1000Kitap Logosu
Öteki
Öteki
Öteki

Öteki

OKUYACAKLARIMA EKLE
8.0
3.198 Kişi
10,6bin
Okunma
2.749
Beğeni
87,9bin
Gösterim
172 sayfa · 
 Tahmini okuma süresi: 4 sa. 52 dk.
Basım
Türkçe · Türkiye · Araf Yayınları · 10 Ekim 2012 · Karton kapak · 9786055205010
Diğer baskılar
Saçlarının başında dikleştiğini hissetti ve olduğu yerde kaybetti. Yol arkadaşını tanımıştı: Bu adam kendisi, yani Yakov Petrovic Goladkin`den başkası değildi! Başka bir Goladkin olduğu halde tıpkı onun gibiydi, kısacası, her bakımdan onun esiydi...’ Bu güzel ve gizemli romanı Dostoyevski hayranları etkilenerek okuyacaklardır.
5 mağazanın 45 ürününün ortalama fiyatı: ₺12,17
8.0
10 üzerinden
3.198 Puan · 561 İnceleme
Erhan
Öteki'yi inceledi.
188 syf.
·
4 günde
·
8/10 puan
Neyse ki Dostoyevski'nin , Öteki/Öteki Ben/İkiz gibi isimleri olan kitabını da bitirdim ve incelemesini yazabiliyorum. Neymiş, Dostoyevski'ymiş de, insan psikolojisinden en iyi o anlarmış da. Bakıyorum diğer incelemelerine kitabın, yere göğe sığdıramamış herkes. Ne alakası var kitabın Dövüş Kulübü ile. Altı üstü bir devlet memurunun maceralarını anlatmış. Yakov Petroviç Golyadkin'in kendisi gibi olan bir ikizi var. Şimdi uzun uzun yazıyor insanlar isimleri böyle Rus olunca. İnceleme daha uzun oluyor tabi haliyle. Ben de mi öyle yapsam ki- yok daha neler, ben herkes gibi niceliğe önem veren birisi değilim. Dürüst biriyim en azından. İnsanların ne düşündüğüne önem vermem- belki de bunun yüzünden kaybediyorum hep. Ya kısa diye beğenmezlerse- yok artık, beğenen beğenir, beğenmeyenler de - olur mu gerçekten beğenmeyen? Sanki herkes beğeniyor Fyodor Mihailoviç Dostoyevski'yi. Bak Vladimir Nabokov'a, adam benim gibi dürüst. Dış kapının mandalı muamelesi yapıyor Fyodor Mihailoviç Dostoyevski'ye. Gerçi bu kitabı için en iyi kitabı demiş. Kim bilir ne hinlikler peşindeydi Vladimir Nabokov o zamanlarda? Güven olmuyor ki hiç kimseye. Önemli olan kendisini bilmesi insanın. Mesela herkes bilir benim ne kadar sözümün eri olduğumu, kitaptaki Yakov Petroviç Golyadkin gibi. Hayır esas kahraman olan Yakov Petroviç Golyadkin'den bahsediyorum. Öteki, ya da ikizi olan Yakov Petroviç Golyadkin değil elbette. Herkes tanır beni, en çok da- Yo hayır, beni en iyi kimin tanıdığını açık edemem burada. Kim bilir nasıl bir şekilde kullanırsınız bu bilgiyi, kimin ne olduğu belli değil ki, Andrev Filipoviç gibi insanların olmadığı ne malum burada? O da en başta gülümsüyordu zavallı Yakov Petroviç Golyadkin'in yüzüne elbette. Öteki değil, esas Yakov Petroviç Golyadkin'dan bahsediyorum yine. Sonra o baloya bile almadılar. Balo ki ne balo, koskoca (O kadar da koca değil işin aslı) Fyodor Mihailoviç Dostoyevski bile kitabın içine giriyor baloyu anlatmak için. Neyse, bu kadar ayrıntıya girmemeliyim belki. Sonuçta her bölümü teker teker anlatırsam kitap özeti olmanın ötesine geçmez bu inceleme. Ama neden kitap özetlerine değer verilmiyor ki burada? Belki de gerçekten yapılması gereken böyle bir şey. Görmek güzel olurdu, ama ben kesinlikle böyle bir şey yapmam. Bir kere heyecanı kaçar kitabın. Sigmund Freud zamanında kaçırmış zaten herkesin heyecanını. Hasta demiş Yakov Petroviç Golyadkin'e, sözde öteki de yokmuş. İnanmıyorum ben böyle şeylere, sonuçta her insan ara sıra görebiliyor öteki kendini. Siz görmüyor musunuz? Hep bir şeyler peşindesiniz değil mi, başarıma engel olmak için? Kıskanıyorsunuz beni, uzun incelemelerim için. Ben de başlayacağım kitabı incelemeye, fırsat bulursam şu etraftaki seslerden. Evet, sustunuz sonunda, ilk bölüme geçelim. Kitabın başında dokuzuncu dereceden değerli memurumuz Yakov Petroviç Golyadkin tam da kendinden bekleneceği gibi nankör uşağı Petruşka'yla alışverişe çıkıyor. Bolca parası var kahramanımızın, kendisine kahraman demekte bir sakınca görmüyorum. Biriktirebilir insan azmederse o kadar para, ben de ... ben biriktirmedim hayır, beni niye karıştırıyorsunuz canım kitaba. Okumak istemeyen okumasın canım, incelemeyi. Okuyun ya da, yapacak başka bir işiniz mi var ki? Okuyun ve beğenin, uzun ve güzel yazıyorum çünkü ben. Başkaları gibi, fasa fisodan bahsetmiyorum hem. Bakın ikinci bölüme geçtim bile, ikinci bölümde doktor Krestan İvanoviç Rutenspitz'le görüşüyor kahramanımız. Başta girmeyecek içeri ama giriyor. Bu arada ben Öteki yayın evinin çevirisinden okudum kitabı. İletişim de güzeldi, Varlık ve Bordo-Siyah da. Hangisi en iyiydi derseniz, tabi ki yayın evine kitabın ismini veren Öteki ya da İletişim . Varlık daha iyi gibiydi galiba ama. Siz neden böyle sorular soruyorsunuz peki, bir şeyler mi ima ediyorsunuz? Ağzımdan laf almaya çalışıyorsunuz incelemenin başından beri. Sanmıyorum ama böyle bir şey olabileceğini. Çok değerli okurlar var çünkü bu sitede, bütün öteki incelemelerini okudum. Hepsi birbirinden güzel. Ben de onlar gibiyim, sizin gibiyim ben de. Dostoyevski'yi ilk defa incelemiyorum burada. Yeraltından Notları da inceledim ben. Ben değil miydim yoksa o? Suç ve Ceza da olabilir, ama daha zaman var ona da. Uzun uzun yazsa mıydım acaba Dostoyevski'nin adını? Ayıplarlar mı beni kısa kullandım diye ismi? Sanki çok biliyorlar da, anlaşılamıyorum ben, Dostoyevski de anlaşılamamıştı Belinski tarafından. Koskoca yazar, Belinski kim? Gogol kim? Puşkin kim? Dostoyevski kim? Ben üçüncü bölüme geçeyim en iyisi. Üçüncü bölümde Golyadkin bir balodan kovulur ama o hepimizin yapacağı gibi düşünür taşınır ve arka kapıdan gizlice girer bu baloya dördüncü bölümde. Beşinci bölümde Petersburg sokaklarında tanıdık bir tipe rastlar gece yarısı. Hepimiz kendimizin kötü ahlaksız ikimize rastlamışızdır bir yerlerde, beraber yaşadığımız. Bazen de aynadaki şahıs bizimle konuşur. Belki de konuşmaz, aslında bunları anlatmamam lazım size. Uzun olması lazım ama incelemenin. Diğer bölümleri de tek tek yazmam gerek buraya, öteki Yakov Petroviç Golyadkin'in aynı işe geldiği, haliyle kimse tarafından garipsenmediği, her türlü pisliği yaptığı bölümleri detaylı olarak açıklamalıyım ki kafanızda soru işareti kalmasın. Anlatayım ki Dostoyevski'nin anlattığı bu gerçek yaşam hikayesinin sonunda siz de bir parça göz yaşı dökün Yakov Petroviç Golyadkin için. Çok matah bir şey değil aslında kitap, okumasanız da olur. Günümüzle hiç bir ilgisi yok, inanmayın böyle safsatalara. 2013 yılında Richard Ayoade diye biri de uyarlamış sözde sinemaya, eminim uymamıştır fazla. Onu da izleyeceğim sonra, gerçi izlemem belki de. Daha incelemeyi bitirmem gerekiyor. On bölüm daha yazacağım, O alçak Yakov Petroviç Golyadkin'i anlatacağım size . Hayır öteki olan değil, sadece kendini düşünen. Benim gibi, sizin gibi ya da. Ben... benim biraz düşünmem lazım, daha sonra tamamlarım incelemeyi.
Öteki
8.0/10
· 10,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
45
450
Oğuz Aktürk
Öteki'yi inceledi.
188 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
8/10 puan
Alter Ego!
YouTube kitap kanalımda Dostoyevski'nin hayatı, bütün kitapları ve kronolojik okuma sırası hakkında bilgi edinebilirsiniz: youtu.be/0i9F0L1dcsM Edebiyat dünyasının en uzun soluklu filmlerinden biri olan Dostoyevski'nin fragmanına hoş geldiniz. Fight Club kitabını yazan Chuck Palahniuk'un, Zorba kitabını yazan Nikos Kazancakis'in hatta ve hatta Ben Ruhi Bey Nasılım şiirini yazan Edip Cansever'in mutlaka okumuş olduğu bir eser olduğunu düşünüyorum Öteki hakkında. Dostoyevski filminin fragmanı diyorum, çünkü bundan sonra ona dair okuyacağım kitapların sinyallerini verdiğini hissediyorum. Sanki Dostoyevski adında bir kasırga çıkmaya başlamış ve sirayet edeceği toplumlar, ülkeler, zihniyetler, beyinler ve edebiyat türleri derin bir heyecan içerisine girip onun oluşturacağı etki konusunda kendilerini hazırlamışlar gibi. Hatta ülkemizde bulunan ve gayet de nitelikli kitapları bize sunan Öteki Yayınevi'nin bu kitaptan geldiğini söylemeye gerek yoktur herhalde? Daha Dostoyevski'ye ait okuduğum 2. kitap olmasına rağmen bugüne kadar okuduğum yazarlar arasında anlık duygu değişimlerini, bir insandaki derin ruhsal kara delikleri en iyi göz önünde canlandırmamı sağlayan yazar oldu. Öteki kitabı hakkında ister şizofreniyi en iyi anlatan eser deyin, isterseniz de doppelganger vakasını en iyi yaşatan eser deyin. Tedirginlik mi istiyorsunuz buyrun tedirgin olun... Çıldırmak mı istiyorsunuz buyrun çıldırın... Dostoyevski Öteki kitabında bunların hepsini sizin iliğinize kadar işler. Hatta öyle sanıyorum ki bu kitap onun geleceğinden haberci olduğu için ona ait olan gayet yerinde giriş kitaplarından biridir. Hiç mi kendinizi kaybettiğinizi düşünmezsiniz sanki bazen? Bir hareket yaptıktan sonra onun toplumunuza ve zamanınızın paradigmasına göre doğruluğuna ya da yanlışlığına bakmaz mısınız? Eğer siz de kendi ruhunuzun çift sesli olduğunu düşünüyorsanız okuyun bu kitabı. İnsanın içsel çatışmalarına, bürokrasi arasındaki büyük küçük gibi kavramlar fark etmeksizin küçük düşürücü iktidar çatışmalarına kulak vermek isterseniz okuyun. Duygularının olmadığını sandığınız ağaçlardan çıkan şu kitabın, duyguları olan bir insanın tüylerini nasıl diken diken ettiğine -çoğu insanın etkisiz kaldığı bir şekilde- tanıklık edin. Bu kitabı okumayı seven Being John Malkovich filmini izlemeyi de çok sever. Çünkü hepimizin içinde, vücudumuzu saracak bir şekilde ya da şu dünyada kapladığımız hacmin herhangi bir yerinde olan bir ruh gerçeği var. Bu acaba ikinci bir benlik mi, yoksa etrafımızdakileri de bu ruha göre mi seçiyoruz ya da bizi sadece bir et parçası olmaktan ayıran bu ruh bizi aynı zamanda paranoyalara sürükleyen tek etmen mi? Bu soruların cevabını alacağınız değil, sorularınızı daha da artıracak bir kitap olur Öteki. Dostoyevski'nin öteki kitaplarını okuma isteğiniz perçinlenir. Hatta hayat boyunca aradığınız hayat arkadaşının, yani modern dilde ruh ikizinizin gerçekten de ruhunuz ve onun etrafında gelişen olayların derinliği olduğunu anlamanızı sağlar mı bilmiyorum. Bilmememin sebebi de Dostoyevski'nin kitaplarını tam olarak bitirmiyor olması. Kitabın sonuna geldiğinizde aynı İnsancıklar kitabı gibi en son sayfayı selülozuna kadar ayırıp başka yazı var mı diye bakasınız geliyor çünkü yine. İçinizdeki, dışınızdaki, kişisel mekanınız dahilinde olan, ruh sınırlarınız ya da sınırsızlıklarınız içerisindeki bütün Öteki'lerinize selam olsun.
Öteki
8.0/10
· 10,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
20
495
188 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
~~~DostoyevskiKülliyatı~~~
Borges in Kum Kitabı'nda Öteki hikayesini okuyunca kalktım inceleme yazdım iyi ki okumuşum ve beni Borges deki Öteki de Dosto nun Öteki kadar etkiledi anladım ki ben tüm Öteki anlatılarını seviyorum :-))) ~Öteki~, ilk önce benim keşfettiğim ve ortaya koyduğum en büyük, en önemli tip.~ diyen Dostoyevski, konusu St. Petersburg’da devlet memuru olarak çalışan Jakov Petroviç Golyadkin’in 1sabah iş yerinde kendisinin görünüşte tıpatıp aynısı olan “öteki” Golyadkin ile karşılaşması ile gelişen olayların anlatıldığı Yakov Petroviç Golyadkin toplumda kendine yer edinemeyen, kendisiyle sürekli çatışan, sosyal hayatın dışına itilen 1anti kahraman olup, zihinsel tutarsızlığının insanlarla iletişimini zorlaştırması, kendisinin giderek ötekileşmesi anlatılırken, Dostoyevski bu romanında kitaptaki karakterin iç dünyasınin ikiliğini ve gerçeklik dediğimiz tutarsızlığın en önemli kitaplarından 1i olup merkezinde psikolojik 1yolculuga davet eder bizi... ~Öteki Ben, Dostoyevskinin yazdığı en güzel şeydir~ de diyen Vladimir Nabokov toplumsal dışlanmayla ve kendisiyle sürekli ikilem halinde olan parçalanmış 1zihnin kurguladığı dünyalarda Dostoyevski'nin eşsiz psikolojik anlatımıyla, gerilimi son ana dek süren sürükleyici 1yolculuk ve psikolojik gerilim öyküsü olan Öteki, başta Kafka ve Sartre olmak üzere modern edebiyatı büyük ölçüde etkileyen ve ilham olan eserdir. Sessiz sakin sürdürdüğümüz şu hayatta imali sözler ve iki yüzlülükten hoşlanmazken, aslinda ~hayata taktığımız maskelerle~ kendi ayağımızla gittiğimiz avlara kendi maskemiz altında kim olduğumuz en önemli soruyken!!! (en güzel anlatış ki) harekete geçip 1yere varmaliyiz, zira kötü niyetli insanlar etrafımızda çoğalırken sürekli, insanların yargısı ve dalkavukların fikirleri hatalıyken en son vardığımız nokta ahlak olmadan hiç 1şeyin olmayacağıdır zira hayatta düzgün insan kalmadı nerdeyse ama yine de temiz vicdanlıların en büyük gücü temiz vicdanlarıdır diyip kalbimi fazlasıyla çalmıştır ~Öteki~ Gabito nun da (Gabriel Garcia Marquez) önerisiyle... Külliyatta yazma sıralamasına göre okuduğum ve beni etkileyen önemli kitaplardan 1i dir ki en sevdiğim kitap konusudur toplumda yaşadığımız otekileşmeler, hayatta takındığımız maskeler ve etrafımızdaki kendi otekilerimizle çok etkileyici 1konusu olan Öteki, kulliyatini bitirdiğim Gabonun da (Gabriel Garcia Marquez) en sevdiği kitaplar arasında yer alır külliyat yapılmasa bile bence kesinlikle Dostoyevski nin okunmasi gereken ama göz ardı edilen kitaplarından 1idir, çok çok severek okudum, kesinlikle tavsiyemdir ki benim gözümde okunması gereken 1001kitap arasında olması gereken kitaplardan 1idir yine...
Öteki
8.0/10
· 10,6bin okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
60