Kızıl Veba

Jack London

Yorumlar ve İncelemeler

Spoiler İçerir!
9/10
·72 syf.··
2023 65. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2023 00:35
"Kıyamet sonrası edebiyatı" olarak isimlendirilen edebi tarzın ilk örneklerinden ve kurucu metinlerindendir "Kızıl Veba". Kitapta henüz bu kadar büyüğüne rastlamadığımız bir salgın hastalıktan bahsediliyor. Hastalığa kızıl veba denmesinin sebebi ise yakalanan kişinin yüzünün kırmızıya boyanmasıdır. Ayaklardan başlayarak 15-20 dakika içerisinde kalbe kadar tırmanan uyuşukluk ve hissizlik ile kalbin durmasına yol açan hastalık yayılma hızıyla eşine rastlanmamış bir durumdur. Ve kitaptaki dünyayı, kıyamet sonrası dünya diye adlandırmamızın sebebi ise hastalığın günler içerisinde tüm dünyaya yayılması ve birkaç kişi haricinde herkesi dakikalar içinde öldürmesidir. Söylediğimiz gibi anlatıcımız ve birkaç kişi dışında dünya nüfusu yok olmuştur. Öyle ki kalan kişiler; nüfusun artması için yeni doğan bebeklerin karşı cinsleri ile sözlenmesini, yeterli olgunluğa eriştikten sonra da bahsi geçen kişiler ile evlenmesi yönünde çözüm bulmuştur. O tarz bir dünyada etik kurallarının geçersiz olduğunu sanırım söylemeye gerek yok. Tamamiyle ilkelleşen insan ırkı ise uygarlıktan tümüyle sıyrılmıştır. Evet barut tekrar bulunucaktır. Uygarlık dediğimiz toplum sözleşmesi ise üç başlıkta toplanacaktır. Kimisi savaşacak, kimisi yönetecek, kimisi dua edecektir. Bir tane de ben eklemek istiyorum ki çoğunluk yönetilecektir. Bir Jack London klasiği olarak kütüphanenizde bulunması gereken kitaplardan. Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim. 18.07.23
1000Kitap
Kızıl VebaJack London · Sözcü Kitabevi · 047,8bin okunma
Kızıl Veba
Puan vermedi·72 syf.··
2023 2. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2023 11:42
Veba salgınını, insanların acılarını, sevdiklerini nasıl kaybettiklerini, yaşam mücadelelerini çok güzel anlatan bir kitaptı. Duygusal acılar insanların barınma yeme içme güçlükleri, sevsijlerini nasıl feda ettiklerini çok güzel anlatmıştı. Kızıl Veba Jack London
2023 Okuma Raporları
Kızıl VebaJack London · Sözcü Kitabevi · 047,8bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2023 172. kitabı
Jack London yazmış olduğu Kızıl Veba kitabı 2073 yılında James Howard Smith adlı yaşlı bir Profesörün ağzından 60 yıl önce yaşanan veba salgını sonucu milyarca insanın canının kaybetmesini anlattığı anı türünde bir eserdir. Yaşlı Profesör, etrafına aldığı o zamanın gençlerine oluşan felaketleri anlatır. Gençlere anlatılanlar çok uzak gelmektedir. Bilim kurguyla distopik bir dünyayı anlatırken,etrafındaki gençlerin, o zamanın yaşam koşullarına göre büyüdüğünden, çok cahil yetiştikleri konuşmalarından göze batar. İnsanların var olduğu sürece salgınların devam edeceği anlamıda çıkar bu hikayeden. Yeni zamanda oluşan covid-19 salgınıyla artık insanlar, pandemiye alıştılar. Yaşlı Profesörün anlattıklarından sizinde aklınızda covid salgını mutlaka gelecektir…
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Sözcü Kitabevi · 047,8bin okunma
Kırmızı Veba
Puan vermedi
...1900'lü yıllar da yazılmış, 2000'li yıllar da kızıl veba salgını sonucu 2087 yılında hayatta kalan insan sayısının 500-600 olduğu düşünülen bir dönemi anlatıyor. Jack London sınırları aşan bu nadide eseri ile hayatı, insanı, ilişkileri, inançları, yargıları... Çok geniş bir perspektiften ele alarak farkındalığı arttıran bir eser olduğunu düşünüyorum. Zaman ve mekan değişimi ile şoförün idol, profesörün şaklaban, kraliçenin tabiri caiz ise köleye dönüşmesi hayatımızın anlamı ile ilgili derin sorgulamalara itiyor. Kitap üzerinde yapılacak yorumların ucu bucağı olmadığını düşünüyorum. Okuyun, okutturun derim.
İnsan ve Toplum
Kızıl VebaJack London · Sözcü Kitabevi · 047,8bin okunma
Covid 19 öncesinde benzer bir hikaye
8/10
·72 syf.··
2023 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2023 19:36
Jack London un okuduğum toplamda 3. kitabı oldu. Martin Eden ve Beyaz Diş kitaplarından sonra. London ile ilgili Martin Eden incelememde yazmıştım bilgiler. O nedenle tekrara düşmemek için o kısmı Martin Eden incelememden okuyabilirsiniz. #154617128 . Kızıl Veba kısaca bir veba salgını ile ilgili kıyamet sonrası kurgusu kitabıdır. Bizi tekrar mağara dönemine götürür. Covid 19 a benzer yönlerinden dolayı kitap 2020 den sonra iyice popüler olmuştur. Konusu şudur : Nüfus azalmasından yaklaşık 60 sene sonra James Smith, Kızıl Veba salgınında hayatta kalanlardan birisi olarak torunları ile birlikte seyahat yapmaktadır. İlkel bir hayat sürmektedirler. Avcı toplayıcı bir şekilde hayatlarını idame ettirmektedirler. Gelişimle ilgili belirli rahatsızlıkları vardır ve torunları, sürekli Kızıl Veba nın olduğu dönemle ilgili bilgiler edinmek istemektedirler. İsyan ve birbirlerini öldürme kısmı bana çok gerçekçi geldi. Hatta gelecekle ilgili bu şekilde bir öngörüm de var. Dünya nüfusunun hızlı büyümesi bence kesin buna neden olacak. Bu ne zaman olur bilinmez ama salgın hastalık yayma, terör yönetimi, petrol gibi önemli ihtiyaçlardaki azalma, toprak ve besinle alakalı sorunlar, su ihtiyacı, gaz kullanımının da tekel halinde olması, hırs vs aklınıza binlerce neden gelebilir. Ama bir gün bu durumlar yaşanacak ve bu London un dediğinden belki de daha sert bile olabilir. İnsanın gerçekte nasıl bir vahşi doğaya uygun varlık olduğunu görmek açısından bu kısımlar güzeldi. İnsanoğlunun bencilliğini, kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini kitap güzel anlatır ve bilimin değerini de çoğu yerde bizlere hissettirir. Ayrıca Smith in sosyal ihtiyaç arayışı da bence önemli bir konuydu. Her şeyin çok sakin olduğu bir bölgeden, tehlikeli bir bölgeye gitmesinin nedeni insanın sosyal bir varlık
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
Salgın!
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
Selam 1000k sakinleri. Ben bir kitap okudum, hem bu kadar geç okuduğum için üzüldüm hem de dünyayı saran bir hastalıktan bahseden bu kitabı dünyayı saran bir hastalığın olduğu bu dönemde okuduğum için fazlaca heyecanlandım. Kitap 1912 yılında yayımlanmış olup 2012 yılında dünyayı saran "Kızıl Veba" isimli hastalığın uygar toplumu nasıl yok ettiğini anlatıyor. Kitabın baş karakteri Profesör Smith yani Granser, salgından sonra oluşan ilkel yaşamı görmüş son kişi. 2070'li yıllarda, artık son zamanlarını yaşayan Granser torunlarına her ne kadar uygar toplumu anlatsa da hiç görmedikleri medeniyet onlara anlamsız geliyor ve dünya kendini tekrar ediyor... Kitapta değinilen bir konu da hastalık sonrası oluşan batıl inançlar ve umut tacirleri! Yalancı, doktor bozması tiplerin peydah olup insanları aslı astarı olmayan şeylerle kandırıp, onların korkularından beslenmeleri! Ne kadar bilindik, tanıdık bir durum öyle değil mi? Galiba kitap "kıyamet sonrası dünya" senaryolarının temelini oluşturuyor. Salgın, virüs vb. konularla yazılmış, beyaz perdeye aktarılmış bildiğim bütün hikayeler vardı 60 sayfalık kitapta. Jack London'un 1912 yılında ortalıkta güncel bir salgın olmazken yüz yıl sonrasında gerçekleşebilecek böyle bir hikâye oluşturması beni çok etkiledi. İnsanların tepkileri, sadece kendilerini düşünmeleri ve içlerindeki ilkelliği, şiddeti gün yüzüne çıkarmaları, günümüz şartları içerisinde düşünmeye çok müsait mesajlardı. Bugün okumak için uygun bir konuda olan bu romanı kaçırmayın bence. Şimdiden iyi okumalar diliyorum.
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
Kızıl Veba /Doğum "dünün" kutlu olsun en sevdiğim kitabın yazarı!
9/10
·80 syf.··
2023 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2023 11:00
Şimdi kapayın gözlerinizi ve hayal edin! Bir salgından geriye kalan tek insan olsaydınız ne hissederdiniz? O günleri yaşayan tüm tanıdıklarınız ölmüş, geriye bir siz kalmışsınız, bir de o günleri yaşayanların üç beş torunu... Dünya nüfusu 400'lerde ve dünyanın geçmişine dair sizden başka bir şey hatırlayan kimse yok... Kızıl Veba Yıl 2013! Bulaşıcı bir hastalık Etkisi altına aldığı herkesi en geç iki saat içinde öldürüyor ve ölene kadar bilincin açık... Kısa sürede tüm dünyaya yayılıyor, her yerde kaos... Yerlerde yatan ölüler, Gömülmeyen cesetler, Terk edilen şehirler, Ve bu hastalığa bağışıklığı olan bir profesör! En net salgınlarda görüyoruz sanırım kolektivizme karşı bireyciliğin ön plana çıktığını. Ya da insanlar hep bencil, işler iyi giderken kolektivist düşünce ile hareket ediyorlar. Söz konusu kişinin kendi canı olunca ne yağmadan, talandan ne de diğer insanlara zarar vermekten geri duyuyor. Covid süreci bunun en yakın örneği değil miydi? Yalnızca kendini, kendi canını, kendi karnının tokluğunu düşünen insanları göstermedi mi bize? Hiç düşündünüz mü binlerce, on binlerce yıllık emeğin ürünü olan medeniyet bir gün yıkılırsa ne olur, diye? Her şeye sıfırdan başlamak mümkün mü? Peki o günlerden kalan yegâne insan olarak her şeyin sıfırdan başlamasına şahit olmak nasıl olurdu? Şu anki hayat ve bilginizle binlerce yıl geçmişte yaşayan insanların arasına düştüğünüzü düşünün! Cem Yılmaz'ın Arog filmindeki kadar sempatik olur muydu sizce her şey! Okurken yer yer José Saramago'nun Körlük romanını yer yer Albert Camus'nün Veba romanını anımsattı. Onlardan oldukça kısa olmasına rağmen boy ölçüşecek kadar iyi olduğunu düşünüyorum. Martin Eden ile yazara başlayan hayranlığım bu kitapla daha da perçinlendi. Sanki yüzyıl öncesinden bugünü yaşamış bir yazar. Ki kendi zamanında da
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Can Yayınları · 202047,8bin okunma
Kara Veba mı Kızıl Veba mı Korona mı?
Puan vermedi·72 syf.··
2023 67. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Ağustos 2023 13:32
Hepimiz belgeseller izleriz, dünyada bir kaç yıl sonra su biteceğine dair, kaynakların tükeneceğine, insanların azalacağına dair. Hepimizin içi biraz ürperir, belki kendimiz görmeyeceğiz desek bile ya arkamızda bıraktığımız insanlar? Ya çocuklarımız? Dediğimiz olur. Kimimiz suya dikkat etmekte bulur çareyi, kimimiz geri dönüşüme dikkat etmekte, kimimiz ise dua ve dileklerde... Kimimiz nasılsa olan olacak boşver der kaçarak kurtarır kendini bu derin düşüncelerden , kimimiz ben elimden geleni yapıyorum der kurtulur, ancak bazılarımız kurtulamaz... Ben kurtulamayanlardanım arkadaşlarım, elimden geleni yaptığımı bilsem de bu dünyaya zarar vermemek için yine de bir an bırakamıyorum korkmayı ilerisi için, bir an vazgeçemiyorum düşünmekten, daha büyük şeyler yapılmalı diyorum, güçlü olanlar gücünü bunun için kullanmalı diyorum hepimiz düşünmeliyiz diyorum ancak günümüz dünyasının bu koca nüfusuyla nasıl bir birlik oluşturulur inanın ki bilmiyorum. Birileri cebinin birileri çıkarlarının birileri başkalarına ait olanları sömürmenin derdindeyken nasıl sonumuzu düşündürebiliriz insanlara buna nasıl gücümüz yeter bilemiyorum... Tabi bir de bu manzaranın çareyi nüfusu azaltmaya çalışmakta bulan kısmı var. Yoğun insan nufüsünü bir görüşte toplayamayacağını ve dünyanın gittiği yeri bilenler nüfus azaltma çalışmalarına gidiyor, çok acımasızca ve gaddarca olsa da bu yöntemler, geleceği ve olabilecekleri düşündüğünüzde doğru da aslında demekten geri alamıyorsunuz kendinizi. Yakın zamanlarda (bana göre ) bunlardan biri olan koronayı gördük. Senelerce evlerde kaldık hayattan koptuk neyse ki sonuncu safhada değildik atlattık çoğumuz kurtulduk ve hala kalabalığız. Ama bu kitap sevgili dostlarım, dünyanın çoğunluğunun kaybettiği bir virüsü anlatıyor. İnsanların yok oluşunu belki de yeniden
Edebiyat
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2022 41. kitabı
Kızıl Veba Olay Dede Smith ve üç torunu arasında geçer. Dede Smith başlar başından geçenleri torunlarını, karşısına alarak anlatmaya.. Ben yıllar önce İngiliz Edebiyatı Profesörüydüm. O zamanlar 2013 yılında, dünya çapında insan ırkının neredeyse yeryüzünden silindiği, büyük bir salgın patlak vermişti. Salgın, bulaştığı insanları hemen öldürüyordu. İşte ben, o salgından sağ kurtulanlardanım. Torunlarım, salgın sadece insanları öldürmekle kalmadı. Modern yaşamın bize getirdiği bilimi, sanatı da beraberinde götürdü. Bizler şimdi adına "Kızıl Veba" denilen o salgın yüzünden tekrar bu ilkel yaşama geri döndük. Şu gördüğünüz mağaraya sizler için; okuma yazma öğrenebileceğiniz alfabeyi, modern uygarlığın tekerlek ve buhar gücü gibi insanlık hizmetine sunduğu icatları, öğrenebileceğiniz kitaplar bıraktım. ### Kuşak çatışmasının belki de en güzel anlatan eserlerden biri.. Bir tarafta modern yaşam diğer tarafta avcılık ve toplayıcılıkla geçimin sürdürüldüğü ilkel yaşam. Büyük bir salgın bulaştığı her insanı öldürüyor. Ölüm korkusu.. Ölüm kapıyı, acaba ne zaman çalacak? diye bekleyip duruyorsun. Sonrası mı? Modern dünyanın nimetleri.. Teknoloji, ulaşım, haberleşme.. İnsanla birlikte yok oluyor. Aynı kıyamet gibi.. İki yıldır yaşadığımız insanları öldüren Corana: Kızıl Veba'ya biraz benziyor sanki. Ama çok şükür, Corana'nın en azından günümüzde tedavisi mümkün. Peki ya mümkün olmasaydı? O zaman ne olurdu? Aynı biz de Kızıl Veba salgınındaki gibi modern yaşamdan, ilkel yaşama tekrar geri mi dönerdik? Okunması gereken bir eser. Her ne kadar akılda soru işaretleri bıraksa da.. Kitap için kıyametin öngörüsü, diyebiliriz. ๑ ◕‿◕ ๑ Gizemli okur
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
9/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2023 18. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2023 15:05
Profesör James Howard Smith diye bir adam.. Modern çağdan ilkel çağa zaman makinesi olmadan nasıl gidebilir? Kızıl Ölüm denen veba mikrobuyla.. Jack London öyle güzel ve öyle başarılı bir öngörüyle hikayeyi ele almış ki, okudum mu izledim mi ayırt edemedim. Uzun zamandır Jack London okumamanın vermiş olduğu açlıkla su gibi içtim kitabı. 1910 yılında 2013 yılında yaşıyormuş gibi nasıl yazılabilir bir kitap? İçimden düşünüyordum -ne yedin ne içtin be adam, nasıl bu öngörülü kurguyu çıkardın- diye. İleriki yıllara ait nüfus tahminleri dahil olmak üzere sayısal veriler bile çok yakın. London'ın yaşadığı dönemde tanık olduğu bir salgın hastalık olmamış fakat 15bin kitaplık kütüphanesinde Kara Veba'dan bahseden kitaplara rastlanmış. Kızıl Veba'nın esintisi buradan geliyor. Kızıl Ölüm denilen veba en fazla iki saat içinde öldürüyor bulaştığı insanı. Kişi ölene kadar bilinci açık kalıyor. Topuklarından başlayarak kalbine doğru gelen hissizlik kalbinde son buluyor. Kızıl adı verilmesi de bulaşan kişinin yüzünü komple kırmızıya çevirmesinden geliyor. Ölen kişinin bedeni en son eriyerek yere seriliyor. Bu sayede bulaş hızı artarak yayılıyor. Milyarlarca insan ölüyor ama Profesör James hayatta kalıyor. Böylelikle uygarlık çağını görmüş geçirmiş biri olarak ilkel zamanlara geri dönüyor. Sonrasında da avcılık toplayıcılık yapan torunlarıyla beraber sohbet havasında geçmişini anlatıyor. Kitap çok kısa olmasına rağmen içeriğinde birçok ironi barındırıyor. Örneğin ; uygarlık zamanlarında şoför olarak çalışan birinin yine o zamanlarda servet sahibi bir kadını (Vesta Van Warden) ilkel çağa döndüklerinde kendine köle yapması gibi.. Zamanında ezilmişliğinin acısını ilkel zamanda çıkarması, herkesin kaostan kaçış halini kendine fırsat görmesi bir de üzerine çoğalıp yeni bir uygarlık kurma
İnceleme
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,8bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Jack LondonYazar · 120 kitap
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.