• Nazilerin adeta dinsel birer ayine dönüştürdükleri kitap yakma eylemlerinin en büyüğü 10 Mayıs 1933’te, Berlin - Opernplatz’ta gerçekleşmişti. Silahlar eşliğinde toplanmış, rastgele üst üste yığılmış yirmi beş bin kitap içinde Heine’nin metinlerine de özel bir ilgi vardı. Bu ilgide Heine’e yönelik yazılarının katkısı büyüktü.



    Heine’nin en ilgi çekici metinlerinden birisi de, 1823 yılında yayınlanmış olan Almansor’dur.1 Almansor, köklü Endülüs şehri Granada’nın 1492’de İspanya Krallığı tarafından işgal edilmesi sonrasında yaşananları konu eder.

    Krallığın şehrin ilhakıyla birlikte ilk eylemi, yerli halkı din değiştirmeye zorlamak olmuştur. Bu dayatmayı reddeden binlerce insan engizisyon eliyle katledilirken, kaçabilen az sayıda kimse de dağlara çekilir. Olacakları öngörenler ise şehrin işgalinden çok önce evlerini terk etmişlerdir. Ailesinin kararıyla şehri terk etmek zorunda kalanlardan birisi de Almansor’dur.

    Almansor, Fas’a henüz vardıkları günlerde önce annesini, ardından kısa süre sonra babasını kaybeder – daha doğrusu anne ve baba bildiği kimseleri. Fas’ta bir başına kalmıştır. Bir yandan Granada’yı, bir yandan sevdiği kadını özlemektedir. Böylece kendisine daha fazla mani olamaz ve din değiştirerek şehirde kalabilen ve statüsünü koruyabilen varlıklı bir ailenin kızı, Zuleima’ı bulmak için şehre geri döner. Hikâyenin sonraki kısımları ilgi çekici bir aşk hikâyesinin parçalarından oluşur.2 Ne var ki hikâyenin içine yerleştirilen birtakım anlatılar çok daha önemlidir. Bu anlatıların çoğu zaman hikâyenin önüne geçtikleri söylenebilir…

    Almansor Granada’ya döndüğünde, daha önce bildiği yüzlerden yaşananları dinler. Ona öfkeyle, krallıkla anlaşarak eski varlıklarını koruyanlardan, yeni egemenler safına katılanlardan bahsedilir. Halka yaşatılan baskı, işkence ve katliam anlatılır. Almansor’a konuşan yüzlerden birisi de ailesinin eski yardımcısı Hassan’dır.

    Hassan yaşananlara karşı dağa çekilen ve krallığa karşı çıkan savaşçılardan biridir. Karşılaştığı haksızlıkları hararetle Almansor’a aktarır ve bir diyalog içinde, engizisyonun binlerce kitabı ve kütüphaneleri yakmasına atfen söylediği şu ifadeler geçer: “Bu sadece bir başlangıçtı, kitapları yakmış oldukları bu yerde, sonunda insanları da yakacaklar.”3
    Hassan’ın ifadesi, “zamanın ötesinde” bir eleştiri olarak kendini ortaya koyar. Bu eleştiri örneğin Granada’nın İspanya Krallığı öncesi ilhakını da kapsar. Öyle ki Endülüs Devleti’nin ilhak sırasında yaptıkları, İspanya Krallığı ile aynı noktadadır. Bunun belki de en iyi tanıkları yakılan kitaplardır.

    Heine Almansor’da, egemen ideolojinin dinsel kimlikler üstünden örttüğü toplum ilişkilerini teşhir eder; onları olduğu gibi sergilemeye çalışır. Bunu özellikle karakterlerin hikâye sırasında edindikleri farkındalıklar marifetiyle aktarmaya çalışır. Karakterler söz konusu farkındalıklar sayesinde, ayrımların ötesindeki gerçeklikleri görme olanağına kavuşurlar. Her ne kadar dinsel örtüden büsbütün sıyrılamazlarsa da, bir esinti misali örtüyü kaldıran farkındalıklar, hikâyenin gidişatında etkili olurlar.

    Nazilerin Heine karşıtlığı
    Nazilerin sansür listesinin ilk sıralarında Heine de vardı. Birçok yasaklı yazara dair açıklama ihtiyacı duyulmazken, Heine için Nazilerin resmi günlük gazetesi Völkischer Beobachter’da kapsamlı yazılar kaleme alınmıştı. Bunun nedeni Heine’nin sanatının halk nezdindeki yaygınlığıydı. Örneğin bir halk söylencesine ilişkin yazdığı Lorelei isimli şiiri oldukça seviliyordu. Bu şiir bestelenmişti; insanların sıkça mırıldandığı bir şarkı haline gelmişti. Bu yaygınlığı kırmak için Naziler, Heine’nin yaygın eserleri üstünde bilhassa duruyor, onları “kötülük” kavramıyla özdeş tutan yazılar yazıyorlardı.4
    Nazilerin adeta dinsel birer ayine dönüştürdükleri kitap yakma eylemlerinin en büyüğü 10 Mayıs 1933’te, Berlin - Opernplatz’ta5gerçekleşmişti. Silahlar eşliğinde toplanmış, rastgele üst üste yığılmış yirmi beş bin kitap içinde Heine’nin metinlerine de özel bir ilgi vardı. Bu ilgide Heine’e yönelik yazılarının katkısı büyüktü.


    Ali’nin katledilmesiyle halk nezdindeki etkisinin yiteceğine, düşüncelerinin yayılmasının sona ereceğine inanılmıştı. Bu inanç Opernplatz’ta, Goebbels tarafından dile getirilenden çok da farklı değildi. Ne var ki kitaplarının basılması engellenirken, binlercesi yakılırken, Ali’nin etkisi daha da büyümüştü. Bunun karşılığı ise okurlar üstündeki baskının artması olmuştur.


    Nazilerin kitap yakma eylemi ve döktükleri kanla kurdukları ilişki, Heine’nin haklılığına işaret ediyordu. Kaldı ki Heine’nin yaklaşık bir yüzyıl önce Hassan’ın ağzından sarf ettiği sözcükler esasen bir öngörüydü. Almanya’nın o günkü ayrımcılık pratiklerinin ulaşabileceği aşırı noktaların ne gibi sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyordu. Heine, Hassan’ın ortaya koyduğu farkındalık üstünden, kitapların yakılmasının nedenlerine dikkat çekmek istiyordu.

    Kitapları neden yakarlar?
    Kitaplar belirli bir sınıfın fikirlerini içeren, o sınıfın bakış açısından doğal ve toplumsal gerçekliği açıklayan ve yorumlayan mevzilerdir. İçerdikleri düşünceler bir sınıfın kendilik bilincini oluşturmasına yardımcı olan en etkin araçlardan biridir. Bu noktada emek sömürüsüne dayanan sınıfların çıkarlarına aykırı düşen ve daha önemlisi düzeni tehdit eden metinleri hedef almaları, hasımlarını mümkün olduğunca bu araçtan yoksun bırakmaları beklenir.6

    Naziler Heine’nin kitaplarını yakarak düşüncelerinin bireylerden topluluklara yayılmasını engellemeyi amaçlamışlar; ayrıca, yasaklanan düşüncelerin hâlihazırda bulunduğu mevcut zihinleri sessiz kalmaları ve bildiklerini unutmaları için tehdit etmişlerdi. Buna karşılık, Heine’nin düşünceleri hem Almanya’da hem de başka ülkelerde yayılmayı sürdürüyordu.

    Örneğin Sabahattin Ali o günlerde Heine okuyor, kimi metinlerinin çevirilerini yapıyordu.7 Heine, Ali’nin en sevdiği yazarlardan biriydi.

    Ali de Heine gibi, ülkesinin yasaklı yayın listesine dâhildi. Örneğin başyazarı olduğu, çok kez kapatılmış olan Marko Paşa’nın onlarca sayısı toplatılmıştı. Yine birçok çalışması defalarca yasaklanmış, toplatılmış ve yakılmıştı. Ne var ki Ali’nin etkisi engellemelere rağmen durdurulamamıştı. Bu nedenle önce gündelik yaşamı üstünde baskı kurulmuş, sonra bu kuşatmanın yetmediği noktada kendisine doğrudan saldırılar yönelmiş ve en sonu çeşitli hapishanelerde alıkoyulmuştur. Alıkoyulmasının başlıca amacı, düşüncelerinden vazgeçmeyeceği aşikâr olan Ali’nin en azından sessiz kalmasını sağlamaktı. Ne var ki Ali tüm bu süreçlerde de üretimde bulunmayı sürdürmüştür. Bedelleri pahasına düşüncelerinde ısrarcı olmuş ve neticesinde katledilmiştir – Hassan bir kez daha haklı çıkmıştır.

    Başarabilirler mi?
    Ali’nin katledilmesiyle halk nezdindeki etkisinin yiteceğine, düşüncelerinin yayılmasının sona ereceğine inanılmıştı. Bu inanç Opernplatz’ta, Goebbels tarafından dile getirilenden çok da farklı değildi. Ne var ki kitaplarının basılması engellenirken, binlercesi yakılırken, Ali’nin etkisi daha da büyümüştü. Bunun karşılığı ise okurlar üstündeki baskının artması olmuştur.

    Ali’nin kitaplarını bulundurmak uzun bir dönem suç kabul edilmiştir. Bu kitapların başında da Sırça Köşk gelmektedir. Sırça Köşk’ten neden bu kadar korkulduğu, kitabın başlığıyla aynı isimli öykünün satırlarında bulunabilir. Ali, “Sırça Köşk”ün bulunduğu toplumlarda yaşanan sömürü ve baskı koşullarını eleştirmektedir. Öykünün son satırında ise Sırça Köşk’e dair çağrı niteliğindeki şu belirlemeyi yapmaktadır:

    “Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birinde nasılsa böyle bir sırça köşk kurulursa, onun yıkılmaz, devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuzla buz etmek için üç beş kelle fırlatmak yeter.”8

    Ali’nin deyişiyle Sırça Köşk’ün sakinleri, ne o gün ne de sonrasında onunla başa çıkabilmiştir. Heine gibi Ali de bugün halk tarafından en çok okunan yazarlardan biridir. Her ikisinin de düşünceleri hem kendi dillerinde hem de başka dillerde, ilerledikçe büyüyen kartopları misali halkın zihninde dolaşmayı sürdürüyorlar.

    Bu sürekliliğin başlıca nedeni halkın kendisine ait olanı sahiplenmesidir. Öyle ki tarih, yeri geldiğinde yasaklanan kitapların duvarlara yazıldığına, elle çoğaltıldığına ve hatta ezberlendiğine dahi tanık olmuştur. Bu iki yazarın hikâyesi ise, küçük bir kartopunun, tüm engellemelere rağmen, Heine’nin şiirlerini Nazi devriyeleri gölgesinde ısrarla duvarlara yazan öğrencilerden, Ali’nin kitaplarından çıkardığı alıntıları 12 Eylül günlerinde elle çoğaltarak arkadaşlarına dağıtan işçilere kadar binbir emekle, halkın elinde nasıl bir çığa dönüştüğünü anlatır.

    1 Heinrich Heine, “Almansor: Ein Tragödie”, Heinrich-heine-denkmal, 2011,

    2 Almansor’a dair bir özet ve ayrıntılı bir inceleme için bkz. Marianne Anderson, “An Analysis of Heinrich Heine’s Dramatic Works: ‘Almansor’ and “ ‘William Ratcliff’ “, All Graduate Theses and Dissertations, 4568, 1980, ss.

    3 Heinrich Heine, “Almansor: Ein Tragödie”, s. 21: “Das war ein Vorspiel nur, dort wo man Bücher verbrennt, verbrennt man auch am Ende Menschen.”

    4 Bkz. “Nazis Ban Song ‘Lorelei’ Because Heine Wrote It”, New York Times, 15.11.1938.

    5 Opernplatz 31 Ağustos 1947’de faşizme karşı kazanılan zaferin ardından Almanya Sosyal Demokrat İşçi Partisi liderlerinden August Bebel’in anısına Bebelplatz olarak isimlendirilmiştir ve bugün bu ismini korumaktadır.

    6 Ki burada başlıca hasım elbette emeğine dayanan sınıflardır.

    7 Örneğin bkz. Heinrich Heine, “Mahpusun Şarkısı”, Çığır, sayı 15-16, çev. Sabahattin Ali, Temmuz-Ağustos 1934.

    8 Sabahattin Ali, Sırça Köşk, İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2016, s. 141.



    Önder Kulak - Dr., Felsefe
  • Büyük Ozan Neşet Ertaş'ı saygı ve sevgi özlemle anıyorum... 🌹🌹🌹💖💖💖

    Devlet sanatçılığı bana teklif edildi. Ben, hepimiz bu devletin sanatçısıyız, ayrıca bir devlet sanatçısı sıfatı bana ayrımcılık geliyor diyerek teklifi kabul etmedim. Ben halkın sanatçısı olarak kalırsam benim için en büyük mutluluk bu. Şimdiye kadar devletten bir kuruş almadım, bir tek TBMM tarafından üstün hizmet ödülünü kabul ettim. Onu da bu kültüre hizmet eden ecdatlarımız adına aldım./Neşet Ertaş,

    Neşet Ertaş, kimdir?

    Neşet Ertaş, (doğum 1938, Çiçekdağı, Kırşehir - ölüm. 25 Eylül 2012, İzmir)
    Türk ozan. Bozkırın Tezenesi olarak da bilinir. Kırşehir Abdal'larındandır.

    Neşet ErtaşSesi ve sazı ile babası Muharrem Ertaş'ın yolunu sürdüren Neşat Ertaş, 1938 yılında Kırşehir'in Tırtıllar köyünde dünyaya geldi. Keman ve saz çalmasını öğrendi. Ankarada TRT radyo evine girdi. Güçlü derlemeleri olan ozanın kendisine ait çok sayıda güfte ve besteleri vardır.

    Neşet Ertaş babası Muharrem Ertaş ile adeta Anadoludaki en olgun seviyesine erişen bu Türkmen-Abdal müzik birikiminin yeni bir yorumcusudur. Yoğun yöresel özellikleri ve baskın mahallilik unsurları ile donanmış bu müziği yöresinin dışına çıkarmış, ülke genelinde ve hatta yurt dışında bilinmesini ve tanınmasını sağlamıştır.

    25 Eylül 2012 tarihinde İzmir'de tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmiştir.

    Albümleri
    1957 - Neden Garip Garip Ötersin Bülbül
    1960 - Gitme Leylam
    1979 - Türküler Yolcu
    1985 - Sazlı Oyun Havaları
    1987 - Türkülerle Yaşayan Efsane Deyişler Bozlaklar Türküler
    1988 - Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde
    1988 - Kendim Ettim Kendim Buldum
    1988 - Kibar Kız
    1989 - Hapishanelere Güneş Doğmuyor
    1989 - Sazlı Sözlü Oyun Havaları
    1990 - Gel Gayri Gel
    1992 - Türküler Yolcu
    1992 - Gitme Leylam
    1993 - Kova Kova İndirdiler Yazıya
    1995 - Seçmeler 2
    1995 - Seçmeler 3
    1995 - Seher Vakti
    1995 - Altın Ezgiler 3
    1996 - Polis Lojmanları
    1997 - Benim Yurdum
    1998 - Gönül Yarası
    1999 - Zülüf Dökülmüş Yüze
    1999 - Gönül Dağı
    1999 - Mühür Gözlüm
    1999 - Zahidem
    1999 - Neredesin Sen
    2000 - Garibin Dünyada Yüzü Gülemez (kayıt: 1969-1974)
    2000 - Niye Çattın Kaşlarını (kayıt: 1969-1974)
    2000 - Çiçekdağı (kayıt: 1969-1974)
    2000 - Ayaş Yolları
    2000 - Sevsem Öldürürler (kayıt: 1974-1986)
    2000 - Ağla Sazım (kayıt: 1974-1986)
    2000 - Hata Benim
    2001 - Dostlara Selam
    2001 - Sabreyle Gönül
    2002 - Yar Gönlünü Bilenlere
    2002 - Vay Vay Dünya
    2003 - Yolcu
    2003 - Gurban Olduğum
    2008 - Neşet Ertaş 2008
    KENDİ AĞZINDAN HAYAT HİKAYESİ

    bin dokuz yüz otuz sekiz cihana
    kırtıllar köyünde geldin dediler
    babama muharrem, anama döne
    dediysen atayı bildin dediler

    dizinde sızıydı anamın derdi
    tokacı saz yaptı elime verdi
    yeni bitirmiştim üç ile dördü
    baban gibi sazcı oldun dediler

    o zaman babamdan öğrendim sazı
    engin gönül ile hakk'a niyazı
    o yaşımda yaktı bir ahu gözü
    mecnun gibi çölde kaldın dediler

    zalım kader devranını dönderdi
    tuttu bizi ibikli'ye gönderdi
    babam saz çalarken bana zil verdi
    oynadım meydanda köçek dediler

    anam döne ibikli'de ölünce
    tam beş tane öksüz yetim kalınca
    beşimiz de perişan olunca
    babamgile burdan göçek dediler

    yürüdü göçümüz tefleğe doğru
    bu hali görenin yanıyor bağrı
    üç aylık çoçuğun çekilmez kahrı
    bunlara bir ana bulun dediler

    yozgat'ın kırıksoku köyü'ne vardık
    bize ana yok mu diyerek sorduk
    adı arzu dediler bir ana bulduk
    işte bu anadır buldun dediler

    en küçük kardaşı kayıp eyledik
    onun için gizli gizli ağladık
    üstelik babamı asker eyledik
    yine öksüz yetim kaldın dediler

    zalım kader tebdilimi şaşırttı
    heybe verdi dalımıza devşirtti
    yardım etti yerköy'üne göçürttü
    biraz da burada kalın dediler

    yerköy'den kırıkkale'ye geldik
    babam saz çalarken biz çümbüş aldık
    kırşehir'e varınca kemanı çaldık
    aferin arkadaş çaldın dediler

    yarin aşkı ile arttı hep derdim
    babamı bir yere dünür gönderdim
    başlık çok istemişler haberin aldım
    istemiyor yarin seni dediler

    kırşehir'de yedi sene kalınca
    düğün düzgün hepsi bize gelince
    burada herkese yer daralınca
    ankara'ya gider yolun dediler

    ankara'da (sünnetçi) veysel usta'yı buldum
    epeyce eğleştim, evinde kaldım
    yüz lirayı verip bir yatak aldım
    etti isen böyle buldun dediler

    bir ev kiraladım münasip yerde
    kaldı kavim kardaş hep kırşehir'de
    bu aşk hançerini vurdu derinde
    çaresini bulmazsan öldün dediler

    yarin aşkı ile döndüm şaşkına
    arada içerdim yarin aşkına
    canan acımaz mı garip dostuna
    bunu da içeriye alın dediler

    İKİ BÜYÜK NİMETİM VAR

    İki büyük nimetim var
    Biri anam biri yarim
    İkisine de hörmetim var
    Biri anam biri yarim

    Ana deyip de geçilmez
    O yar anadan seçilmez
    İkisine de kıymet biçilmez
    Biri anam biri yarim

    Birisi var etti beni
    Birisi yar etti beni
    İkisinin de birdir yari
    Biri anam biri yarim
    AYVA TURUNÇ NARIM VAR

    Ayva turunç narım var
    Benim ah ü zarım var
    Hep derdinden ağlarım
    Bir vefasız yarim var

    Al almayı ver narı
    Ağlarım zarı zarı
    Tez günlerde gönderin
    O ahu gözlü yari

    Ayva turunç nar bende
    Aldı aklım yar bende
    Hiç melhem kar eyleme
    Yar yarası var bende

    Ayva turunç neyleyim
    Halimi arz eyleyim
    Zaten bende talih yok
    Ta küçükten böyleyim
    GÖNÜL DAĞI

    Gönül Dağı yağmur yağmur boran olunca
    Akar can özümde sel gizli gizli
    Bir tenhada can cananı bulunca
    Sinemi yaralar dil gizli gizli

    Dost elinden gel olmazsa varılmaz
    Rızasız bahçanın gülü derilmez
    Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
    Gönülden gönüle yol gizli gizli

    Seher vakti garip garip bülbül öterken
    Kirpiklerin oku cana batarken
    Cümle alem uykusunda uyurken
    Kimseler görmeden gel gizli gizli

    YARE GİDEM

    Yare gidem yare gidem
    Yareliyim nere gidem
    Bu derdimin dermanını
    Almaya ben yare gidem

    Saçlarını ben öreyim
    Buna dayanmaz yüreğim
    Seni vermem Ezraile
    Ben öleyim ben öleyim

    Yar elinde yar elinden
    Yareliyim yar elinden
    Dermansız bir derde düştüm
    Dermanı var yar elinden
    DOYULUR MU?

    Tatlı dile güler yüze
    Doyulur mu doyulur mu
    Aşkınan bakışan göze
    Doyulur mu doyulur mu

    Doyulur mu doyulur mu
    Canana kıyılır mı
    Cananına kıyanlar
    Hakkın kulu sayılır mı

    Zülüflerin dökse yüze
    Yar badeyi sunsa bize
    Lebleri meyime meze
    Doyulur mu doyulur mu

    Hem bahara hemi yaza
    Yarın ettikleri naza
    Yar aşkına çalan saza
    Doyulur mu doyulur mu

    Garibim geldik gitmeze
    Muhabbetimiz bitmeye
    Yar île sohbet etmeye
    Doyulur mu doyulur mu

    DELİ BORAN

    uzak yoldan geldim hasretim için
    hani nerde babam muharrem nerde
    yaralı bülbülüm ses vermez niçin
    yüreği yanığım o kerem nerde

    o garip gönüllüm,dertli bakışlım
    feleğin elinde sinesi taşlım
    yüreği yaralım,gözleri yaşlım
    gönül evi yıkık,viranım nerde

    fetholurdu feryadını dinleyen
    feryadı içinde derdin anlayan
    kuşlar gibi viranede inleyen
    ecinnice deli boranım nerde

    okula gidemedim bu dert benimdi
    hemi benim derdim,hem babamındı
    hemi babam,hemi öğretmenimdi
    geribim dersimi verenim nerde

    ANAM AĞLAR

    Anam ağlar başucumda oturur
    Derdim elli iken yüze yetirir
    Bu dert beni yiye yiye bitirir

    El çek tabip el çek benim yaramdan
    Ölürüm kurtulmam ben bu yaradan

    Anama babama yüzüm kalmadı
    Bir su ver demeye yüzüm kalmadı
    Doktora tabibe lüzum kalmadı

    El çek tabip el çek benim yaramdan
    Ölürüm kurtulmam ben bu yaradan

    EVVELİM SENSİN

    Cahildim dünyanın rengine kandım
    Hayale aldandım boşuna yandım
    Seni ilelebet benimsin sandım
    Ölürüm sevdiğim zehirim sensin
    Evvelim sen oldun ahirim sensin
    Sözüm yok şu benden kırıldığına
    idip başka dala sarıldığıma
    Gönülüm inanmıyor ayrıldığına
    Gözyaşım sen oldun kahirim sensin
    Evvelim sen oldun ahirim sensin
    Garibim can yıkıp gönül kırmadım
    Senden ayrı ben bir mekan kurmadım
    Daha bir gönüle ikrar vermedim
    Batınım sen oldun zahirim sensin
    Evvelim sen oldun ahirim sensin

    HAPİSANELERE GÜNEŞ DOĞMUYOR

    Hapisanelere güneş doğmuyor
    Geçiyo bu ömrüm de günüm dolmuyor
    Eşim dostum hiç yanıma gelmiyor
    Yok mu hapisane beni arayan
    Bu zındanda ölem can gardiyan
    Birer birer yoklamayı yaparlar
    Akşam olur kapıları kaparlar
    Bitmiyo geceler, olmaz sabahlar
    Yok mu hapisane beni arayan
    Bu zındanda ölem can gardiyan

    Anamdan doğalı garip kalmışım
    Acı hapisane aha genç yaşım
    Benim zındanlarda neydi işim
    Yok mu hapisane beni arayan
    Bu zındanda ölem can gardiyan

    KÜSTÜRDÜM GÖNLÜMÜ

    Küstürdüm gönlümü güldüremedim
    Baharım güz oldu yazım kış oldu
    Gönüle yarimi balduramadım
    Baharım güz oldu yazım kış oldu

    Şu fani dünyada murad almadan
    Eller gibi şad olup da gülmeden
    Ellerin bağında gülü solmadan
    Baharım güz oldu yazım kış oldu

    MÜHÜR GÖZLÜM

    Mühür gözlüm, seni elden,
    Sakinirim kıskanırım
    Uçan kustan esen yelden
    Sakınırım kıskanırım..

    Yagan kardan, esen yelden
    Sakınırım kıskanırım..

    Havadaki turnalardan,
    Su içtigim kurnalardan,
    Giyindigim urbalardan
    Sakınırım kıskanırım..

    Besikte yatan kuzudan,
    Hem oglundan hem gözünden,
    Ben seni, senin gözünden,
    Sakınırım kıskanırım..

    Al izzet'i oncalardan,
    Elindeki goncalardan,
    Yerdeki karıncalardan
    Sakınırım kıskanırım..

    YOLCU

    Bir anadan dünyaya gelen yolcu
    Görünce dünyayı gönül verdin mi
    Kimi büyük kimi böcek kimi kurt
    Merak edip hiç birini sordun mu

    İnsan ölür ama uruhu ölmez
    Bunca mahlukat var hiç biri gülmez
    Cehennem azabı zordur çekilmez
    Azap çeken hayvanları gördün mü

    İnsandan doğanlar insan olurlar
    Hayvandan doğanlar hayvan olurlar
    Hepisi de bu dünyaya gelirler
    Ana haktır sen bu sırra erdin mi

    Vade tekmil olup ömür dolmadan
    Emanetçi emanetin almadan
    Ömrünün bağının gülü solmadan
    Varıp bir canana ikrar verdin mi

    Garip bülbül gibi feryad ederiz
    Cehalet elinde küsmü kederiz
    Hep yolcuyuz böyle gelir gideriz
    Dünya senin vatanın mı yurdun mu

    AHU GÖZLERİNİ SEVDİĞİM
    Ahu gözlerini sevdiğim dilber
    Sana bir sözüm var diyemiyorum
    Sırrımı ellere veremiyorum
    Derdimi ellere diyemiyorum

    Helal olsun al yanaktan aldığım
    El uzatıp gonca gülün derdiğim
    İnce belini tatlı dilini sevdiğim
    Kırılsın kollarım duramıyorum

    Al yanaktan aldıracağım azıktır
    Tarama zülfünü gönlüm bozuktur
    Öksüzüm garibim bana yazıktır
    Destursuz yanına varamıyorum
    ACEM KIZI

    Çırpınıp da şan ovaya çıkınca
    Eylen şan ovada kal Acem Kızı
    Uğrun uğrun kaş altında bakarken
    Can telef ediyor gül Acem Kızı

    Seni saran oğlan neylesin mal
    Yumdukça gözünden döker mercanı
    Burnu fındık ağız kahve fincanı
    Şeker mi şerbet mi bal Acem Kızı
    NEREDESİN SEN
    Şu garip halimden bilen işveli nazlı
    Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
    Datlı dillim güler yüzlüm ey ceylan gözlüm
    Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

    Ben ağlarsam ağlayıp gülersem gülen
    Bütün dertlerim anlayıp gönlümü bilen
    Sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen
    Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

    Sinemde gizli yaramı kimse bilmiyo
    Hiç bir tabip bu yarama melhem olmuyo
    Boynu bükük bir Garibim yüzüm gülmüyo
    Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

    NE GÜZEL YARATMIŞ

    Ne güzel yaratmış seni yaradan
    Esmesin sevdiğim yeller incidir
    Güzelsin sevdiğim gülden goncadan
    Uzanmasın sana yar yar eller incidir

    Kipriklerin oktur kaşın yay kimi
    Gözlerin aklımı etti zay gimi
    Cemalin güneşe benzer yüzün ay gimi
    Değmesin zülüfler yar yar teller incidir
    BİLEMEDİM KIYMETİNİ KADRİNİ

    bilemedim kıymatını kadrini
    hata benim günah benim suç benim
    eliminen içtim derdin zehrini
    hata benim günah benim suç benim

    bir günden bir güne sormadım seni
    körümüş gözlerim görmedim seni
    boşa mecnun eylemişim ben beni
    hata benim günah benim suç benim

    bilirim suçluyum gendi özümde
    gel desem gelirdin benim izimden
    her ne çekti isen benim yüzümden
    hata benim günah benim suç benim

    sana karşı benim bir sözüm yoktur
    haklısın sevdiğim kararın haktır
    garibim derdimin dermanı yoktur
    hata benim günah benim suç benim

    NEYLEDİN DÜNYA

    aydost deyince yeri göğü inleten
    muharrem usta'ydı bunu dinleten
    gönül kırmazdı bilerekten,bilmeden
    insan velisini neyledin dünya

    sazını çalarken kendinden geçen
    gönülden gönüle kapılar açan
    aşkın dolusunu nefessiz içen
    gönül delisini neyledin dünya

    garibim babamdı muharrem usta
    bilirim aşıktı sevdiği dosta
    "sazımın emaneti.." diyen en son nefeste
    sazın ulusunu neyledin dünya

    AŞKIN BENİ DELİ EYLEDİ

    Aşkın beni deleyledi
    Yaktı yaktı kül eyledi
    El alemi kul eyledi
    Yar beni beni...

    Mecnunum sahra içinde
    Yunusum derya içinde
    Eyübüm yara içinde
    Sar beni beni...

    Aslı'yısan Kerim'i bul
    Derde derman vereni bul
    Garip gibi viranı bul
    Sar beni beni...

    ÇİÇEK DAĞI

    Çiçekdağı derler de, var mı sana zararım
    Yâr yitirdim uğrun uğrun ararım
    Üç güneydi benim kavli kararım
    Beş gün oldu nazlı yârim gelmedi
    Derdime bir derman ver Çiçekdağı
    Yârim hey, yine mi ben yandım

    Hana vardım han değil
    Penceresi cam değil
    Bugün ben yâri gördüm
    Ölürsem de gam değil

    Çiçekdağı derler garibin yurdu
    Hep orada arttı efkârı derdi
    Zâlim felek beni yârden ayırdı
    Yârden ayrılması zor Çiçekdağı
    Yârim hey, yine mi ben yandım

    Nakarat

    Çiçekdağı derler methini etmek
    Kolaymıdır seni terkedip gitmek of!
    Hele şu gurbetin kahrını çekmek
    Gel onu da bana sor Çiçekdağı
    Şâhım hey, yine mi ben yandım

    GEL SEVELİM

    Gel sevelim sevileni seveni
    Sevgisiz suratlar gülmüyor canım
    Nice gördüm dizlerini döveni
    Giden ömür geri gelmiyor canım

    Özü gülmeyenin yüzü güler mi
    Sevgisiz muhabbet Hakk'a değer mi
    Seven insan kaşlarını eğer mi
    Zorunan güzellik olmuyor canım

    Sevgi haktır seven alır bu hakkı
    İçi güler dıştan görünür farkı
    Sevmeyene akmaz sevginin arkı
    Boş lafla oluklar dolmuyor canım

    Bir zaman aşıkken sen de sevmiştin
    O anda dünyayı nasıl görmüştün
    Sanki cennetin bağına girmiştin
    Çokları bu hakkı bilmiyor canım

    Aşkın ateşine yandım alıştım
    Bu ateş içinde aşkla tanıştım
    Doğru mu yanlış mı deyi danıştım
    Sevgisiz hakka kul olmuyor canım

    Sevenin içinde yanar ışıklar
    Kaybolur karanlık tüm dolaşıklar
    Garibim sevenler bunca aşıklar
    Boş hayale boşa yelmiyor cenım

    KARANFİL SUYU NEYLER

    Karanfil suyu neyler (gülüm)
    Güzel kokuyu neyler (gülüm)
    İki baş bir yastıkta (gülüm)
    O göz uykuyu neyler (gülüm)

    Le le le le Leylam yar
    Hergün akşam böyle yar
    Kötü isem söyle yar

    Karanfil deste gider
    Kokusu dosta gider
    Sevipte alamayan
    Gurbete hasta gider

    NİYE ÇATTIN KAŞLARINI

    Niye çattın kaşlarını
    Bilmiyom yar suçlarımı
    Ben ölürsem saçlarını
    Yolma gayrı yolma leyli leyli yar

    Ben yandım aşkın narına
    Meyletmem dünya malına
    Ben ölürsem mezarıma
    Gelme gayrı gelme leyli leyli yar

    Bir garibim düştüm dile
    Gerçeklerde olmaz hile
    Zalimler elinden bile
    Alma gayrı alma leyli leyli yar

    YANARIM SENİN AŞKINA

    Yanarım senin aşkına
    Gel kaçma gel gel
    Derdinden döndüm şaşkına
    Gel kaçma gel gel

    Mecnun'um bu çöllerde
    Bülbülüm şu güllerde
    Kaldım gurbet ellerde
    Gel kaçma gel gel

    Hasretin dağlar beni
    Gel kaçma gel gel
    Zülfüne bağlar beni
    Gel kaçma gel gel

    ZÜLÜF DÖKÜLMÜŞ YÜZE

    Zülüf dökülmüş yüze
    Kaşlar yakışmış göze
    Usandım bu candan
    Dert ile geze geze

    Gün doğdu aştı böyle
    Gönlümüz coştu böyle
    Sen orada ben burda
    Ömrümüz geçti böyle

    Bu ellerde gez gayri
    Katip ol da yaz gayri
    Bir kazma al bir kürek
    Mezarımı kaz gayri

    İki Büyük Nimetim Var
  • Bu ülkede hoşlanmadığım tek bir şey vardı. İzlenimlerime göre ülkenin asıl yerlileri olan ve Aborijin adı verilen, esmer tenli kişiler ayrıma tabî tutuluyorlardı. Avustralyalılar, onlara Amerikalıların, kendi yerlileri olan kızılderililere davrandıkları gibi bir tutum sergiliyorlardı. Onlara yaşama hakkı tanınan tek bölge olan “Outback” beş para etmez kumlarla örtülüydü ve kuzey yöreleri yüksek kayalıklar ve sert çalılıklarla kaplıydı. Hâlâ onlara ait olduğu kabul edilen ve yaşama koşullarının görece düzgün olduğu tek yer, ulusal parktı ve bu nedenle burayı turistlerle paylaşmak zorundaydılar.
  • Artık okuduğum muhteşem kitapların etkisinden kolay kolay kurtulamıyorum kurtulmak da istemiyorum. Araştırıyorum ne de güzel şeyler buluyorum. Bir Mehmed Uzun filmi yapmışlar hem de Kürtçe. Muhakkak izlenmeli , yayalım yayalım izleyelim :)
    https://youtu.be/7LQmm5QHnTw

    Hiç görmesem de sıcaklığını hissettirerek Hakkari'lerden hem sevgiler hem de bu şahane kitabı gönderen Esra 'cım; içimi parçaladın ama nasıl mutlu ettin beni, tüm bunlar için çok çok teşekkür ederim sana, iyi ki varsın, bu sitenin bana kazandırdığı çok önemli, değerli insanlardan birisin:)

    'Yitik Bir Aşkın Gölgesinde " kitabının hediye olmasının yanı sıra başlangıcı benim canım Yaşar Kemal ile olunca biliyorsun ki bu kitap çarpacak seni. Kendisine 'Homerosoğlu' denilirken Mehmed Uzun için Kürtlerin Homeros'u demesi elbette beklentiyi yükseltiyor. O kadar zengin ki zihni. Hele kendimi şanslı saydığım şeylerden biri yine bu site sayesinde okuduğum Ehmedê Xani'den de söz edilmesi,ayrıca yine sürgün yemiş Kavafis, yani yabancılık çekmedim isimlere. Bir de keşke Mehmed Uzun inat etmeseymiş de kitaplarını kendi çevirseymiş. Belli ki kendi dilinde edebiyatını konuşturmuş ama her çeviri aynı tadı vermiyor. Bazen derim Balzac okurken aldığım lezzeti kim bilir Fransızca okusam nasıl divane olurdum bu da öyle hissettirdi.

    Alıntılarda yalnız aşk davası paylaşmış olabilirim ama içimdeki büyük siniri satırlara yazmak çok zor.
    'Coğrafya kaderdir' cümlesi ülkede dört bir yandan kendini en büyük dehşeti ile gösteriyor ve dayanılmaz bir hal alıyor bende. Yalnız bu kadar üzüleceğimi düşünmemiştim.
    En acı cümlelerinden biri de;
    ' Dünyada hiçbir fikir eseri yoktur ki zulme karşı başkaldırmamış olsun.'

    Bir de ;
    "Kuşkusuz durumumuzu biliyorsunuz. Ancak bizi anladığınıza inanmıyorum. Bizi nasıl anlayabilirsiniz? Siz de biliyorsunuz ki; bilmek ayrı şey anlamak ayrı şeydir. Anlamak, bilmekten daha yakıcıdır. Çok yakıcı. Ve bazı şeyler vardır ki, yaşanmadan anlaşılmaz..."

    Şimdi bu cümle sonrası gerçekten amaan artık öyle dertler yok, benim çok Kürt arkadaşım var hiç öyle bir ayrımcılık yok , onlar şikayet etmiyor, biz biliyoruz anloyoruz da... gibi sığ cümleler kurmadan önce bir kez daha okumak ve düşünmek gerek.

    Kitapta eğer'lerle süregiden büyük keşke'ler grubu var. Ve bunlardan yalnız biri gerçekleşmiş olsa talih çok başka yönlere taşıyacak insanları hem de sadece bir kişinin değil bir çok kişinin hayatını değiştirecek. Hep böyle değil midir, insanın verdiği ufak bir karar tüm dünyasının değişmesine neden olur ve artık geri dönüşü yoktur. Bir de bu kitap bunların yanında bana binlerce şey düşündürdü. Mesela Osmanlı Devleti yıkıldığında aydınlar tarafından ülkenin kurtarma çabası esnasında başka biri önder olsaydı, mesela bir Kürt ya da Çerkez.. O da Kürdiye kursaydı, ülkedeki herkesin Kürt kabul edilmesini isteseydi, isyan edenler ülkeden sürülseydi. Bir dolu kavga da Türklerin kendilerini kabullendirme çabası olsaydı, çok şey farketmez miydi...

    Üzüyor be. Bazen bu topraklarda artık yaşayamayacağım anlar hissediyorum , dayanamıyorum diyorum, gidicem diyorum . Ama biliyorum ki ne zaman gitsem geri dönebilirim. Peki ya dönememek, o bayılarak konuştuğum dilimi vır vır uzun uzun istediğim her yerde konuşamamak, memleketin neresine gidersen git bir manyaklığa rastlama beklentisi hissetmeden yürümek, ya ince belli çay bardağının önemini anlayamayan insanlarla bir arada uzun yıllar geçirmek... benim için sürer de gider. Bunun insan içinde yarattığı yaşarken yaşayamama durumu. Off off . Gece gece yine çok dertlendim.
    Finalde bu adam kimdir derdi nedir diye bakmak isteyenlere küçük bir röportajım var, ölmeden önce ahh keşke ...

    https://www.ilkehaber.com/...-yazariyim-23915.htm
  • Didem Madak 23 Temmuz'u 24'üne birleştiren gece hayata gözlerini yumduğunda 3 kitap bırakmış ardında - bir de 3 yaşında Füsun'u. Annesi gibi genç yaşta ölmüş, 40'lı yılların daha başında. Ve 2011'den itibaren her yıl insanlar tanımaya başlamış Didem'i. Açıkçası şu an Türk edebiyatının en çok okunan bayan şairi diyebiliriz kendisi için. Nilgün Marmara var bir de kendisi gibi erken yaşta kaybettiğimiz, intihar gerçi o.

    Peki neden 70 sayfalık bu kitabın tamamı onlarca kez alıntılarda paylaşılıyor Didem Madak edebiyat dergilerinde sürekli öne çıkarılıyor, her yerde ismi geçiyor. Gerçekten bunu hak ediyor mu, yoksa erkek egemen şiir dünyamızda, sırf kadın olduğu ve erken yaşta göçtüğü için pozitif bir ayrımcılık mı uygulanıyor kendisine?

    Sadece kendi izlenimimi aktarabilirim burada. Ama eminim kendisiyle ilgili düşünceler genelde benzerdir. Ben şiiri Cemal Süreya ile tanıdım ve sevdim , daha önce de söylediğim gibi. Okulda benim doğduğum köylerde vb. vardı tabi de herkesin hoşuna giden ama o yıllarda romantik insanlar yoktu fazla, şiir eh işteydi. Sevince ama Cemal Süreya oldu. Yıllar sonra sevdiğim bir arkadaşım gösterince, Didem Madak'la ilgili bir dergiyi - klasik ukala erkek tavrıyla- baktım biraz ama fazla da girmedim yazılara, ölmüştü zavallı, Allah rahmet etsindi, diğer şairler gibi çiçekli böcekli şiirleri vardır diye düşünmüştüm. Hatta arkadaşım biraz okumuştu da fazla dinlememiştim herhalde.

    Sonra ama, belkide o davranışımın verdiği vicdan azabıyla araştırdım biraz internette şiirlerini. Siz aşktan ne anlarsınız bayımla, Pollyanna'ya mektup'u okumuştum başta ve gerçekten etkilenmiştim. Mutlu mutlu okurken şiirleri o kelime aralarında insana batan şeyler, beyni kalbi her şeyi ele geçiren dizeler vardı. O gün bayağı okudum internette, şiir yazan ama şiir sevmeyen benim en sevdiğim şair olmuştu belki o an Didem Madak.

    Neyse kısaca, her türlü övgüyü hak eden birisi bence, kadınlar kendilerinden bir şeyler buluyorlardır belki, hiç anlamam. Ama biz erkeklerin de içini dağlıyor. Ahlar ağacında 9-10 tane şiir var topu topu , en uzunu kitaba ismini veren Ah'lar ağacı- 20 sayfalık şiirin her satırında ayrı dağılıyorsunuz, bazen ustura gibi kara bir tren geçiyor içinizden, bazen küçük bir kızın bebeğine göz yaşı arıyorsunuz. Bir kadın var karşımızda, üzgün bir kadın, umutlu ama yalnız, annesini özleyen hasta bir kadın, çokomel kağıtlarını tırnaklarıyla düzelten kara yazgılı bir kadın. Sadece AH diyen bir kadın, hayatın onca sillesine AH diyerek meydan okuyan. Seviyorsunuz o kadını, bir şey yapamasanız da onunla karşılamak istiyorsunuz üzerine gelen her şeyi. Sonra da öldüğü aklınıza geliyor ve susuyorsunuz.

    Özetle, Didem Madak şu aralar bıraktığı az sayıda şiirine rağmen Türkiyenin en çok okunan şairlerinden biriyse, kesinlikle Türkiye'nin iyi şairlerinden birisi olması sebebiyledir. Ya da bizim gibi şiirden anlamayan, ama güzel şeyleri seven insanlar yüzünden.
  • Engellilerin Bilmesi Gereken Tüm Yasal Haklar tüm detaylar ile...
    Anayasanın 10 Maddesine ilave edilen (2010 yılı referandumunda ) cümlede pozitif ayrımcılık gereği ''engelliler hakkında alınacak tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı olamayacağı'' ifadesi yer alır. • Anayasanın 42. maddesi 8. fıkrası; “Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır”.
    • Anayasanın 49. maddesi; “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.”
    • Anayasanın 50. maddesi 2. fıkrası;'' Bedenî veya ruhî yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar''.
    • Anayasa 70. madde; “Her Türk kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir” .
    • Anayasa 70.Madde 2. fıkra; “Hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez.”
    • 5378 Sayılı Engelliler Yasası Madde 15;'' Hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez.Engelli çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak, bütünleştirilmiş ortamlarda ve engelli olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır.''

    Engelli hakları konusundaki taleplerimizin yasal dayanaklarını Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesinden. Anayasa ve 5378 Sayılı Engelliler Yasasında yer alır.

    Engelli çalışanlar hakkında 2014 EPSS Yönetmeliğinde aşağıdaki hükümler yer alır:
    • MADDE 16 ‒ (1) Kamu kurum ve kuruluşları çalışma yerlerini ve eklentilerini, engellilerin erişebilirliğine uygun duruma getirmek, engellilerin çalışmalarını kolaylaştıracak gerekli tedbirleri almak ve engellilerin görev yaptıkları kadronun gereği olan işleri yapabilmeleri için engel durumlarına göre gerek duyulan yardımcı ve destekleyici araç ve gereçleri temin etmek zorundadır
    • (2) Engelliler, engelliliklerini artırıcı ve ek engel getirici işlerde çalıştırılamaz.
    • MADDE 10-(3) Engellilerin istihdam edileceği uygun münhal kadro bulunmadığı takdirde hizmet gereklerine ve genel hükümlere göre diğer münhal kadrolarda değişiklik yapılarak gerekli kadrolar temin edilir. Engelli personelin istihdam edileceği birimler engellilerin engel durumları dikkate alınarak ilgili kamu kurum veya kuruluşunca belirlenir.

    ENGELLİ HAKLARI
    KAMUSAL HAKLARDA İNDİRİM
    • Su İndirimi
    Her belediye su indirimini en az %30 oranında uygulamak zorundadır.Bu indirimi yapmayan belediyeler için şikayet hakkınızı kullanınız.
    Ankara’da su indiriminden (%50 oranında)yaralanmak için 18 yaşını doldurmak gerekmektedir.Ev sahibi,kiracılar ve lojmanda oturanlar su indirimi yaptırabilirler.Ev sahipleri ve kiracıların evin deprem sigortası belgesini göstermeleri gerekmektedir.
    Elektrik ve doğalgazda indirim yoktur.

    • Digitürk İndirimi
    % 50 indirimlidir.Bilgi için (212) 4737373 arayınız

    • Türk Telekom Sosyal Tarife
    Türk Telekom Sosyal Tarife engelliler için düzenlenmiştir.
    Başvuru için engelli raporu,nüfus kağıdı fotokopisi gereklidir.İlgili Telekom Merkezine engelli birey ile ya da vasi kararı ile başvuru yapmalısınız.

    • TTNET ve Fiber İnternet
    Yaş sınırı olmaksızın %25 indirimlidir.Bu indirimden yararlanmak için Türk Telekomu arayabilirsiniz.(444 0375)

    • Uydunet ve Turkcell Süperonline
    Bu hizmetlerde %25 indirim mevcuttur.

    • Cep Telefonu Hizmetlerinde İndirim
    Turkcell ,Avea ve Vodafone' da engellilere özel tarifeler mevcuttur

    Ulaşımda İndirim

    • Şehir İçi Ulaşım
    Belediye otobüsleri,Metro seferleri,TCDD ve Deniz Yollarının şehir içi seferleri ücretsizdir.’’Ağır engelli’’ibareli raporu olanların bir refakatçisi engelli kişi ile beraber olmak şartıyla ücretsiz ulaşımdan yararlanır.

    • TCDD ve Deniz Yolları
    Devlet Demiryollarına ve Deniz Yollarına ait şehir dışı seferleri ücretsizdir.’’Ağır engelli’’ibareli raporu olanların bir refakatçisi engelli kişi ile beraber olmak şartıyla ücretsiz ulaşımdan yararlanır.
    Not:Ücretsiz seyahat hakkı için Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerinden alacağınız ‘’Engelli Kimlik Kartı’’ geçerlidir.

    • Şehirler Arası Otobüslerde İndirim
    %30 indirim mevcuttur. Refakatçi indirimi yoktur.
    İnternetten bilet alımlarında bu indirimden yararlanılamamaktadır.
    Engelli indirimi yapmayan otobüs firmaları hakkında tutanak tutturup Ulaştırma Bakanlığına bildirebilirsiniz. Ya da aldığınız bilet ve engelli kimlik kartınızın fotokopisi ile beraber BİMER' e şikayet ediniz.
    Otobüs firmaları size '' otobüste bir engelliye (bu 2 veya 3 olabilir) indirim yaptık,kontenjan doldu ''der ise mutlaka itiraz ediniz. Hiç bir yasal dayanağı olmayan bu sınırlama için yine BİMER'e şikayette bulununuz. Size Karayolları Trafik Yönetmeliğine dayanarak kontenjan uyguladıklarını söylerlerse bu yönetmelikte her engelliye indirim uygulanacağının belirtildiğini söyleyiniz.
    Karayolları Taşıma Yönetmeliği 57.madde 11.fıkra:(Değişik ibare:RG-21/8/2009-27326) % 40 oranında engelli olduğunu belgeleyen kişiler için bilet ücreti geçerli ücret tarifesi üzerinden % 30 indirimli düzenlenir.

    • THY İndirimi
    %25 indirim mevcuttur.
    Ancak ekonomik bilet alanlar ile internetten bilet alanlar bu indirimden yararlanamamaktadır.
    Tekerlekli sandalyede olanlar,görme ve işitme engellinin ikisine birden sahip olanlar tek başlarına seyahat etme özgürlüğüne sahip değillerdir.Bu kişilerin yanında mutlaka refakatçi bulunmalıdır.

    ARAÇ ALIMLARINDA ÖTV VE MTV MUAFİYETİ
    % 90 ve üzeri engelli yakını olanlar ÖTV (Özel Tüketim Vergisi)ve MTV (Motorlu Taşıtlar Vergisi) muafiyetli sıfır araç alma hakları vardır.
    Kendisi H sınıfı ehliyet sahibi olup ''özel donanımlı araç kullanabilir '' ibareli sağlık kurul kararı alanlar da engel oranına bakılmaksızın (engel oranı %90'ın altında olması halinde) sol ayak veya sol bacak engeli bulunanlar otomatik vitesli araç, sağ ayak veya sağ bacak engeli olanlar otomatik vitesli araçlara engellerine uygun hareket ettirici tadilatlar yaptırarak ÖTV ve MTV muafiyetli araç alabilirler.
    Ayrıca %90 ve üzeri engelli yakını olanlar,engelli yakını tarafından kullanılması ve engelli kişinin ortopedik engelli olması şartı ile yurt dışından özel tertibatlı araç getirtebilirler.
    ÖTV indirimli araç alımlarında KDV indirimine özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
    Engellilik durumlarının araçları bizzat kullanamayacak ve sürekli olarak tekerlekli sandalye veya sedye kullandıklarını sağlık raporu ile belgeleyenlerden engellilik derecesi % 90 veya daha fazla olup tekerlekli sandalye veya sedye ile binilmesine ve seyahat edilmesine uygun tertibat yaptıran malûl ve engelliler beş yılda bir ÖTV siz sıfır araç (sürücü dâhil 9 kişilik oturma yeri olan) alabilir.
    MTV muafiyetinden yararlanmak için;
    Vergi Dairesine müracaat edilmesi gerekmektedir.Aksi halde aracınıza ait vergi borcu ile karşılaşırsınız.Bu durumda araç ruhsatı,engelli raporu ve nüfus kağıdı ile beraber Vergi Dairesine başvurarak borcunuzu iptal ettirebilirsiniz.
    Bilgi için bakınız ‘’Gelir İdaresi Başkanlığı 2013 Engelliler Vergi Rehberi’’
    İşitme engelliler H Sınıfı ehliyet alır ancak ÖTV muafiyetli araç alamazlar.İşitme engelliler araçlarının arkasına ‘’işitme engelli’’simgesi yapıştırmalıdırlar.
    Özel Tüketim Vergisi İstisnasından Faydalanmayan Engelliler İçin MTV İstisna Uygulaması
    Özel tüketim vergisi istisnasından faydalanmayan ancak %90’ın altında engel oranına sahip engelliler engellerine uygun özel donanım yaptırtmak şartı ile MTV muafiyetinden yararlanabilmektedir.
    Engelliler İçin Araç Park Yerleri
    ÖTV indirimi ile alınmış olması şartı ile engelli araç park yerlerine araç park edebilirler.
    Otobanlarda 15 dakikaya kadar araçlarını yol kenarına çekebilirler.
    Hava alanlarında,Belediye tarafından işletilen otoparklardan ücretsiz yararlanabilirler.
    ÖTV indirimli aracı olanlar yaşadıkları evlerin önüne ilgili belediyeye müracaat ederek Engelli Araç Park Yeri yaptırabilir.
    Araç muayene istasyonlarında engellilere ait ÖTV indirimli araçlara öncelik hakkı vardır.

    Engelli Araç Park Kartı
    Aracın ÖTV indirimli alınan araçlar içinTrafik Tescil Şubesine dilekçe ile başvurarak engelli araç park kartı temin edilebilir.
    Ayrıca %90 ve üzerinde engel oranına sahip ancak ÖTV muafiyetsiz alınan araçlar için de engelli araç park kartı verilmektedir.(Ankara Kurtuluş Trafik Tescil Şubesinden alınan bilgidir)
    Engelli kimlik kartlarını araç ön camına bırakarak aracınızı park ettiğinizde oradaki güvenlik görevlisinin inisiyatifinde olduğunuzu bilmelisiniz.

    ENGELLİ ÇOCUĞU OLAN ÇALIŞANLARIN HAKLARI

    Gelir Vergisi İndirimi
    Engelli çocuğu olan kamu,özel sektör çalışanları ve serbest çalışanlar gelir vergisi indiriminden yararlanırlar.Engel oranı değişikliğinde ilgili vergi dairesine bildirim zorunluluğu vardır.Rapor süreli ise her rapor değişiminde de bildirilmelidir.
    Emekli olanlar emekli maaşında bu hakkı kullanamazlar.Ancak emekli olup serbest çalışanlar gelir vergisi indiriminden yararlanır.

    Nöbet Muafiyeti ve İzin Hakkı
    Kamu kuruluşlarında çalışan engelli çocuğu olan memur anne ve babalara nöbet ve fazla mesai muafiyeti vardır.Ayrıca bakıma muhtaç yakını olan çalışanlara günlük bakım izni konusunda kolaylık tanınması sağlanmıştır.
    Genel Kurmay Sağlık Komutanlığı tarafından 20 Mart 2014 tarihinde ‘’özel eğitime giden engelli çocuğu olanlara ve bakıma muhtaç yakını olanlara günlük izinlerinde kolaylık sağlanacağına dair’’bir emir yayınlanmıştır.
    TSK da görev yapıp bakıma muhtaç engelli çocuğu olan muvazzaf asker ve sivil memurlara Haziran 2013 tarihli Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinde yapılan bir değişiklikle nöbet muafiyeti hakkı tanınmıştır.

    Engelli Çocuğu Olan Çalışan Annelere Erken Emeklilik Hakkı
    ''Başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul çocuğu bulunan annelerin '' yararlandığı bu haktan Bağ-Kur, SSK, Emekli Sandığı, Tarım İşçileri ve İsteğe Bağlı Sigortalı olan anneler yararlanır.
    1 Ekim 2008 sonrası çalışılan sürenin dörtte biri oranındaki süre çalışılan süreye ilave edilir, bu süre emekliliğe kalan süreden düşürülür.
    Bilgi için 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Madde 28. Hükmü.
    Engelli çocuğun bakıma muhtaç yani raporunda ‘’ağır engelli ‘’ibaresinin olması gerekmektedir. Çocuğun bakıma muhtaçlığı devam ettiği sürece bu haktan yararlanılır.Birden fazla bakıma muhtaç çocuğu olanlar için SGK; her çocuk için inceleme yapar ancak sadece biri üzerinden erken emeklilik hakkından yararlanılır. Diğer çocukların incelenme sebebi erken emeklilik hakkının kullanıldığı çocuğun bakıma muhtaçlığı biter ise diğer çocuk üzerinden hakkın devam ettirilebilmesidir.
    Evlatlık alınan engelli çocuklar için de bu haktan yararlanılır.
    Engelli çocuğu olan babalar erken emeklilik hakkına sahip değildir.

    Refakat İzni
    Memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde hayatı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla (''bir kişinin sürekli bakımına muhtaçtır '' ve ‘’hayati öneme haizdir’’ ibareleri olan) aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verileceği ve gerektiğinde bu sürenin bir katına kadar uzatılacağı belirtilmiştir.Sağlık kurulu kararı çıktığı gün izin başlar.
    Muvazzaf askeri personel için refakatçi izni;3 ay ile sınırlandırılmış, bu iznin devamında 6 ay aylıksız izin hakkı verilmiştir.
    Yakınınızın engelli raporuna sahip olması refakat izni almanızı sağlamaz.Yukarıdaki şartların oluşmuş olması ve doktorunuzun uygun görmesi halinde sadece refakat iznine ait rapor verildiğinde bu hak kullanılır.

    Senelik İzin Kullanma Hakkı
    Gn.Kur.Bşk.lığının 29 Nisan 2010 tarihli ‘’Engelli Yakını Olan Personel’’ konulu emrinde ‘’Engelli yakını olan personelin amirlerin inisiyatifi ile yıllık ve mazeret izinlerini parçalara bölerek,diledikleri tarihlerde kullanmaları gibi hususlarda kolaylıklar sağlanabileceği’’ bildirilmiştir.

    Mazeret İzni
    En az yüzde % 70 oranında engelli ya da süreğen hastalığı olan çocuğunun (çocuğun evli olması durumunda eşinin de en az yüzde 70 oranında engelli olması kaydıyla) hastalanması hâlinde, hastalık raporuna dayalı olarak ana veya babadan sadece biri tarafından kullanılması kaydıyla bir sene içinde toptan veya bölümler hâlinde on güne kadar kadar,”mazeret izni verilir.
    Bu madde 657 Devlet Memurları Kanununa,926 Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununa, 3269 Uzman Erbaş Kanununa işlenmiştir.
    Bu kanun maddesi sözleşmeli personel ve geçici personel için de ilgili kanunlara işlenmiştir.(Ağustos 2014)
    Mazeret izin hakkı sadece çengelli çocuklar için kullanılmaktadır. Engelli çocuğun hastaneden ya da Aile Hekimliklerinden alınacak hasta olduğunu gösteren rapor ile mazeret izni talep edilir.

    Tayin Hakkı
    Devlet Memurları Kanunu Ek Madde 39:‘’Devlet memurlarının, hayatını başkasının yardım veya bakımı olmadan devam ettiremeyecek derecede engelli olduğu sağlık kurulu raporu ile tespit edilen eşi, çocukları ile kardeşlerinin, memuriyet mahalli dışında resmî veya özel eğitim ve öğretim kuruluşlarında eğitim ve öğretim yapacaklarının özel eğitim değerlendirme kurulu tarafından belgelendirilmesi hâlinde, ilgilinin talebi üzerine eğitim ve öğretim kuruluşlarının bulunduğu il veya ilçe sınırları dahilinde kurumunda bulunan durumuna uygun boş bir kadroya ataması yapılır.’’

    Devlet Memurları Kanunu 72 .Madde:“İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.”

    Jandarma Genel Komutanlığı Atama Yönergesi: 14 Şubat 2014 Yönerge değişikliği kapsamında; tam teşekküllü askeri hastaneler tarafından verilmiş sağlık kurulu (bakıma muhtaç %90 ve üzeri ağır engelli) raporu olan engelli eş veya çocuğu olan personelin dilekçe ile müracaat etmesi halinde uygun kadro bulunması halinde atama döneminde olmak üzere kendileri ile eşlerinin memleketlerine veya daimi ikametgahlarına ataması yapılabilecektir.
    TSK da görevli devlet memurlarının sağlık durumu nedeniyle atama talepleri için;atama dönemine bağlı kalmak, bulundukları yerde çalışma sürelerini tamamlamak zorunluluğu yoktur.

    25 Şubat 2014 (Resmi Gazete Sayı : 28924) Milli Savunma Bakanlığı Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2 Maddesi ile Subay ve Astsubay Atama Yönetmeliğinin 31 inci maddesinin yedinci fıkrasının dördüncü cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

    "Özel eğitim amaçlı değerlendirilmek üzere rapor alacakların atamaları ise; 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Engellilik Ölçütü, Sınıflandırması ve Engellilere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikte, kendisine Engelli Sağlık Kurulu Raporu düzenleme yetkisi verilmiş, sağlık kuruluşlarından alacakları "özel eğitim amaçlı değerlendirilmesi uygundur" kararlı, Engelli Sağlık Kurulu Raporları ve Rehberlik Araştırma Merkezlerinden alacakları raporda bulunan özel eğitim imkanlarının bulunduğu garnizonlara yapılır veya ertelenir."
    Devlet Memurlarının Yer Değiştirmesi Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik Değişikliği 16 Ağustos 2014:"Engellilik Durumuna Bağlı Yer Değişikliği "

    • EK MADDE 3- İlgili mevzuatına göre alman sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir.
    NOT.Bakmakla yükümlülük Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden çalışanın üzerinden sağlık yardımından yararlanma şartıdır.(ayşe sarı,)
    Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkanları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz.
    NOT.Bir kereye mahsus bu haktan yararlanan memur tekrar atama istediğinde engellilik nedeniyle atama talep edemez.Bu durumda yönetmeliğin diğer hükümlerine tabi olur. (Ayşe Sarı)

    Memurun kendisinin veya beraber yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.
    Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında bu Yönetmelikte yer alan diğer hükümler uygulanır."

    • MADDE 12- Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

    • "GEÇİCİ MADDE 5- Kamu kurum ve kuruluşları bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yönetmeliklerini bu Yönetmeliğe uygun hale getirirler. Bu süre içerisinde kamu kurum ve kuruluşlarının yönetmeliklerinin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir."
    NOT:Tüm kurumlar 16 Şubat 2015 tarihine dek kendi yönetmeliklerini çıkartmak zorundadırlar. (Ayşe Sarı)

    ENGELLİ ÇALIŞANIN HAKLARI
    Engelli kadrosundan işe başlayanlar ile işe başladıktan sonra engelli olanlar engelli memur olarak aynı haklara sahip olurlar.
    • İşe girişlerinde %60 ve üzerinde engel oranına sahip olanlar malulen emeklilik hakkına sahip değillerdir. Ancak işe girişten sonra engelli hale gelip %60 ve üzerinde çalışma gücünü kaybedenler malulen emeklilik hakkını elde ederler. Bu kişilerin en az 10 yıllık sigortalılık süresine sahip olmaları gerekir. Başkasının bakımına muhtaç hale gelen malul çalışanlar için bu süre aranmaz diğer şartların uygun olması halinde malulen emekli edilirler.

    • Sonradan %60’ ın altında engel oranına sahip olanlar ile işe engelli kadrosundan girenler işe giriş tarihlerine göre erken emeklilik haklarını elde ederler. 2008 öncesi işe girmiş memurlar için 5434 Sayılı Yasa hükümleri, 2008 sonrası işe girenler için 5510 Sayılı Yasa hükümleri uygulanır. Buna göre 1 Ekim 2008 öncesi işe girmiş engelli memurların tamamı 15 yılda emekli olurken, 2008 sonrası işe girenler engel oranlarına göre kademeli (15-19 sene arası) erken emeklilik hakkı elde ederler.

    • İşe girdiklerinde engelli oldukları halde engel durumlarını beyan etmeyip engelli kadrosunda olmayanlar doğuştan ya da işe girmeden önce engelli olduklarını gösteren raporlarını Sosyal Güvenlik Kurumu ya ilettikleri takdirde uygun görülürse erken emeklilik hakkını alırlar.

    •Doğuştan ya da işe girmeden önce malul durumda engelli oldukları Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca tespit edilenler (raporlarını sunmayıp sağlam olarak işe girenler) sonradan bu raporlarını sunduklarında da malulen emekli olamazlar.
    TSK da çalışanların malulen emeklilik işlemlerinde maluliyet tespiti Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre yapılmaktadır. Engel oranı %60 ve üzerinde olanların malulen emeklilik hakkı elde edebilmesi için mutlaka Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre değerlendirilmesi ,dolayısıyla sağlık raporlarının tam teşekküllü asker hastanelerinden alınması gerekir.
    TSK da engelli kadrosunda olan memurlar sonradan başka bir hastalığa bağlı engele sahip olurlarsa sadece bu engelin Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre değerlendirmesi sağlıklı çalışanların değerlendirildiği maddelere göre yapılır.
    Asker hastaneler dışında alınmış sağlık raporlarının asker hastanelerde onaylanma şartı (TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğine göre değerlendirilmesi) Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Muayene Yönergesine göre zorunludur.

    Erken emeklilik ve maluliyet için alınmış raporların Sosyal Güvenlik Kurumu ya bağlı olan Sağlık Kurulunca değerlendirildiği, gerekirse tekrar raporlanma istenebileceğini ve son kararın bu sağlık kuruluna ait olduğu da bilinmelidir.

    • İş Kanuna tabi olan engelliler de işe giriş tarihlerine göre düzenlenmiş kademeli erken emeklilik hakkına sahiptirler. Ancak erken emeklilik hakkı için 1 Ekim 2008 öncesi işe girmiş olanların mutlaka vergi indirimi hakkını almış olmaları gerekir. 1 Ekim 2008 sonrası işe giren SSK' lı çalışanlar ile Bağ-Kur ve Emekli Sandığına tabi çalışanlar vergi indirimi belgesi almak zorunda değildirler.
    Bağ-Kur engelli emekliliği hakkı 1 Ekim 2008 sonrası 5510 sayılı yasa ile tanımlanmıştı.

    İstihdam
    Elli ve üzeri çalışanı bulunan özel sektör iş yerlerinde en az %3,kamuda %4 engelli personel çalıştırılması zorunludur. %3′lük yasal kotanın üzerinde engelli personel çalıştıran özel şirketlerin fazladan çalıştırdıkları engelli personele ait sigorta primlerinin tamamı Hazinece karşılanmaktadır.

    Engelli Memurun Tayin Hakkı
    Devlet Memurları Kanunu 72 .Madde “İlgili mevzuatı uyarınca verilecek rapora göre kendisi, eşi veya birinci derece kan hısımlığı bulunan bakmakla yükümlü olduğu aile fertleri engelli olan memurların engellilik durumundan kaynaklanan yer değiştirme taleplerinin karşılanması için düzenlemeler yapılır.”
    Memurlar çalıştıkları kurumlarda atama ve yer değişikliğini belirleyen kurum içi yönetmeliklere de tabidirler.
    Devlet Memurlarının Yer Değiştirmesi Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmelik Değişikliği 16 Ağustos 2014:"Engellilik

    Durumuna Bağlı Yer Değişikliği
    • EK MADDE 3- İlgili mevzuatına göre alman sağlık kurulu raporunda en az yüzde kırk oranında engelli olduğu belirtilen memurlar ile ağır engelli raporlu eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımları bulunan memurlar engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı olarak yer değiştirme talebinde bulunabilir.
    NOT.Bakmakla yükümlülük Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden çalışanın üzerinden sağlık yardımından yararlanma şartıdır. (Ayşe Sarı)
    Bu kapsamdaki talepler bu Yönetmelikte yer alan kısıtlayıcı hükümlere tabi olmaksızın kurumların kadro imkanları ve teşkilat yapıları dikkate alınarak karşılanır ve bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz.
    NOT.Bir kereye mahsus bu haktan yararlanan memur tekrar atama istediğinde engellilik nedeniyle atama talep edemez.Bu durumda yönetmeliğin diğer hükümlerine tabi olur. (Ayşe Sarı)

    Memurun kendisinin veya beraber yaşadığı eşi ve bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, memurun ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır.
    Engellilik durumu devam ettiği sürece kurumlarca isteği dışında memurun yeri değiştirilmez. Engellilik durumu ortadan kalkan memurlar hakkında bu Yönetmelikte yer alan diğer hükümler uygulanır."

    Engelli Memurun Nöbet Durumu
    Engelli memura kendi isteği dışında gece nöbet ve fazla mesai hizmeti yaptırılamaz. (Devlet Memurları Kanunu)

    Engelli Çalışanlara Erken Emeklilik
    %40 ve üzeri çalışan tüm engellilere erken emeklilik hakkı verilmiştir. 1 Ekim 2008 öncesi işe girenler için 15 yıl, 1 Ekim 2008 sonrası işe girenler için engel oranlarına göre kademeli erken emeklilik hakkı getirilmiştir.

    Engelli Çalışanların Gelir Vergisi İndirimi
    %40 ve üzeri tüm engelli çalışanlar gelir vergisi indiriminden yararlanır.Bunun için engelli raporu,çalışma belgeleri ile ilgili vergi dairesine bir dilekçe ile başvurulmalıdır.
    Engel oranı:
    • %40-59 arası olanlar 3.Derece,
    • %60-79 olanlar 2.Derece,
    • %80 ve üzerinde olanlar 1.Derece vergi indiriminden yararlanır.

    Engelli Memurun İzin Hakkı
    • 10-16 Mayıs Engelliler Haftasının ilk günü ile 3 Aralık Dünya Engelliler Gününde kamuda görev yapan tüm engelliler idari izinli sayılır.

    • Olumsuz hava koşulları nedeniyle valiliklerce okulların tatil edilmesi halinde aynı bölgedeki kamu görevlisi engelliler, ayrıca bir talimat ve talebe gerek kalmadan, belirlenen tatil süresince idari izinli sayılacaktır. ’’
    Devlet Memurları Kanunu Madde 100:Ancak engelliler için; engel durumu, hizmet gerekleri, iklim ve ulaşım şartları göz önünde bulundurulmak suretiyle günlük çalışmanın başlama ve bitiş saatleri ile öğle dinlenme süreleri merkezde üst yönetici, taşrada mülki amirlerce farklı belirlenebilir.

    • Görme engelliler ,az görenler,gece körlüğü olanlar ve yürüme engelliler kış saati uygulanan,mesai saatleri bitiminin akşam karanlığına denk geldiği sürece mesai başlangıç ve bitiş saatlerinin düzenlenmesini talep edebilirler.
    Devlet Memurları Kanunu Madde 101: Engelli memurlara da isteği dışında gece nöbeti ve gece vardiyası görevi verilemez.Buna göre engellilerin çalıştırılamayacağı saatler akşam 20:00 ile sabah 06:00 arasındaki saatlerdir. Bu saatler İş Kanununda yer aldığı gibi Devlet Memurları Kanununda yer almaz. Ancak bu konuda Devlet Personel Başkanlığının 18 Eylül 2014 tarihli mütalaası bu saatleri teyid etmekte ve memurlar için de İş Kanununda belirtilen saatlerin ana alınması gerektiği ifade edilmektedir.

    Not: Memurlar için gece saatlerinin tanımlanmasına ait görüş talebi SİME-SEN tarfından yapılmıştır.
    Anayasa 50. Madde 2. Fıkra:’’Bedenî veya ruhî yetersizliği olanların çalışma şartları bakımından özel olarak korunurlar''.

    Yetim Maaşı
    Engelli çocuğun engel oranının %60 ve üzeri olması halinde çalışan anne ya da babasının vefatı halinde çocuğa yetim maaşı bağlanır.Anne ve babasının her ikisin de memur olması halinde;sadece talep halinde maaşı yüksek olan anne ya da babasının üzerinden maaş bağlanır.Anne ve babası ayrı sigorta kollarında iseler (biri SSK,diğeri Emekli Sandığı) malul çocuk her ikisi üzerinden yetim maaşı alır.Engelli çocuğun engel oranı %60’ın altında ise engelli çocuk Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından malul olarak kabul edilmediği için çocuğa yetim maaşı bağlanmamaktadır.

    Eylül 2014 Torba Yasa ile 5510 Sayılı Yasanın ilgili maddesindeki malul kelimesi yerine ‘’ağır engelli ‘’ifadesi yazılmıştır. Buna göre yetim aylığı bağlanma şartı çocuğun ağır engelli olması ile mümkün olabilecektir.
    Anne veya babasının üzerinden sağlık yardımına devam etme hakkı olan kız ve erkek çocuklar çalışmaya başladıklarında anne veya babalarının vefatı halinde yetim aylığı hakkını alamazlar.Ancak işten çıktıklarında yetim aylığı tekrar bağlanır.Bu durumun bir istisnası anne ya da babası 1 Ekim 2008 öncesi vefat edip yetim aylığı başlanmış olan yetim çocuktur.Bu çocuklar çalışsalar bile yetim aylığı alırlar.Ancak emekli olduklarında kesilir.
    Yetim kız ve erkek çocuklardan ağır engelli olup yetim aylığına devam edenler evlenseler dahi yetim aylıkları kesilmez.

    Özel Sektörde Çalışan Engelliler
    Engellilerin çalıştığı kamu kurum ve kuruluşu özelleştirme kapsamındaysa, kapatma ve tasfiye halleri dışında engelli çalışan işten çıkartılamaz .Kapatma veya tasfiye halinde işine son verilen engelli vatandaşlar ildeki Türkiye İş Kurumuna başvurmalıdır. Bu durumda iş kaybı tazminatı, kurumun diğer çalışanlara tanıdığı hakların iki katı oranında ödenmektedir.

    Malulen Emeklilik
    İşe girdikten sonra engelli hale gelenlerden engel oranı%60’ın altında olanlar engelliler için erken emeklilik hakkını alırken, engel oranı (iş gücü kaybı oranı) %60 ve üzeri olanlar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından malulen emeklilik hakkını alırlar.
    TSK’ da çalışanlar malulen emeklilik için 3 Ağustos 2013 tarihli Maluliyet Yönetmeliğinin 10.Maddesine göre:(4) Maluliyet kararlarında; b)’’ Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde çalışan askeri ve sivil personel ile askerlik görevi ile yükümlüleri için, 8/10/1986 tarihli ve 86/11092 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği ana alınır’’ ifadesine dayanarak malulen emekli olurlar

    • 2014 EKPSS Yönetmeliği Madde 16 ‒ (1) Kamu kurum ve kuruluşları çalışma yerlerini ve eklentilerini, engellilerin erişebilirliğine uygun duruma getirmek, engellilerin çalışmalarını kolaylaştıracak gerekli tedbirleri almak ve engellilerin görev yaptıkları kadronun gereği olan işleri yapabilmeleri için engel durumlarına göre gerek duyulan yardımcı ve destekleyici araç ve gereçleri temin etmek zorundadır.
    (2) Engelliler, engelliliklerini artırıcı ve ek engel getirici işlerde çalıştırılamaz.

    SOSYAL YARDIM HAKLARI
    On Sekiz Yaş Üstü Engellilik Maaşı
    2022 Sayılı Yasaya göre; 18 yaşını dolduran %40 ve üzeri engelli olanlara,gerekli şartları taşıması halinde hane geliri kişi başına asgari ücretin üçte birinden az olanlara maaş bağlanır.
    Sahip olunan ev,arsa ve aracın(ÖTV indirimli alınan araç dahil) belirlenen raiç bedeli,kira geliri aylık gelire dahil edilir.Hane gideri gelirden fazla ise fazla olan miktar aylık gelire dahil edilir.(25 Ocak 2013 tarihli 65 yaşını doldurmuş muhtaç, güçsüz ve kimsesiz Türk vatandaşları ile engelli ve muhtaç Türk vatandaşlarına aylık bağlanması hakkında yönetmelik.)
    Not:Evde bakım maaşı hane geliri ölçümüne dahil edilir.

    On Sekiz Yaş Altı Engelli Yakını Maaşı
    2022 Sayılı Yasaya göre;18 yaşını tamamlamamış engelli olan yakınlarının bakımını üstlenenlerden,gerekli şartları taşıması halinde, geliri hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık tutarın asgari ücretin üçte birinden daha az olanlara aylık bağlanır.18 yaşını tamamlamamış engelli aylıklarında, engeli yakını da genel sağlık sigortası kapsamındadır.Engelli yakını maaşı alan kişinin engelli yakını ile aynı hanede oturması şartı vardır.Engelli yakını maaşı bağlanması için anne/babanın sigortalı olmaması gerekmektedir.

    2022 Yasasına göre aylık bağlanacaklar ve bağlanmış olanlar hakkında yapılacak sosyal inceleme ile ilgili olarak aşağıdaki madde yönetmeliğe ilave edilmiştir.

    Periyodik sosyal incelemeler
    GEÇİCİ MADDE 3 – (1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası çerçevesinde yapılması gereken ilk periyodik sosyal incelemeler, 1/1/2015 ile 31/12/2015 tarihleri arasında sonuçlandırılır ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılmış olan sosyal incelemeler dahil müteakip tüm incelemelere 1/1/2016 tarihinden sonra başlanır.

    Evde Bakım Maaşı
    Engelli bireyin ‘ağır engelli’’ibareli raporu olması şartı ile yasaya göre uygun şartları taşıyan, hane içinde kişi başına düşen ortalama aylık gelir asgari ücretin üçte ikisinden az olan engelli yakınlarına''evde bakım ücreti''ödenir.
    Hane içinde birden fazla bakıma muhtaç engelli var ise birinci engelliden sonraki engelli iki kişi sayılır.(1 Temmuz 2014’tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.)
    Bu maaşı bağlatanların aylık gelir hesabına göre kişi başına düşen gelir miktarı asgari ücretin üçte ikisini aştığı durumlarda durumlarını Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerine bir ay içinde bildirmeleri gerekmektedir.

    Evde bakım ücreti alan kişinin engelli bireye kesintisiz 8 saat fiili bakım vermesi şarttır.
    NOT:Evde bakım maaşı alanların sigortalanması ile ilgili çalışma devam etmektedir.

    Vakıf Aylığı
    Vakıflar Genel Müdürlüğünce 18 yaşını dolduran,% 40 ve üzeri engelli olup hiçbir ad altında maaş almayanlardan gerekli şartları taşıyanlara aylık bağlanır. Vakıflar Genel Müdürlüğünden bu konuda bilgi alabilirsiniz.

    Yetim Aylığı Ve Engelli Maaşı Alanlar
    Aylık almaya hak kazanacak şekilde engelli olduğunu belgeleyen çocuklardan yetim aylığı alanların geliri, engelli olması nedeniyle ödenecek aylıktan daha düşük ise aradaki fark Hazine tarafından kapatılacaktır.

    Engelli Maaşları Ve Haciz
    Engelli bireyin aldığı sosyal yardım kapsamındaki maaşlar haczedilemez.Kişi kendi aldığı engelli maaşını isteyerek de olsa haczettiremez.


    TIBBİ MALZEME ALIMINDA HAKLAR
    Hanede kişi başına düşen miktar asgari ücretin üçte birinden az olanlar bağlı oldukları il/ilçe SYDV ye (Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfı) başvurarak almış oldukları tıbbi malzemelerin Sosyal Güvenlik Kurumu ödemesi dışında kalan miktarı talep edebilirler.Burada Vakıf Değerlendirme Kurulunun kararınca kişiye ödeme yapılıp yapılmayacağı belirlenir.

    Hasta Alt Bezi
    2 yaşını dolduran engelli çocuklar için 2 yıllık olmak üzere,tek doktor imzalı raporla aylık 120 adet bez ödeneği alınmaktadır.

    Tekerlekli Sandalye (Manuel ve Akülü Tekerlekli Sandalye)
    Beş yılda bir kez olmak üzere ilgili birimlerce verilen malzeme raporu ile reçete edilmesi şartı ile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenen miktarda ödeme yapılarak temin edilir.

    Ortez, Protez, İşitme Cihazı, Sonda Alımı
    İlgili birimlerce raporlanan ve reçetesi yazılan malzemeler Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belirlenen miktarda ödeme yapılarak temin edilir.

    ENGELLİ ÇOCUKLARIN ÖZEL EĞİTİM HAKKI
    Alınan engellilik raporuyla özel eğitim alması gerektiği belirtilen engelli çocuk için (engel oranı en az %20 olması şartı ile) Rehberlik Araştırma Merkezlerinin değerlendirmesi sonucu Özel Eğitim imkanlarından yararlanır.
    Özel eğitime devamlılığın sağlanması ve zorluk yaşanmaması için kurumlar engelli çocuklara ücretsiz taşıma olanağı sağlamalıdır.

    ÜNİVERSİTEDE ENGELLİ ÖĞRENCİLERİN HAKLARI
    • Engellilere YGS taban puanı 20 Aralık 2013 tarihinde 100 puan olarak belirlenmiştir.
    • Her üniversitede Engelli Öğrenci Birimi oluşturulmuştur.
    • Engelli öğrencilere bazı üniversitelerde yerleşme aşamasında ek puan verilebilir.
    Bu konuda tercih edeceğiniz üniversiteden bilgi alabilirsiniz.
    • Üniversitede okuyan engelli öğrenciler yurtlarda öncelik hakkından yararlanmak için ilk kayıt olduklarında Kredi ve Yurtlar Kurumuna başvurmalıdır.
    • Bazı üniversitelerde engelli öğrencilere öğrenim ücretlerinde engel oranlarında indirim uygulanmaktadır. Tercih ettiğiniz üniversiteden bu konuda bilgi alabilirsiniz.
    • Açık Öğretim Fakültesinde ücret ödenmemektedir.
    Ancak Açık Öğretim Fakültesini mezun olmaları gereken sürede bitiremeyenler öğrenci harcında engel oranlarında indirim yapılarak ödeme yapmaktadırlar.
    • Üstün yetenekli öğrencilerin YÖK tarafından değerlendirilmesi sonucu uygun görülmesi halinde YGS ye girmeden Güzel Sanatlar Bölümlerine kayıt olabilmeleri hakkı getirilmiştir.Bu nedenle Otizmli üstün yetenekli çocuklar da bu haktan yararlanabileceklerdir.
    • Üniversiteler görme, işitme ve ortopedik engelli öğrenciler için ortam, araç, gereç hazırlamak zorundadır.
    Üniversite sınavında öğrencilerin engel gruplarına uygun düzenlemelerin yapılabilmesi için başvuru aşamasında engellilik raporlarını ÖSYM' ye vermeleri gerekmektedir.

    • Kredi ve Yurtlar Kurumu Yönetmeliğine eklenen madde ile tekerlekli sandalye kullananlar, görme engellilere gibi tek başına şehir içi otobüslere binemeyenlere yaşadıkları şehirde yurt imkanı sağlanır.İlgili madde şu şekildedir:
    Madde 3-“b) Şehir içi nakil araçlarından yardımsız faydalanamayan görme engelli, felçli, bir veya iki kolu veya bacağı olmayan, skolyoz hastaları olan öğrenciler hariç, öğrencinin ailesinin yurdun bulunduğu şehrin belediye sınırları dışında ikamet etmesi (Ancak büyükşehir belediyeleri sınırları içinde bulunan yurtlara, ailesinin ikamet durumuna göre başvuru alınabilecek yerleşim yerleri Kurumca belirlenir).”

    MÜZE VE ÖREN YERLERİNDE İNDİRİM
    • Müze ve ören yerlerine giriş ücretsizdir.
    • Özel işletilen müze ve tarihi yerlerde indirim hakkı işletmenin inisiyatifindedir.

    EKPSS ‘YE GİRME HAKKI
    (Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı)
    • 2 yılda bir yapılan sınava her türlü engel grubuna sahip olan engelli bireyler katılabilirler.
    • Sınav ve kura yöntemiyle atama yapılır. Lise,ön lisans ve lisans mezunları sınava,ilköğretim ve ortaokul mezunları kuraya katılabileceklerdir. Sınava girmiş olanlar tekrar kura için müracaat edemezler.
    Sınav 27 Nisan 2014 Pazar günü yapılmıştır. İki sene boyunca atamalar bu sınav sonucuna göre yapılacaktır.

    EMLAK VERGİSİ MUAFİYETİ
    Evin mülkiyetinin engelli bireyin üzerinde olması şartı ile 200 metrekareyi geçmeyen tek evde emlak vergisi muafiyeti vardır.Ayrıca bir ev için pay sahipliği olunduğunda yine 200 metrekareye kadar olan paylar için muafiyet vardır.Bunun için evin bulunduğu belediye birimine baş vurmalısınız.Emlak vergisi indirimi sadece emlak sahipliğinde geçerlidir ,arsa sahipliğinde söz konusu değildir.
    Emlak vergisi muafiyeti için yaş sınırı,gelir ölçümü gibi kriterler yoktur.
    Sadece belirli dönemler için kullanılan evler için bu hak kullanılamaz.

    MUAYENEDE ÖNCELİK HAKKI
    Tüm hastanelerde muayene sırasında öncelik hakkı vardır.

    DEVLET TİYATROLARINDA İNDİRİM
    • Gösterileri ücretsiz izleme hakkı vardır.
    • Engelli Tiyatroları Kültür Bakanlığı'ndan maddi destek almaktadır.

    BAYİİLİKLER
    18 yaşını dolduran zihinsel yetersizliği olmayan ve vesayet altında olmamak şartı ile her engelli birey Milli Piyango Genel Müdürlüğü tarafından verilen Sayısal Oyunlar Bayiliklerini alabilirler.

    SAĞLIK RAPORU ALIMI,ÜCRETİ,GEÇERLİLİK SÜRESİ VE İTİRAZ HAKKI
    Engelli sağlık rapor alımı Sağlık Bakanlığına bağlı Devlet Hastanelerinde 3 lira iken 20 lira olarak ücretlendirilmiştir.(Ağustos 2014).Mart 2013 Sağlık Uygulama Tebliği yayınlanana dek ücretsiz olan sağlık rapor işlemleri artık ücretlidir.Sadece engelli sağlık raporları eğer ilk kez alınıyorsa ücretsiz ancak yenilenen raporlar ücretli hale getirilmiştir.
    Rapor esnasında yapılan her türlü işlem,test vb. ücretlidir.

    Engelli bireylerin ilgili mevzuatına uygun olarak daha önceden almış oldukları sağlık kurulu raporlarına istinaden engellilik durumlarının tespitine veya engellilikleri dolayısıyla kendilerine veya yakınlarına kolaylıklar ya da haklar teminine yönelik olarak bu maddenin yayımı tarihine kadar verilmiş olan özürlü, sakat, çürük veya zihinsel ya da bedensel engelleri niteleyen benzeri ibareleri içeren belge, kimlik, kart ve benzeri belgelerin, geçerli oldukları süreler dâhilinde yenilenmeleri gerekmez.(5378 Sayılı Yasa)

    Alınmış olan sağlık raporlarına itiraz için İl Sağlık Müdürlüklerine dilekçe ile başvuru yapılmalıdır.İl Sağlık Müdürlüğünün sevk ettiği hastanede ilk raporla aynı sonuç çıkar ise karar kesinleşir.Farklı sonuç çıkması halinde İl Sağlık Müdürlüğü Hakem Hastaneye sevk edebilir.Hakem Hastane kararları kesindir.

    TOKİ KURA ÇEKİLİŞİNDE HAKLAR
    TOKİ kampanyalarında uygun şartları taşıyan engellilere öncelikle engellilere ait kuraya katılma hakkı verilir.Bu kurada kendilerine ev çıkmayanlar ikinci olarak genel kuraya katılma hakları da vardır.Bu konuda müracaat esnasında bilgi isteyebilirsiniz.

    OTURULAN KONUTTA DÜZENLEME YAPILMASI
    Oturulan konutta ve apartmanda yönetmelik gereği engellilere uygun düzenlemeler yaptırılabilir.

    ENGELLİLERE YÖNELİK KDV MUAFİYETİ
    Engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç,gereç ve özel bilgisayar programları, Katma Değer Vergisinden istisna edilmiştir.
    Buna göre;engellilerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamlarında kullanmaları için özel olarak üretilmiş her türlü araç gereç (örneğin, görme engellilerin kullandıkları baston, yazı makinesi, kabartma klavye, sesli kitap; ortopedik engellilerin kullandıkları ortez,protez gibi cihazlar) ile özel bilgisayar programları istisna kapsamında kabul edilecektir.

    ERİŞİLEBİLİRLİK
    • Engelliler Yasası Geçici Madde 2.- Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren sekiz sene içinde engellilerin erişilebilirliğine uygun duruma getirilir.Kanun Temmuz 2005 ‘te yürürlüğe girmiş ve süre Temmuz 2013 ‘te dolmuştur.
    Belediye otobüslerinin engellilere uygun hale getirilmesi için verilen süre Temmuz 2013 ‘te dolmuştur.

    ENGELLİ SPORCULAR
    Engellilerin profesyonel olarak spor yapmaları için Devlet Bakanlığına bağlı Engelliler Spor Federasyonu vardır.
    Ulusal ve uluslar arası yarışmalarda madalya alan engelli bireylere YGS olmadan Yüksek Öğrenime yerleşme hakkı verilmiştir.

    İŞİTME ENGELLİLERİN HAKLARI
    İşitme engelli öğrenciler meslek liselerine sınavsız yerleşebilmektedir.Ayrıca işitme engellilere okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretimde gündüzlü ve yatılı eğitim hizmeti verilmektedir.

    ENGELLİ SEÇMENLER
    Seçim Kurulları seçimlerde oy kullanacak engelliler için oy kullanma alanlarını engellilere uygun hale getirmekle yükümlüdürler.

    MESLEK EDİNDİRME HAKKI
    Halk eğitim merkezleri, Türkiye İş Kurumu, KOSGEB gibi kamu kurumlarında engellilere özel meslek edindirme kursları açılmakta, bu kursları bitiren engellilere iş yerleştirmelerde öncelik tanınmaktadır.

    ENGELLİ KİMLİK KARTI
    Tüm haklardan yararlanmak için ''engelli kimlik kartı'' beyanı yeterlidir.
    Raporunda ‘’ağır engelli’’ibaresi olanların refakatçileri ile beraber ücretsiz ulaşım hakkından yaralanabilmeleri için engelli kimlik kartlarını değiştirmeleri gerekmektedir.Bunun için Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerine müracaat edilmelidir.

    FİZİK TEDAVİ SEANSLARI
    Uygun raporlama yapıldığında Sağlık Uygulama Tebliğine göre Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon hizmeti alınmaktadır.
    Fizik Tedavi Klinik ve Merkezlerinden bilgi alabilirsiniz.

    ORTA ÖĞRETİMDE ORTAK SINAVLARDAN MUAFİYET
    • Orta ve ağır düzeyde zihinsel yetersizliğe sahip engelli öğrenciler ortak sınavlardan muaftır.
    • Görme engelliler ve az görenler için sınav süresine ek süre verilir.
    • Engelli öğrenciler velilerinin talebi ile ortak sınavlardan muaf tutulabilirler.(Mart 2014)

    KORUMALI İŞ YERLERİ
    İstihdamı güç olan zihinsel engelli bireyler için Korumalı İşyerleri açılması konusunda yasal düzenlemeler yapılmıştır.(Şubat 2014)

    BELEDİYE HİZMETLERİ
    Büyükşehir,il,ilçe ve belde belediyeleri engellilere yönelik çalışmalar yapmakla yükümlüdürler. Bağlı olduğunuz belediyelere müracaat ederek engellilere yönelik hizmetleri öğrenebilirsiniz.
    Meslek Edindirme Kursları, Yaşam Merkezleri, Rehabilitasyon Merkezleri, Temizlik, Servis Hizmetleri, Psikolojik Destek Hizmetleri, Sosyal Yardım, Bakım, Bilgilendirme, Bakım ve Onarım Hizmetleri, belediye hizmetlerine örnektir.
    Bu hizmetlerden yararlanabilmek için Belediye Engelli Hizmet Birimine kayıt olunması gerekmektedir.

    BAKIMA MUHTAÇ YAKINI OLAN ERBAŞ VE ERLER HAKKINDA
    Anne,baba,eş ya da çocuklarından bakıma muhtaç engelli oldukları yetkili hastaneden alınmış sağlık raporu ile belgeleyen erbaş ve erler ailesinin ikametine yakın bir garnizonda askerlik yapabilmek için bulundukları ildeki askerlik şubesine,kuvvet komutanlıklarına dilekçe ile başvurabilirler.Talep ilgili birimlerce değerlendirilebilir.

    18 YAŞINI DOLDURAN ERKEK ENGELLİ ÇOCUKLAR İÇİN YAPILMASI GEREKENLER:

    Vasi kararı çıkartılması: Eğer çocuğun zihinsel engeli var ise 18 yaşını doldurduğunda bulunduğunuz il/ilçenin adliyesine baş vuru yaparak vasilik almak için dava açmalısınız. Cüzi miktarda pul parası masrafı ödenerek dava açılabilir.

    SGK ile ilgili işlem: SGK engelli erkek çocukların engelli olduğunu sisteminde görmediğinden okumayan çocuklar için 18, lisede okuyanlar için 20, üniversitede okuyanlar için 25 yaşını doldurunca çocuğu anne babasının sağlık yardımında düşürmekte ve aylık GSS primi ödemek zorunda bırakmaktadır. Her hangi bir müracaatınız yok ise yani SGK' da gelir testi yaptırmadıysanız en yüksek prim miktarı ile aylık borçlandırılmaya başlayan çocuğunuz için hastaneye başvurduğunuzda ‘’borçlu‘’ görüneceğinden tüm hastane işlemlerini ücretini ödeyerek yapmak zorunda olursunuz. Bu nedenle Çocuğunuz 18 yaşını doldurmadan 3-4 ay önce son 1 sene içinde alınmış engelli sağlık raporunuzla bulunduğunuz ildeki SGK' ya müracaat ederek çocuğunuzun engelli olduğunu belirtin ve maluliyet tespit işleminin yapılmasını isteyiniz. Böylece çocuğunuz 18 yaşını doldurmadan önce maluliyet tespiti yapılır. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kuruluna göre malul olduğuna karar verilenler kesintisiz sağlık yardımına devam ederler. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu çocuğunuz için tekrar rapor isteyebilir. Bu durumda SGK' nın verdiği sevk yazısı ile sevk olunan hastanede sağlık rapor alım işlemlerini başlatırsınız. Hastane Baştabipliği sağlık rapor sonucunu doğrudan sizi sevk eden SGK' ya gönderir.

    Raporunda engel oranı %60’ın altında olanları ya da ağır engelli olmayanları Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu malul saymayabilir. Bu çocuklar GSS primi ödemek zorunda olup anne babalarının ölümü halinde yetim aylığı hakkı alamazlar. Raporunda engel oranı %60’ın üzerinde olan bazı engel gruplarını da malul saymayabilir. Örneğin %70 işitme engelli erkek çocuğunu ‘’çalışabilir’’ göreceğinden Genel Sağlık Sigortası Primi ödemek zorunda kalabilir. Burada Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunun kararı önemlidir.

    SGK kararına göre yapılan gelir testi sonrası hanede kişi başına düşecek miktar 2014 yılı birinci altı ay için 357 liranın altında ise bu kişilerin primi devlet tarafından ödenir.

    Çocuğunuz 18 yaşında halen lise seviyesinde öğrenci ise okulundan aldığınız öğrenci belgesini SGK' ya vermelisiniz. Aynı zamanda engelli sağlık raporu ile beraber maluliyet tespitini talep edebilirsiniz.
    Çeşitli nedenlerle özellikle çocuğunuzun eğitim imkanlarının korunması için engel oranını düşük isteyen aileler var. Burada şunu ifade etmek isterim ki erkek çocuklarınız için 17 yaş sürecinde alacağınız engelli sağlık raporunda engel oranının düşürülmesini talep etmeyiniz.

    Ayrıca 2002 yasasına göre kendisine aylık bağlanmış 18 yaş üstü engelliler maaşlarının her hangi bir nedenle kesilmesi halinde SGK' ya başvurup durumlarını inceletmek zorundadır. Ağır engelli olup Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulunca malul sayılanlar anne/ babalarının üzerinden sağlık yardımı almaya devam edecekler, malul sayılmayanlar ise gelir testi yaptırarak belirlenen miktarda aylık sağlık primi ödemek durumunda kalacaklardır.

    SGK tarafından prim borcu olanlar; 2014 Ekim,Kasım, Aralık ayları içinde kuruma müracaat ederek borcunuzun yapılandırılmasını isteyiniz .Eylül 2014 Torba Yasa ile Sosyal Güvenlik Kurumu prim borçlarının faizini ödemek zorunluluğunuz kalmıştır.

    ENGELLİ SORUNLARI DANIŞMA
    Tüm haklar için; Alo 183 Aile, Kadın, Çocuk, Engelli ve Sosyal Hizmet Danışma Hattı’ndan
    yönlendirme alınabilir.
  • Bazı insanlar yaratılışından ötürü beyazdır, bazıları siyah. Bundan dolayı insanları siyahmış beyazmış diye ayıramayız. Beyaz bir kişi, kendini siyah olandan üstün görmemeli çünkü o da siyah yaratılabilirdi. Işte Bülbülü Öldürmek bunu anlatıyor. Küçük bir Amerikan kasabasında zencilerin nasıl ayrımcılığa uğradığını, nasıl haksızlık yapıldığını küçük bir kız çocuğu olan Scout'un gözünden.

    Beni çok etkiledi. Özellikle sonu. İlk başta Öcü Radley'in konuyla ne ilgisi var diyor insan ama son sayfalara gelince anlıyor. Son kısım bana gerçekten vay be dedirttirdi.

    -Spoiler-

    Küçük bir Amerikan kasabası olan Maycomb' da gelişiyor her şey. Bir zenci haksız yere suçlanıyor. Onun davasına bakan Atticus ve ailesi kasaba fertleri tarafından kötü sözlere ve eleştirilere maruz kalıyor. Atticus, elinden gelen her şeyi yapmasına rağmen böylesine ırkçılığın olduğu bir yerde tabiki davayı kaybediyor. - burası kitabın asıl konusu ek olarak bir de Öcü Radley var. Onun sayesinde de insanları tanımadan yargılamamamız gerektiğini , insanlar hakkında başkalarının söylediği şeylere göre hüküm vermememiz gerektiğini anlıyoruz.


    Umarım bir gün dünyadaki bütün eşitsizlik, ırkçılık, adaletsizlik, ayrımcılık son bulur. Bunların son bulduğu gün dünya yaşanabilir bir yer olacak.