(sabırla adımızın kesiştigi yer neresiydi ünlemlerden hayatımızı ayıran neydi heceleyerek tükenebilir o en büyük yıkımlar ve usulca bitebilir en uzun yolculuklar)
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Sanki biri içorganlarını usulca yerinden sökmüştü ama hayatta kalmaya devam ediyordu.
Sayfa 396·Kitabı okuyor
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İmkan/sızlık
Kırabilsem, Umudun zaten aşınmış kapılarını Usulca girsem içeri..
Sayfa 56·Kitabı okuyor
“Gökkuşağı, yağmurlarımı dindirecek misin?” Fısıldadığında şakağıma yasladığı dudakları usulca değdi tenime. “Yağmur olmadan gökkuşağı olmaz ki. Demek ki senin de yağmurlarının yağması gerekiyormuş benim sana gelmem için.” Elimi yüzüne koyduğum da gözlerimiz birbirine değdi. Ona gelmiştim . Gökkuşağı şimdi onun için bütün renkleriyle açacaktı. “Birlikte öğreneceğiz; yağmur ne kadar yağarsa yağsm, hava ne kadar kasvetli ve gri olursa olsun gökkuşağı hep gökyüzünde bütün parlaklığıyla gözleri kamaştıracak. Orada olacak mısın?” Eli saçlarımın arasına girerken başparmağı boynumu okşadı, gözleri gözlerimi esaretine aldı. “Hava ne kadar berbat olursa olsun, gökkuşağı hep orada olacak.” Ses tonum kısık olsa da kendinden emindi.
Sayfa 245 - Parola yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Çok bekledim yoktunuz... usulca okşayıp akşamlarınızı sesimi bırakıp gidiyordum, duymuyordunuz."
Alıntı
'Yaşam yaşamıyor' demiş bir şair. Bugün pek çoğumuz üzerimize ölü toprağı serpilmiş bir biçimde, uyuşmuşçasına yaşıyoruz. Modern dünyanın uyuşturucuları bizi hayatın canlılığına katılmaktan alıkoyuyor. İş hayatı, hız, rekabet, elektronik aletler ve tüketim kültürü bizi uyuşturuyor. Acil olan önemli olandan çalıyor. Bir şeylerin telaş gerektirmesi onun önem sırasında öne çıkmasına yol açıyor. Halbuki gerçekte önemli olan usulca, zaman ve emekle kotarılır.
Sayfa 21·Kitabı okudu