisine adım attığınızda ona kendinizi bırakmanız gerekir. Kelimeleri kılavuz olur. Zamanı lineer bir akışta işlemez coğrafyasının zamanı hafızadır. Galeyan : Her kavrama kendi ruhunu üfleyebilen seçkin yazarlardan diyebilir miyiz o zaman? Berceste: Elbette Kendinizi Gabo’ya bırakırsanız kendi ikliminin ruhunu yaşatır hocam. Keyifle kitabını elinize alırsınız, okuduğum 17. Kitabı fakat bittikçe okuduklarım da var. Sizin Gabo’yla ilk intibanız nasıldı? Galeyan : Ben geç kalınmış bir tanışma olarak görüyorum kendi adıma, akarken boğmayan güzelleme peşinde koşmadan gerçeğin büyüsünü sunan adamı okumaya devam edeceğim. Berceste: Her kavramın insanda bulduğu olguyu büyülü olarak ele alması çok farklı bir olağanüstü anlatım gerektiriyor. Gabo bunu çok özel bir üslupla başarıyor. Sıradan bir olayın içindeki işleyiş insandaki yansımasını aktarmayı çok güçlü başarıyor. Sierva Maria’da olan da buna benzer bir olayla başlıyor Galeyan : Sıradanlığın kaybettirdiği şeyler çok sıradan olmuyor çoğu zaman, Maria sıradan doğdu sıradışı yaşadı
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
Aşk ve Diğer Şeytanlar
7/10
·176 syf.··
2023 24. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2023 20:44
Gabriel Garcia Marquez, Latin Amerika edebiyatının bilindiği üzere en bilinen kalemlerinden biridir. Nobel ödülü de vardır. Lakabı Gabo dur. Aynı zamanda oyun yazarlığı, hikaye yazarlığı, siyasi aktivist, gazeteci de demek gereklidir. 2014 senesinde ölmüştür. Büyülü gerçekçilik türünde eserleri ile bizlere kendini tanıtmıştır. Büyük gerçekçilikte bilindiği üzere mantıklı ilerleyen bir hikayede bi anda sihirli ve mantık dışı unsurların belirmesiyle alakalı bir edebi akımdır. En büyük öncüleri Salman Rushdie, Jorge Luis Borges, Italo Calvino, Mihail Bulgakov, Louis Ferdinand Celine, Günter Grass, Milan Kundera, Patrick Süskind, José Saramago, Toni Morrison ve Haruki Murakami dir. Örnek verecek olursak da; Koku, İmkansızın Şarkısı, Teneke Trampet,
Edebiyat
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
“Mutluluğun iyi edemediğini iyileştirecek ilaç yoktur.”
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2023 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2023 23:51
"1949 yılının 26 ekim sabahı Gabriel Garcia Marquez muhabir olarak ilk yazılarını yazdığı günlük gazetenin toplantısından çıkmak üzereyken, telefondan, eski Santa Clara Manastırı'nın mahzenindeki mezarların boşaltıldığı haberi alınır... ve, yazı işleri müdürü Marquez'e seslenir: “Oralarda bir dolaş bakalım, yazacak neler bulabileceksin." Sunay Akın Kız Kulesi'ndeki Kızılderili kitabında böyle bahsediyor Aşk ve Öbür Cinler’den. Sahiden öyle oluyor. Marquez de bi dolaşıyor:) ve önce gazeteye bir yazı yazıyor, sonra da bu kitabı. O mezarlardan birinden çıkarılan ve bir kız çocuğuna ait yirmi iki metre saça bakıyor Marquez. Ve bu saçların ucunu babaannesinin ona anlattığı bir efsanenin ellerine uzatıyor. Tarihin kırışıklıkları arasında kalıp gizlenmiş öyküleri iç içe geçirmekte, onları taşıdığı zamanın ruhunu satırlarına yedirmekte bir usta Marquez. Kuduz hastalığına yakalanan bir kız çocuğu cin çarpmış, içine şeytan kaçmış denerek manastıra zincirleniyor. Ve şeytanı kovmakta görevli din adamı kıza aşık oluyor. Ama biz Ortaçağın karanlığını da okuyoruz bu kitapta, köleliği, beyaz ırkın budalalığını, bağnazlığı ve sevgisizliği. “Aşk ve öbür cinler” ?? Aşk da böyle bir şey mi diye sorduruyor zorla bize Marquez. Hani o filmlerde izlediğimiz, şeytan tarafından ele geçirilen insanların yaşadığı şeye mi benziyor aşk? İnsanı teslim alan, asla yapmayacağı şeyleri yaptıran, onu eninde sonunda mutsuz kılan ve bağımlılığa mahkum eden şey, aşk ve şeytanlar..Düşün dur. Büyüyle soslanmış nefis bir kitap. Ama okuduktan sonra kitabın aşk ve cinlerle ilgili bölümü biraz daha anlatılsaydı diye düşündüm. Tadı damakta kalan kısmı orasıydı ve yarım saat beklediğin reklamlardan sonra izlediğin filmin bir dakika içinde bitmesi gibi bir his bıraktı. Keyifle okunsun ..
Edebiyat
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
Sierva Maria
Puan vermedi·176 syf.·
2026 13. kitabı
İnsanlar gerçeği aramıyor, korkularına bir isim bulmak istiyor. Sierva Maria de Todos los Angeles aristokrat bir evde doğuyor ama kölelerin arasında onların dünyasında büyüyor, Katolik dualar ve ritüellerle çevreleniyor ama Afrika ritimleriyle nefes alıyor. Varlığıyla ait olduğu yeri sürekli sorgulatıyor. Ne tam olarak çocuk kalıyor ne de aristokrat kurallarına dahil oluyor. Saçları uzuyor, kullandığı diller çoğalıyor, bedeniyle sessiz ama ruhuyla gürültülü yaşıyor. Onun hikayesiyle Marquez bu dünyada farklı olanın başına neler geleceğini sezdiriyor. Roman, sömürge döneminde liman kentinde yaşayan Sierva Maria’nın kuduz olduğu düşünülen bir köpek tarafından ısırılması sonrası herhangi bir hastalık belirtisi göstermemesine rağmen, söylenti ve batıl inançlarla bu korku hızla yayılıyor. Ailesi ve Kilise, doktor kontrol etse de bilimsel açıklamalar yerine korkuya teslim oluyorlar ve Sierva Maria manastıra kapatılıyor. Roman, bu süreçte bir çocuğun nasıl sistemli bir biçimde yalnızlaştırıldığını ve toplumun korkularının birey üzerinde nasıl yıkıcı sonuçlar doğurduğunu izletiyor. Sierva Maria’nın hikayesi ilerlerken, din ile beden, otorite ile birey, masumiyet ile suç arasındaki gerilimin giderek yoğunlaştığını hissettiriyor. Herkes kendi inancına tutunuyor, kimisi Tanrı’ya, kimisi geleneğe, kimisi korkuya. Romanın temelinde bilgi geri çekiliyor, merhamet bastırılıyor, sevgi bile suç gibi görülüyor. Çocuk bedeni, yetişkinlerin korku taşıyıcısına dönüşüyor. Öbür cinler’in anlatısına aşk bir çıkış ihtimali gibi beliriyor fakat kurtarıcı olmuyor, tersine aşk düzen için daha büyük bir tehdit haline geliyor. Kitabıyla masumiyetin nasıl sistemli bir şiddetle yok edildiğini gösterirken, kötülüğün çoğu
Düşünce
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
8/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2024 84. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2024 22:05
Bu dünyada doğruluğundan emin olduğum bir şey var. O da kimse kimsenin hayatına karışmamalı. Her şeyi kendi yapmalı insan. Belki ona yardım edilir ama şunu yap denemez. Aşk Ve Öbür Cinler. Yazar, bu kısacık kitapta da aşkı, aklı, inancı hatta ahlaki değerlerin sınırlarını da zorlayan büyülü ve hüzünlü bir aşk hikayesi sunmuş bize. Kolay okunan, akıcı ve keyifli bir kitap. Masalsı anlatımları ve mistik dünyaları sevenlere tavsiye edilir. Keyifli okumalar, kitapla kalın...
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2024 24. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2024 09:42
Hiç sıkılmadan bir solukta okunacak bir kitap. Cehaletin ve batılın bir çocuğu nasıl ölüme sürüklediğini anlatıyor yazar. Ne gariptir ki aynı cehalet ve batıl hiç hızını kesmeden bu devirde de hala yaşıyor. Birileri Mars'a koloni kurarken birileri hala cin çıkarıyor şeytan kovuyor, sağdan sola yukardan aşağıya donattt falan filan... Sevginin iyileştiremediğini başka bir şey iyileştiremez diye bir söz geçiyor kitapta, ama sevginin de iyileştirmesine izin vermediler... Oldukça akıcı bir kitap her kitaplıkta olmalı ve mutlaka okunmalı diyorum... Keyifli okumlar..
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2021 03:45
Márquez dendiğinde aklıma ilk büyükannesi geliyor artık. Okuduğum tüm kitaplarda büyükannesinin anlattığı efsanelerden yararlanmış çünkü kendisi :) Aşk ve Öbür Cinler'in de aynı şekilde, büyükannesinin anlattığı bir efsaneye dayanmakla beraber bir kaynağı daha var: Gazetecilik yaptığı yıllarda karşılaştığı esrarengiz mezarlık... Bu mezarlıkla karşılaştığında, büyükannesinin ona çocukluk yıllarında anlattığı; saçları yere sürünecek kadar uzun olan, bahtsız kızımız Sierva María'yı hatırlatır ona. Ve hikayesini biz okurlarla, bu kitapla aktarır Márquez. Roman, Sierva Maria'nın kuduz bir köpek tarafından ısırılması sonucunda bir manastıra kapatılmasını anlatıyor. Kızcağız ilk önce bir doktora görünüyor ama doktor 'bu kız ölür' diyince çaresiz ve inanç yönünden sallantıda olan babası (#125406477), son çareyi dinde buluyor. Eh birçok din adamının gerçek hayatta yaptığı gibi, olaylar kitapta da bir güzel dine bağlanıyor; kuduz oluyor size cin çarpması. Sierva Maria manastıra kapatıldıktan sonra, manastırda meydana gelen tüm olaylardan sorumlu tutuluyor. Lanetli oluşu yüzünden manastırdan gönderilmesi isteniyor. Psikopos, Sierva Maria'nın tedavisi için birisini gönderiyor. İşte hem Sierva Maria'nın aşk cini hem kitabın isminin bir kısmı böylece açıklığa kavuşuyor. Márquez kitapta kör din adamlarını, at gözlüğü takmış insanları eleştiriyor. Bunlar belirgin görünüyor fakat romanın temelinde, insanların kendini sorgulamaktansa, kötülük atfedilmiş birisini sorumlu tutmasını eleştiriyor. Bu kitapta da günah keçimiz Sierva María oluyor. Márquez'in en sevdiğim özelliklerinden birisi de bu. Kimi veya neyi eleştirdiğinin önemi olmaksızın korkmadan, çekinmeden, anlattığı şeyin dışına çıkmadan, eleştirisini metne bir güzel yediriyor. Eleştiri okuduğunuzu
Edebiyat
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
İnançlar Ve Bilim
Puan vermedi·176 syf.··
2023 8. kitabı
Hayatıma hoşgeldin Gabriel Garcia Marquez Hayatımdaki ilk eseri oldu. İlk izlenimi ise müthişti. Çok güzel bir edebi dili var. Kurguyu çok güzel birbirine bağlıyor Marquez. Düşüncelerini size empoze edebilecek bir kalemi var. Düşünce anlayışı ise 21. yüzyılın niteliklerini gayet iyi taşıyor. Paragraf yapısı ve cümle uzunluğunu gayet iyi ayarlıyor. Diğer kitapları da böyle mi bilmiyorum. Bu kitaptan bağımsız üçüncü şahsın yani okuyan benin üstten düşünceleri . Kısacası teorik açıdan başarılı bir yapıt. Şimdi sıra kitabın içinde yaşayan bana gelelim. Kim , kim? Bu kimdi? Bu hangi karakterdi? Bu isimler niye bu kadar uzun ve karışık ? Bu daha az önce başka bir yerde değil miydi? İşte tüm kitabı okurken her beş sayfada bir kendime sorduğum sorular bunlardı. Benim isim hafızam kötü diye mi çektiğim bu eziyet :( . Bir tek ben mi bu durumu yaşadım bilmiyorum. Kitap okuma grubunda da bununla alakalı bir yorum görmedim. Artık bir yerde acaba hepsine takma isim verip not mu alsam dedim. Her o isim geçtiğinde notlarıma bakarım diye düşünüyordum ki kitap bitti. Hangi ara bittin sen? Başlaması zor bitirmesi kolay bir kitaptı. Kurgunun bağlanış şeklini beğenmiş olsam da eğer kitap okuma modunda olmasaydım büyük ihitimalle pes eder bırakırdım . Dedim ya biraz kafa yoruyordum kim kimdi diye. Kitap ise sevgisiz ve ilgisiz büyüyen , sessiz bir kızın kuduz olma ihtimaliyle doktora götürülmesi ve doktorun aslında tedavi edilecek bir şeyin olmadığını sadece sevgi gösterilmesini söylemesine rağmen babasının onu bir manastıra götürmesidir. Büyülü gerçeklikle yazılmış olan bir aşk kitabıdır. Ben bir konuya değinmek istiyorum burada. Gerçek hayatta benimsemeyeceğimiz bir konu kitaplarda veya filmlerde karşımıza çıkınca çok normal karşılıyoruz. Ama ben bunu yapamıyorum. Normal karşılamadığım şey cinler
1000k
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
7/10
·176 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2026 19:41
Marquez’le tanışma kitabım oldu Aşk ve Öbür Cinler. Açıkçası Yüzyıllık Yalnızlık okuyacakken birkaç olumsuz yorum sonucu vazgeçtim, daha kısa olması ve konusunun da ilgimi çekmesi sebebiyle yazarın bu kitabından başlamaya karar verdim. Okuması kolay ve akıcı bir kitaptı. Beni yormadı ama yine de diğer eserlerini okumak konusunda da bir tereddütte bıraktı. Kitap annesi ve babası tarafından istenmemiş ve ihmal edilmiş Sierva Maria adlı bir kız çocuğunun, 12 yaşında kuduz bir köpek tarafından ısırıldıktan sonra yaşadıklarını konu alıyor. Kimilerine göre kuduz olmuş, kimilerine göre de içine cin kaçmış bir kız çocuğu Sierva. Babası eve çağırdığı hekimlerin fayda etmediğini ve başka çaresi de kalmadığını düşündüğünden psikopozun tavsiyesi üzerine içindeki cini çıkartmaları için kızını Santa Clara Manastırı’na yolluyor. Aslında görüyoruz ki cin dedikleri Sierva’nın içindeki o şey yıllarca annesi ve babası tarafından önemsenmemiş, hizmetçilerin eline bırakılıp ihmal edilmiş olmanın yarattığı bastırılmış duygulardan ibaret. Ama orta çağın bağnazlığı bu gerçeğin görülmesini engelliyor. Cahilliğin herkesi ele geçirdiği bu dünyada açıklanamayan her şeyin ruhani durumlara, Sierva’da gördüğümüz gibi şeytanlığa yorulması da kitabın sonundaki hüznü beraberinde getiriyor. Kitabın adındaki aşk kısmına da değinecek olursam o kısmı pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Psikopozun Sierva’nın içindeki şeytanı çıkarması için görevlendirdiği Delaura adındaki bir adamın kıza aşık olmasını barındırıyor. Fakat kızın 12 ve adamın da 33 yaşlarında olduğunu düşünürsek bu durum oldukça rahatsız edici. Her ne kadar o dönemde yaş farkının çok fazla olduğu ilişkilerin yaygın ve normalleştirilmiş olduğunu bilsem de okurken biraz canımı sıktı ama kitabın asıl konusunun bir aşk hikayesinin çok ötesinde
1000Kitap
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma
Bazen Büyük Hikayeler, Sıradan Günlerin İçinden Çıkagelir
8/10
·176 syf.·
2023 4. kitabı
Düşünsenize, bir gazetede çalışıyorsunuz. Sıradan bir gün, ortada haber değeri olan bir şey yok, monotonluk had safhada... Sonra "tak"! Bir telefon, yazı işleri sizi bir yere yönlendiriyor. Eski bir manastır yıkılıp yerine beş yıldızlı otel yapılacak . Manastırdaki mezarlar açılıp, ölüler nakledilecek falan. Ortalıkta isimlendirilmiş yığınla kemik... Belki haber değeri olan bir şeyler çıkıverir ha? Sonra bir tutam bakır rengi saç çıkar gün yüzüne. Çektikçe gelir, gelir, gelir... Tam yirmi iki metre on bir santim uzunluğunda. Ve o saçlar sizi, Latin anlatısındaki yarı büyülü yarı gerçek bir hikayenin ortasına sarkıtıverir. "Büyülü Gerçekçilik" denince akla ilk gelen Latin Amerikalı yazarlardan G. G. Marquez. Bu kitap ise benim ilk Marquez kitabım. Epeyce geç kaldığımı biliyorum ama bundan sonra peşini pek bırakasım yok ustanın. Özellikle anlatımın hoşluğu, konunun ilgi çekiciliği, tasvir edilen mekanların canlılığı, karakterlerin işlenişi, hikayenin akışı, bir haber ve çocukluktan kalma bir anlatının üstüne böylesi güzel bir kurgunun oluşumu, kitabın elinizden su gibi akıp gitmesine vesile unsurlar. Latin Amerikalı yazarların beslendiği membaın ilgi çekiciliğini gözden kaçırmak mümkün değil zaten. Hele bir de usta ellerde işlendikten sonra, değmeyin gitsin! Ortaya böylesi keyifle okunası eserler çıkıveriyor. Konudan yüzeysel bir şekilde bahsetmek gerekirse, kaynağına demin değindik zaten. Kurgu da, zavallı Sierva Maria'nın kuduz bir köpek tarafından ısırılması ve akabinde gelişen olaylar silsilesi olarak ele alınabilir. İlgisiz bir baba, kişisel hazlarıyla harap olmuş bir anne, virane bir ev, köleler de olmasa hayattan kopacak, kendini onların arasında var eden, onların dışındaki herkese acımasız şekilde yalancı ve de umarsız bir kızcağız... Gönülsüz münasebetten
Büyülü Gerçekçilik
Aşk ve Öbür CinlerGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202510,1bin okunma

Yazar Hakkında

Gabriel Garcia MarquezYazar · 36 kitap
Gabriel García Márquez veya tam adıyla Gabriel José de la Conciliación García Márquez (6 Mart 1927 – 17 Nisan 2014), tüm Latin Amerika'da Gabo lakabıyla bilinen Nobel Edebiyat Ödüllü Kolombiyalı yazar, romancı, hikâyeci ve oyun yazarıdır. 20. yüzyılın en önemli yazarlarından birisi olarak nitelendirilen Márquez, 1972 yılında Neustadt Uluslararası Edebiyat Ödülü'nü ve 1982 yılında da Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır. Hayatı Montessori eğitim modelini benimsemiş bir anaokulunda eğitim gördü. Sucre'ye geldikten sonra, Gabriel'in resmi eğitimine başlamasına karar verildi ve Río Magdalena'nın ağzındaki bir liman kenti olan Barranquilla'da bir staja gönderildi. Orada, mizahi şiirler yazan ve mizahi çizgi romanlar çeken ürkek bir çocuk olma konusunda bir üne kavuştu. Atletik faaliyetlerde ciddi ve az ilgi duyduğu için sınıf arkadaşları tarafından "El Viejo" olarak anılmıştır. García Márquez, 1940'tan itibaren Colegio jesuita San José'de (bugün Instituto San José'de) lise yıllarını tamamladı ve ilk şiirlerini Juventud'daki okul dergisinde yayınladı. Daha sonra, Hükûmet tarafından verilen bir burs sayesinde Gabriel, Bogotá'ya okumaya gönderildi. Başkentten bir saat uzaklıktaki Liceo Nacional de Zipaquirá'ya taşınarak, orta öğrenimini burada tamamladı. Kendi imkanlarıyla okumaya çalıştığı Hukuk Fakültesindeki eğitimini yazar kariyeri için yarıda bıraktı. Genç yaşından itibaren, hiç çekinmeden dış politika ve Kolombiya'yı eleştirdi. 1958 senesinde Mercedes Barcha ile evlendi ve Rodrigo García ve Gonzalo isimli iki çocuğu oldu. García Márquez, yazar olarak başladı ve beğeni toplamış kurgusal olmayan çalışmalar ve kısa hikâyeler yazdı. En iyi bilinen romanları Yüzyıllık Yalnızlık (1967), Başkan Babamızın Sonbaharı (1975), Kırmızı Pazartesi (1981) ve Kolera Günlerinde Aşk (1985) olmuştur. En önemlisi sıradan ve gerçekçi durumların aksine sihirli öğeleri ve olayları kullanan Büyülü Gerçekçilik olarak adlandırılmış bir edebiyat tarzı yaygınlaşırken, eserleri önemli eleştirel beğenileri ve geniş bir ticari başarı elde etti. Bazı eserlerinde Macondo (doğduğu şehir olan Aracataca'dan esinlenerek) ismi verilen kurgusal bir köyü anlatır ve çoğunda yalnızlık teması işlendiği gözlemlenir. 17 Nisan 2014 tarihinde Meksika'daki evinde 87 yaşında hayatını kaybetti. Ölümünden sonra, Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos, onu "bugüne kadar yaşamış en büyük Kolombiyalı" olarak lanse etmiştir. Yazarın kişisel arşivi ölümünün ardından ailesi tarafından Amerika'nın Austin kentinde bulunan Teksas Üniversitesi'ne satıldı. Arşivde, Marquez'in kitaplarından onun el yazısı ile orijinal kopyaları ve Graham Greene, Gunter Grass ve Carlos Fuentes gibi yazarlarla yaptığı yazışmalara ait mektuplar da bulunmaktadır. Teksas Üniversitesinden yapılan açıklamada arşiv için 2,2 milyon dolar ödendiği belirtilmiştir. Marquez’in külleri, 2015 yılının Aralık ayında Meksika'dan Karayipler’deki Cartagena kentine getirileceği bildirilmiştir. Nitekim açıklandığı gibi yazarın küllerinin bir kısmı Cartagena'ya taşınmış; kalan kısmı ise Meksiko şehrinde bırakılmıştır. 2015 yılında The Washington Post'un bulduğu arşivlere göre; FBI'ın 24 yıl boyunca (1961'den 1985'e kadar) Marquez'i takip ettiği ortaya çıktı. Takibin sebebinin Marquez'in Kübalı haber ajansı Prensa Latina'nın kuruluşuna yardımcı olması, olduğu söyleniyor. Marquez'in 1982'de Nobel Edebiyat Ödülü almasına rağmen, 3 yıl daha takip edildiği bildirildi. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Gabriel_García_Márquez