Tutkudan ihanete, affetmekten gözden düşmeye, doruklardan dibe vurmaya, bir kaç dizeye giz yerleştirmeye, baktığın perspektife, durduğun yere, hepsini kapsayabilmeyi başaran, belirli bir zaman sonra tekrar okuduğunda ilk kez okuyormuş hissi veren ve daha önce düşünmediğin cümleleri keşfettiren bir eser.
SonelerWilliam Shakespeare · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 201711,1bin okunma
Standda gördüğüm gibi kaptım ve o gün okumaya başladım.Güzeldi.Birkaç soneyi kaydettim bile.Zaten hemencecik bitiyor.Benim için tam başucu kitabı oldu.
SonelerWilliam Shakespeare · İlgi Kültür Sanat Yayınları · 201711,1bin okunma
İncelemeye geçmeden önce yorumlara 1 ile 154 arasında bir sayı bırakırsanız Shakespeare size bir sone hediye etmek istiyor.
______________________________________
William Shakespeare “Bütün dünya bir sahnedir,” diyor. Shakespeare yeryüzünü baştan başa sahne olarak görmüş, kendi sahnesine bütün yeryüzünü sokmaya çalışmıştır. Büyük yazarın iç dünyası, sonelerindedir. William Wordsworth, soneler için diyor ki: “Bu anahtarla Shakespeare gönlünün kilidini açmıştır.”
Baştan sona okunduklarında incecik sevgilerden yaman cinsel iştahlara kadar değişen bir gönül serüvenini anlattıkları görülüyor.
Soneler, denilebilir ki, İngilizcenin en ünlü şiir dizisidir. Hem de dünyada aşk edebiyatının en güzel örnekleri arasındadır, İngilizce, bu şiirlerde, gerek duygu ve düşünce derinliği, gerek söyleyiş zenginliği bakımından, ölümsüz bir yere ulaşmıştır.
Okurken Shakespeare'in ikinci dil olarak Türkçe bildiğini sanırsınız. Türkçe yazılmış gibi okunabilir, ama orijinallerdeki özelliklerin hemen hepsi korunmuştur. Bu yüzden emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.
Kitapta aşık olan herkesin kendine veya sevdiği kişiye ait dizeler bulacağına eminim. Herkese tavsiye ediyorum çünkü Shakespeare'in de dediği gibi:
"Sen çağları aşarken bu ölmez satırlarda:
İnsanlar nefes alsın, gözler görsün, elverir,
Yaşadıkça şiirim, sana da hayat verir."
Shakespeare’in Soneleri, zamanın ötesinden fısıldanan bir kalp çarpıntısı gibiydi bana…
Aşkın, zamanın, kıskançlığın, güzelliğin ve ölümün karşısında insan kalbinin nasıl durduğunu anlatırken, her bir sone bir iç çekişin, bir yakarışın ya da sarsıcı bir yüzleşmenin yankısı gibi duyuluyor.
Adam, duyguların hem en zarif hem de en sert hallerini aynı dizelerde buluşturuyor.
Okurken sadece aşkla değil, varoluşla da yüzleşiyorsunuz.
“Aşk, gözle değil, ruhla bakar” derken (Sone 116), sadece bir duyguyu değil, bir bakış açısını da ölümsüzleştiriyor.
Bu dizelerde sevgi; bedenin geçiciliğine değil, ruhun sadakatine bağlanıyor bence.
Soneler, sadece bir edebiyat eseri değil, insan ruhunun ince kıvrımlarını anlayanlar için bir pusula gibi
Her okunuşta başka bir derinlik, başka bir yankı… Shakespeare’in kelimeleri zamanla yarışmıyor; onu yavaşlatıp anlamaya çağırıyor adeta…
Keyifle okuyun
Shakespeare'i ilk lise zamanlarımda okumaya başlamıştım.
Hiç unutmuyorum, lise birinci sınıftayım, sene 2010.
Edebiyat dersimiz de hoca ödev olarak bir sonra ki derse kadar tüm sınıftan bir
"İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.
Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için.
Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için.
Konuşmaktan
Okuduğum dizeler, duygu yoğunluğu bakımından beklentilerimi pek karşılamadı. Şiirlerdeki ifadeler zaman zaman yüzeysel kaldı. Belki bu durum çeviriden de kaynaklanıyor olabilir; zira bazı duyguların başka bir dile aktarılması her zaman kolay değildir.
İbrahim Tenekeci gibi şairlerin eserleriyle tanıştıktan sonra, başka şiirlerde aynı yoğunluğu aramaya başlıyorum. Onların şiirlerinde derinlik ve içsel bir yankı bulurken,
William Shakespeare'in dizeleri bende aynı etkiyi uyandırmadı.
Belki başka okurlarda farklı bir karşılık bulabilir; fakat benim için “okumasam da olurmuş” dediğim bir deneyim oldu. Yine de şiir yolculuğumda ayrı bir tecrübe olarak yerini aldı.
Keyifli ve istifadeli okumalar dilerim...
İngiliz şair, oyun yazarı ve oyuncu. Çoklukla İngilizce dilinin en büyük yazarı ve dünyanın en iyi dram oyun yazarı olarak anılır. İngiltere'nin ulusal şairi ve "Avon'un Ozanı" olarak da bilinir. Günümüze ulaşan eserleri, bazı ortaklaşa yazılanlarla birlikte 38 oyun, 154 sone, iki uzun öykü şiir ve birkaç diğer kaynağı belirsiz şiirlerden oluşur. Oyunları bütün büyük dillere çevrildi ve diğer bütün oyun yazarlarından daha çok sergilendi.
Shakespeare, Stratford-upon-Avon'da doğdu ve büyüdü. 18 yaşında, Anne Hathaway ile evlendi ve üç çocuğu oldu: Susanna, ikizler Hamnet ve Judith. 1585 ile 1592 arası, Londra'da bir aktör, yazar ve Lord Chamberlain's Men (sonraki adı King's Men) adında bir tiyatro şirketinin sahibi olarak başarılı bir kariyere başladı. Ölmeden 3 yıl önce 1613'te, 49 yaşındayken Stratford'da emekli olarak görüldü. Shakespeare'in kişisel yaşamına dair bazı kayıtlar günümüze ulaşmıştır. Fiziksel görünüşü, cinsel yönelimi, dini inançları, ve başkaları tarafından yazılıp ona atfedilen eserler olup olmadığı hakkında önemli tahminler yürütülmüştür.
Shakespeare, bilinen eserlerinin çoğunu 1589 ile 1613 yıllarında üretti. İlk oyunları çoğunlukla komedi ve tarihîydi, bu türlerle 16. yüzyıl sonunda kültür ve sanatın zirvesine yükseldi. Daha sonra 1608'e kadar trajedilere yöneldi, İngilizce'nin en iyi ürünlerinden bazıları kabul edilen Hamlet, Kral Lear, Othello, ve Macbeth'i bu dönemde yazdı. Son aşamasında, dram olarak da bilinen trajikomedilerini yazdı, ve diğer oyun yazarlarıyla iş birliği yaptı.
Oyunlarının birçoğu hayatı boyunca değişik kalitede ve doğrulukta basında yayımlandı. 1623'te, Shakespeare'in iki arkadaşı ve aktör dostu John Heminges ve Henry Condell, şimdi Shakespeare'in olduğu bilinen iki eser dışındaki tüm dramatik eserlerini içeren bir derleme baskıyı, Birinci Folyo'yu yayımladı. Önsözü Ben Jonson'ın bir şiiriydi, şiirde ileri görüşle Shakespeare için "bir döneme değil, tüm zamanlara ait" şeklinde bahsedilmiştir.
Shakespeare yaşadığı zamanda saygın bir şair ve oyun yazarıydı, ama ünü 19. yüzyıla kadar günümüzdeki yüksekliğine erişmedi. Özellikle romantikler, Shakespeare'in dehasını çok beğenmiş ve Victoria döneminde yaşayanlar Shakespeare'e George Bernard Shaw'ın "bardolatry" (Shakespeare hayranlığı) olarak tabir ettiği bir hürmetle tapmışlardır. 20. yüzyılda, eserleri bilim ve tiyatrodaki yeni akımlar tarafından defalarca benimsendi ve yeniden keşfedildi. Oyunları bugün popülerliğini büyük ölçüde sürdürmektedir ve sürekli olarak incelenmekte, sergilenmekte ve tüm dünyada farklı kültürel ve politik bağlamlarda yeniden yorumlanmaktadır.
Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/William_Sh...