Anlatacak çok şey olduğunu sanıyordum ama öyle olmadığını şu anda hayretle görüyorum.
Yani var tabi bir sürü şey ama daha fazlası ne yazık ki içimden gelmiyor.Demek böyle oluyormuş.Ayrılık tam da buymuş artık anlatacak bir şeyinin kalmaması…İçimde sana karşı kötü bir duygu yok.Sel gitti kum kaldı,acısıyla tatlısıyla bir çok şey yaşandı,hepsi için teşekkür ediyorum.Beni merak etme,başımın çaresine bakıyorum.Sana bir daha yazacağımı sanmıyorum.Umarım her şey gönlünce olur,yolun açık olsun Osman.
Laura:..Anne dostundu,biliyorsun,oysa kadın düşmanındı.Cinsel aşk çekişmedir…
Yüzbaşı:..Elime çiğ patates verip beni bunun şeftali olduğuna inandırabilirdin;gülünç düşünceleri bana deha kıvılcımları gibi gösterebilirdin…
…
Geçen gün gördüm
Acımayı unuttum
Sevinmeyi unuttum
Ben her şeyi artık unutuyorum
Ama o geçerken ne yalan söyleyim şuramda bir ağrı duydum
Ağrı da değildi belki,hani,nasıl
Gövdemi yeniden buldum
Acılar acılara eklenince ağırlaşıyor
Gövdem de ağırlaşıyor
…
Ama öylece durdum,ilerlemedim ve boşluğa kulak verdim.Artık ne kenti ne sokağı hissediyordum,ne sokağın adını ne de kendi adımı;burada yabancı olduğumu,tanımadığım bir yerde her şeyden müthiş bir biçimde arınmış olarak durduğumu duyumsuyordum yalnızca;hiçbir amacım,mesajım,bağlantım olmadığı halde çevremde ki hüzünlü yaşamı derimin altından akan kanım kadar yoğun algılıyordum.
Hiçbir şeyin benim için gerçekleşmediği,ama yine de her şeyin bana dahil olduğu duygusunu taşıyordum yalnızca..