Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·172 syf.··
2021 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2021 17:16
Öncelikle Fyodor Dostoyevki'nin en bilindik kitaplarıyla aralarındaki benzerlikten bahsetmek istiyorum. Bir memur oluşu Yeraltından notlardaki yeraltı adamı, Suç ve Ceza Raskolnikov'un kişiliğindeki ikilemi gibi benzeşim izlenimleri verdi doğal olarak... Yakov Petroviç Goladkin baş karakterimiz. Goladkin; kendini çevresine kabul ettirme endişesi duyan, çekingen, sözleriyle gösterişsiz bir memur. Çözüm bulmaya ve kanıtlamaya çalıştığı bir olay da kendinin tam tersi olan, ahlaksız diye bahsettiği ve aynı isimi taşıyan, aynı iş yerinde çalışan öteki Yakov Petroviç. Yüzleşme ve ondan kurulmaya çalışırken, bir iç çekişme halinde olan bunu en ince ayrıntısına kadar yaşayan Goladki'nin yaşamı... Bir şizofreni hastasının dünyasına girdik. Neden böyle düşünür, niçin bu tepkileri verirler diye kafamı kurcalamıştı bir ara. Gerçeklikle bağlantıyı yitirme, farklı davranışlar sergilemesi, benlik bulamama görüleni duyulanı sürekli yanlış anlama veya olayları istediği yere çekme, olmayanı olmuş gibi düşünme uygulama gibi tipik şizofren vakasının içinde olduğumu hissettim. Zamanında klasikleşmiş Dostoyevksi dili hep çok hoşuma gitmiştir. Öteki'nin bir şizofreni hastasını olmasını kitabın ilk sayfalarında anlamama rağmen (gerçi yazarın gizem yaratma amacı güttüğünü düşünmüyorum.) Sadece anlatım dili, insan psikolojisini bu kadar derin işlemesi, betimlemesi uğruna okuduğum eser. "Saçlarını başında dikleştiğini hissetti ve olduğu yerde kendini kaybetti. Yol arkadaşını tanımıştı bu adam kendisi yani Yakov Petroviç Golotkin'den başkası değildi! Başka bir Goladkin olduğu halde tıpkı onun gibiydi, kısaca her bakımdan onun eşiydi..."
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Araf Yayınları · 201230,4bin okunma
Delirebilmek hakkını elde bulundurmak...
Puan vermedi·172 syf.·
2022 32. kitabı
Toplum insanı hasta eder mi? Bunu düşündüm kitabı okurken. Hassas kalpli insanlar hasta olmaya daha çok yatkın bence. Fazla duyarlılık ceza bir yerde. Geçen okulun camından topallayan bir köpek gördüm. Çıkıp yardım etmek istedim ona. Onu evime götürmek istedim. Ama ne okuldan çıkacak vaktim vardı, ne onu götürecek bir evim vardı. Hatta yaşadığım yerde veteriner bile yok. Ama ben ona yardım edememenin acısını çektim. Elimizde olmayan şeylerin acısını çekiyoruz. Madem bir şeyleri değiştirmek mümkün değil neden bu kalbe sahibiz? Dünyaya deliler lazım diye sanırım...
Düşünce
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Araf Yayınları · 201230,4bin okunma
10/10
·172 syf.·
2025 25. kitabı
Bu kitap bana insanın kendine ne kadar yabancılaşabileceğini gösterdi. Golyadkin’i okurken bazen kendi iç sesimi duyar gibi oldum. İnsan bazen kendine o kadar yabancı hale geliyor ki, aynaya baktığında tanıyamıyor artık. Toplumun görmek istediği “ben” ile içimde susturduğum “ben” arasında gidip gelmek, insanın en yıpratıcı savaşı belki de. Dostoyevski, insanın karanlık tarafını tüm çıplaklığıyla gösteriyor. Okurken rahatsız ediyor ama aynı zamanda düşündürüyor. Çünkü aslında hepimizin içinde bir “öteki” var; bastırdığımız, sakladığımız, belki de korktuğumuz tarafımız. Kitabı bitirdiğimde şunu hissettim: İnsanın kendinden kaçışı yok. Ve bazen en ürkütücü şey, gerçekten kim olduğunu fark etmek.
Edebiyat & Roman
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Araf Yayınları · 201230,4bin okunma
Öteki
Puan vermedi·172 syf.··
2023 7. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 20 Kasım 2023 14:57
Her zamanki gibi Dostoyevski'nin çok ince düşünerek yazmış olduğu bir kitap. Kitabın karakteri Goladkin başlarda dürüst olmak ve iki yüzlü olmamakla övünürken daha sonra başına gelen bir olay yüzünden kendini rezil ettiğini düşünmüştür. Toplumda kurnaz olmamanın, dürüst olmanın aslında önemli olmadığını anlamıştır. Bunun ardından karakter olarak kendisine pek de benzemeyen Öteki ortaya çıkıyor. Kitap da adını buradan alıyor zaten. Öteki onun tam tersi hareketlerde bulunuyor. Kurnaz, iki yüzlü... Buna rağmen herkes tarafından çok sevilen biri konumuna geliyor. Bence Dostoyevski'nin vermek istediği mesaj şu: pratikte toplum içinde dürüst olmak kimseyi etkilemez. Onların gözünde utanç verici kişi olunur. İnsan ilişkilerinden anlamayan biri konumuna düşülür. Ama eğer başka türlü davranırsan sevilirsin, sayılırsın. Fyodor Dostoyevski toplumu çok iyi gözlemleyip ve bu gözlemlerinden harika eserler ortaya koymuş biridir. Belki de gerçeklere parmak bastığı için hâlâ okunuyor. İyi ki bu eserleri yazmış.
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Araf Yayınları · 201230,4bin okunma
DOST' OYEVSKİ ,okumak ayrıcalıktır
9/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2021 12:21
Merhaba kitap dostları !!! YEKOV PETROVİÇ GOLADKİN , işte bu karater okurken beni ikiye böldü, Sanki yazarın yansıttığı ikinci ,yani aynı GOLADKİN başka bir karaktermiş gibi geldi , iki farklı karakter ve tek insan... Düşününce hepimizin içinde ya da karşısında hissettiği bir " ÖTEKİ" mutlaka vardır , işte o ÖTEKİ' ni unutanlar bu eseri okuyunca eminim uzun bir süre ÖTEKİ'yle yaşayacaklar... Keyifli bir eserdi , insanın kendini acımasızca nasıl yargılayabildiğini , aynı zamanda ödüllendirebildiğini ,bazen mahkûm edip ,sonra nasıl bağışlayabildiğini bu eserde göreceksiniz...Yine ruhumun derinliklerinde yerini alan bir eserin daha sonuna geldim ,ve okuyup bitirme keyfini tattım... Bir kaç eser sonrasında tekrardan DOSTOYEVSKİ'yle devam etmek dileğiyle... Keyifli vakitler dilerim...
1000Kitap
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Araf Yayınları · 201230,4bin okunma
9/10
·172 syf.··
2020 27. kitabı
 Dostoyevski'nin "İlk önce benim keşfettiğim ve ortaya koyduğum en büyük, en önemli tip." 1859 dediği ve ondan sonraki yıllarda yazılacak romanlara, çekilecek filimleri, kitap yazmak isteyenlere büyük ilham kaynağı olacak bu roman konusuyla tarihe adını yazıyor. Yazarın, romanda baş karakterimiz olan Goladkin'in rahatsızlığı yüzünden kendisine tıpatıp benzeyen başka birini daha görmesi ve onla olan savaşını anlattığı, tadı damakta kalan ve sonu tımarhane de biten harika eseridir.  "Edebiyata bu fikirden daha ciddi bir katkım olmadı."DOSTOYEVSKİ, 1877. diyen yazarın şizofreni hastalığını 1800'lü yıllarda bu kadar güzel bir kurgu ile işlediğini düşünürsek, neden hala isminin önüne isim geçmediğini anlamış oluruz.
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Araf Yayınları · 201230,4bin okunma
Fiziksel Olarak Bir Zihinsel olarak Milyonlar
Puan vermedi·172 syf.··
2023 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2023 12:28
Yakov petroviç Goladkin hikayenin baş kahramanı zahiren baktığımızda iki tane ile iki tane ayağı iki tane gözü kulağı olan Goladkin zihin olarak milyonlarca el ayak ve göze sahip. Zihninde kendi kendince var etmiş olduğu bizzat kendinin elleriyle yaptığı bizzat duygularının ürünü olan karakteri öteki diye tanımladığı bir eserle baş başayız. İnsan üretir eliyle üretir diliyle üretir gözleriyle üretir birçok şekilde üreten insan zihninde kendisi gibi bir insan ürettiğinde ne olurun cevabını Dostoyevski eserinde bizlere anlatmaktadır. Disosiyatif kimlik bozukluğu yani çoğul kişilik bozukluğu kişi birden çok kimlik ve kişiliğe sahiptir buna sahip olması ile beraber bunu yaşatma hayatında var kılma keza buna düşman olma potansiyelindedir. Yazar da eserinde bunu işlemektedir. Ayrıca Zülfü livaneli'nin Kardeşimin Hikayesi'ni okuyanlar bu eserin mantalitesini sahip olanlardır. Bereketli okumalar.
1000Kitap
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Araf Yayınları · 201230,4bin okunma
Düşünsene senden bir tane daha olduğunu...
8/10
·188 syf.·
2022 5. kitabı
-Spoiler İçermez- Bir kitabın Dostoyevski'ye ait olduğunu gösteren emareler nelerdir; •Karakterler ya fakir ya da ruhen hastadır •Kitabın alt metni derin psikolojik konular barındırır •Ana karakter herkesten çok kendiyle konuşur, iç seslendirme tekniğine bol bol başvurulur •Ana karakterin kendiyle ilgili bitmez tükenmez bir kavgası vardır, en büyük düşmanı kendisidir •Kitaba tadını tuzunu versin diye bir kaşık, hayır hayır yarım bardak, bir su bardağı diyelim biz ona, ırkçılık eklenir, başta Almanlar olmak üzere birkaç millet yer yer topa tutulur Gelelim kitaba... Ana karakterimizin adı Yakov Petroviç Golyadkin. Kendisi 9.dereceden bir memur. Kitabı okumaya başlar başlamaz bir sıkıntısı olduğunu hissettiğimiz karakterin, doktoruyla konuşmasına da şahit olduktan sonra hasta olduğuna emin oluyoruz. Teşhis koyacak konumda olmamakla birlikte okumamın başlarında sosyal fobisi olduğunu, okumaya devam edince şizofreni hastası olduğunu düşündümse de, sitedeki incelemeleri okuyunca doppleganger sendromu denen şeyden haberdar oldum... *Bilgi köşesi* Sosyal fobi: Diğer insanlarla etkileşimi içeren toplumsal durumlarda ortaya çıkan kaygı bozukluğudur. Rahatsızlık diğer insanlar tarafından olumsuz değerlendirilme ve küçük düşme korkusundan kaynaklanır. Şizofreni: Bireylerin gerçekliği anormal olarak yorumladıkları, gerçek ile gerçek dışını birbirinden ayıramadıkları zihinsel bozukluğa verilen isimdir. Şizofreni, halüsinasyonlar, sanrılar ve günlük işleyişi bozan son derece düzensiz düşünme ve davranışların kombinasyonlarından meydana gelebilir ve bireyi bütünüyle etkisiz hale getirebilir. Doppelganger: A spirit that looks exactly like a living person, or someone who looks exactly like someone else but who is not related to that person (bunun Türkçe güzel bir tanımını
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma
10/10
·255 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2024 20:22
Kahramanımız Goldyatkin kendi olmaktan memnun değildir,kendinden kaçmak istemektedir hiç birşeyin farkında olmadan şizofreni yaşamaktadır. İşte tam orada öteki ile tanışır. Birey olma yönünde ilerlemeye çalışmak ve karşımızda toplumsal mantıksızlıklar vardır. Birey olarak buna ne kadar uyum sağlayabiliyoruz işte artık sosyal asosyal kavramıda burada karşımıza çıkıyor; ve toplumda ben değil ,mecburen öteki oluveriyoruz. Fyodor Dostoyevski bize insanlardaki derin ruhsal acıları,duygu değişimlerini anlık olarak mükemmel veriyor. Kitap bana direk Dövüş Kulübü filmini aklıma getirdi maalesef kitabını okumamıştım. Filmi izleyip beğenenler direk okuyabilir. Filimdeki kurgu kadar olmasada oldukça iyi. Fyodor Dostoyevski sevenler es geçmesin zaten. İyi okumalar.
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201930,4bin okunma
Hepimizin içinde bir "öteki" vardır!
9/10
·188 syf.··
2022 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2022 00:00
“Bay Goldyatkin yalnızca kendinden kaçmak istemiyor, bir daha geri dönmemek üzere ortadan kaybolmak istiyordu” (s.46). Ne zaman Fyodor Dostoyevski’nin bir kitabını okumaya başlasam derin bir nefes alırım. Zira onun kahramanlarının hikâyesi üzerinden insan ruhunun dehlizlerinde dolaşmak ve dolaşırken şahit olunanlara dayanmak o kadar kolay olmuyor. O bir insanın kalbinde ve ruhunda yaşadığı/yaşayabileceği gelgitleri, acıları, ıstırapları ve hastalıkları öylesine etkili bir şekilde ortaya koyuyor ki ister istemez kendinizle yüzleşmekten kaçamıyorsunuz. Kendinizle yüzleşirken de sınırlarda dolaşıyor ve haliyle yorgun düşüyorsunuz. • • • Dostoyevski’nin “Ezilenler”den sonra henüz 24 yaşındayken kaleme aldığı “Öteki”yi okurken de benzer duyguları yaşadığımı söyleyebilirim. Romanın kahramanı Bay Golyatkin, 9. dereceden sıradan bir devlet memuru olarak görev yapıyor. O, etrafındaki insanlara kendini kabul ettirebilmek için sürekli toplumsal konumunu daha iyi gösterme çabası içerisine giriyor. Ama toplum tarafından dışlanıyor. Nitekim onun hikâyesi üst kademeden insanların arasına kendini kabul ettirmek için gittiği bir davetten kovulmasıyla başlıyor. Sonrasında ise içindeki “öteki”yle karşılaşması ve bu karşılaşmada yaşadığı gelgitler, mücadeleler, hezeyanlar, sanrılar ve paranoyalarla devam ediyor. • • • Yunus Emre’nin “Bir ben vardır bende benden içeru” dediği gibi doğrusu hepimiz iç dünyamızda bir “öteki”yle yaşıyoruz aslında. Çocukluğumuzdan itibaren “bireysel benlik” ve “toplumsal benlik” olmak üzere iki benlik geliştiriyoruz. Günlük yaşamımızda bu benliklerimiz uyum ve barış içerisinde geçinip gittiği sürece çok da sorun yaşamıyoruz. Ne zamanki bu benliklerimizden biri, özellikle de toplumsal benliğimiz, bireysel benliğimizi bastırmaya ve yok etmeye çalışırsa, işte o zaman
Edebiyat
ÖtekiFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202530,4bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.