1000Kitap Logosu
Joe Sacco

Joe Sacco

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
9.3
25 Kişi
53
Okunma
6
Beğeni
366
Gösterim
Unvan
Yazar, Gazeteci, Karikatürist
Doğum
Malta, 1960
Yaşamı
Joe Sacco 1960 yılında Malta'da doğmuş, Oregon Üniversitesi'nde gazetecilik eğitimi almıştır. 90'larin başında, İkinci İntifada'nın sonlarına doğru birkaç ay Filistin ve İsrail'de kalmış ve orada yaşadıklarını (kendisinin de itiraf ettiği gibi Filistinlilerin bakış açısından) oradaki herkesle ve en çok da kendisiyle dalga geçerek Palestine adlı bir çizgi roman olarak yayımlamıştır. Yeni baskısında Edwards Said'in önsözü yazmış olması ve kitabın 1996 American Book Award'ı almış olması kitabın önemi açısından bize bir şeyler anlatmaktadır. Daha sonra Bosna'daki savaşı anlattığı Safe Area Gorazde, yıllar sonra tekrar Bosna'ya döndüğünde savaşı Niven adlı bir eski askerin üzerinden anlattığı The Fixer, kısa öykücülerinin toplandığı The Notes From a Defatist gibi çizgi romanları da basılmıştır. Yakın zamanda The Guardion gazetesi için Irak'taki izlenimlerini de kağıda aktarmıştır.
296 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Ortadoğu'da Yaşanan İnsanlık Dramının Çizgilerle Buluşması: Filistin
Malta asıllı Amerikalı bir çizgi romancı ve gazeteci olan Joe Sacco, her iki mesleğini harmanlayarak ortaya mükemmel işler çıkaran bir sanatçı. 1960'ta Malta'da doğan Sacco, karikatüristliğe merak sarmasının ardından Oregon Üniversitesi'nde de gazetecilik eğitimi almıştır. Sonraki yıllarda Filistin, Gazze, İsrail, Bosna Hersek ve Sırbistan gibi yerlerde bulunarak buralarda yaşanan savaşları geçmişe dönük araştırmaya başlamış ve yaşanan büyük insanlık dramlarını ortaya çıkarmıştır. Bir batılı gazeteci olarak batı medyasının batıya lanse ettiği haberleri yok saymış, ezilen halkların ağzından yaşanan acıları dinleyerek birinci gözden bir bakış açısı elde etmiştir. Ardından kendisini de içine katarak son derece gerçekçi çizgi romanlara imza atmıştır. Filistin haricinde Türkiye'de yayımlanan diğer çizgi romanları ise Gazze'nin Dipnotları ve Güvenli Bölge Gorazde'dir. Filistin çizgi romanına gelecek olursak eğer. Mükemmel çizimler eşliğinde Filistin'de yaşanan dramı resmeden Joe Sacco, eserinin son bölümünde İsrailliler'in gözünden de bakmayı ihmal etmemiştir. Bu açıdan ortaya son derece titizce hazırlanmış muazzam bir iş çıkardığını söylemek mümkün. Bol ödüllü çizgi romancı Sacco, kendi adına sıra dışı çizgi romancı geleneğini başlattığı bu çizgi romanında, İsrail ve Filistin arasındaki çözülemeyen soruna odaklanıyor. Yaşananları bizzat yerinde görmek ve tecrübe etmek isteyen çizer, Filistin, Kudüs, Barı Şeria, Gazze Şeridi, Ramallah, Cebadiye, Noblus gibi yerleşim yerlerine giderek oralarda uzun bir süre kalır ve Müslüman halkın çektiği acıları bizzat kendilerinden dinleyerek olaylara vakıf olur. Yoksul halkın yaşam savaşını çizgileriyle son derece gerçekçi bir şekilde anlatan Joe Sacco'nun anlattıkları gördüklerinden kesinlikle az değil. Ekleme veya çıkarma yapmadan, tüm çıplaklığı ve gerçekliğiyle yaşadığı olayları ve kendisine aktarılan hikâyeleri resmeden yazar, dünyanın dikkatini çekmeyi hedefleyerek olaylara bir de güçsüz bir medyaya sahip olan ve dünyaya açılamayan Filistin halkı cephesinden bakıyor. Bölgede 2 ay geçiren Joe Sacco, batılı bir gazeteci olarak halkın dikkatini çeker. Kimi zaman tepkilerle karşılaşsa da, amaçlarını anlattığı her Filistinli ona saygıyla bakmaya başlar ve acı dolu hikâyelerini büyük bir hevesle paylaşır. 1991-1992 yılları arasında gerçekleşen ve "Birinci İntifada" olarak anlatılan dönemi o yılları tecrübe eden Filistin halkından dinler Sacco. Onların evinde kalır, yemeklerini yer, her gün içlerinde gezer ve yüzlerce kişiyle sohbet eder. Farklı bir gözden bakmanın sonuçlarını başarılı bir şekilde tüm dünyaya anlatan Joe Sacco, acılı öykülerle okurunu baş başa bırakıyor. Dünyanın gözü önünde yaşanan bu insanlık trajedisini anlatma girişimi büyük bir saygıyı hak ediyor zira yaptığı iş "usta çizgi romancı" sıfatına yakışır cinsten. 9 bölümden oluşan çizgi romanını Tel Aviv'de bitiriyor Sacco ve İsrail halkının gözünden de yaşananları resmediyor. Buradan anlaşılan en net sonuç ise şüphesiz olayları tek bir pencereden değil, her iki açıdan da okumanın ve görmenin önemi. Öteki türlü, propagandası yapılan açıyı doğru bellememiz işten bile olmaz... Süper kahraman çizgi romanlarından başını kaldırıp farklı bir şeyler okumayı arzu eden bütün çizgi romanseverlere öneririm. Fakat şu anda eserin güncel baskısı bulunmuyor. İthaki Yayınları'na sorduğumda bu yıl içinde yeni baskısını yapacaklarını bildirmişlerdi. Umarım yeniden basılır ve herkes bu inanılmaz çizgi romana rahatlıkla ulaşabilir. Gazze'nin Dipnotları incelemesi için bakınız: #108044090
Filistin
9.7/10
· 15 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
2
32
Murat Koçhan
Gazze'nin Dipnotları'ı inceledi.
416 syf.
·
Beğendi
·
9/10 puan
Gazzenin Dipnotları
Joe Sacco birçok ödül almış bir gazeteci ve karikatürist. Özellikle Reinhard Kleist, Guy Delisle ve Joe Sacco gibi savaş bölgelerinde bulunmuş gazeteci ve karikatüristlerin gerçekleri tüm çıplaklığıyla anlatan eserlerini çok değerli buluyorum. Joe Sacco 90'lı yılların başında İkinci İntifada Filistin'de bulundu. Ve o günleri anlatan "Filistin" kitabını yazdı. Sonrasında 1995'de Bosna'ya gitti. Orada gördüklerini de "Güvenli Bölge Gorazde Doğu Bosna'da Savaş" adındaki kitabıyla hikayeleştirdi. 《》 Gazze'nin Dipnotları 2009 yılında yayınlandı ama başlangıç hikayesi 2001'e dayanıyor. Noam Chomsky'nin Kader Üçgeni isimli kitabında Birleşmiş Milletler raporundan yaptığı kısa bir alıntı da 1956 yılında Han Yunus'ta sivillerin geniş çaplı öldüğünü bir olaydan bahsediliyor. Bu olay resmi kaynaklarda dipnot olarak verilmiş. İsrail tarafı olayları sansürlemiş. Birleşmiş Milletler ise usulen soru sormuş ve üstüne gitmemiş. 12 Kasım 1956 günü İsrail askerleri 275 sivil erkeği öldürdü. Okulun bahçesine doldurduğu yüzlerce insanı döverek, sokak ortasında kurşuna dizerek hem de. Yüzlercesini hapse attı. İnsanlar ölen eşini, kardeşini, çocuğunu sokaklardan toplayıp apar topar gömmek zorunda kaldı. Kadınlar günlerce ağıt yaktı. 《》 Joe Sacco 4-5 yıl boyunca yüzlerce insanla röportaj yaptı. Herkes ona neden 1956 yılını araştırıyorsun. Bugün olanlar daha önemli değil mi diye sordu? Ki o günlerde 11 Eylül olayları olmuş, ABD Irak'a savaş açmış. Fakat bugün yaşananların tohumları geçmişte atıldığına göre aydınlatılmaya mecburdu. 《》 Filistin mücadelesi üzerine ne kadar okuma yapsam da her geçen gün yeni bir acıya şahit oluyoruz. Masumlar ölmeye devam ederken insanlar geçmişi sineye çekip, acısını kalbine gömüp nasıl barış yapabilir?
Gazze'nin Dipnotları
9.2/10
· 23 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
3
erhan
Filistin'i inceledi.
296 syf.
Görmediğimiz
Malta doğumlu Amerikalı yazar-çizer Sacco’nun 1991-1992 yılları arasında işgal altındaki topraklardaki izlenimlerini konu edinen Filistin, 1993’te önce dokuz sayıdan oluşan bir çizgi-dizi olarak yayımlanıyor. Daha sonra ise bu kitapta bir araya getirilerek yeniden basılıyor. Yeni bir şey değil Filistin meselesi; siz bakmayın basın yayın organlarının şiddetin arttığı -hiç bir zaman az olmadı- demlerde olayı tazeymiş gibi sunmalarına. Gerçi bu sadece Filistin ile sınırlı bir konu da değil. Mesela bugün Doğu Türkistan’da iç huzuru bulmada usta(?) olan barış adamları Budistler tarafından binlerce insan katlediliyor, Afganistan’da sırf Müslüman diye nice insanlar öldürülüyor, Suriye’de makineli silahlarla taranıyor, Mısır’da idam ediliyor, Arakan’da aile efradı önünde kesiliyor… Alıştık ama, değil mi? Maalesef. Üzgünüm. Her vicdan sahibi insan mazlumun yanında durur. Sacco'da Filistin halkının yanında duruyor. Onların yaşadıklarını ilk elden bizlere aktarıyor. Onların? Başından kurşun yiyenlerin, evinden zorlan alınıp günlerce tabut şeklindeki hücrelere bırakılanların, hapis yatanların, işkenceye maruz kalanların, kahve eşliğinde çocukların eğitim hayatını konuşamayanların, pazardaki domatesin kilo fiyatını tartışamayanların, ölülerinin kefenlenmesi-defnedilmesi için yeteri süre tanınmayanların, 12-13 yaşında sokak ortasında sorgulanan çocukların, geçim kaynakları olan zeytin ağaçlarını kendi elleriyle kesme zorunluluğunda bırakılanların... Sacco bunlara dayanamıyor olacak ki kendisini hep gözlüklü bir şekilde resmediyor. Orada bir köşede duruyor. Bir röportajda “İşin aslı şu ki kendimi çizerken çok fazla duygu katmak istemiyorum. Hikayeler bana değil diğer insanlara dair” diyor. Biliyor, duygu katmaya kalksa ifade edemeyecek. Çünkü gözler kalbin aynası. Ve bu yaşananlara hangi kalp dayanır ki göz gözlensin. Unutmadan, şuraya bir de Filistin fıkrası ekleyelim; Biri cia’den biri kgb’den biri de şin bet’ten 3 gizli servis ajanı bir ormanın kıyısında yürüyorlarmış.. Ağaçların arasında kaybolan bir tavşan görmüşler ve hangisinin tavşanı daha hızlı yakalayacağı üzerine iddiaya girmişler. İlk olarak cia ajanı gitmiş,10dk sonra tavşanla geri gelmiş. Tekrar salmışlar.. Kgb ajanı 5dk da yakalayıp gelmiş. Şin bet ajanı istifini bozmamış ve “bu da bi şey mi! Tekrar salın” demiş. Ajan tavşanın peşinden gitmiş ve diğer ikisi beklemeye başlamış. 5dk geçmiş.. 10dk.. 20dk.. 40dk.. Aramak için ormana girmişler ve bir bağırış çağırış duymuşlar. Sesi takip ettiklerinde gördükleri, şin bet ajanın bir eşeğe şu şekilde bağırdığı; “Tavşan olduğunu kabul et!” Cümle müslümanların en tez vakitte bir binanın tuğlaları gibi olması, bir vücudun organları gibi yaşaması duasıyla.
Filistin
9.7/10
· 15 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
15