Hiçbir kırmızı sakalın biribirini sevmesine fırsat, izin vermeyeceksiniz. Bunlar biribirlerini sevmeye başladılar mı, sevginin olduğu yerde bireycilik barınamaz, korku, aşağılama barınamaz, zinhaaar, sevgiye izin vermeye ceksiniz. Bunlar biribirlerini sevmeyi öğrenirlerse bizi de, filleri de erinde gecinde yenmenin bir yolunu bulurlar.
" İnsan kavmi hem insanlığın hem de dünyanın felaketi oldu. İnsan kavmi alışveriş işine başladıktan sonra insanlığından çıktı.Yeryüzündeki her şeyi alıp sattı. Toprak aldı sattı, toprak toprakliktan çıktı. Su, su olmaktan,orman orman olmaktan ,gökyüzü gökyüzü olmaktan çıktı. Yakında ayı ,yıldızları da alıp satacaklar ve yıldız yıldız olmaktan ay da ay olmaktan çıkacak.
Yüreği alıp sattı insanoğlu, yürek yüreklikten çıktı. Aşkı,sevgiyi,dostluğu, kardeşliği, barışı,arkadaşlığı,kandaki sıcaklığı,güzelliği alıp sattı insanoğlu, oburlaştı..." s.82
“İnsan bir zaman tüketicisidir. Üstelik bize ayrılan bu zaman oldukça sınırlıdır da. Ama yine de çoğumuz yapmak istediklerimizi sonsuza dek zamanımız varmışçasına erteleriz.”
“Dünyada iki tür insan vardır: Yaşayanlar ve yaşayanları seyredip eleştirenler.
Seyretmek ölümü, katılmak ise yaşamı simgeler. Yaşamak, kendisi olabilmeyi ve yaşama etkin bir biçimde katılabilmeyi tanımlar.”
Evliliğindeki mutsuzluğunu ve yalnızlığını oğluyla gidermeye çalışan bir anne, gerçekleşmemiş beklentilerini oğluna yüklemeye çalışan bir baba, kendi annesine ilişkin sorunları kızına aktararak ona yönelik kıskançlık nöbetleri yaşayan bir baba, erkeklere yönelik öfkesini kızına aşılayan bir anne, kendi annesine ilişkin sorunları çözememiş olduğu için eşinin oğullarına gösterdiği ilgiyi kıskanan bir baba, vb. durumlar, çocukların gerek benliklerinin gerekse cinsel kimliklerinin gelişimini aksatan etmenlerdir.