Adı:
Kazaklar
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
292
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780021379620
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ezr Yayıncılık
216 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Kurgu ve muhteşem betimlemeleriyle dünya edebiyatının önde gelen isimlerinden olan Tolstoy, bu eseriyle de farklı Coğrafyaların, insanları ve Kültürleri hakkındaki tasvirleriyle bizleri aydınlatmaya çalışmıştır.
Yaşadığı donem hakkında yapmış olduğu değerlendirmeleri, Rus ve diğer ulusların karakterleriyle ilgili analizleri toplumların aynası olduğu gibi, biz okurlar içinde bir tarihi arşiv niteliğindedir.
Şehir hayatinin tüm nimetlerinden yararlanmasına rağmen huzur bulamayan zengin aile çocuğu Olenin’in ana karakter olduğu romanda, Terek nehrinin kenarındaki ayni adi taşıyan bir köyde genç subay’in, ask’i ve huzuru bulma çabaları anlatılmaktadır. Doğal bir yasam ve sade insanların içerisinde kendine bir hayat kurmayı hayal eden Olenin, hayallerinin gerçekleşeceğinden umutlu olmasa da, insanin kendi mutluluğunun, başka insanları mutlu ederek gerçekleşeceğini keşfetmiş ve buna gore kendisine bir yol haritası çizmiştir.
Sosyoloji ve insan psikolojisi hakkında önemli dersler veren bu eseri okumanızı tavsiye ederim…
224 syf.
·12 günde·7/10
Eskiden insanların tv gibi net gibi iletişim araçları olmadığı gibi kolay kolay seyehat imkanları da yoktu. Hal böyleyken dönemin insanı için dünya henüz keşfedilmemiş Amerika gibidir.

Muhtemelen zengin amcamız Tolstoy işte bundan mütevellit, gezip gördüğü yerleri dönemin fakirleri için bol bol betimlemiştir diyebiliriz. Klasiklerin çoğunun önemli bir alanını bu sebeple betimlemeler kaplar.

Daha yakın zamanlara gelindiğinde Kafka olsun Hesse olsun hatta bunlara Musil de eklenebilir daha çok karakterlerin düşünce dünyalarını betimlemeyi tercih etmişlerdir.

Nereye varıyoruz esasen yazarı, okurun nitelikleri gibi ihtiyaçları da yönlendirebiliyor sonucuna.

Kazaklar da nitekim Tolstoy için betimleme nedir nasıl yapılır dersi niteliğindedir. Oleninin, ormana ava gidişi bile sırf betimleme yapma amaçlı olabilir.

Okunur mu okunur.

Not: Tuğba Bora arkadaşımın Kazakların incelemesi altına yorum yazma amaçlı başlayıp sonradan inceleme olarak evrilmiş bir yazımdır.

Detaylı ve sosyal yönden ele alınmış olan Kübra'nın zengin incelemesini öneririm; #27960883
  • Delikanlı
    7.9/10 (219 Oy)245 beğeni1.034 okunma2.524 alıntı13.932 gösterim
  • Çocukluk
    7.9/10 (366 Oy)338 beğeni1.450 okunma952 alıntı13.211 gösterim
  • Efendi ile Uşağı
    7.8/10 (350 Oy)270 beğeni1.158 okunma353 alıntı7.083 gösterim
  • Başkasının Karısı
    6.9/10 (299 Oy)219 beğeni1.147 okunma438 alıntı17.852 gösterim
  • Hacı Murat
    7.7/10 (828 Oy)693 beğeni3.216 okunma580 alıntı18.782 gösterim
  • Meyhane
    8.2/10 (339 Oy)309 beğeni1.340 okunma477 alıntı8.964 gösterim
  • Ecinniler
    8.8/10 (360 Oy)431 beğeni1.184 okunma3.336 alıntı23.597 gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (1.835 Oy)1.863 beğeni7.507 okunma3.879 alıntı47.471 gösterim
  • Nana
    7.3/10 (308 Oy)286 beğeni1.434 okunma266 alıntı15.248 gösterim
  • Ev Sahibesi
    7.4/10 (516 Oy)438 beğeni1.975 okunma1.458 alıntı11.798 gösterim
283 syf.
·Beğendi
Tolstoy'un "Kazaklar" adlı eseri, dönemin Rusya'sın da zengin ve hayatın anlamını arayan Olen'in diğer adıyla Dmitriy Andreyiç'in Rus ordusuna yazılarak, Kafkaslar'da Kazaklar'ın bulunduğu ücra bir köye gönderilmesiyle gelişen olayları anlatıyor.

Kitap da o kadar Kazaklardan ve onların yaşayış biçimlerden bahsediliyor ki, ben de kendimi onlar hakkında küçük bir araştırma yapmaktan alıkoyamadım.

"Kazak" sözcüğünün belli bir halk adından çok "Bozkır Atlısı" olduğunu biliyor muydunuz?
Ben bilmiyordum. Aynı zaman da "hür, müstakil, mert, yiğit ve cesur" anlamları taşıdığını da bu şekilde öğrenmiş oldum. Peki bu yazarın betimlemelerine uyuyor muydu? Hem de tam manasıyla...

Kazak erkekleri gerçekten de özgürlüklerine düşkün, yiğit askerler...
Kadınları ise daha çok ev, bahçe ve bostan işleriyle meşgul oldukları için, evin bütün yükünün kadınların omuzlarında olduğunu söyleyebiliriz. Tolstoy bunun dışında kadınların nasıl bir görüntüye sahip olduklarını da şu sözleriyle belirtmeden geçememiş...

"Kazak kadınları çoğunlukla daha güzel, erkeklerden daha güçlü, daha akıllı ve daha gelişmiştir."

Yaşlılar ise günlerini daha çok avcılık ve kadınlara bahçe işlerin de yardımla geçiriyorlar.

Kitabı 2 gün gibi kısa bir sürede okudum çünkü yazarın anlatım tarzı ve dili o kadar etkileyiciydi ki, kitabı elimden bırakamadım. Burdan beni bu eserle tanıştıran Ebru Ince'ye ve Homeless'e teşekkürlerimi iletiyorum...

Keyifli Okumalar herkese...
246 syf.
·39 günde·Beğendi·8/10
Tolstoy’un ilk kitabı olmasından dolayı okumaya karar vermiştim. Olay yoğunluğunun az olduğu, uzun betimlemelerle kır yaşamının güzel bir şekilde işlendiği ve baş karakter Olenin etrafında psikolojik iç tahlillerin de yer aldığı bir kitap. Yaşar Kemal’in İnce Memed’ine çok benzettim kitabı. O tatlı dilin güzelliği ikisinde de var. Bir de iki kitapta işlenen kültürlerin benzerliği var. (Bkz: Kazaklar, Türkler)

Sonuçta Tolstoy okumaya karar veren bir okur için, dilinin ve konusunun yormaması da hesaba katılacaksa, iyi bir başlangıç kitabı olacaktır.
275 syf.
·4 günde·Puan vermedi
1863 yılında yayımlanan ve Tolstoy'un kendi deneyimlerinden, gözlemlerinden iz taşıyan bir kitap Kazaklar.
.
Genç bir Rus aristokratının bir Kazak köyüne yerleşmesi, şehir hayatından sonra köy hayatına alışmaya çalışması ve iç sorgulamaları çok çarpıcı bir şekilde aktarılıyor.
.
Kazak insanlarının gelenek, görenek ve yaşayışları , Tolstoy'un betimlemeleri ile bir dönemin anlaşılması açısından harika bir okuma sağlıyor.
.
Bir öncesinde Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban isimli romanını okumuştum. Orada da genç bir askerin Anadolu köyüne yerleşmesi ve gözlemleri çok etkilemişti. Yine Tolstoy'un Kazaklar romanında benzer olaylar , benzer sorgulamalar, yabancılık, bir yerde yabancı olma durumunu okuyunca ister istemez derin bir sorgulamaya girdim kendi içimde. Hangi ülkede hangi zamanda olursa olsun insan kendine yabancıysa gittiği her yerde de yabancı oluyor diye düşündüm. Bir yere ait olamama, bir yere ait hissedememe durumları arka arkaya okuduğum iki romanda da çok güzel verilmişti.
Sonsuz sevgiler.
320 syf.
·4 günde·Puan vermedi
TOLSTOYLANDIMM


Söze nasıl başlayacağımı bilemiyorum. Kitap o kadar çarpıcı o kadar etkileyici ki.

Sanırım şöyle başlayabilirim #47391943 bu etkinlik sayesinde Tolstoy'la tanıştığım için abime ve ablama teşekür ederim.


Kitabın genel akışı o kadar hoş ki elinize aldığınızda bırakasınız gelmiyor. Yazar baş karakterin iç tahlillerini o kadar güzel aktarmış ki kitaba bi anda o karakter oluveriyorsunuz.



Kitap hakkında spoiler vermek istemiyorum bu yüzden genel akışı hakkında düşündüklerimi yazmak istedim



Birde şunu eklemek istiyorum kitablarda mutlu sonlara alışanlar için sonu pek mutlu bitmiyor :d



(bu yazdığım ilk incelemem hatam olursa affola)
283 syf.
·11 günde·6/10
Kitap rusya nin balolarından, eğlence yerlerinden, insanların yapmacık gülüslerinden, sadece zenginliklerden bahseden hayattan bıkan ve bir arayış içinde olan Olenin'in herşeyi bütün mal varlığını geride bırakıp kafkasya yakınlarında çerkez bir köye ve yeni bir yasama yelken attığını konu alir.oradaki insanlar için kanunların sadece doğa kanunları olduğunu görür.kitabı okurken oradaki yöresel olaylar olsun yöresel kıyafetler olsun hepsi canlanıyor gözünde insanın. Kızlarin giydiği kıyafete "çerkezka "erkeklerin başına taktiğna " papak " o yöredeki insanların bir zamanlar giydiği kıyafet kültürleri hakkında da bilgi veriyor. Gayet sürükleyici bir anlatımı vardı. Yazar hayatında hiç aşık olmayan Olenin ''nin bir kazak kızına aşık olması ve başından geçen olayları anlatır. Terek kazakarını anlatırken, bu insanların ülkelerinden kopuş nedenlerini, içinde bulundukları koşulların onları nasıl savaşçı kıldığını sergiler bütün gerçekliğiyle.son olarak da şunu söylemek gerekirse yazar doğayı ve doğa ile başbaşa yasama özlemini saf bir aşk çerçevesinde anlatır.
260 syf.
Kitabı İletişim Yayınlarından Cynthia Ozick önsözü eşliğinde, 2009 yılı 1. Baskısından okudum.

"Kazaklar" Tolstoy'un Kafkasya'ya gittiği zaman yazmaya başladığı ilk roman... Ancak, yazma aşamasına on yıl ara vermiş. O süre zarfında farklı hikaye ve romanlar yayımlamış , askerlik yapmış vs.
"Kazaklar" kitabı yarı otobiyografik özellik taşıyor . Tolstoy'un daha çok gençlik yıllarından izler var kitapta... Zevkü sefaya düşkün olduğu , egosantrik kişiliğin hakim olduğu gençlik dönemleri...

Tolstoy'un gençlik dönemleriyle pek barışık olmadığını biliyoruz. Hatta Tolstoy, günlüğünde gençlik dönemleri için; kaba, pasaklı,insanların canını sıkan, bir çocuk kadar edepsiz, merhametsiz , kendini beğenmiş, ünlü olmayı erdemli olmaya tercih edecek kadar hırslı olduğuna dair ifadelere yer verir.( iletişim 2009 1. Baskı ön sözünde yer alıyor tamamı. )

Kitap kahramanı 18 yaşındaki Olenin de içinde bulunduğu buna benzer bir hayattan uzaklaşmak adına orduya katılmak için Kafkasya'ya gider. Farklı bir kültür içinde bulur kendini ve bulunduğu kültüre uyum sağlamaya çalışarak içsel yolculuğunu kemale erdirmeye çalışır.

Terek Kazakları ve Çeçen mücadelelerinden bahsedilse de ön planda olan, Olenin'in geldiği Rus kültürü ile Kazak kültürüne ait etnografik bilgilerdi. Olenin'in içsel yolculuğuna ışık tutacak olan Kafkas yolculuğu sırasında Kafkas dağları ; Terek ırmağına rağmen o bozkır yapısına dair tasvirleri oldukça etkileyiciydi. Kazak Kadın ve erkeklerinin sosyal yaşantıdaki yerleri, görevleri en ince ayrıntısına kadar anlatılmış.

Karakter anlatımları üzerinden Kazak kültürüne hayranlık duyulsa da aslında iki etnik köken (Kazak/Çeçen) arasındaki savaşın, insan ölümlerinin gereksizliğine de değiniyor Tolstoy.

Yazarın okuduğum " İnsan Ne ile Yaşar" ve "Diriliş" kitaplarına göre daha çok sevdim bu kitabı. Yavaş yavaş Tolstoy'a alışmaya başlıyorum galiba. Ayrıca yazarın hayatındaki değişimleri daha iyi anlamak ve hayatına dair yansımaları eserlerinde keşfetmek adına biyografisini de okumak gerektiğini düşünüyorum. Herkese iyi okumalar :)
288 syf.
"Sarınıp yarama gitsem çare değil ki!"
Dilimde bu sözlerle bitirdim kitabı.

Sevgili Tolstoy'umun yarı otobiyografik bir kitabı Kazaklar.
Zaten Mihail Solohov'la benimsediğim Kazak halkı bu kitapla kalbimin bir köşesinde yerini aldı. Kafkasya'nın bu 'cigit'* halkına karşı içimde bir yakınlık, doyumsuz bir heyecan var.
Sevgili Olenin.. Rusya'dan, içinde bulunduğu toplumdan kaçıp Kafkasya'ya sığınan ve iç huzurunu arayan, tam kavuşacağı sırada yine alıp başını giden canım Olenin. Sarınıp yarana gitsen çare değil ki..

Yalnızlığın, anlaşılamazlığın, kaçışın nereye kadar sürecek? Kaçarak kendinden nereye kadar gidebilir bir insan?

*cigit=yiğit
254 syf.
·12 günde·Beğendi·8/10
Bu aralar hangi kitaba güzel diye başlasam beğenmiyorum ve hangi kitabı sıkıcı zannetsem bayılıyorum. Tolstoy'un okuduğum ikinci eseri bu kitaptan sonra son olmamasını umut ediyorum. Gayet severek okudum. Kitabın sonunu böyle tahmin etmiyordum ama üzülmedim çünkü Olenin daha iyilerini hak ediyor. :)

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kazaklar
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
292
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780021379620
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ezr Yayıncılık

Kitabı okuyanlar 1.192 okur

  • Mehmet Ali Gültekin
  • Yusuf DENİZ
  • Zeynep Zelal
  • Melike Vatansever
  • Dijwar Habeş
  • Zehranur Hasekioğlu

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0.6 (2)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları