Erhan Afyoncu

Yazar 8,0/10 · 128 Oy · 26 kitap · 296 okunma ·  45 beğeni

Yazarın Bilgileri

Yazar İstatistikleri

45 okur beğendi.
128 puanlama · 31 alıntı
0 haber · 2.786 gösterim
296 okur kitaplarını okudu.
191 okur kitaplarını okumayı planlıyor.
6 okur kitaplarını şu anda okuyor.
5 okur kitaplarını yarım bıraktı.

Yazar ile İlgili Haberler

Henüz ilgili bir haber eklenmedi.

Erhan Afyoncu'nun Resimleri Resim Ekle

Henüz yazara ait resim eklenmedi.

Paylaş

ya da direk bağlantıyı paylaş

Erhan Afyoncu'nun Biyografisi

Erhan Afyoncu (d. 1967, Tokat), Türk tarihçi, akademisyen ve yazardır.

İlk ve ortaöğrenimini doğum yeri de olan Tokat'ta gördü. Liseyi tamamladıktan sonra Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Bölümü'ne başladı. Mezun olduktan bir yıl sonra aynı bölümde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1997'de doktora yapan Afyoncu, 2000 yılında yardımcı doçentliğe, 2008 yılında ise doçentliğe yükseldi. 2001 yılında Fen Edebiyat Fakültesi Tarih bölümüne geçiş yaptı.

2007 yılında 24 televizyonunda Geçmiş Zaman Olur Ki adlı haftalık bir tarih programına katılmaktaydı. Habertürk televizyonunda Murat Bardakçı ve Pelin Batu ile birlikte Tarihin Arka Odası adlı bir tarih programı yaptı. Ayrıca ilk sayısı 30 Mayıs 2010'da çıkan ancak 22 Mayıs 2011'de yayın hayatı son bulan 'Murat Bardakçı ile Haberturk Tarih' dergisinde de pazar günleri yazdı. Ayrıca derginin akademik koordinasyonu görevini üstlenmişti. 2011 yılında Show TV'de yayınlanan Muhteşem Yüzyıl adlı dizinin ilk sezonunda tarih danışmanılığını yapan Afyoncu, dizinin ikinci sezonunda tarih danışmanlığını bıraktı.

Halen Bugün gazetesinde Çarşamba ve Pazar günleri köşe yazıları yazmaktadır.

11 Nisan 2012 tarihinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine getirilmiştir.

Erhan Afyoncu'nun Kitapları Kitap Ekle

6. Truva'nın İntikamı (Fatih Sultan Mehmed ve İstanbul'un Fethi'nin Bilinmeyen Yönleri)
7,5/ 10  (4 Oy) ·  16 Okunma
15. Sahte Mesih (Osmanlı Belgeleri Işığında Dönmeliğin Kurucusu Sabatay Sevi ve Yahudiler)
6,8/ 10  (4 Oy) ·  8 Okunma
Bütün Kitapları Göster
Hafize, bir alıntı ekledi.
28 Mar 13:08 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Baron de Tott'un hatıraları Avrupa'da Türkler'le ilgili en çok okunan kitaplardan biri olması dolayısıyla, Osmanlılar hakkında olumsuz düşüncelerin yayılmasına vesile oldu.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
16 Mar 08:54 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Türkiye'ye matbaa niçin geç geldi ?
Kimi günah diye matbaanın gelişine engel olundu derken, kimi de hattatların boykotundan gelmedi der. Ancak gerçek çok basittir; matbaa okumadığımız için gelmedi.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 413 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 413 - Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
28 Mar 13:05 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Baron François de Tott, uzun süre Osmanlı topraklarında kalmasına rağmen, Türkler'i pek sevmezdi. Yazarın Hristiyan taassubu yüzünden, hatıralarında Osmanlı İmparatorluğu hakkında olumsuz düşünceler bulunur. Yazar hatıralarında yer yer yalan da söyler.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 439 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 439 - Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
24 Mar 07:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

2. Viyana Kuşatması
Avusturyalılar, Türkler tarafından kullanılmasın diye şehrin varoş binalarını ateşe vermişlerdi. Ancak birkaç kıvılcım diğer binalara gidince yangın büyüdü ve şehrin tamamına yayıldı. Halkta büyük bir panik başladı. Bir Türk casusunun ortalıkta dolaştığı dedikodusu yayıldı... Bu sırada askerlikten kaçmak için kadın kıyafetine girmiş bir gencin kafasındaki peruğun düşmesiyle halk onu Türk casusu zannederek genci parçaladı.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Yeditepe Yayınevi. Padişah IV. Mehmed- Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Yeditepe Yayınevi. Padişah IV. Mehmed- Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa)
Hafize, bir alıntı ekledi.
14 Mar 22:14 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Köprülü ailesi, Çandarlılarla birlikte Osmanlı tarihinde en çok sadrazam çıkarmış ailedir. Köprülü ailesinden 6 sadrazam çıkmıştır... XX.yüzyıl Osmanlı tarihçiliğinin önemli isimlerinden ve Demokrat Parti'nin kurucularından M.Fuad Köprülü de bu ailedendir.
( Bu konuda farklı görüşler de var tabi.. )

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 326 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 326 - Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
19 Mar 11:35 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

III. Selim zamanında Avrupa'nın önemli merkezlerinde devamlı kalacak ikametgah elçilikleri açıldı. İlk ikametgah elçiliği 1793'te Londra'ya açıldı ve ilk elçi Yusuf Agah Efendi'ydi.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 456 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 456 - Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
16 Mar 11:01 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

XVIII. yüzyıldaki Osmanlı-İran mücadelesinin en ilginç yönü askeri değil, mezhep tartışmalarıdır.
( Nadir Şah, İran'ı aldıktan sonra buradaki Şia anlayışını sona erdirip Caferiliği ilan ediyor. Osmanlı'dan da Caferiliğin 5. mezhep olmasını istiyor bunun için mücadeleler ediyor fakat amacına ulaşamayacağını anlayınca vazgeçiyor. )

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 427 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 427 - Yeditepe Yayınevi)
Hafize, bir alıntı ekledi.
14 Mar 20:58 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Sigetvar Muhasarası
Kanuni kuşatmanın uzaması üzerine :
" Bu kale benim yüreğimi yaktı. Dilerim Hakk'tan ateşlerde yana "
demişti.

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 190 - Yeditepe)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 190 - Yeditepe)
Hafize, bir alıntı ekledi.
26 Mar 12:50 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

II. Mahmud
" Ben tebaamdan Müslümanlar'ı camide, Hristiyanlar'ı kilisede ve Musevileri havrada ayırt ederim. "

Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 496 - Yeditepe Yayınevi)Sorularla Osmanlı İmparatorluğu, Erhan Afyoncu (Sayfa 496 - Yeditepe Yayınevi)
Fatoş Çetiner, bir alıntı ekledi.
26 Haz 2017 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Rüstem Paşa, Kanuni Sultan Süleyman'ı ülkede bir tek din olmasını ve faydadan çok zarara sebep olduklarına inandığı Yahudiler'i ülkeden kovmaya ikna etmek isteyince, padişahın veziriazamına verdiği dersi, İstanbul'da Avusturya elçiliğinde din görevlisi olan Stephan Gerlach şöyle anlatır;
Sultan Süleyman, beyaz ve sarı yapraklar bir çiçek koparmış ve paşaya bu çiçeği beğenip beğenmediğini sormuş. Paşa da elbette beğendiğini, çünkü onu bu biçimiyle yaratanın Tanrı olduğunu söylemiş. Bu sefer Sultan Süleyman çiçeğin bütün sarı yapraklarını yolmuş ve paşaya şimdi nasıl bulduğunu sormuş. Paşa da cevap olarak çiçeğin artık bütünlüğünden yoksun ve renksiz olduğunu söylemiş. Padişah bir başka çiçek koparmış ve onun da beyaz yapraklarını yolmuş, sonra da az önceki sorusunu yinelemiş. Paşa gene aynı cevabı vermiş. O zaman padişah demiş ki: "Madem çiçeklerin renkli olmalarını bir mükemmeliyet olarak kabul edip bundan hoşlanıyorsun, neden Tanrı'nın yaratmış olduğu insanların da çeşitliliklerini kabul etmiyorsun? Bir çiçekte ne kadar renk olursa, o kadar güzel görünür. Tıpkı bunun gibi Türkler beyaz, Müslümanlar yeşil, Rumlar mavi, Ermeniler beyaz, kırmızı ve mavi veya siyah renklerin karışımı, Yahudiler sarı renkte sarık kullanırlar. Bu renklilik nasıl hoşa gidiyorsa, Tanrı da dinlerin çeşitliliğinden hoşlanır."

Muhteşem Süleyman, Erhan Afyoncu (Sayfa 116)Muhteşem Süleyman, Erhan Afyoncu (Sayfa 116)
Bütün Alıntıları Göster

Erhan Afyoncu kitap incelemeleri

Hafize, Sorularla Osmanlı İmparatorluğu'yu inceledi.
26 Nis 17:30 · Kitabı okudu · 66 günde · Puan vermedi

'Sorularla Osmanlı İmparatorluğu' kitabı bütün bir şekilde Osmanlı dönemini kapsamıyor. Bu nedenle ders çalışmak amaçlı kullanmayınız. Lakin alınan belli başlı konulardan oluşan sorular ile tarih bilginize bilgi katıyorsunuz.
Hiç tarih bilgisi olayan biri için uygun bir eser değil fakat tarih bilginiz var ise keyifle okuyacağınız kısmen de olsa tarafsız bir yapıt olduğunu düşünüyorum.
Keyifli okumalar..

A.Yasiiiin Altun, İstanbul'un Kapısı - Sultanbeyli Tarihi'yi inceledi.
14 Nis 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 9/10 puan

İstanbul'un kapısı Sultanbeyli veya Sutanbeyliği veya Sultanbeyli Çiftliği.
İstanbul'u fethetmeden, öncelik Kocaeli'de. Bu yüzden de bu stratejik noktanın alınması gerek. Sultanbeyli'nin (Aydos Kale'sinin) fethedilmesiyle başlayan ve cumhuriyet dönemi Sultanbeyli'si ile devam eden yarısından fazlası belge olan güzel bir kitap.

Burak CAN, Muhteşem Valide Kösem Sultan'ı inceledi.
21 Tem 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · Beğendi · 10/10 puan

17.yüzyılın en tartışılan konulardan biri olan kadınlar saltanatının en bilinen ve en güçlü ismi Mahpeyker Kösem Sultan.Gercekten birçok işi direk kendisi yönetmiş veyahut yönlendirmiş ve bir hükümdar edasıyla dışarıdan bakınca olumsuz duran fakat Osmanlı soyunun devamlılığı ve iktidarı için oldukça sağlam adımlar attığına şahit oluyorsunuz.Bunu verdiği yazılı emirlerde ve yazışmalarda görebiliyorsunuz.Fakat ne yazık ki girdiği ikili ilişkilerde -mesela Turhan Sultan ile girdikleri mücadele gibi-birçok devlet adamının kendi yanlarında olması için birçok ihtiraslara ve ayak kaydirmalara sebebiyet verebilmisler.Sırf kendi adamları mevkilere gelsin diye yapılan mücadelelerde devlet kurumları oldukça yıprandığını (yıpratıldığına)şahit oluyoruz.

fazla ayrıntıda boğmadan, anlaşılabilir ve sıkılmadan kolayca okunabilir bir seri...herkese tavsiye ederim...özellikle kaynaklarla hazırlanmış olması ve yazarın olaylar hakkında yorum yaparken bilgiye dayalı ve duygusal olmayacak şekilde yorum yapması bir tarih kitabında bulunması gereken bir kural olması gerektiğini düşünüyorum.

"Aslanlar arasından bir tarihçi çıkmadıkça av hikayeleri avcıları övecektir."
Yılların hakimiyetini masa başında kaybetmiş, bir çoğu içinterni çoktan kaçırmış bir milletin çocuklarıyız. Atalarımıza düşman olduğumuzu anlamadan okuduğumuz tarihçiler avcı torunu mu bilmiyorum. Fakat biz av değil aslan torunuyuz.
Tarihimizi objektif bir şekilde akademik bir dille yazmaya özen gösteren Erhan Afyoncu'nun son dönem köşe yazılarının güzel bir derlemesi olmuş "Son Dünya Düzeni".
Bu kitapta; Ortadoğu, Afrika, Anadolu, Avrupa'da bağrından onlarca devlet çıkaran Osmanlı'nın nasıl dünyayı yönettiği açık bir şekilde görülmekte.

Serdar Poirot, Osmanlı'nın Hayaleti'yi inceledi.
05 Nis 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Son derece güzel bir tarihi eser. Kitap bize Osmanlı Devleti ile ilgili olarak bilmediğimiz pek çok şeyi anlatıyor. Bildiğimizi sandığımız pek çok şeyin de aslında ne kadar farklı olduğunu anlatıyor. Sabetay Sevi gibi bir karakteri de detaylı bir şekilde anlatıyor. Kitabın tek sıkıntısı Osmanlı'dan imparatorluk olarak bahsetmesi. Tarih sevenlerin mutlaka okuması gerekenlerden.

Devlet kimdi, kim için vardı, daha kim için devam etmeliydi, devam etmesi için kimler gerekiyordu? Kendini devlet zannedenlerin çıkardıkları isyanları yaptıkları darbeleri bu kitapta fazlasıyla bulacaksınız en başından sonunda kadar hem de! Ayrıca bugüne fazlasıyla ışık tutuyor.

Ahmet Polatkan, Osmanlı'nın Hayaleti'yi inceledi.
 25 Eki 2017 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Yazarın bu eseri Sorularla Osmanlı Imparatorluğu isimli eserinin tekrarı niteliğindedir.Ancak ilk eseri kadar kapsayıcı ve tatmin edici değildir.Neden yazıldığını anlamak bir hayli güçtür.Ilk kitabını şiddetle tavsiye ediyorum.Ancak bu eseri için aynı şeyi söylemeyeceğim..

Erhan Afyoncu, arşiv araştırmacılığını beğendiğim fakat anlatımını beğenmediğim iyi bir tarihçidir. Yakın zamanda Milli Savunma Üniversitesi'nin(?) rektörü oldu. Bu kitap, bir dönemin çok merak uyandırıp taraftar toplayan Sabatay Sevi olayını anlatır. Yahudi topluluklar tarafından işkence görülen ve kurtarıcı mesih beklentisi olan bir dönemde kendini mesih ilan etmiştir. Çeşitli maceralardan sonra Osmanlı Devleti tarafından yakalanmış ve müslümanlığa geçmesi için zorlanmıştır. O da müslüman olduğunu ilan etmiştir. Fakat takipçileri tarafından bu müslümanlık, yahudiliği gizleyen bir perde misali kripto haldedir. Günümüzde bile bir suçlama retoriği olarak Sabatayistlik kullanılmaktadır. Bu kitabın önemi, daha önce yapılan çalışmaların aksine Osmanlı arşivlerini araştırmış olmasıdır. Bu yüzden bu konuyu detaylı olarak öğrenmek isteyenlerin öncelikle Gershom Scholem'in "Mistik Mesih"ini okumasını tavsiye ederim.

Mustafa Merthan Merdoğlu, Muhteşem Süleyman'ı inceledi.
29 Mar 2017 · Kitabı okudu · 37 günde · Beğendi · 7/10 puan

Sultan Süleyman dönemi hakkında bilgisi olmayan bir insanı aydınlatabilecek bir tarih kitabı. Ancak bir tarihçi dili ağır kullanmamaya karar verdi diye bu kadar az referans göstererek tartışmalı yorumları kesinlikli bir şekilde aktarmamalı diye düşünüyorum. Zaten bir padişahın popüler kültür malzemesine dönüştüğü dönem içerisinde yüzeysel bilgiler içeren bu kitabın çıkmasının tek derdinin para kazanmak olduğunu düşünüyorum. Elbette bir yazarın amaçları arasında bu da yer almalı ama kitapta tarihe getirilen yorumlar arasında kendine has ve başka tarihçiden duyamayacağımız tek bir tane bile yok.

Bütün İncelemeleri Göster