Çevirmen:
Linda Asher
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
176
Basım Tarihi:
11 Nisan 1997
İlk Yayın Tarihi:
1995
Yayınevi:
Harper Perennial
Orijinal Adı:
La lenteur
ISBN:
9780060928414
Dil:
İngilizce
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

3/10
·120 syf.··
2023 22. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2023 23:37
Sinirlerim bozuldu :D Kitapta konu bütünlüğü yok. Olay örgüsü çok saçma. Bu saçmalığı da kurmaca ve deneme birleşimi yeni bir roman sanatı yaratacağım derdine düşmüş yazar. Yani bu tarzı da sevenler çıkar muhakkak bişey diyemem herkesin kendine özgü bir okur zevki var sonuçta. Ama gerçekten çok kötü yaa :D İtiraf edeyim bir alıntı gördüğüm için kitabı merak edip aldım. Ayrıca kitabın ismini "Yavşaklık" diye yanlış okumuşum sonradan fark ettim ki "Yavaşlık" mış. Ama benim yanlış görmem kitabın ismine çok daha yakışır bir isimmiş Yavaşlık neredeyse yok ama "yavşaklık" (+18 ) yazılar ve sokak ağzı gırla. Sade bu konuda yazsa kitapta bir tutarlılık olur belli bir mantıkta giderdi yani. Ama yok daldan dala ve çok saçma Bazı argo sözler vardı onlar için 3 puan veriyorum. Gerisi sıfır...
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20181,624 okunma
Padişahım Çok Yaşa:)
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2022 86. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2022 20:33
Bu kitabı bir oturuşta okuyacak kadar zamanım olduğu için şanslıydım tamam. Ama işini şansa bırakmıyor ki bu Milanku. Kendisiyle ne zaman hemhal olsam aklıma gelen cümle şudur zira: Padişahım çok yaşa.. Bu, en sevdiğim Kundera kitabı olmadı. Ama bir Kundera kitabını çok sevmememden anlaşılan şey 10 üzerinden 9,87 falan olduğundan, kıymetlimize laf yok. Geceyi otele dönüştürülmüş bir Şato’da geçirmek isteyen çift, 18. yüzyıldan bir Şovalye, 20. yüzyıldan birtakım adamlar..Zaman bolluğuna buyrunuz. Tüm bu dönemlerin insan ilişkilerini, aşklarını, bir yerlerde denk gelip okuduğu hikayelerin içinde eritip, üstüne biraz haz, biraz yavaşlık, biraz hız, azıcık da raks ekeleyip yazıyor, defteri dürüp koltuğunuzun altına veriyor usta. Yavaşlığa azıcık methiye dizip onun elini ‘anımsama’ya uzatıyor. Hızı biraz deşeleyip onun kolunu ‘unutma’nın omzuna atıyor. Çağımızda her şeyin nasıl hızla yaşandığını düşünürken, o bize aslında hiç de kafa yormadığımız bir ayrıntıyı fark ettiriyor. Hızı seviyoruz, çünkü unutmak istiyoruz. Hızı seviyoruz, çünkü o bizi geçmişten ve gelecekten kopmuş bir zaman parçasına bağlıyor, uçuruyor. Daha cesur, daha hafif, dahayız. Bir de dansçı tiplemesi vardı ki, bayıldım. Eh, hepimiz ucundan kıyısından öğrendik bir şeyler, dans etmeye dair. Kıvırmaya ve bunu izletmeye dair. Hatta bazılarımız öyle güzel kıvırıyor ki, baktığınızda teşhircilik değil, sanat falan görüyoruz. Ama Kundera bu kardeşim, yer mi? Eğilip bakıyor eteklerine, “kendini pazarlama’nızı düşürmüşsünüz efendim” diye sesleniveriyor. Ve gösteriyor, ‘ün tenekesi’nin arkalarından nasıl şangır şungur sürüklendiğini..Şen olasın Milanku. Hal böyle böyle..Okuyun inşallah.
Edebiyat
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20181,624 okunma
9/10
·120 syf.··
2021 204. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2021 08:18
Milan Kundera benim en sevdiğim yazarlardan 1idir herkesin çok seveceği 1anlatimi yok ama ben bulduğu 2li ilişkilerdeki tespitlerle, dönem siyasi vurgusuyla her daim sevdiğim tarz olmuştur kurduğum kendimce bağlarla... ~~~Teknoloji devriminin insana armağan ettiği 1esrime biçimidir hız~~~ Yavaşlık-hizlilik kavramını zaman kavramında özdeşleştirip geceyi 1sato da geçirme tutkusundan başlayan kitap hız kavramında söylemlerde tedbiri bırakmayan insanoğlunun direksiyon başına geçince her söylediğini unutup korkunun da vız geldiği durumlarda motorsiklet örneği beni derinden etkilemiştir zira ben motorsiklet tutkunuyumdur, kitap bu kavram üzerinde başlayıp bu kavram üzerinde bitiyor... Haz kavramını "Tehlikeli İlişkiler" kitabına bağlayan yazar o kisimdaki bağlantıların daha iyi anlayabilmek için kitaba başladım kitap bitince tekrardan o kısımları okuyacağım mektuplardan oluşan kitap hemen istemsiz Richardson in Clarissa kitabını da aklıma getirmiştir ki hala çevrilmediği için okuyamadığımın acısıyla daha da heyecanla okuyacağım bu kitabı... Yüzü olmayan 1sonsuzluk olan dünyada konuşmak zamanı doldurmak değil, zamana yön veren olmalıdır, ün peşinde koşmak bilinçsiz insanların işiyken, aşk üzerine ilginç bağlantılarıyla, toplama kamplarına uzanan yolculuk da, toplumsal başka 1duruma bağlayan yazar özellikle birer dansçıyız bu hayatta oyuzden hep kameralara oynarız derken o kısımda yazara ekstra kalbimi bırakmış olabilirim nekadar doğru 1tespitken, takım elbisenin kıymık bağlantısı da beni epeyce eğlendirmiştir... Kendinden bıkan insan hızını arttırır, zira kendinden tiksinir der yazar, yine karşıma çıkan dokuzuncu senfoni gibi insanlığın iç karartıcı suratına karşı hayata dik duruşumuzun göstergesidir, bağlantısıyla bu durumu daha güzel anlatma ifadesi olamazdı... Yazarı
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20181,624 okunma
Unutuşun ve Hatırlamanın Çatışması
10/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2025 174. kitabı
Kundera, “Yavaşlık”ta bizi modern zamanların hız girdabından çekip çıkarıyor ve unuttuğumuz bir soruyla yüzleştiriyor: Neden bu kadar acele ediyoruz? Bir yandan yolları, düşünceleri, hayatı hızla tüketirken, diğer yandan derinlikten, dokunuşlardan ve anlamdan uzaklaşıyoruz. Kitap, bu sorunun etrafında örülen bir hikâyeler ağıyla, insanın ruhundaki boşluğu gözler önüne seriyor. Romanın her sayfasında hız ile yavaşlık arasındaki o kadim karşıtlık çarpıcı bir şekilde karşımıza çıkıyor. Hız, unutuşun; yavaşlık ise hatırlamanın simgesi oluyor. Koşuşturan, sürekli ileriye bakmaya zorlanan insan, geride bıraktıklarının farkına bile varmıyor. Oysa yavaşlamanın içinde bir tür hatırlama, bir tür yeniden doğma var. Kundera, bunu bize incelikli ironisi ve keskin gözlemleriyle aktarıyor. Kitabın en çarpıcı yanı, geçmiş ile şimdinin, düşünce ile bedenin, hafıza ile arzunun iç içe geçmesidir. Okurken fark ediyorsun: Yavaşlık, yalnızca hareketin yavaşlaması değil; bir duyumsama biçimi, bir yaşam felsefesi. İnsan, yavaşladığında kendine yaklaşır; hızlandığında ise kendinden uzaklaşır. Ve ne acıdır ki çağımız, insanı hızın sahte mutluluğuna mahkûm ediyor. Kundera, karakterlerin iç dünyasında dolaşırken aslında bir ayna tutuyor: Aceleyle tüketilen ilişkiler, sabırsızlıkla kurulan bağlar, anın tadına varmadan yaşanan hayatlar… Bütün bunlar, okuru derinden sarsan bir farkındalığa götürüyor. Çünkü kitabın alt metninde şu gizli uyarı var: Yavaşlamayı bilmeyen, yaşamayı da bilmez. hem bireysel hem de toplumsal bir çağrı niteliği taşıyor. Modern insanın en büyük kaybı olan hatırlama yetisini yeniden kazanmanın yolu, durup dinlemekten geçiyor. Bu kitap, bize unuttuklarımızı hatırlatıyor; basit görünen ama aslında hayatımızın merkezini sarsan hakikati: Yavaşladığında hayat daha derin, daha
Duygu ve Düşünce
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20181,624 okunma
7/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2024 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2024 15:00
Kundera için derler ki; o, yavaşlığın yazarıdır. Kahramanların usul adımları, hayatın sadeliği, zamanın büzülmesi, diyalogların felsefi uçları ve boşlukların köşeleri bu yavaşlığı canlı tutar. Yani her sıradan olay onun boyutunda yeni bir boyut kazanır. Okurken heyecan duymazsınız belki ama o tuhaf lezzeti de bir türlü elinizden bırakmak istemezsiniz. Geniş bir zaman diliminde güzel karakterler, sıradan diyaloglar arasında harika tespitler ve dokundurmalar. Keyifli okumalar dilerim.
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20151,624 okunma
Yavaşlık
Puan vermedi·120 syf.··
2023 14. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2023 01:10
İçinde yaşadığımız çağın hız fetişizmine sıkı bir cevap olmuş Yavaşlık. Farklı zamanlarda gelişen hikâyelerin hızda-yavaşta [unutuşta-anımsayışta] yani akışın değiştirilmiş ritminde tek bir bilinçte birleşmesinin anlatısı. Bir günlük kesitin anlatıldığı roman zamanında Milanku’nun zihnine girip asırlar arasında gide gele farklı hikâyeleri tek bir zihinde birleşmiş buluyoruz. Hangisi nerede, ne zaman başlıyor takibi kolay olmasa da bir süre sonra akışa uyum sağlanıyor. Ancak söz konusu yazarlara, filozoflara, müzisyenlere dair pek bir fikir sahibi değilse okur, keyif alınması pek mümkün olmayabilir. Bunu için belki biraz Sade, Laclos, Sartre bilmek; Epikürosçu yaklaşımı şöyle bir inceleyip hedonizmi tanımak gerekebilir. Hızlı hızlı okuyup sayfaları geçerken “Dur, yavaş ol bakalım, mevzuyu anladığına emin misin?” diyip zamansal, türsel, anlatısal sıçrayışlar yapıyor; anlatmak istediği şeyi tecrübe ettiriyor bir nevi. Çok tuhafsın Kundera.
Edebiyat
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20181,624 okunma
10/10
·120 syf.··
2022 33. kitabı
Çok aşığım ben bu adama. Kundera inanılmaz bir adam. Her yazdığına mı hayran olur insan? Her kitabı mı bu kadar büyüleyici, akıcı, edebi olur? Oluyor. Edebiyat kokuyor, aşk kokuyor, erotizm kokuyor, siyaset kokuyor, felsefe kokuyor. Her kitabı bu kadar muazzam olmamalı ama :’) Gelelim “yavaşlık” kitabına. Milanku karısı vera ile eski bir şatodan dönüştürülmüş bir otelde, bir gece geçirmeye giderler. 18. Yüzyıl ve 20. Yüzyıl birbirine girer ve hız ile unutma, yavaşlık ile hatırlamanın paralelliklerini didikler. Dönemin siyasi atmosferine de, aşka ve erotizme de, psikolojiye ve sosyolojiye de, hazza ve hazcılığa da bol bol değinir. Ayrıca bu kitap büyük bir şakadır da bence. Komiktir, güçlüdür, büyülüdür. Her Kundera okuduğumda müthiş bir haz duyuyorum. Hem zihinsel hem bedensel. İnanılmaz hissettiriyor. Bu hazzı herkes yaşamalı. Okuyunuz, okutunuz efenim.
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20181,624 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2023 20. kitabı
İtiraf ediyorum okuması çok zor bir kitaptı ama pişman değilim. Deneme ile roman türünü, deneyim ile imgeleri birleştirerek; zamanlar arasında geçişlere ve tarihten bazı olaylara yer verilmiş. Kurgusu çok derin ve zorlayıcı. Milan Kundera'nın zekasına hayran kalmamak mümkün değil. Kitabı bitirdiğimde Franz Kafka'nın sözünün gerçekliğini iliklerime kadar hissettim: "Eğer okuduğumuz bir kitap bizi kafamıza vurulmuş bir darbe gibi sarsmıyorsa neden okuyalım ki? " Tanrıbilimsel kavramlar, kendi kendilerinin yansımaları olarak yaşamlarımızın bayağılığına yansırlar; her birimiz çok sıradan yaşamımızın bayağılığından dolayı (az ya da çok) acı çeker, buradan kurtulmak ve yükselmek isteriz. Her birimiz bu yükselişe layık olduğumuz, Tanrı'nın iyi kulu olduğumuz ve bu yükseliş için seçilmiş olduğumuz yanılsamasına (az ya da çok) kapılmışızdır. Örneğin, seçilmiş olma duygusu her aşk ilişkisinde vardır. Çünkü aşk, tanım olarak, hak edilmemiş bir armağandır; hak etmeden sevilmek, gerçek aşkın eksiksiz kanıtıdır. Bir kadın bana, "seni seviyorum, çünkü zekisin, çünkü namuslusun, çünkü bana armağanlar alıyorsun, çünkü zamparalık yapmıyorsun, çünkü bulaşık yıkıyorsun" derse, hayal kırıklığına uğrarım; bu aşkta çıkarcı bir yan vardır. Şöyle bir cümle duymak kim bilir ne güzeldir: "Zeki olmamana, namuslu olmamana karşın, yalancı, bencil, alçak olmana karşın senin için deli oluyorum." Milan Kundera
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20151,624 okunma
10/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2018 52. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2018 09:59
Milan Kundera'nın okuduğum ilk kitabıydı ve oldukça iyi bir tercih olduğunu düşünüyorum. Kundera'nın olay kurgusuna bağlı gibi gözüken romanı aslında olay kurgusundan çok şeyi içeriyor desek yeridir. Psikoloji, tarihsel devinim, yaşam görüşü, romantizm, ilişkiler, birey ve toplum, vs. Bu açıdan Camusvari bir zenginliğe sahip olduğunu da iddia edebiliriz. Kitabın genel teması hız ve yavaşlık/unutmak ve hatırlamak üzerine kurulmuş diyebiliriz. "Yavaşlığın keyfi neden yitip gitti böyle? Bir Çek atasözü der ki 'Tanrı'nın pencerelerini seyrediyorlar.' Günümüz dünyasında işsizliğe dönüştü aylaklık; kuşkusuz aynı şey değil." Bugünkü dünya bizden 'hızlı' olmamızı istiyor, hem de her zaman. İşte bu 'hızlı olmak' da 'unutma' getiriyor. Neyi unutmak? Sevmeyi unutmak, kendi olmayı unutmak, insanlığı unutmak, kısaca gerekli olan herşeyi. Kitapta birçok karakter var, şahsen ben okurken karakterleri ve olayları takip etmek yerine metine odaklandım, öylesi daha iyi olabilir diye düşünüyorum. Pontevin'den başladık. Pontevin'in 'dansçı' kavramı, 'manevi judo' kavramı. Sonra Berck ile tanıştık, Vincent var, Julie var, İmmaculata var, Çek bilgin var, kameraman var. Kişilerin iç dünyaları var, zenginlikleri var, yoksunlukları var. Düz bir şekilde okunursa kolay anlaşılır bir kitap değil, olaylar zaman akışına bağlı değil, o sahneden o sahneye hızlıca geçiyorum. Kundera'nın bu kadar küçük bir kitapta, bu kadar etkili yazması müthiş gerçekten de...
Edebiyat
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20181,624 okunma
Puan vermedi·117 syf.··
2018 10. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2018 09:54
Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Yavaşlığın derecesi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Hızın derecesi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Kitap yavaşlık ve hız kavramlarını örneklerle kıyaslayarak, açıklayarak başlıyor. Aslında romanda üç farklı hikaye var. Birincisi yazarın ve eşinin bir şato otelinde geçirdikleri kısa bir tatil( Anlatıcı bunu gerçek hayatmış gibi düşünmemizi istiyor), ikincisi bu şatoda 18.yy da yaşanmış yasak bir aşk hikayesi( vivant denon’un bir hikayesi), üçüncüsü de böcekbilim uzmanlarının bu şato otelde gerçekleştirdikleri bir sempozyum. Anlatıcının ve eşinin olduğu hikayeyi gerçekmiş gibi diğer ikisini de kurmaca olarak düşünelim. 18. Yy da teknoloji çok gelişmediği için insanlar işlerini yavaşça hallederdi. Bir yerlere yetişmek için aceleleri yoktu. 20.yy hız çağı oldu. Herkesin bir yerlere yetişmek için acelesi var. Romanın sonunda 18. Yy daki şövalye ile 20.yy daki Vincent Şatonun bahçesinde buluşurlar. Kısa bir muhabbetleri olur. Şövalye o kadar güzel vakit geçirmişki yüzü neşe dolu. Birazdan at arabasına binip yaşadıklarını düşüne düşüne yavaşça uzaklaşıcak. Vincent ise 20.yy’ın modası olan ünlü olmak, görünür olmak, haz için yaşamak çılgınlığında olduğundan tatminsiz bir şekilde, mutsuz bir aceleyle hız motorsikletine binip hemen uzaklaşmak istiyor.
Edebiyat
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20181,624 okunma

Yazar Hakkında

Milan KunderaYazar · 18 kitap
Milan Kundera, Çek-Fransız asıllı yazar. Kundera, 1 Nisan 1929'da Çekoslovakya'nın Brno şehrinde doğmuştur. 15 kitap yazmış, sayısız ödül almış, yazarlık mesleği yanında uzun yıllar müzik ve sinemayla profesyonel olarak uğraşmıştır. Yaşamı; 1929 yılında, orta halli Kundera ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Ludvik Kundera (1891-1971), 1948-1961 yılları arasında Brno Müzik Akademisi müdürlüğü yapmış olan, ünlü müzikolojist ve piyanist Leoš Janaček'in öğrencisiydi. İlk piyano derslerini babasından aldı ve ilerleyen yıllarda kendisi de müzikoloji üzerine çalışmalar yaptı. Lise eğitimini 1948 yılında Brünn'de bitirdikten sonra, Charles Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde, edebiyat ve estetik üzerine eğitim gördü. İki dönem sonra Film Akademisi'ne geçti ve yönetmenlik konusunda ilk makalelerini yazdı fakat daha sonra çalışmalarını politik baskı yüzünden durdurmak zorunda kaldı. II. Dünya Savaşı'nın sonunda Komünist Parti'ye üye oldu. Ancak 1948'in şubat ayında partiden çıkarıldı. 1950 yılında da bir diğer Çek yazar Jan Trefulka Komünist Parti'ye karşı faaliyetlerde bulunmaktan, partiden uzaklaştırıldı. Trefulka o günlerde gerçekleşen olayları 1962 yılında yazdığı Pršelo jim štěstí (Onlardan Yükselen Mutluluk) romanında anlattı. Kundera'ysa o günlerde başına gelenleri bir şaka olarak görmüş olacak ki, partiden çıkarılma sürecinde başına gelenleri anlattığı kitabının ismini Žert (Şaka) koydu. 1956 yılında Komünist Parti'ye tekrar giren Milan Kundera, 1976 yılında ikinci kez, Vaclav Havel gibi ünlü yazarlar ve sanatçılarla birlikte partiden ihraç edildi. 1968'deki Rus istilasından sonra, Prag Müzik ve Sanatlar Akademisindeki görevinden uzaklaştırılan Kundera, politik baskılara dayanamayarak Fransa'ya göç etti ve 1981 yılında Fransa vatandaşı oldu. 1979 yılında yazdığı "Gülüşün ve Unutuşun" kitabının yayınlanmasının ardından Çekoslovak hükümeti Kundera'yı vatandaşlıktan çıkardı. 1980 yılında Gabriel Garcia Marquez'in aldığı Commonwealth Ödülü'nü, 1981 yılında Tennessee Williams'la paylaştı. En bilinen romanı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği 1988 yılında Philip Kaufman tarafından sinemaya uyarlandı. 1983 yılında Michigan Üniversitesi tarafından fahri doktora unvanı verilen Kundera 1985 yılında da Kudüs Ödülü'ne layık görüldü. Çağımızın en başarılı düşünsel roman yazarı ve varoluşçuların sonuncusu olarak nitelendirilen Kundera'nın son kitabı Bir Buluşma, 2009 yılında yayınlandı ve 2010 yılında Türkçeye tercüme edildi. Uzun süren rahatsızlığının ardından Paris'teki evinde 11 Temmuz 2023'te vefat etti. Ödülleri Medicis Ödülü (Yaşam Başka Yerde) Mondello Ödülü (Jacques İle Efendisi) Commonwealth Ödülü Europa Literatura Ödülü Kudüs Ödülü