Notre Dame'ın Kamburu

8,7/10  (583 Oy) · 
2.332 okunma  · 
574 beğeni  · 
17.708 gösterim
"Quasimodo", Paskalya'dan sonraki ilk pazara verilen addır aslında. XX. yüzyıl Parisi'nde Notre-Dame Kilisesi'nin ön avlusundaki kerevete, kimsesiz bebekler bırakılırdı. Başrahip Frollo, böyle bir günde bulduğu sakat bebeği himayesine aldı ve ona Quasimodo adını verdi. Onu büyüttü ve zangoçluk işini verdi; ancak çanın sesi altın kalpli Quasimodo'nun giderek sağır olmasına yol açacaktı. Quasimodo, koruyucusu kabul ettiği Frollo'ya büyük bir sevgi ve bağlılık duyarak büyür. Oysa başrahip karanlık içdünyasına hapsolmuş, dizginleyemediği nefretinin pençesinde kıvranan biridir.

Hayatı, çanlar ve Notre-Dame Kilisesi'nden ibaret olan Quasimodo, güzeller güzeli çingene kızı Esmeralda'ya, ilk görüşte büyük bir aşkla vurulur. Ne var ki başrahibin gözü de Esmeralda'dadır. Esmeralda'nın dünyasındaysa Yüzbaşı Phoebus'ten başka hiç kimseye yer yoktur. Artık sevgi ile nefretin, iyilik ile kötülüğün kıyasıya mücadelesidir yaşanan.
Victor Hugo, olayları ince ince ördüğü Notre-Dame'ın Kamburu adlı ünlü eserinde, insan hayatında kaderin yerini de sorgulamış, kaleme alındığından bu yana birçok sanat eserine, özellikle de filmlere esin kaynağı olan muhteşem bir roman çıkarmıştır ortaya. 

Notre-Dame'ın Kamburu aynı zamanda Paris kentinin romanıdır. Hugo, şehrin o dönemini adım adım, duvar duvar, tarih tarih, o olağanüstü zengin diliyle anlatmış, Paris'in, diğer karakterlerden rol çalmasına yol açmıştır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2016
  • Sayfa Sayısı:
    572
  • ISBN:
    9786053320104
  • Orijinal Adı:
    Volkan Yalçıntoklu
  • Çeviri:
    İsmet Birkan
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aysel 
29 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kaç zamandır harıl harıl bu kitab`ı arıyordum. Zar zor bulmuştum çok pahalıydı, kalınlığından dolayı. Aramayı durdurmuştum ki, geçen gün staj/ iş çıkışı ( keyfim pek yoktu ) sevdiğim kitapçıma uğradım. İçeri adımımı atdığım anda o koku beni mest etdi. Kitapların içinde dolaştım durdum, aniden gözüme ilişti. O kadar sevindim ki, bir dostuma rastlamışım gibi oldum. " Altun Kitaplar" diye bir yayınevi var bizde. O yayınevinin kitapları hem ucuz hem kitap seçimleri güzel oluyor. Aldım tabii, kaçırırmıyım :)

Kitab`ı okurken, bu kadar aradığımdan dolayı beklentim büyüktü. Neyle karşılaşacağımı hiç bilmiyordum. Notre Dame`nin Kanburu kim acaba, nasıl ulaşacak bize diye. Aklımda her türlü hikaye vardı. Aşk yoktu. Aşksız olur mu? Olmaz. Ama klasiklerden bir şey okurken aşk hikayeleri düşünmüyorum.

Tahmin ettiğiniz gibi aşk hikayesiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Kambur, sağır ( kilise çanları yüzünden ) çok fazla çirkin Quasimodo, çingene, insanın aklını baştan çıkaracak kadar güzel olan Esmiralda`ya olan masumane aşkını konu alıyor. Bu aşkın içine Quasimodo büyüten keşiş de dahil olunca ortaya garip çelişkiler çıkıyor. Aslında Esmiralda, başkasını seviyordur ya bi de o var :) Quasimodo,sevdiği Esmiralda ve minnet borcu duyduğu keşiş arasında kalacaktır.

Hugo, Quasimodo`nun aşkının akabinde, din adına insanların duygularının sömürülmesi, iktidar, para, güç sahiplerinin merhametsizliği, devlet adamlarının kendi zamanları harcanmasın diye yaptıkları haksızlıkları bildiğiniz/ söze gerek kalmayan kalemiyle iğneliyor bir nevi.

Sonu adeta beni benden aldı. Böyle bir son olur mu ki? Kaç gün düşündüm acaba gerçek olay mı diye. O kadar sahici gelmişti bana.

Okuyun, okutun diyeceğim kitapların başında geleceğinden kuşkum yok.

Keyifli okumalar, sevgili 1000 kitap ailesi :)