Albay Chabert

Honore de Balzac
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·91 syf.··
2018 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2018 23:27
Yine eski bir basım (1974/136 syf. Varlık Yayınları), eski çeviri, keyif dolu dakikalar... Hikayeden ziyade kitabın ön söz bölümünde uzunca yazarın yaşantısından bahsedilmiş. Çok verimli bir baskı olmuş. Balzac mücadelesi ile yazarlık hayali olanlara güzel bir örnek aslında. Hikayeye gelince, özetle; insan çıkarları için neler yapabilir, ne kadar çirkinleşebilir ve bunca kötüye rağmen içimizde güzel insanların sayısı da az değil.
Albay ChabertHonore de Balzac · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1990619 okunma
Albay ne Yaşar ne Yaşamaz!
8/10
·91 syf.··
2025 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2025 20:51
Napolyon'la birlikte Ruslara karşı savaşan Albay Chabert, savaşta öldü bilinerek merhumlar defterine adı yazılır. Eşi yeni evlilik yapar ve iki çocuk sahibi olur. Tabi Albay'dan kalan hayli değerli mirasın da üstüne konar. Albay aldığı yaradan ve yaşadığı olaylardan sonra şehre döndüğünde varlığını ispat etmesi hiç de kolay olmayacaktır. Klasik bir Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz vakası. Ancak olay burda farklı bir yönden ele alınıyor. Aziz Nesin devlet bürokrasisini eleştirirken Balzac kadın erkek ilişkisi üzerinden olaya yaklaşıyor ve aç gözlülüğün insanı ne hâle getirdiğini olay üzerinden çok güzel bir şekilde anlatıyor bize. Eserden yoğun bir keyif almamı sağlayan ilk şey yazarın olayı işleyişiyken en az onun kadar kıymetli olan diğer şey de Yaşar Nabi Nayır'ın harika çevirisiydi. Kullandığı dil ve kelimeler yabancı bir eser okuduğunuzu hissettirmeyecek kadar samimi ve bizdendi. Çok beğendim. Varlık yayınlarından aynı çeviriyi bulmanız mümkün. Keyifli okumalar dilerim.
Albay ChabertHonore de Balzac · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1990619 okunma
8/10
·91 syf.··
Beğendi
·
2018 290. kitabı
Klasik roman yazarlarının bazen kendilerinin dahi beğenmediği eserleri var. Örneğin bir yerlerde Dostoyevski’nin kumar borçlarını ödemek için şişirerek hikayeler yazdığını okumuştum. Geçen sene, bu hayranı olduğum adamın bir romanını okudum ve işte bu herhalde bahsedilen zamanda yazılmış dedim kendi kendime.. Zor günler geçiren Honore De Balzac’ın böyle bir romanı ile henüz karşılaşmadım. Bilmiyorum belki diğer romanlarından o kadar çok etkilendim ki bu yüzden her romanı bana daha özel geliyor. Albay Chabert 94 sayfalık kısa bir roman. Bir oturuşta hemen bitti ancak çok şey aklımda kaldı. Roman ,savaş sırasında öldüğü sanılan, cesetler dolu bir çukurdan tesadüfen çıkan, savaş kahramanı bir Albayın geri dönerek hayatına devam etmek istemesi ve insanların onu ret etmesini konu alıyor. Akıl hastanesi , hapishane ve korkunç şartlar altında geçen yıllardan sonra, akıllı bir avukat vasıtası ile sonuca yaklaşıyor. Bu anlattıklarım size normal bir hikaye gibi gelebilir ancak yazarın arada verdiği mesajlar aynı hikayenin sonu gibi insanı gerçekten sarsıyor. “Ölülerin altında da gömüldüm, evet, fakat şimdi dirilerin , olayların, belgelerin ve mezara dönmemi isteyen bütün bir toplumun altında gömülüyüm.”
Albay ChabertHonore de Balzac · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1990619 okunma
8/10
·136 syf.··
2025 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2025 19:28
Kitap bir romandan öte uzun bir hikaye demek daha doğru olur görüşündeyim. Savaşta öldüğü sanılan ve ona göre resmi işlem yapılan fakat yaralı olarak kurtulan Albay Chabert'ın hem kimliğini kazanmak, hem de ölüm haberinden sinfa hemen evlenen karısına karşı açtığı hukuk sürecini konu alıyor. Kitap sonu biraz hazinli bitiyor. Her şeyi kazanmak üzereyken eski karısının çocukları ve karısının tutumu yüzünden her şeyden vazgeçip hapishanedd yokluk içinde yaşamasını anlatan bir uzun hikaye. Hukuksal süreci bir avukat gibi anlatmış. Konu olarak savaş döneminde binlerce kez yaşanmış bir olay. Anlatım, konunun işlenişi, konu seçimi güzel. Kitabın yaklaşık beşte biri yazarın hayat hikayesi. Geri kalan kısım hemen okunuyor.
Albay ChabertHonore de Balzac · Varlık Yayınları · 1974619 okunma
Eski dünyanın erdemleri yeni dünyanın içinde bir yük haline gelir
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 22:45
Albay Chabert’i Marias’ın Karasevdalılar kitabını okurken tanıdım. Marias oldukça fazla atıfta bulunmuştu bu kitaba ve hikayesi de çarpıcıydı. Kitapla böyle tanışmış oldum. Benim için Albay Chabert romanı, sadece bir geri dönen adam hikayesi değil; insanın toplum karşısında nasıl silinip yok olabildiğini gösteren bir metin. Tabii bu geri dönüşün öncesi, yaşanan savaş durumu vs ayrı bir hikaye. Romanı okurken en çok hissettiğim şey: Bir insan gerçekten ne zaman ölür? Bedeni toprağa girdiğinde mi, yoksa toplum veya sevdikleri onu unutup yerine başkasını koyduğunda mı? Balzac bu romanda Albay Chabert’in dramını anlatırken aslında Napolyon dönemi sonrası Fransa’nın ahlaki çöküşünü, sınıf değişimlerini ve çıkar ilişkilerinin insanı nasıl dönüştürdüğünü de gösteriyor bize. Balzac bir Napolyon hayranı. “Onun kılıçla başardıklarını ben kalemle başaracağım.” gibi bir hedefi vardı. İnsanlık Komedyası adını verdiği eserleri ile de sanırım bunu başarmıştır diye düşünüyorum. Bu eser de o eserlerde biri. Romana geçecek olursak, spoiler olacak biraz, bilginiz olsun. Çünkü bu hikayeden bahsederken ister istemez bunu yapıyorum. Hikayenin merkezinde Albay Chabert var. Adam savaşta (Eylau Muharebesi’nde) ölü sanılıyor, toplu mezara atılıyor. Ama bir şekilde hayatta kalıyor ve yıllar sonra Paris’e geri dönüyor. Buraya kadar kulağa epik bir kahramanlık hikayesi gibi gelebilir ama asıl trajedi bundan sonra başlıyor. Yani Chabert aslında fiziksel olarak hayatta ama sosyal olarak tamamen “ölü”. Chabert geri döndüğünde artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını görüyor. Karısı onu ölü kabul etmiş, yeniden evlenmiş, çocukları olmuş ve eşinden dolayı yeni bir kimlik, statü edinmiş. Chabert’in yaşadığı şey bir kimlik yok oluşu. Adam sadece eşini değil,
Edebiyat & Roman
Albay ChabertHonore de Balzac · Varlık Yayınları · 2019619 okunma
10/10
·96 syf.··
2025 127. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 15:56
Onurlu insanlar, hep bir şekilde hayatın en kötü taraflarıyla tanışıyorlar, onurları sınanıyor herhalde. Ama erdem ve onur içten gelen taklit edilemeyecek meziyetlerdir. Herkesin sahip olabileceği özellikler değiller. Kitap, öldü sanılan bir askerin geri dönüp eşi ve serveti için mücadelesini konu edinmiş. Tabii, eş, iyi ahlaki özelliklerin hiçbirine sahip değil. Ben, albayın her şeyden vazgeçmesini doğru bulamadım bir türlü. İnsan uğraşmak istemiyor elbette, ama böyle davranınca da kazanan hep kötüler oluyor. İyiler biraz daha farklı mı davranmalı acaba? Okunmaya değer.
Albay ChabertHonore de Balzac · Zeplin Yayınevi · 2018619 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2024 37. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2024 19:53
Balzac'ın böyle bir kitabı olduğundan bile haberim yoktu. Ta ki Karasevdalılar'ı okuyana kadar. Karasevdalılarda iki kitaptan bahseder. Biri Üç Silahşörler diğeri Albay Chabert. Üç Silahşörleri okumuştum ona hiç yabancılık çekmedim. Siz de önce bu ikisini okuyun sonra Karasevdalılara geçin. Tabi okumaya niyetliyseniz. Albay Chabert aslında roman değil de uzun öykü diye geçiyormuş. Bazı yerlerde tarihi kurgu kategorisine de alınmış. Napolyon zamanında savaşlarda başarılar gösteren Albay bir gün ölür, ölü yığınının altında nefes aldığını farkeder ve orada bulduğu kopmuş bir kol yardımıyla çıkar. Uzun zaman kendine gelemez, onu bulup bakan yaşlı insanlar iyileştirir ve o da karısını aramaya çıkar ki ne görsün karısı başkasıyla evlenmiş ve 2 de çocuğu olmuş. Sonrası Albay karısını ve malını mülkünü yeniden almaya çalışırken karısı başka planlar peşindedir. Okuyun efendim okuyun görün devamını.
Albay ChabertHonore de Balzac · Zeplin Yayınevi · 2018619 okunma
8/10
·96 syf.··
2020 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2020 22:20
Balzac'ın İnsanlık Komedyası'nın en minik eserlerinden biri bu kitap. Hukuk ve adaletin her zaman aynı anlama gelmediğini gösteren, maalesef elde sözlerden başka kanıt yoksa gerçek adalete kavuşmanın imkansızlığını acı bir şekilde hatırlatan bir hikaye. (Javier Marias'ın Karasevdalılar kitabından önce bunu okumak gerekiyormuş, bu vesileyle okudum. İyi ki okudum.)
Albay ChabertHonore de Balzac · Varlık Yayınları · 2019619 okunma
Balzac
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 22:43
ALBAY CHABERT .... HONORE DE BALZAC ..... Balzac'ı çok seviyorum. Eserlerindeki uzun betimlemelerine , olay örgüsüne, karakterlerine ve ruh tahlillerine bayılıyorum. Napolyon'un askerlerinden olan Albay Chabert savaş sırasında öldü zannedilerek bir çukura atılır.   Çabalayarak ceset çukurundan çıkmayı başaran Chabert çeşitli maceralardan sonra Paris'e ulaşmayı başarır tabiki bu hiç kolay olmaz İnsanlar onun Albay Chabert olduğuna inanmaz çünkü yaşadıkları onu tanınmayacak kadar değiştirmiştir. Geçen süre zarfında karısı evlenmiş iki çocuğu olmuştur. Serveti de artık kendine ait değildir ne yazık ki eşi bütün mal varlığına el koymuştur.  İyi yürekli ve anlayışlı avukat M.Derville'nin yardımları sayesinde albay için hukuki mücadele başlar. Hem kimliğini ispat edecek, hem de servetine kavuşabilecek böylece huzurlu bir hayata adım atabilecektir....Mi acaba? .... Erdemli asker .....Akıl hastanesinde ve hapishanelerde geçen uzun yıllara tahammül eden dirayetli şahsiyet. ..... Kısacık ama insanı sarsan, hemencecik okunabilecek güzel bir klasik
Edebiyat
Albay ChabertHonore de Balzac · Varlık Yayınları · 2019619 okunma
Puan vermedi·96 syf.·
2022 91. kitabı
" Paristen tiksiniyorum " sözüyle bitiyor bu küçük hikaye. Okumaya başlar başlamaz içine çekti beni hikaye ve bir solukta da bitirdim. Tam bir dram. Kendini aslan, kaplan sanan biz zavallı erkeklerin yanılgısını, yenilgisini ne güzel bir hicivle anlatmış üstad Balzac. Goriot Babaya da ince bir gönderme yaparak kız, eş, anne olan ama insan olamamış insafsız cadıların şerrine lanet okuyarak bitiriyor hikayesini
Albay ChabertHonore de Balzac · Zeplin Yayınevi · 2018619 okunma

Yazar Hakkında

Honore de BalzacYazar · 132 kitap
Honoré de Balzac (asıl ismi Honore Balssa; 20 Mayıs 1799, Tours - 18 Ağustos 1850), Fransız yazar. Hayatı Asıl adı Honore Balssa'dır. Ancak ismini Balzac olarak değiştirmiş ve soyluluk ifade eden De’ öntakısını eklemiştir. Köy kökenli bir ailenin çocuğudur. Babası tüccardır. 6 yıl Vendome'da College des Oratoriens'te öğrenim gördü. Napolyon'un devrilmesinden sonra ailesi Paris'e taşındı. Burada 2 yıl daha okula gitti. 3 yıl bir avukatın yanında çalıştı. Ama küçük yaşlardan beri edebiyata gösterdiği eğilim ağır bastı. Trajedi türünü denediği 1819'da yazılmış "Cromwell" başarı kazanamayınca romana yöneldi. Para kazanmak için tarihsel, mizahi ve gotik romanlar yazdı. Bunları değişik adlarla yazdı. Basımcılık, yayıncılık, hatta dökümcülük yaptı. Başarılı olamayınca tekrar edebiyata döndü. Edebiyat hayatında çok başarılı eserler sundu. Birçok ülkede sayılan romanları ve kitapları çok büyük ilgi gördü ve tepkileri üstüne topladı. Edebiyatta başarılı olan Balzac hayatının sonuna kadar edebiyatla uğraştı. Edebiyat kariyeri 1829'da yazdığı "Les Chouans" isimli tarihi roman tanınmasını sağladı. Bu eser Türkçeye (Köylü İsyanı 1974 ve Şuanlar 1977 olarak) çevrildi. 1824-1834 arasında yayıncılarından aldığı parayla bohem bir yaşam sürdü. 1829-1831 arasında yergici gazetelere yazılar yazdı. 1830’lardan sonra bir toplum tarihi yazmak amacıyla, eski ve yeni romanlarını üç bölüm altında toplamaya karar verdi. Örf ve âdet incelemeleri, felsefi incelemeler ve çözümleyici incelemeler. Bu tasarı 1834-1837 arasında 12 cilt olarak gerçekleşti. 1840’ta bu yapıtların hepsine Dante'yi anımsatan bir başlık koydu: "İnsanlık Komedisi". 1842-1848 arasında 17 ciltlik bir baskı yapıldı. 1869-1876 arasında da 24 cilt olarak yayınlandı. Eserlerinde aynı kahramanlara tekrar tekrar yer verme düşüncesini geliştirdi. Bunu gerçekçiliğin baş romanı kabul edilen ve 1834'te yayınlanan "Goriot Baba"da uyguladı. 1836 ve 1837'de İtalya gezisine çıktı. 1828'de Versailles yakınlarında pahalı bir ev yaptırdı. Borç sorunu nedeniyle Passy'de bir eve yerleşti (Bugün Balzac müzesi). Para kazanmak için tiyatroda başarısız denemeler yaptı. Edebiyatçılar Derneği başkanı olarak yazar haklarıyla ilgili girişimlerde bulundu. 1847'de Polonya'da sevgilisi Eveline Hanska'nın şatosunda kaldı. 1850'de Eveline ile evlendi Paris'e döndüler. Birkaç ay sonra yaşamını yitirdi. Geride 85’i tamamlanmış, 50’si taslak halinde eser bıraktı. Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilir. Mantıksal bir sıra izleyen olayların her şeyi gören bir gözlemcinin ağzından anlatıldığı, kahramanların tutarlı bir biçimde sunulduğu, kuralları belli "klasik roman tekniğini" Balzac'ın kurduğu benimsenir. Olağanüstü bir gözlem yeteneği ve güçlü bir hafızası vardı. Kendisini başka insanların yerine koyup onların duygularını paylaşmayı biliyordu. Eserlerinde nedenselliği ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta ustadır. Bütün bu özellikleriyle "romanın Shakespeare'i sayılır. 1789’la başlayan ve uzun bir süreç alan Fransız Devrimi sırasında gelişen toplumsal değişimi anlatan; çatışmaları, iyiyi kötüyü ortaya koyan, Cumhuriyetçiler ve Kraliyetçiler’in 1830’da ülkeyi bırakıp gitmek zorunda kalan X. Charles’e dek yaptıkları kanlı kansız tüm çekişmeyi özellikle göz önüne seren, bireylerin bu çatışmadaki ulu düşüncelerin altında aslında kendi çıkarlarını nice korumaya çalıştıklarını betimleyen; sevgi, güç gibi evrensel konuları tüm çıplaklığı ve eleştirel bir yaklaşımla inceleyen; günümüz okuruna sıkıcı gelebilecek ama öncelikle Fransa ve demokrasiyi algılayabilmekte yardımcı olması bakımından tüm dünya için önemli bir Roman yazardır. Fransız Devrimi’nin geçmişsel belgesidir kitapları. İnsalık Güldürüsü, yazarın 1830’da kendi yapıtlarını toplamaya başladığı bir üst yapıttır. Şu anda emin değiliz ama belkide 1830’da Kraliyetçiler’in yenilgisini perçimleyen sürgünden sonra devrimdeki ulu düşüncelerin bir yalan olduğunu düşünerek böyle bir yola gitti.