Babil Kitaplığı

Rus Öyküleri

Fyodor Dostoyevski
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 57 dk.
Sayfa Sayısı:
175
Basım Tarihi:
1 Nisan 2008
Yayınevi:
Dost Kitabevi
Orijinal Adı:
Krokodil, Elezar, Smert İvana İliça
ISBN:
9789758457915
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2021 364. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2021 13:55
İçerisinde toplam üç öykü bulunmaktadır: Dostoyevski – Timsah, Andreyev – Elazar ve Tolstoy - İvan İlyiç’in Ölümü. Rus bürokrasisini eleştiren Timsah romanı çok etkileyicidir aslında. Bana dışarının da durumunun bizlerden farklı olmadığını gösteren eserlerdendir ama şöyle ki adamların hayatı o kadar refah ki böyle deyince küfretmiş gibi hissediyorum. Ekonomi, oldukça önemli bir kavramdır. İnsanların huzuru, evdeki huzur bile buna bağımlı, maalesef durum bu yani romantizm yapamayacağım bu konuda. Gerçekler böyledir işte. Ben hepimize maddi olarak olabildiğince iyi durumlar temennisiyle veda edeceğim. Hiç kimseye muhtaç olmadığımız, ekonomik olarak bağımsız olduğumuz güzel zamanlar diliyorum hepimize. Maddi ve Manevi olarak çok iyi ve olumlu zamanlar temenni ediyor, iyi okumalar diliyorum..
Rus ÖyküleriFyodor Dostoyevski · Dost Kitabevi · 2008389 okunma
10/10
·175 syf.··
Beğendi
·
2024 524. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2024 18:34
“Taşlama yapılarak yüceltilen, kılı kırk yaran bürokrasi, ‘Timsah’taki tamamlanmamış fantezinin temel konusudur. Öykünün ortamı düşseldir ve karabasana dönüşmek üzeredir. Bu seçkide, Andreyev ve Dostoyevski arasında aşinalık bulunduğu düşüncesinin keyfi olduğu hükmüne varılabilir. Bununla beraber, hazin dürtülerin ve düşman bir dünyanın teselli kabul etmediği görüşünün örtüştüğünü gözlemlemek mümkündür. Kişisel bir gerçekmiş gibi dünya anlayışımızı değiştirebilen ‘Elazar’ öyküsü, kendi aynasında Andreyev’in acı verici kaderini yansıtır. Bu seçkinin son öyküsünün edebiyatın bize sunabileceği en takdire şayan öykülerden biri olduğunu söylemek abartı değil. Önceki iki öyküde fantastik öğe baştan itibaren belirgindir; ‘İvan İlyiç’in Ölümü’nde kaçınılmaz ve şaşırtıcı olan doğaüstü ifşaat tıpkı ruhun son deneyimi gibi bize öykünün sonunda ulaşır.”
Hayata Dair
Rus ÖyküleriFyodor Dostoyevski · Dost Kitabevi · 2008389 okunma
8/10
·175 syf.··
2022 2. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2022 19:16
Realist Dostoyevski'den fantastik Timsah'ı okumak çok ilginçti. Aydınlanma yaşamak isterseniz bir timsahın midesi bunun için uygun ortam olabilir, siz bunu bir düşünün. Andreyev'in Lazarus'u anlatması ölümden dönen (?) bir adamı konu alması bakımından yeterince karanlık. Sürrealist bir konu seçimi, realist bir bakış açısı var. Tolstoy'un İvan İlyiç'in Ölümü öyküsünü daha önce okumuştum ama hatırlayamadığım için tekrar okumak iyi oldu. Fantastik bir konu değil belki ama Lazarus'ta olduğu gibi, ölüme yakın olan insanların içinde bulunduğu ruh halini gerçekçi bir şekilde yansıtıyor. Yine de B.K.'nın en sevdiğim kitaplarından biri olmadı. =)
Rus ÖyküleriFyodor Dostoyevski · Dost Kitabevi · 2008389 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2020 370. kitabı
Selam️ Babil Kitaplığı Hazırlayan: Jorge Luis Borges “Fyodor Mihayloviç Dostoyevski & Leonid Andreyev & Lev Tolstoy / Rus Öyküleri” Gerçeküstücülük akımının önde gelen isimlerinden Borges’in hazırlayıp, iliştirdiği güzide ön sözler ile okura servis ettiği “Babil Kitaplığı” serisi, daha önce okuduklarımın aksine (tek yazar, tek eser) bu kez, üç farklı yazarın üç öyküsünden oluşan bir seçki. Yoksulluğu, mahkumiyeti, alkol ve kumar bağımlılığı, sara nöbetleri ile talihsiz hayatının en büyük talihi, yazma ve ifade becerisi olan Dostoyevski’nin; Rus hiyerarşisi ve bürokrasi üzerine, gerçeküstü bir öykü olan ve tamamlanmamış kabul edilen “Timsah” ; kitabın ilk yarısını oluşturuyor. İkinci öykü “Elazar”ın yazarı Andreyev, hem gerçekçilik hem de sembolizm, iki karşıt ekolün de takipçisi, bu eser için gerçeklikten uzak bir öyküsünün seçilme sebebi muhtemelen, sadece coğrafya ya da uyrukla değil, dahil edilen öykülerin de, tür olarak birbirlerini tamamlar nitelikte olmasına gösterilen özenden kaynaklı. Ölüm temalı Elezar, üç öykü arasında felsefesi en derin olan. Son öykü ise Tolstoy’un neredeyse tüm kitapseverlerin okuduğunu düşündüğüm “İvan İlyiç’in Ölümü”. İlk ikisi kadar baştan sona, fantastik bir temel üzerine kurulu olmasa da, bu öykü de nihayete ererken çatısı doğaüstü şekilde konduruluyor. Tolstoy’un genel olarak eserlerindeki teolojik dirsek temasını, (bu temasın sebeplerini daha önce günlüklerinde de okumuştum ve günlükleri yeniden okuyorum) İvan İlyiç’in Ölümü’nde de görüyoruz. Ortak paydaları, gerçeküstü olmaları ve fantastik öğelerle bezenmeleri olan, üç usta kalemin, üç öyküsünden oluşan “Rus Öyküleri” tavsiye listemdedir efenim. Saygılarımla
Rus ÖyküleriFyodor Dostoyevski · Kırmızı Kedi Yayınları · 2019389 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
Beğendi
·
2020 109. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2020 12:07
Jorge Luis Borges’in hazırladığı Babil Kitaplığı serisinin Rus Öyküleri adlı kitabında, F. Dostoyevski’nin Timsah, L.Andreyev’in Elazar, L. Tolstoy’un İvan İlyiç’in Ölümü öyküleri bulunuyor. Dostoyevski’den ilk kez öykü okudum.Mizah yüklü fantastik bir öykü olan Timsah, Rus bürokrasisini eleştiriyor. L.Andreyev’in Elazar’ı ölümle karşılaştıktan sonra dünyadaki maddi, manevi hiçbir şeyin değer taşımadığını, her şeyin anlamsız olduğunu fark eder.İnsanlardan kaçar.Borges Elazar’ın kaderinin, L. Andreyev’in kaderini temsil ettiğini düşünür. Borges, İvan İlyiç’in Ölümü için; “Edebiyatın bize sunabileceği en takdire şayan öykülerden biri olduğunu söylemek abartı değil.” der.
Edebiyat
Rus ÖyküleriFyodor Dostoyevski · Kırmızı Kedi Yayınları · 2019389 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2022 17. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 11 Mart 2022 18:41
Bir kez daha ömrümün okumak istediklerimin tamamına yetmeyeceği endişesine kapıldım. Bu üç muhteşem yazardan, üç muhteşem öykü. İnsanın haleti ruhiyesini bu kadar isabetli betimlemek her yazara nasip olmaz. Babil kitaplığının şu ana kadar okuduğum en iyi kitabıydı. Alaycı biçimde yüceltilmiş kılı kırk yaran bürokrasi, Timsah'taki sonu gelmez düşlemin ana temasıdır. Öykünün yüreği , kabusa varan bir düştür ama ana fikri ince alay vurgusu ve baş kişilerinin kırılganlığı ve önemsizliği sayesinde kat kat uçurumun derinliklerinde yitip gitmez. Bilakis öne çıkar. Kimler var bakalım mı? - Dostoyevski * Timsah , İşte bu beni kahkahalara boğdu. Aydınlanma yaşamak istiyorsanız bir Timsaha yutturun kendinizi. ( Acaba bazılarını Timsah karnına koymak bizim de ekonomimizi düzeltecek aydınlanmalar yaşatır mı ? Hıııımmmmmm......... Onlara değilse de bize yaşatır belki :) - Andreyev * Lazarus , En iyisi ölüp dirilmemek. Yat yattığın yerde insanları da korkutma. Lazarus' un adı okuduğum bir çok kitapta geçerdi ama utanarak söylüyorum öyküyü ilk defa okudum. Hüzünlüydü. Korkutucuydu. İbret vericiydi. - Tolstoy * İvan İlyiç' in Ölümü ; İnsan kendi kendini nasıl öldürür sorusunun cevabı bu öykü olsa gerek. Önce ölüm karşısında yaşayanların tepkileri, sonra da İvan İlyiç' in adım adım ölüme nasıl koştuğu hikaye ediliyor. Ölmek isterseniz kendinize acımakla başlayın diyor yazar. Fark ettim ki ters psikoloji bende acayip çalışıyor. Politik ve ekonomik ambargoyu anlarım da sanat ve kitap konusu kırmızı çizgim. Zaten eğitimsizlikten başımıza gelmeyen kalmıyor................ Tövbe tövbe...........
Rus ÖyküleriFyodor Dostoyevski · Kırmızı Kedi Yayınları · 2019389 okunma
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2020 91. kitabı
Yine muhteşem bir kitap okudum. Rusya'nın dünyaca ünlü üç yazarının öykülerinden oluşuyordu. Dostoyevski - Timsah Andreyev - Elezar Tolstoy - İvan İlyiç'in Ölümü #jorgeluisborges önsözünde aslında yazarlar ve öyküler hakkında harika bilgiler vermiş. Önsöz' den aktarıyorum ve kitap için en güzel yorum olduğunu düşünüyorum. Kesinlikle tavsiyemdir. DOSTOYEVSKİ - TİMSAH Dostoyevski'nin kitaplarında bize gösterdiği bürokratik ve hiyerarşik Rusya bugünkünden çok farklı değil. Taşlama yapılarak yüceltilen, kılı kırk yaran bürokrasi, "Timsah" taki tamamlanmamış fantazinin temel konusudur. Okur, Dostoyevski'nin kendi yarattığı timsahın içinden çıkmayı bilmediğinden kuşkulanır ve bu, öykünün neden nihayete ulaşmadığını, durumsal parçalara bölündüğünü açıklar. ANDREYEV - ELEZAR Andreyev'inki ise ölümle tanıştıktan sonra dünyadaki her şeyin değersizliğini ve yok oluşun son nokta olduğunu hisseder. Kimsesiz ve soğuktan donmuş bir halde insanlardan kaçar. Kişisel bir gerçekmiş gibi dünya anlayışımızı değiştirebilen bu öykü, kendi aynasında Andreyev'in acı verici kederini yansıtır. TOLSTOY - İVAN İLYİÇ'İN ÖLÜMÜ Teolojik anlamda, öykünün ana konusunun yapılan işler sayesinde değil, Tanrı' nın lütfuyla kurtuluşa ermek olduğunu söylemek uygundur. "İvan İlyiç'in Ölümü" nde kaçınılmaz ve şaşırtıcı olan doğaüstü ifşaat tıpkı ruhun son deneyimi gibi bize öykünün sonunda ulaşır. Tolstoy' un, insanoğlunun kavrayışıyla yazınsal kusursuzluğu birleştiren, kazandığı şöhreti hak eden bu üstün öyküsünü okumaktan kendimizi mahrum etmemeliyiz.
Rus ÖyküleriFyodor Dostoyevski · Kırmızı Kedi Yayınları · 2019389 okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2019 69. kitabı
Dostoyevski aşığı biri olarak "Timsah" öyküsüne bayıldım. Gerçeküstü bir olay ile timsah tarafından yutulan bir kişinin, timsahın içinde konuşmasıyla başlıyor öykü. Gerçeküstücülüğünü mantıklı hale getirmek için timsahın karnında bir kişinin nasıl hayatta kaldığını da açıklayan Dostoyevski, ardından sonu gelmez bürokrasi karmaşıklığını anlatmaya başlıyor. İşin garibi ise timsahın karnında bulunan(yaşayan) kişi, timsahın karnından çıkmanın yasal zorluğunu tüm sakinliğiyle bilip anlatması. Rus bürokrasisine dair müthiş bir hiciv. İkinci öykü Andreyev’den "Elazar". Daha çok masalsı be felsefik bir yanı var bu öykünün. Dünya mefhumumuzu kişisel bir olgu gibi biçimlendirebilecek olan hayranlık uyandırıcı Lazarus, kendi billuru içinde Andreyev'in acı dolu yazgısını yansıtır. Son öykü Tolstoy'dan "İvan İlyiç’in Ölmü". Tolstoy bu öyküsünde, amansız bir hastalığın kıskacındaki bir yargıcın ölüme doğru yavaş yavaş giderken kendisiyle, toplumla ve kurulu düzenle hesaplaşmasını anlatır. Birbirinden güzel bu öyküleri mutlaka okuyun. Keyifli okumalar
Rus ÖyküleriFyodor Dostoyevski · Kırmızı Kedi Yayınları · 2019389 okunma
8/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2025 16. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 11:23
Üç rus yazardan üç muhteşem hikaye. Dostyevski'den, "Timsah"; tamamlanmamış düşsel bir trajikomik hikaye. Kapital sistemin bir eleştirisi. Timsahın karnında bir insan, timsahı mı kurtarmalı yoksa insanı mı. Ama timsah ticari bir nesne, ne önemi olabilir ki insanın...o zaman okuyun hikayeyi ve siz karan verin sonuca. Andreyev'den, "Elezar"; kim bu Elezar? Hazreti İsa'nın mucize göstererek dirilttiği kişi yani lazarus. Peki dirildikten sonra neler yaşadı Elezar? Mutlumuydu. Ölümle tanıştıktan sonra hayat neydi? Oysa kimsesiz ve soğuk bir haldeydi Elezar.... Ve Tolstoy'dan, "İvan İlyiç'in Ölümü"; bir muhasebe, hayatın muhasebesi. Ölüme hiç bu kadar yakın olmamıştınız. Keyifle ve ibretle okunacak bir kitap.
Rus ÖyküleriFyodor Dostoyevski · Kırmızı Kedi Yayınları · 2019389 okunma
8/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2019 5. kitabı
Kitap üç hikayeye yer veriyor: Dostoyevski’den Timsah, Andreyev’den Elazar ve Tolstoy’dan Ivan Ilyiç’in Ölümü. Sabri Gürses’in akıcı çevirisiyle üç hikayeyi de keyifle okudum. Ama en etkileyici hikaye, Borges’in de önsözde belirttiği üzere Ivan Ilyiç’in Ölümü oldu. Ölen ile birlikte okura o anların duygudaşlığı verebilen ve sonuna doğru psikanalizi ve felsefeni surata çarpan kusursuz bir üslupla karşılaştım. Schopenhauer’in çağdaşlığını ve Proust’un öncülüğünü yapan çok değerli bir hikaye.
Rus ÖyküleriFyodor Dostoyevski · Kırmızı Kedi Yayınları · 2019389 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.