Notre-Dame'ın Kamburu

8,6/10  (368 Oy) · 
1.654 okunma  · 
346 beğeni  · 
10.831 gösterim
"Quasimodo", Paskalya'dan sonraki ilk pazara verilen addır aslında. XX. yüzyıl Parisi'nde Notre-Dame Kilisesi'nin ön avlusundaki kerevete, kimsesiz bebekler bırakılırdı. Başrahip Frollo, böyle bir günde bulduğu sakat bebeği himayesine aldı ve ona Quasimodo adını verdi. Onu büyüttü ve zangoçluk işini verdi; ancak çanın sesi altın kalpli Quasimodo'nun giderek sağır olmasına yol açacaktı. Quasimodo, koruyucusu kabul ettiği Frollo'ya büyük bir sevgi ve bağlılık duyarak büyür. Oysa başrahip karanlık içdünyasına hapsolmuş, dizginleyemediği nefretinin pençesinde kıvranan biridir.

Hayatı, çanlar ve Notre-Dame Kilisesi'nden ibaret olan Quasimodo, güzeller güzeli çingene kızı Esmeralda'ya, ilk görüşte büyük bir aşkla vurulur. Ne var ki başrahibin gözü de Esmeralda'dadır. Esmeralda'nın dünyasındaysa Yüzbaşı Phoebus'ten başka hiç kimseye yer yoktur. Artık sevgi ile nefretin, iyilik ile kötülüğün kıyasıya mücadelesidir yaşanan.
Victor Hugo, olayları ince ince ördüğü Notre-Dame'ın Kamburu adlı ünlü eserinde, insan hayatında kaderin yerini de sorgulamış, kaleme alındığından bu yana birçok sanat eserine, özellikle de filmlere esin kaynağı olan muhteşem bir roman çıkarmıştır ortaya. 

Notre-Dame'ın Kamburu aynı zamanda Paris kentinin romanıdır. Hugo, şehrin o dönemini adım adım, duvar duvar, tarih tarih, o olağanüstü zengin diliyle anlatmış, Paris'in, diğer karakterlerden rol çalmasına yol açmıştır.
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2016
  • Sayfa Sayısı:
    572
  • ISBN:
    9786053320104
  • Orijinal Adı:
    Volkan Yalçıntoklu
  • Çeviri:
    İsmet Birkan
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aysel 
29 Tem 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Kaç zamandır harıl harıl bu kitab`ı arıyordum. Zar zor bulmuştum çok pahalıydı, kalınlığından dolayı. Aramayı durdurmuştum ki, geçen gün staj/ iş çıkışı ( keyfim pek yoktu ) sevdiğim kitapçıma uğradım. İçeri adımımı atdığım anda o koku beni mest etdi. Kitapların içinde dolaştım durdum, aniden gözüme ilişti. O kadar sevindim ki, bir dostuma rastlamışım gibi oldum. " Altun Kitaplar" diye bir yayınevi var bizde. O yayınevinin kitapları hem ucuz hem kitap seçimleri güzel oluyor. Aldım tabii, kaçırırmıyım :)

Kitab`ı okurken, bu kadar aradığımdan dolayı beklentim büyüktü. Neyle karşılaşacağımı hiç bilmiyordum. Notre Dame`nin Kanburu kim acaba, nasıl ulaşacak bize diye. Aklımda her türlü hikaye vardı. Aşk yoktu. Aşksız olur mu? Olmaz. Ama klasiklerden bir şey okurken aşk hikayeleri düşünmüyorum.

Tahmin ettiğiniz gibi aşk hikayesiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Kambur, sağır ( kilise çanları yüzünden ) çok fazla çirkin Quasimodo, çingene, insanın aklını baştan çıkaracak kadar güzel olan Esmiralda`ya olan masumane aşkını konu alıyor. Bu aşkın içine Quasimodo büyüten keşiş de dahil olunca ortaya garip çelişkiler çıkıyor. Aslında Esmiralda, başkasını seviyordur ya bi de o var :) Quasimodo,sevdiği Esmiralda ve minnet borcu duyduğu keşiş arasında kalacaktır.

Hugo, Quasimodo`nun aşkının akabinde, din adına insanların duygularının sömürülmesi, iktidar, para, güç sahiplerinin merhametsizliği, devlet adamlarının kendi zamanları harcanmasın diye yaptıkları haksızlıkları bildiğiniz/ söze gerek kalmayan kalemiyle iğneliyor bir nevi.

Sonu adeta beni benden aldı. Böyle bir son olur mu ki? Kaç gün düşündüm acaba gerçek olay mı diye. O kadar sahici gelmişti bana.

Okuyun, okutun diyeceğim kitapların başında geleceğinden kuşkum yok.

Keyifli okumalar, sevgili 1000 kitap ailesi :)

Elif Kimya Salt 
 24 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Kitap çok çirkin, engelli ve kambur olan kilisenin zangocu ile Fransa' nın dini lideri Claude' nin çingene kızı Esmeralda' ya olan aşkını anlatıyor. Ama Esmeralda yüzbaşını seviyordur. Bu üç aşk etrafında dönen ve hayatı altüst olan saf bir kızla fedakar, sadık, kambur bir zangocun ağlatan, etkileyici hikayesi. Çokta yoruma gerek yok aslında yine muhteşem bir dünya klasiği ve her yazdığı efsane olan Victor Hugo. Ölmeden okunacaklar listenize yıldızla ekleyin...

Mithril / Luthien / Bernard 
20 Haz 03:00 · Kitabı okudu · 14 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bu kitap da aslinda kitaplığımdaki pek çok kitap gibi çok uzun süre sıranın kendisine gelmesini bekledi.
Hikayeyi aslında bilmeyenimiz yoktur. Uzun yıllardır pek çok çizgi film ve filme ilham olmuş hikayesi uzun zamandır müzikal olarak da izleyicileri ile karşı karşıya. Hele Son 10 yılımda yüzden fazla defa müzikali baştan sona dinlediğim ve her seferinde mest olduğumu düşünürsek... Sonuçta hikayeye fazlaca hakimdim ve dolayısıyla kitabı önceliklendirememiştim. Öte yandan da bu denli çok sevdiğim bir eseri orjinal halinde (Victor Hugo romanı) okumamış olmak da vicdanımı içten içe sızlatıyordu.
Velhasıl kelam, okudum.
(Sonrasında içerik hakkında detay bilgi bulunur)
Bu kitapla bir eserin nasıl klasik sayılabileceğini çok iyi anladım. Kitap aslında Fransa'daki güzeller güzeli çingene kızın etrafında geçmektedir. Ona aşık bir peder vardır, ancak bir din adamı olarak bir kadına yaklaşmaması gerkmektedir. Dolayısıyla aşık olduğu kadının kendisini dinden uzaklaştırdığını düşünerek ondan nefret eder. İlahi ve bedeni aşk arasında parçalanmış, kendini kaybetmiş bir adamdır. Bir diğer karakterimiz kilisenin zangocu çirkin Quasimodo'dur. Quasimodo'yu peder evlat edinmiş bakmış büyütmüştür ve Quasimodo ona adeta bir köpeğin sahibine sadık olduğu kadar sadıktır. Ve peder dışında ona merhamet göstermiş tek kişiye, Esmeralda'yı sever. Delice bir aşk değildir onunkisi, masum bir sevgi, en çirkinin en güzeli sevme hakkını sorgulatan acılıve lanetli bir sevgi... Bir de yakışıklı delikanlımız vardır, asker Phebus... Esmeralda'nın kalbini çalmak için yakışıklılığı dışında hiç bir meziyeti olmayan, hayatını soylu bir eşle birleştirmeden evvel Esmeralda'yla güzel bir gece geçirmek dışında hiç bir amacı olmayan biri...
Ancak bu aşk dörtgeni arasında verilmiş olan toplumsal eleştiriler, sanat ve dinin eleştirileri, genel algı çözümlemeleri... İşte bana en çok zevk veren de, bundan evvel izlediğim hiç bir görsel medyada olmayan bu kısımlar oldu.
Tek kelimeyle özletlemem gerekirse, mükemmeldi!

Mehmet Kesdal 
 26 Haz 11:01 · Kitabı okudu · 9 günde · Beğendi · 7/10 puan

35 yıl sonra tekrar okumak bana çok iyi geldi.Tavsiyemdir, çok eskiden okumuş olduğunuz kitapları tekrar okuyunuz.Bunu yaptığınızda yepyeni bir kitap okumuş olacaksınız. Viktor Hugo'nun harika bir filnalle sonlandırdığı bu kitabı okuduğunuzda,son sayfayı bir türlü kapatıp kitabı kütüphanenize koyamıyorsunuz.Son cümlenin noktasına bakıp, dalıp gidiyorsunuz.

Selman Ç. 
14 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 8/10 puan

Sefiller kitabından hemen sonra okuduğum için kitabın içine girmekte biraz zorlandım. Tabi bunda kitabın etkisini de yok saymamak gerek. Aslında fena bir giriş değildi ama sonrasında mimari yapılar, tarih vs. konular biraz ağır ilerledi bundan dolayıda açıkcası biraz sıkıldım. Burada insanların tarihi yapılara nasıl zarar verdiğini eleştirel bir bakış açısıyla bize gayet güzel sunuyor. Hak vermemek mümkün değil. Vikipedi'de şöyle bir bilgi var
"19. yy başlarında Paris şehir planlamacıları Notre Dame Katedrali'nin bakımsızlığından ötürü katedrali yıktırmak istemişlerdir. Ünlü Fransız yazar Victor Hugo, halkın ilgisini buraya çekmek ve katedralin yenilenmesini sağlamak için Notre Dame'ın Kamburu adlı romanını yazmıştır. Roman, Notre Dame Katedrali'nin yenilenmesinde büyük rol oynamıştır." Yazarın mimariyi, tarihi nasıl da önemsediğinin kanıtıdır herhalde.

Yazar başlangıçta kahramanların hepsinin hayatları ile ilgili tek tek bilgiler veriyor. Sonrasında romanın geçtiği yerlerin tarihi yapısı, mimari yapısı hakkında bilgiler veriyor. Burada biraz sıkılabilirsiniz. Sonrasında ise bu kahramanların hayatlarını tek tek birbirleriyle kesiştirip harikulade bir eser ortaya çıkarmış.

İsmail Altunbüker 
 14 Mar 11:04 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Spoiler Var!!

Notre-Dame'ın Kamburu

Victor Hugo'nun yazmış olduğu çok güzel bir eser dansöz bir çingenenin bir yüzbaşına aşık olmasıyla olaylar başlıyor ama yanlış bir adama aşık olduğunun farkında değildir sevgili Esmeralda oysa yüz başı onla gönül eğlendiriyordur adını lekeleyecekler sevgili Esmeralda'nın ama nereden bilsin böyle olacağını bir iftira uğruna canını alacaklarını onu kirli ve pis oyunlarına alet edeceklerini söyleyin sevgili Esmeralda nereden bilsin ? bir yandan içi canavarlaşmış kilise rahibinin onun sevdiğini ve ona ihanet edeceğini nereden bilsin Esmeralda bunca hainlik bunca kötülükle örülmüşken etrafı şehrin en çirkin ama yüreği en güzel insanın ona aşık olacağını onun için canını vereceğini nereden bilsin Esmeralda ama Esmeralda ölmeden önce anlayacaktır beden güzeliğinin gönül güzelliği yanında bir hiç olduğunu ne kadar da yanıltıcıymış beden güzelliği ah keşke daha evvel bilebilseydi bütün bunları belki o zaman tüm kalbiyle severdi gerçek prensi Notre-Dame'ın Kamburunu evet gerçekten de Victor Hugo'nun çok özel ve güzel eserlerinden biz okurlara ibret veren okumayı anlamlı kılan bir kitap okuyan herkese keyifli okumalar Türkiye ...

Emire Nişli 
 27 Oca 2016 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Victor Hugo'nun en beğenilen romanlarından bir tanesi. Hüzünlü bir hikaye. Filmini izlediğimde de çok etkilenmiştim. Quasimodo, (kilise çancısı) romandaki baş kahramandır. Çingeneler tarafından katedrale bırakılan çirkin, kambur bir bebektir. Kilisenin papazı ona sahip çıkmış, kendi gözetiminde büyümesini sağlamıştır. Çirkin ama altın gibi kalbi olan, yürekli, mutsuz bir adamdır. Quasimodo ve güzeller güzeli Esmeralda'ya olan masum aşkını anlatan hüzünlü ve etkileyici bu romanı bazen gözyaşlarıyla okudum. Okurken aşkı ve acıyı yürekten hissedebiliyorsunuz. Ayrıca belirtmeliyim ki güzellik çok göreceli bir kavram. Bu romanda da çok iyi işlenmiş.

Kübra BAYINDIR 
 02 Tem 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · 10/10 puan

Klasikler hakkında söylenecek fazla bişey yoktur aslında ama Bu zamana kadar nasıl okumamışım dediğim bir kitap daha.. Her ne kadar yayınevi azizliğine uğramış olsam da bu durum kitabın kalitesini hiç etkilemedi bence. Tam anlamıyla bir şaheser. İnsanı ağlatan aşkı anlatan müthiş bir kitap.. Okumamış olanlar mutlaka okumalı.

Halil Yavuz KAYA 
11 Haz 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Viktor HUGO; Sefiller de, Bir İdam Mahkumun da ve bu eserinde de izlediğim şu ki: Yaşadığı dönemin ve çok daha öncesinden Orta Çağın hukuk, yargı, yaşam, toplum düzenini bir hikaye etrafında mükemmel bir yargılamaya yatırıyor. Bu eserini 1831 de yayımlamasına karşıt 1400 lü yılların gerek Fransa nın gerek Avrupa nın hukuk düzenini mükemmel yargılıyor. Kendi adıma ben şahsen o günlerden modern hukuk sisteminin temel taşlarını ortaya koya bilmesi, savunması içinde bulunduğumuz yüz yıl itibariyle dahi, "acaba" larla kafa yorduğumuz hususlarda net bir tavrı, fikri , olması gereken düşünsel yapıyı bize sunması alkışlanacak bir olay olarak görmekteyim. Bir de bunları mükemmel bir hikayenin giysileri ile sunmuyor mu? Muhteşem bir defileye şahit oluyoruz Edebiyat dünyasının içinde.
Gelelim Notre Dame'ın Kamburu na:
İlk şunu söylemeliyim ki bu roman bir Sefiller kadar değil elbet...Elimdeki kitap 547 sayfa ama romanın ana konusu çok dar bir alanda bölüm bölüm fasılalarla kaleme alınmış. Amacı Roman okumak isteyen okuru sıkacak kadar bir hava veriyor.
Haddimiz olasa da, kısaca özetlersek eleştirilerimizi;
Kitap 4. ncü kitaba gelene dek ki bu 150 sayfa yapıyor Ana konudan bir gıdımlık, tadımlık bahis dışında bir şey yok denebilir daha ziyade Dönemin N. Dam'ın mimarisi, Paris'in tasviri, tanımlaması ve bolca Latince değim yada sözcük bu kitabın sonuna kadar devam eden bir husus.
Hugo, bu kitabın da o kadar çok isme boğmuş ki anlatımını, adeta kalabalık bir cadde de kim kimin kimliği ile dolaşmakta, bilmece misali bunu oturup çözmeniz gerekiyor.
Teferruat denilen dipsiz kuyuyu o kadar derinlere kazmış ki çukurun indiğinizde içine, girişin aydınlığı ile birlikte teferruatın karanlığında boğulup gidiyorsunuz.
Bir de o günlerin yada olayların oluştuğu ifade edilen zamanın Fransa sının yaşam koşullarının tarihsel kronolojik anlatımı içinde yepyeni bir başka sayfa açılmıyor mu? Yukarıda da değindiğim teferruat hazretlerinin içinde kendinizden şüpheye düşecek denli bunalıyorsunuz.
Zaman zaman sanat tarihi, zaman zaman tarih dersleri veriyor okuyucuya. uzun uzadıya Gotik mimarinin nasıl yok edildiği husunda olduğu gibi mesela.
Bu kitabın adı: Notre Dam'ın Kamburu yani QUASİMODO ana kahraman bu olmalı gibi geliyor ilk çağrışımda insana oysa ilk başlarda biraz bahsi geçse de, 8.ci kitabın sonlarında ortaya çıkıyor, 10 ve 11. kitap da biraz daha var...Kitabın tamamı 11 kitap olduğunu dikkatinizi çekmek isterim. Bir de şunu anımsatmak isterim. Kanbur dan ziyade yazar " sağı" olarak tanımlıyor Quasimodo yu.
Bunların dışında kitap beklentileriniz bir bütünlükse "harikulade bir eser" derim.
Hugo, cümleleri o denli güzel ve gizemli kuruyor. O denli gizemli başlayıp farklı bir anlamda bitiyor ya... İnsan "bu adam bir ifadeler cambazı, Anlatım sihirbazı olmalı" dedirtiyor. Bir sihirbaz misali şapkasından çıkmayan tılsımlı tanımlama, ifade, anlatım kalmıyor adeta.
5.inci kitabın sonlarına doğru "Bu Şunu Öldürecek" başlığı ile insanlığın tarihi yaşam sürecinde mimariyi, yazıyı ve insanlığı o kadar muhteşem benzetişimlerle o kadar güzel tanımlarla ve ifadelerle yorumluyor ki bu kısım bence zihinlerimize kazına kazına okunmalı...
Yine 10. ncu kitap da xı Lous'in Dualarını Okuduğu Sığınak bölümü o dönemi mükemmel açıklamış...
Sözün özü; birkaç eleştiri dışında fevkalade bir yapıt...

instgrmkahvecisi 
18 Nis 09:29 · Kitabı okudu · 2 günde

Dünya Klasikleri okumayı seviyorum. Son dönemlerde bu kadar iyi kitaplar belki de çıkmadığı içindir bilemiyorum. Ben taşıma kolaylığı sebebiyle sunsuz/yakamoz kitap basımını tercih ettim. Kapak tasarımı görsel olarak etkili. 390 sayfalık bu kitap yazı puntoları ile biraz göz yorabilir. Notre Dame'nin hikayesini bilmeyen yoktur. Kitabın yazılma hikayesine gelelim önce Notre Dame Katedrali yıkılmak isteniyordur. Yazar, halkın ilgiisini çekerek katedralin onarılmasını sağlamak istemiş ve başarmıştır. Yazıldıktan sonra da Notre Dame De Paris Müzikali ile birçok kez sahnede izlenmiştir. En önemlisi Belle, Tu Vas Me Detruire, Déchire gibi şarkılarla hafızamıza kazınmıştır. Quasimodo, romanın başkahramanıdır. Adı latinceden gelmektedir. (Eksik ve tamamlanmamış adam) Kitabın sonu da bizler için hüzünlüdür.

5 /

Kitaptan 248 Alıntı

SlmbnKüçükStajer 
 22 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Su çok soğuk olmasaydı muhakkak intihar ederdim."

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 42 - kumsaati yayınevi)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 42 - kumsaati yayınevi)
SlmbnKüçükStajer 
12 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

"Hayat böyledir işte. İnsana hep en iyi dostları çelme takar"

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 375)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 375)
SlmbnKüçükStajer 
 26 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Filozoflar bu "belki" sözünü pek severler.

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 87 - kumsaati yayınevi)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 87 - kumsaati yayınevi)
Mithril / Luthien / Bernard 
23 May 12:45 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kadınların içgüdüleri erkeklerin zekasından daha çabuk harekete geçip tepki verir.

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 262)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 262)
Mithril / Luthien / Bernard 
24 May 12:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Çünkü çocuğunu kaybeden bir anne için yaşanan her yeni gün ilk gün gibidir. Bu acı hiç yaşlanmaz. Yas giysileri yıpranıp ağarsa da, yürek hep karanlıkta kalır.

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 364)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 364)
SlmbnKüçükStajer 
22 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

İnsanın aç karnına yatması başlı başına bir dertti. Fakat bir insanın hem aç, hem geceyi nerede geçireceğini bilmemesi daha büyük bir dertti.

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 51 - kum saati yayınevi)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 51 - kum saati yayınevi)
Mithril / Luthien / Bernard 
25 May 00:11 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

... şarap içen bir kral, bitki çayı içen bir kraldan daha merhametlidir.

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 497)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 497)
SlmbnKüçükStajer 
10 Eki 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Seni ne kadar seviyorum bir bilsen! Sevgi değil bu , ateş sanki.

Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 316)Notre-Dame'ın Kamburu, Victor Hugo (Sayfa 316)

Kitapla ilgili 1 Haber

Notre Dame’ın kamburu da kendi de gerçek
Notre Dame’ın kamburu da kendi de gerçek Victor Hugo’nun romanı Notre Dame’ın Kamburu‘ndaki kahraman Quasimodo, sırtındaki kambur ve çarpık yüzüyle her zaman, Hugo’nun imgeleminin derinliklerinden gelen efsanevi bir kahraman olarak düşünülmüştür..