Adı:
Kazaklar
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750506796
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Казаки
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Kazaklar 1863’te yayımlanan Kazaklar, Tolstoy’un yarı-otobiyografik kitaplarından biridir. Genç ve zengin bir Moskovalı olan Olenin, daha “sahici” bir hayat arayışıyla Rus ordusuna yazılıp Kafkaslar’a gider. Birliğiyle yerleştiği bir Kazak köyünde, bir yandan tabiatın ihtişamı karşısında sarhoş olur, bir yandan Kazak ve Çeçenlerin kaba güçlerinden etkilenir, bir yandan da köylü bir kıza duyduğu aşkın karşılıksız kalışıyla, kısa süreli de olsa ruhsal bir uyanış yaşar. Capcanlı ayrıntılar, aşk acısı ve tabiatın güzellikleriyle örülmüş bu güçlü hikâyeyi Leyla Soykut’un Rusça aslından yaptığı çeviriden okuyacaksınız. “Dilimizde yazılmış en güzel hikâye.” Ivan Turgenyev “Kazaklar’ı okurken, her satırda, her kelimede yepyeni, hakiki bir sanat buldum.” William Dean Howells
224 syf.
·12 günde·7/10
Eskiden insanların tv gibi net gibi iletişim araçları olmadığı gibi kolay kolay seyehat imkanları da yoktu. Hal böyleyken dönemin insanı için dünya henüz keşfedilmemiş Amerika gibidir.

Muhtemelen zengin amcamız Tolstoy işte bundan mütevellit, gezip gördüğü yerleri dönemin fakirleri için bol bol betimlemiştir diyebiliriz. Klasiklerin çoğunun önemli bir alanını bu sebeple betimlemeler kaplar.

Daha yakın zamanlara gelindiğinde Kafka olsun Hesse olsun hatta bunlara Musil de eklenebilir daha çok karakterlerin düşünce dünyalarını betimlemeyi tercih etmişlerdir.

Nereye varıyoruz esasen yazarı, okurun nitelikleri gibi ihtiyaçları da yönlendirebiliyor sonucuna.

Kazaklar da nitekim Tolstoy için betimleme nedir nasıl yapılır dersi niteliğindedir. Oleninin, ormana ava gidişi bile sırf betimleme yapma amaçlı olabilir.

Okunur mu okunur.

Not: https://1000kitap.com/nekedisiznekitapsiz arkadaşımın Kazakların incelemesi altına yorum yazma amaçlı başlayıp sonradan inceleme olarak evrilmiş bir yazımdır.

Detaylı ve sosyal yönden ele alınmış olan Kübra'nın zengin incelemesini öneririm; #27960883
283 syf.
·Beğendi
Tolstoy'un "Kazaklar" adlı eseri, dönemin Rusya'sın da zengin ve hayatın anlamını arayan Olen'in diğer adıyla Dmitriy Andreyiç'in Rus ordusuna yazılarak, Kafkaslar'da Kazaklar'ın bulunduğu ücra bir köye gönderilmesiyle gelişen olayları anlatıyor.

Kitap da o kadar Kazaklardan ve onların yaşayış biçimlerden bahsediliyor ki, ben de kendimi onlar hakkında küçük bir araştırma yapmaktan alıkoyamadım.

"Kazak" sözcüğünün belli bir halk adından çok "Bozkır Atlısı" olduğunu biliyor muydunuz?
Ben bilmiyordum. Aynı zaman da "hür, müstakil, mert, yiğit ve cesur" anlamları taşıdığını da bu şekilde öğrenmiş oldum. Peki bu yazarın betimlemelerine uyuyor muydu? Hem de tam manasıyla...

Kazak erkekleri gerçekten de özgürlüklerine düşkün, yiğit askerler...
Kadınları ise daha çok ev, bahçe ve bostan işleriyle meşgul oldukları için, evin bütün yükünün kadınların omuzlarında olduğunu söyleyebiliriz. Tolstoy bunun dışında kadınların nasıl bir görüntüye sahip olduklarını da şu sözleriyle belirtmeden geçememiş...

"Kazak kadınları çoğunlukla daha güzel, erkeklerden daha güçlü, daha akıllı ve daha gelişmiştir."

Yaşlılar ise günlerini daha çok avcılık ve kadınlara bahçe işlerin de yardımla geçiriyorlar.

Kitabı 2 gün gibi kısa bir sürede okudum çünkü yazarın anlatım tarzı ve dili o kadar etkileyiciydi ki, kitabı elimden bırakamadım. Burdan beni bu eserle tanıştıran Ebru Ince'ye ve Homeless'e teşekkürlerimi iletiyorum...

Keyifli Okumalar herkese...
216 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kurgu ve muhteşem betimlemeleriyle dünya edebiyatının önde gelen isimlerinden olan Tolstoy, bu eseriyle de farklı Coğrafyaların, insanları ve Kültürleri hakkındaki tasvirleriyle bizleri aydınlatmaya çalışmıştır.
Yaşadığı donem hakkında yapmış olduğu değerlendirmeleri, Rus ve diğer ulusların karakterleriyle ilgili analizleri toplumların aynası olduğu gibi, biz okurlar içinde bir tarihi arşiv niteliğindedir.
Şehir hayatinin tüm nimetlerinden yararlanmasına rağmen huzur bulamayan zengin aile çocuğu Olenin’in ana karakter olduğu romanda, Terek nehrinin kenarındaki ayni adi taşıyan bir köyde genç subay’in, ask’i ve huzuru bulma çabaları anlatılmaktadır. Doğal bir yasam ve sade insanların içerisinde kendine bir hayat kurmayı hayal eden Olenin, hayallerinin gerçekleşeceğinden umutlu olmasa da, insanin kendi mutluluğunun, başka insanları mutlu ederek gerçekleşeceğini keşfetmiş ve buna gore kendisine bir yol haritası çizmiştir.
Sosyoloji ve insan psikolojisi hakkında önemli dersler veren bu eseri okumanızı tavsiye ederim…
246 syf.
·39 günde·Beğendi·8/10
Tolstoy’un ilk kitabı olmasından dolayı okumaya karar vermiştim. Olay yoğunluğunun az olduğu, uzun betimlemelerle kır yaşamının güzel bir şekilde işlendiği ve baş karakter Olenin etrafında psikolojik iç tahlillerin de yer aldığı bir kitap. Yaşar Kemal’in İnce Memed’ine çok benzettim kitabı. O tatlı dilin güzelliği ikisinde de var. Bir de iki kitapta işlenen kültürlerin benzerliği var. (Bkz: Kazaklar, Türkler)

Sonuçta Tolstoy okumaya karar veren bir okur için, dilinin ve konusunun yormaması da hesaba katılacaksa, iyi bir başlangıç kitabı olacaktır.
283 syf.
·11 günde·6/10
Kitap rusya nin balolarından, eğlence yerlerinden, insanların yapmacık gülüslerinden, sadece zenginliklerden bahseden hayattan bıkan ve bir arayış içinde olan Olenin'in herşeyi bütün mal varlığını geride bırakıp kafkasya yakınlarında çerkez bir köye ve yeni bir yasama yelken attığını konu alir.oradaki insanlar için kanunların sadece doğa kanunları olduğunu görür.kitabı okurken oradaki yöresel olaylar olsun yöresel kıyafetler olsun hepsi canlanıyor gözünde insanın. Kızlarin giydiği kıyafete "çerkezka "erkeklerin başına taktiğna " papak " o yöredeki insanların bir zamanlar giydiği kıyafet kültürleri hakkında da bilgi veriyor. Gayet sürükleyici bir anlatımı vardı. Yazar hayatında hiç aşık olmayan Olenin ''nin bir kazak kızına aşık olması ve başından geçen olayları anlatır. Terek kazakarını anlatırken, bu insanların ülkelerinden kopuş nedenlerini, içinde bulundukları koşulların onları nasıl savaşçı kıldığını sergiler bütün gerçekliğiyle.son olarak da şunu söylemek gerekirse yazar doğayı ve doğa ile başbaşa yasama özlemini saf bir aşk çerçevesinde anlatır.
260 syf.
Kitabı İletişim Yayınlarından Cynthia Ozick önsözü eşliğinde, 2009 yılı 1. Baskısından okudum.

"Kazaklar" Tolstoy'un Kafkasya'ya gittiği zaman yazmaya başladığı ilk roman... Ancak, yazma aşamasına on yıl ara vermiş. O süre zarfında farklı hikaye ve romanlar yayımlamış , askerlik yapmış vs.
"Kazaklar" kitabı yarı otobiyografik özellik taşıyor . Tolstoy'un daha çok gençlik yıllarından izler var kitapta... Zevkü sefaya düşkün olduğu , egosantrik kişiliğin hakim olduğu gençlik dönemleri...

Tolstoy'un gençlik dönemleriyle pek barışık olmadığını biliyoruz. Hatta Tolstoy, günlüğünde gençlik dönemleri için; kaba, pasaklı,insanların canını sıkan, bir çocuk kadar edepsiz, merhametsiz , kendini beğenmiş, ünlü olmayı erdemli olmaya tercih edecek kadar hırslı olduğuna dair ifadelere yer verir.( iletişim 2009 1. Baskı ön sözünde yer alıyor tamamı. )

Kitap kahramanı 18 yaşındaki Olenin de içinde bulunduğu buna benzer bir hayattan uzaklaşmak adına orduya katılmak için Kafkasya'ya gider. Farklı bir kültür içinde bulur kendini ve bulunduğu kültüre uyum sağlamaya çalışarak içsel yolculuğunu kemale erdirmeye çalışır.

Terek Kazakları ve Çeçen mücadelelerinden bahsedilse de ön planda olan, Olenin'in geldiği Rus kültürü ile Kazak kültürüne ait etnografik bilgilerdi. Olenin'in içsel yolculuğuna ışık tutacak olan Kafkas yolculuğu sırasında Kafkas dağları ; Terek ırmağına rağmen o bozkır yapısına dair tasvirleri oldukça etkileyiciydi. Kazak Kadın ve erkeklerinin sosyal yaşantıdaki yerleri, görevleri en ince ayrıntısına kadar anlatılmış.

Karakter anlatımları üzerinden Kazak kültürüne hayranlık duyulsa da aslında iki etnik köken (Kazak/Çeçen) arasındaki savaşın, insan ölümlerinin gereksizliğine de değiniyor Tolstoy.

Yazarın okuduğum " İnsan Ne ile Yaşar" ve "Diriliş" kitaplarına göre daha çok sevdim bu kitabı. Yavaş yavaş Tolstoy'a alışmaya başlıyorum galiba. Ayrıca yazarın hayatındaki değişimleri daha iyi anlamak ve hayatına dair yansımaları eserlerinde keşfetmek adına biyografisini de okumak gerektiğini düşünüyorum. Herkese iyi okumalar :)
288 syf.
"Sarınıp yarama gitsem çare değil ki!"
Dilimde bu sözlerle bitirdim kitabı.

Sevgili Tolstoy'umun yarı otobiyografik bir kitabı Kazaklar.
Zaten Mihail Solohov'la benimsediğim Kazak halkı bu kitapla kalbimin bir köşesinde yerini aldı. Kafkasya'nın bu 'cigit'* halkına karşı içimde bir yakınlık, doyumsuz bir heyecan var.
Sevgili Olenin.. Rusya'dan, içinde bulunduğu toplumdan kaçıp Kafkasya'ya sığınan ve iç huzurunu arayan, tam kavuşacağı sırada yine alıp başını giden canım Olenin. Sarınıp yarana gitsen çare değil ki..

Yalnızlığın, anlaşılamazlığın, kaçışın nereye kadar sürecek? Kaçarak kendinden nereye kadar gidebilir bir insan?

*cigit=yiğit
275 syf.
·8 günde·Beğendi
Tolstoy on senede yazmış ben bir haftada okumuşum çok mu?
Rusların kitapları hep zor başlıyor benim için.
Neredeyse yarısına kadar çok zorlandım psikolojik tahliller, betimlemeler,tasvirler,adamların isimleri, bilmediğim şehirler farklı coğrafya falan filan derken gözümde bir türlü canlanamadı okuduklarım.
Sonradan parcalar birleşip herşey yerine oturunca mis gibi bir roman okudum baştan pes etmediğime memnunum.
Kazaklar, Çeçenler ,Ruslar hepinizi çok sevdim hatta bir araştırma mı yapsam diye heveslendim fakat vazgeçtim Tolstoy ne dediyse doğru kabul ediyorum konuyu kapatıyorum .
283 syf.
Kafkasya'da yaşayan Terek Kazakların yaşayışları, gelenekleri üzerine kurulmuş bir eserdir. Sürükleyici bir anlatım vardır. Tolstoy'un en güzel romanlarından biridir. Kitaplığımdaki en değerli kitapların başında gelir ki 1966 basımına sahibim, cilt kapağı, sararmış sayfaları bir harika...
283 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabın son sahnesi beni bitirdi abi derin düşünüşlere soktu yüreğimi kitap bitince müslüm baba dinlemeye başladım ve şuan 70li yılların damar parçalarını dinliyorum kitap o derece okumalısınız .
283 syf.
·9 günde·Beğendi·7/10
Tolstoy iki farkli dunyayi ele alan bu yapitinin zemininde ask motifine de yer vermektedir. Bir tarafta zengin bagimsiz aristokrat Rus genci Olenin, diger tarafta yalin yasayan kazak genclerinin yasam kosullari ve savasci yasam stilleri...tum bu atmosferde yeseren karsiliksiz ve umutsuz saf bir ask hikayesi , önerebileceğim etkileyici bir roman
Mutlu olmak için gereken bir tek şey vardı: Sevmek... Özveriyle sevmek...
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 204 - İletişim Yayınları
"Görünürde bir eksiklik yoktu ama yine de tam olmayan bir şey hissediliyordu."
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 61 - Kum saati yayınları
Tek korkusu şuydu: Kimseye hiçbir iyilik yapmadan, herhangi iyi bir davranışta bulunmadan ölmek. Oysa yaşamak istiyordu... Büyük bir özveride bulunabilmek için yaşamak...
Lev Nikolayeviç Tolstoy
Sayfa 165 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kazaklar
Baskı tarihi:
2009
Sayfa sayısı:
264
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750506796
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Казаки
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayınları
Kazaklar 1863’te yayımlanan Kazaklar, Tolstoy’un yarı-otobiyografik kitaplarından biridir. Genç ve zengin bir Moskovalı olan Olenin, daha “sahici” bir hayat arayışıyla Rus ordusuna yazılıp Kafkaslar’a gider. Birliğiyle yerleştiği bir Kazak köyünde, bir yandan tabiatın ihtişamı karşısında sarhoş olur, bir yandan Kazak ve Çeçenlerin kaba güçlerinden etkilenir, bir yandan da köylü bir kıza duyduğu aşkın karşılıksız kalışıyla, kısa süreli de olsa ruhsal bir uyanış yaşar. Capcanlı ayrıntılar, aşk acısı ve tabiatın güzellikleriyle örülmüş bu güçlü hikâyeyi Leyla Soykut’un Rusça aslından yaptığı çeviriden okuyacaksınız. “Dilimizde yazılmış en güzel hikâye.” Ivan Turgenyev “Kazaklar’ı okurken, her satırda, her kelimede yepyeni, hakiki bir sanat buldum.” William Dean Howells

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 4 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları