Uğur Mumcu

Yazar 8,3/10 · 362 Oy · 40 kitap · 1273 okunma ·  318 beğeni
Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
24 Oca 2017 · Kitabı okumayı düşünüyor

Uğur Mumcu (24 Ocak 1993)
"İnsanlara can güvenliği sağlayamamış bir düzene
hukuk devleti denilemez.
Devrimcilerin faili mechul cinayetlere kurban gittiği bir düzene
demokrasi denilemez.
Yolsuzlukların devlet yetkililerini sardığı bir düzene
Anayasa düzeni denilemez.
Bu, katiller demokrasisidir. Bu, hırsızlar düzenidir."

Katiller Demokrasisi Hırsızlar Düzeni, Uğur Mumcu (Aralık 1970)Katiller Demokrasisi Hırsızlar Düzeni, Uğur Mumcu (Aralık 1970)
insan_okur, bir alıntı ekledi.
24 Oca 2016

Bir ulus, ne kadar okuma-yazma, öğrenme, araştırma eğilimde ise, o kadar sağlam, o kadar hoşgörülü ve demokrat yapıda olur.

Uğur MumcuUğur Mumcu
insan_okur, bir alıntı ekledi.
24 Oca 2016

Kimi ölüler bize ne kadar yakın.
Yaşayanların birçoğu ne kadar da ölü.

Uğur MumcuUğur Mumcu
Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
08 Haz 2015

SORUMLU OLMAK...


Yirminci yüzyılda uygarca direnişin adıdır “medeni cesaret.”
Bu konuda çok zengin değil toplumumuz. Bir kaplumbağa gibi yaşamayı,
bir "sürüngen" gibi beslenmeyi, bir “yılan” gibi yükseklere tırmanmayı hüner
saymışız yıllarca. Sorumluluk pınarlarından, bilinç çeşmelerinden gürül gürül
akan kişilikleri, köhneleşmiş yasaların kıskacı altında yaşatmayı tek çıkar yol
bilmişiz yıllarca.

Karanlıklarla beslenen korkuları, bir tel örgü, bir dikenli tel gibi sarmışız dört
bir yanımıza. Yüreksizliğin özrünü bir parça da kendi küçücük dünyalarımızın mutluluğuna sığınarak gidermek istemişiz.

Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenmiş bir suçtur.
Bu bilinci paylaşmak ve bu sorumluluğu yerleştirmek zorundayız.
Uygarca paylaşılan sorumluluk bilinci, özgürlüğün de, demokrasinin de tek güvencesidir. Bu güvence sağlanmadıkça, demokrasinin temeline bir tek taş
bile konmuş olamaz.

Unutmayalım ki “cesur bir kez, korkak bin kez ölür.”
Önemli olan, insanın böyle bir toplumda bir “mezar taşı” gibi
suskunluk simgesi olmamasıdır.

Uğur Mumcu (Yeni Ortam 9 Aralık 1974)Uğur Mumcu (Yeni Ortam 9 Aralık 1974)
Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
24 Oca 2017 · Kitabı okumayı düşünüyor

"Ben, Atatürkçüyüm.
Ben, cumhuriyetçiyim.
Ben, laikim.
Ben, anti-emperyalistim.
Ben, tam bağımsız Türkiye'den yanayım.
Ben,özgürlükçüyüm.
Ben, insan hakları savunucusuyum.
Ben, terörün karşısındayım.
Ben; yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım.
Dün sabaha dek, araştırarak yazdığım hiç bir konuyu yalanlayamadınız.
Öyleyse vurun, parçalayın!
Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar doğacaktır!"

Katiller Demokrasisi Hırsızlar Düzeni, Uğur MumcuKatiller Demokrasisi Hırsızlar Düzeni, Uğur Mumcu
Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
24 Oca 2017

"Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar.
Güç merkezi değiştikçe dönerler; fırıldak olurlar."

Uyan Gazi Kemal, Uğur MumcuUyan Gazi Kemal, Uğur Mumcu
Rüzgarın İzi, bir alıntı ekledi.
23 May 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Mahkemeye çıkınca, yargıç sormuş:
— Anayasa'yı tağyir, tebdil ve ilga ettin mi?
— Efendim?
    — Oğlum, yani savcı diyor ki, Anayasa'yı tağyir, tebdil, ilga etmişsin, ne diyorsun?
—   O dediğinizden hiç yapmadım komutanım...
Yargıç dayanamayıp suçun  niteliğini açıklamış:
    —       Oğlum, Anayasa'yı ihlâl ettin mi?.. Yanıt şöyle gelmiş:
    
    — Efendim; biz köylüyüz.    Ne anlarız Anayasa'dan. İhlâl edilmişse şehirliler etmiştir...

Sakıncalı Piyade, Uğur Mumcu (Bölüm:" Anayasayı tangır tungur edenler")Sakıncalı Piyade, Uğur Mumcu (Bölüm:" Anayasayı tangır tungur edenler")
Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
08 Haz 2015

SESLENİŞ...


Dağ gibi kara yağız birer delikanlıydık.
Babamız sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.
Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mumun
ışığında bitirirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini, yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya.
Ecelsiz öldürüldük. dövüldük, vurulduk, asıldık.

Vurulduk ey halkım, unutma bizi...

Yoksulluğun bükemediği bileklerimize çelik kelepçeler takıldı.
İşkence hücrelerinde sabahladık kaç kez. İsteseydik, diplomalarımızı,
mor binlikler getiren birer senet gibi kullanırdık. mimardık, mühendistik, doktorduk, avukattık. yazlık kışlık katlarımız, arabalarımız olurdu. Yüreğimiz, işçiyle birlikte attı. Yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze çiçek gibi verdik topluma.
Bizleri yok etmek istediler hep. Öldürüldük ey halkım unutma bizi...

Fidan gibi genç kızlardık. Hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı göz bebeklerimizden. Yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında,
işkencecilerin acımasız ellerine terk edildik. Direndik küçük yüreğimizle,
direndik genç kızlık gururumuzla. tükürülesi suratlarına karşı bahar çiçekleri gibi taptaze inançlarımızı fırlattık boş birer eldiven gibi. Utanmadılar insanlıklarından, utanmadılar erkekliklerinden. Hücrelere atıldık ey halkım, unutma bizi...

Ölümcül hastaydık. Bağırsaklarımız düğümlenmişti.
Hipokrat yemini etmiş doktor kimlikli işkencecilerin elinde öldürüldük acımaksızın. Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamıştı daha. Cezaevlerine kilitlenmiş
kocalarımızın taptaze duygularına, birer mezar taşı gibi savrulduk.
Vicdan sustu. Hukuk sustu, insanlık sustu.

Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

Kanserdik. Ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde.
Uydurma davalarla kapattılar hücrelere. Hastaydık. yurtdışına gitseydik
kurtulurduk belki. Bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz bırakmazdık.
Önce kolumuzu, omuz başından keserek yurtseverlik borcumuzun diyeti
olarak fırlattık önlerine.sonra da otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı,ecelsiz.

Öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

Giresun'daki köylüler, sizin için öldük.
Ege'deki tütün işçileri, sizin için öldük.
Doğudaki topraksız köylüler, sizin için öldük.
İstanbul'daki, Ankara'daki işçiler sizin için öldük.
Adana'da, paramparça elleriyle, ak pamuk toplayan işçiler,sizin için öldük.

Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi...

Bağımsızlık, Mustafa Kemal'den armağandı bize.
Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı için
kan döktük sokaklara. mezar taşlarımıza basa basa, devleti yönetenler,
gizli emirlerle başlarımızı ezmek, kanlarımızı emmek istediler.
Amerikan üsleri kaldırılsın dedik,sokak ortasında sorgusuz sualsiz vurdular.

Yirmi iki yaşlarındaydık öldürül düğümüzde ey halkım, unutma bizi...

Yabancı petrol şirketlerine karşı devletimizi savunduk; komünist dediler.
Ülkemiz bağımsız değil dedik; kelepçeyle geldiler üstümüze.
Kurtuluş Savaşında emperyalizme karşı dalgalandırdığımız bayrağımızı daha
dik tutabilmekti bütün çabamız.Bir kez dinlemediler bizi.Bir kez anlamak istemediler.

Vurulduk ey halkım unutma bizi...

Henüz çocukluğumuzu bile yaşamamıştık. Bir kadın eli değmemişti ellerimiz.
Bir sevgiliden mektup bile almamıştık daha. bir gece sabaha karşı, pranga
vurulmuş ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sehpalarına. herkes tanıktır
ki korkmadık. İçimiz titremedi hiç. Mezar toprağı gibi taptaze, mezar taşı gibi
dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere.

Asıldık ey halkım, unutma bizi...

Bizi öldürenler , bizi asanlar, bizi sokak ortasında vuranlar, ağabeyimiz,
babamız yaşlarındaydılar. ya bu düzenin kirli çarklarına ortak olmuşlardı ya da susmuşlardı bütün olup bitenlere. öfkelerini bir gün bile karşısındakilere
bağırmamış insanların gözleri önünde öldürüldük.Hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına, batı uygarlığı adına, bizleri, bir şafak vakti ipe çektiler.

Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi...

Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi...
Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarında yankılanacak ey halkım, unutma bizi.

Özgürlüğe adanmış bir top çiçek gibiyiz şimdi., hep birlikteyiz ey halkım,
unutma bizi,
unutma bizi,
unutma bizi...

Uğur Mumcu (Cumhuriyet 25 Ağustos 1975)Uğur Mumcu (Cumhuriyet 25 Ağustos 1975)
Süleyman S, bir alıntı ekledi.
12 May 22:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Paslı aynalar, çirkin yüzleri daha da çirkinleştirir.

Söz Meclisten İçeri..., Uğur Mumcu (Sayfa 20 - Tekin Yayınevi-1996)Söz Meclisten İçeri..., Uğur Mumcu (Sayfa 20 - Tekin Yayınevi-1996)
Feyzi Demirelli, bir alıntı ekledi.
15 Nis 08:37 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Sosyalizm ile kapitalizm iki Yahudi arasındaki görüş ayrılığıdır. O yüzden biz Türkler'i pek ilgilendirmemektedir!

Liberal Çiftlik, Uğur Mumcu (Sayfa 33)Liberal Çiftlik, Uğur Mumcu (Sayfa 33)
Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
24 Oca 2016

'"...Köy enstitüleri üretim içinde eğitim, eğitim içinde üretim ilkesini benimsemişti
ve köy çocuklarını Atatürk devrimlerinin ve Kemalizm’in toplumsal yapısını kurmakla görevlendirmişti. Ancak şimdi ne oluyor?
Şimdi aynı köy çocukları, kapanan Köy Enstitüleri yerine imam hatip okullarına gidiyorlar. Gidiyorlar da ne oluyor? 1983 rakamlarına göre diyanet işleri başkanlığında 46.000 personel var, bu personelin 23.000’i ilkokul mezunu,
peki o zaman bu ilahiyat fakülteleri ne işe yarıyor?
Bu islam enstitüleri ne işe yarıyor?
Bu imam hatip okulları ne işe yarıyor?

Ne işe mi yarıyor? Bunlar imam-hatip olmuyorlar, hukuk fakültelerine gidip yargıç
ve savcı oluyorlar, siyasal fakültelerine gidip kaymakam oluyorlar.
Yapılan bir araştırma; kaymakam yetiştiren bölümünün öğrencilerinin
%41’nin ilahiyat kökenli olduğunu kanıtlıyor.

Hukuk fakültesinde okuyup da daha önce imam hatip mezunu olanlara burs veriyorlar. Burs verilen öğrenciler de sınavsız yargıç ve savcı oluyorlar.
2000 yılına doğru baktığımızda vali ilahiyat fakültesi mezunu, emniyet müdürü
islam enstitüsü mezunu, kaymakam imam hatip mezunu olacak."

Uğur Mumcu (Uğur Mumcu Köy Enstitüleri Üzerine...)Uğur Mumcu (Uğur Mumcu Köy Enstitüleri Üzerine...)
Onur Özkan, bir alıntı ekledi.
25 Oca 2015

İnsan sadece konuştukları şeylerden değil, sustukları şeylerden de sorumludur.
Her dönemde karanlıkları aydınlatan bir ışık olacaktır.

Uğur MumcuUğur Mumcu
Homeless, bir alıntı ekledi.
30 Nis 23:22 · Kitabı okudu

Tutuklanmak için çalmadığım kapı kalmadı, sonunda kaçma şüphesi vardır gerekçesiyle tutuklandım.

Sakıncalı Piyade, Uğur MumcuSakıncalı Piyade, Uğur Mumcu
Süleyman S, bir alıntı ekledi.
12 May 22:56 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Bügün, zulmün siz mağduru olmasanız bile bu zulmün zihniyeti devam ederse yarın sıra size gelir.

Söz Meclisten İçeri..., Uğur Mumcu (Sayfa 83 - Tekin Yayınevi-1996)Söz Meclisten İçeri..., Uğur Mumcu (Sayfa 83 - Tekin Yayınevi-1996)
salih, bir alıntı ekledi.
21 Ara 2017 · Kitabı okudu · İnceledi

Maksat yıkmak mı yoksa yapmak mı?
Hakkı bırakıp güce tapmak mı?
(Kâzım Karabekir Paşa)

Kazım Karabekir Anlatıyor, Uğur Mumcu (Sayfa 19 - Umag 28. Baskı 2017)Kazım Karabekir Anlatıyor, Uğur Mumcu (Sayfa 19 - Umag 28. Baskı 2017)